Anasayfa Arşivler 2021 Ocak

Aylık ArşivOcak 2021

1 465 görüntüleme

Tip-1 Diyabet ve Hamileliğini Aynı Gün Öğrenmiş Bir Anne

Merhabalar ben Cansu.

Tip-1 diyabet ve hamileliğini aynı gün öğrenmiş bir anneyim. Sürecim zor, uzun ama mutlu sonla biten bir hikaye.🙏

Tip-1 diyabetimi öğrendiğimde 25 yaşındaydım. Bir anda aşırı kilo vermeye ve sürekli uyuklamaya başlamış, etraftaki olayları kavrayamaz hale geldiğimde doktora gitmeye karar vermiştim.

Doktorum hemen şekerden şüphelenmiş ve test istemişti. Kısa sürede gelen testimin sonucu oldukça yüksekti HbA1c : 12.4 😓Hemen ertesi gün yatışımın yapılmasına karar verildi. Fakat bundan çok kısa bir süre önce eşimle çocuk sahibi olmaya karar vermiştik ve böyle bir durumda hastanedeki tedavimin değişebileceğini düşünerek aynı günün gecesi saat 4’de hamilelik testi yaptırdık. Sonuç Beta HCG:49 ☺️ İki farklı duyguyu aynı anda yaşamak nedir o gün çok iyi anlamıştım…

Hastanede 1 hafta kaldım. İnsülini nasıl kullanmam ve diyetimi nasıl sürdürmem gerektiği öğretildi. Benim aklımda ise tek bi soru vardı bebeğim. Doktorumu her gördüğümde bebeğimi soruyordum ve bana bir keresinde “Şu an onun için var ya da yok diyemeyiz. Daha çok yeni sen onu değil kendini düşün.” demişti. Ama nasıl yok diyebilirdim ki. Öyle olsa değerim 0 olurdu 49 değil!

O gece bir kadın doğum uzmanına gittim ve bebeğin değerlerinin yükseldiğini şimdilik bir sorun olmadığını öğrendim ve içim rahatlamıştı.

Annelik bebeği öğrendiğim an başlamıştı. O çok yüksek olan değerim bir kaç ay içinde 5.6’ya düşmüştü. Bunu başarmamın sebebi bebeğime duyduğum sorumluluktu. Fakat bir sorun vardı benim tahlillerim güzel gitse de bebekte tek kordon eksikti yani beslenmeyi 2 damar yerine tek damardan yapabiliyordu ve doktorumuz normalden zayıf bir bebek olabileceğini söyledi. Aynı zamanda yüksek riskli gebelik grubuna girdiğimden devlet hastanesinde de takip edilmem gerekiyordu. Ordaki doktor bu sorunu görünce hemen su almamız gerektiğini, bu olayın 5 dklık olduğunu, gerekirse hemen bugün gebeliği sonlandırabileceğimi söyledi. 😔 O an hızla kalktım ve ordan resmen koşarak kaçtım. Bazıları için 5 dklık olan şey bazılarının ömrüne bedel..

7. aya kadar çok güzel giden değerlerim 7. ayın sonunda maalesef bozulmaya başlamış ve bebek de, ben de birden aşırı kilo almaya başlamıştık. Tüm bu sebeplerle 38. haftada sezeryana karar verildi. Bebek doğdu ve o zayıf olacak denilen, tek damarla beslenen o bebek 4.560 kiloyla dünyaya geldi. 2 kordonu olsaydı kaç kilo olucaktı siz düşünün ☺️ Tüm risklere hatta iri bir bebek olmasına rağmen çok sağlıklı bir şekilde kızımız dünyaya geldi çok şükür 🙏

Tüm zorluklara rağmen kızımın sağlığı herşeye değer. Bu ya da bunun gibi bir süreç yaşayıp kendini çıkmaz da hisseden tüm annelere yol olur umarım hikayem. Ne kadar zor olursa olsun yapabiliriz bebeğimiz ve kendimiz için 🤍

Ben bir anneden daha güçlüsünü hiç görmedim 😊

Herkese sevgiler..

1 704 görüntüleme

Hamile Kaldığımda 20 Yıllık Tip-1 Diyabetliydim

Ben hamile kaldığımda 20 yıllık tip 1 diyabetliydim. Kimseyle paylaşmadım bunu ama 8 yaşımdan beri benimle beraber olan bu hastalıkta en büyük korkum anne olmaktı.

Çocuğum da benimle aynı kaderi paylaşır mı, herhangi bir anomali oluşur mu diye endişeliydim. Ayrıca öyle çok iyi giden bir şeker rutinim de yoktu. Eşimle çocuk sahibi olmaya karar verdiğimizde, önümüzde daha aylar olduğunu sanarken hemen hamile kalacağımı tahmin bile etmemiştim. Öncelikle mümkün olduğunca verilen talimatlara uyarak şekerimi düzene sokmaya çalıştım. Diyabetli olduğumu duyan doktorlar riskli gebelik bölümlerinin olduğu hastanelere yönlendirdi beni hep. Ayrıca yeni doğan yoğun bakım servisi olan bir hastanede doğum yapmam gerektiğini söylediler. Bu uyarılar benim tedirginliğimi daha da katladı ama çok şükür 35. haftaya kadar gayet güzel bir gebelik geçirdim. 36. haftada karaciğer enzimlerinde yükselme ve idrarda protein kaçağı sebebiyle ani olarak epidural anestezi ile sezaryen doğuma alındım. Sorunsuz geçti doğum. Şuan kızım 8 yaşında ve gayet sağlıklı.

İlk diyabet teşhisi aldığım da duyduğum birsey vardı.. “Eğer dikkat edersen herkesten sağlıklı ve uzun yasayabilirsin.” Gerçekten öyle. Zaman zaman motivasyonumuzu kaybetsekte diyabet aslında bir yaşam tarzı. Bunu kabullenip benimsersek sorunsuz bir hayatımız olabilir. Diyabetin kontrolü sizde olursa, hayatınızı da istediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Hiçbir şey için geç değil. Başlamak için en doğru gün bugün.

Tabi bir de işini iyi yapan insanlar olsun hep yanınızda. Benim 8 yaşımda tanıdığım ilk doktorum Sevgili İlknur Arslanoğlu’ ydu. 18 yaşıma kadar onun kontrolündeydim. Onun kadar idealist bir doktor daha tanımadım.

Doğum yaptığım hastanede sabah kan ve idrar tahlili vermiştim. O gün tahlil sonuçlarında ki aşırı yükselişi farkeden laboratuvar personeli, mesaisi biten kadın doğum doktorumu cep telefonundan arayıp haber vermese belki de kötü şeyler yaşanabilirdi. Kendisini hiç tanımadım ama o kişi, benim ve bebeğimin hayatına çok ince bir dokunuş yaptı.

Kadın doğum doktorum bana sonsuz güven ve destek verdi. Tedirginliğimi almak ve güven vermek için, test sonuçlarımı o an açık olan bir kadın doğum acil servisine gösterebileceğimi ve öyle hastaneye gelebileceğimi söyledi. Hastaneye gittiğim de doğuma almaya hazırlardı bile. Çünkü o an doğuma almaktan başka çare yoktu, biliyordu ama sırf beni rahatlatmak için 2. görüş için başka bir hastaneye bile göndermişti.

Bu üç insana da minnettarım. 🙏

İşini iyi yapan insanlarla karşılaştığınız ve kontrolün hep elinizde olduğu şeker gibi bir yaşam dilerim.

Sevgiler,

Özlem SOYDAN

1 6.335 görüntüleme

Omnipod DASH® (Kablosuz İnsülin Pompası) Artık Türkiye’de

5 Ocak 2013. Tip-1 diyabetli arkadaşım Nazlı o zamanlar Amerika’da yaşıyordu. Nazlı İle Sohbetimiz linkindeki yazıda Nazlı’dan Omnipod tecrübelerini dinleyip, elimde dahi olmayan cihazı hayal etmeye başlamıştım.

O günden belli bir zamana kadar Omnipod’un Türkiye’ye gelmesi için birçok kişi ile çok çaba sarfettik. Linkedin’den Omnipod’un firması Insulet yetkilileriyle yazıştık. Ama Türkiye’ye gelme planlarını olmadığını söyleyip durdular.

Ve yıllar sonra, Omnipod DASH®, kablosuz insülin pompası,

Medsalus sayesinde Türkiye’ye geliyor….

Sizlerle geçtiğimiz hafta paylaştığım, 2021’de İnsülin Pompalarının Geleceği Ülkemizde Nasıl Olacak? linkindeki yazıda da bahsetmiştim; farklı bir marka daha gelecek diye. Hatırladınız mı? 🙂 Evet bu marka Omnipod.

Dexcom G6’yı Türkiye’ye getiren Medsalus, Omnipod’u da Türkiye’ye getirmeyi başardı. Kendilerini tekrar tekrar kutluyorum.

Omnipod DASH® (Kablosuz İnsülin Pompası) Nedir?

Dünyanın ilk ve en güvenilir kablosuz insülin pompası.

Pod ve PDM olarak iki ana parçadan oluşuyor.

Pod: İçerisinde max 200 ünite insülin koyabildiğimiz ve 3 günde bir değişen bir sarf malzemedir.

Pod’un boyutu: Eni 3.9 cm x boyu  5.2 cm x kalınlığı 1.45 cm

PDM: Pod’un yönetimini sağlayan kumanda sistemi.

4 inç ekranı ve 1 cm kalınlığıyla ve 175 gram ağırlığındadır.

Nasıl sipariş verebilirsiniz?

Omnipod DASH® (Kablosuz İnsülin Pompası) 15 Şubat’ta satışa sunulacak.

Ön sipariş yapma şansımız bulunuyor. https://omnipod.com.tr/siparis/ linkinden ön sipariş yapabilirsiniz. (Site de saat 15:15 itibarıyla teknik bir sorun oluşmuş. Hızla düzeltecekler.)

Bu sebeple Medsalus’a +90 216 573 48 48 numaralı telefonlarından ulaşabilirsiniz.

Satın almadan önce deneme şansı var mı?

Evet. Firmayı arayarak veya https://omnipod.com.tr/talep/ linkindeki formu doldurarak demo talebinde bulunabilirsiniz. (Site de saat 15:15 itibarıyla teknik bir sorun oluşmuş. Hızla düzeltecekler.)

Maliyeti ve diğer önemli detayları nedir?

Omnipod DASH Başlangıç Kiti 2 ana kısımında oluşuyor.

  1. PDM=kumanda (Almak zorunlu. Çünkü şu an için sadece kumanda ile çalışıyor.): Bozulana kadar kullanılıyor. Bir sefere mahsus alınıyor.
  2. 10 Adet Pod=1 kutu : Her pod 3 gün kullanılıyor. 1 kutu pos ise 30 gün gidiyor.

Toplam maliyeti: 8,750 TL

10 adetten oluşan 1 kutu pod ise 3200 TL

Firma maliyet düşürücü aksiyonlar da almış. 3, 6 aylık gibi paketler çalışmışlar.

Paketlerle ilgili fiyat ve diğer detaylar için Medsalus’a +90 216 573 48 48 numaralı telefonlarından ulaşabilirsiniz.

SGK desteği var mı?

SGK geri ödeme desteği bulunmuyor.

Yaş sınırı var mı?

Her yaştan diyabetli Omnipod’u kullabiliyor 🙂 Yaş sınırı bulunmamakta.

Herhangi bir sensörle birlikte çalışıyor mu?

Hayır. Sensör destekli bir insülin gönderim sistemi değil.

Ben de Omnipod DASH®’e geçiyorum 🙂 

Cihazın satılacağı günü beklerken firma şu an için, sadece görmem adına, pod gönderdi 🙂

PDM olmadığı için POD’un içinde insülin yok ve şu an elbette kullanamıyorum. Ama sizlerin görmesi adına bol bol foto çektim 🙂

O kadar ince ve küçük ki! Bana tip-1 diyabeti unutturacağı kesin 🙂

Tip-1 diyabet yönetimimi; şu an için en güvenilir sensör sistemi olan Dexcom G6 ve yine şu an için dünyanın ilk ve güvenilir kablosuz pompa sistemi Omnipod DASH® ile sağlayacağım…

 

 

 

1 1.034 görüntüleme

Dexcom G6 Kulanırken Karşılaşılabilecek Sinyal Kayıpları ve Çözümleri

Dexcom G6 bildiğiniz üzere yaklaşık  5 ay önce Türkiye’ye, Medsalus aracılığıyla gelmişti. Dexcom G6, Sürekli Şeker Ölçüm Sensörü, Türkiye’de başlıklı yazımdan bunu hatırlarsınız.

Unutmadan; Dexcom G6’yı ülkemize Medsalus firması getiriyor.

https://dexcomtr.com linkine tıklayarak, firmanın web sitesi üzerinden, tüm detaylara sahip olabilir ve firma ile iletişime geçebilirsiniz.

Dexcom G6’yı kullandıkça deneyim kazanmaya ve bazı sorunlarla karşılaşktıkça da neyi nasıl çözelim konusu gündemimizde oluyor.

Sinyal kaybı neden olabilir? Nasıl çözülebilir?

2.4 GHZ Bluetooth Frekans Hızı

Dexcom G5 ve Dexcom G6 2.4.GZH bluetooth frekans hızında çalışıyor.

Gelin biraz bu konuyu anlayalım:

En temel konunun bluetoothun frekans hızı olduğunu düşünüyorum. 1940lardan 2015’e kadar bluetooth ile tüm haberleşme 2.4 GHZ üzerinden oluyor. 2015’ten sonra da 2.4,5’e geçildi. Çünkü 2.4 yıllardır en yoğun kullanılan frekans bandı. Wifi’da da yıllardır 2.4 kullanılıyordu ve 2.4,5’e geçildiğinde Bluetooth’un 2.4’ık frekansı faka bastı. Havada iletişim ve yoğunluk arttıkça Bluetooth’un 2.4’lik frekansı maalesef patlıyor. Ve veriyi bir yerden alıp bir yere götürmesi işinde bant genişliği yeterli gelmiyor.

Bu arada bluetooth özelliği olan her cihaza co-existence özelliği de eklenmiş. Bu özelliğin eklediği cihaz, diğer kablosuz ağlardan etkilenmeden, daha verimli bir şekilde çalışabilmesini sağlaması lazım.  Ama bu özellikle de bu frekans kirliliğinin önüne geçememiş.

Hal böyle olunca Dexcom G6 gibi veriyi bluetooth ile gönderen cihazlarda sinyal kaybı söz konusu olabiliyor.

Evinizde kullanmadığınız cihazları mutlaka folyolayın. Mikrodalga fırınınız varsa evden çıkarın. Ki en başa bela cihaz 🙂 Kablosuz telefondan bebek telsizine, prize taktığımız ek prizlerden kumandaya, bluetoothlu hoparlörden ütüye hatta floresana kadar birçok cihaz 2.4 GZH bandını kullanıyor.

Sürekli sinyal kaybı yaşıyor ve aşağıdaki çözüm önerileriyle çözemiyorsanız bu durumu gözden geçirin.

 

Sık ​​sinyal kayıpları yaşıyorsanız öncelikli olarak aşağıdaki konuları gözden geçirmeniz lazım.

  • Dexcom G6 mobil uygulamasına fiziken ve max 6 metre mesafede olmalıyız. 6 metreden uzağa gidersek sinyal kaybı zaten olur. Bazen ben de evin içinde yaşıyorum bunu ama telefona yaklaştıktan birkaç dakika sonra ölçüm devam ediyor.
  • Eskiden kullandığınız ve bluetooth ile eşleştirdiğiniz ama şu an kullanmadığınız Dexcom G5 veya farklı marka sensör varsa bunları silin.
  • Dexcom G6 mobil uygulamayla entegre çalışıyor. Telefonumuzda aynı anda çok uygulama açıkken arka planda yukarı kaydırarak uygulamaları kapatıyoruz. Ama bunu Dexcom G6 mobil uygulaması ile yapmayın. Uygulama arka planda sürekli çalışıyor olmalı.
  • Bu arada telefonunuz arka planında Dexcom G6 mobil uygulaması hariç çok fazla uygulama çalışıyorsa onları da inaktif etmek bir çözüm.
  • Telefon pilinin sağlığı %85 ve üstü olmalı. Telefon pili o anda %100 şarj edilmiş olsa da telefon pil sağlığı %85-100 arasında değilse de sinyal kaybı sıkça yaşanabiliyor. Böyle bir durum varsa pil değişimi öneriliyor.
  • Bende de bazen yetersiz depolama alanı uyarısı çıkıyor ama herhangi bir sinyal kaybı yaşamıyorum. Yine de sorun yaşamamak adına fotoğraf  ve videoları ara ara Mac’e atıyorum. Kullanmadığım uygulamalar varsa kökten siliyorum. Çünkü Dexcom G6 mobil uygulaması düzgün çalışmak için en 1 GB boş depolama alanına ihtiyaç duyuyor.
  • Dexcom G6 mobil uygulamasının “arka planda yenileme” özelliği telefon ayarlarında açık olsun. Arka planda yenileme koşulu kullanılan diğer uygulamalarda ne kadar kapalı olursa o kadar iyi olur.
  • Telefonu şarj ederken orijinal şarjla şarj edilmesi de diğer yapılacaklardan biri.

Sorun devam ederse aşağıdaki yöntemler adım adım izlenebilir;

  • Dexcom G6 mobil uygulamasını silip yeniden uygulamayı kurup mevcut kullanıcı adı ve şifrenizle, sanki ilk kez G6 uygulamasını kuruyormuşsunuz gibi kurun.
  • Yine çözülmezse kullanılmayan bluetooth kaynaklarını silin.
  • Sorun devam ederse; telefon piliniz düşük güç modundaysa onu inaktif yapın.
  • Sorun halen devam ediyorsa; günde 1 kez telefonunuzu açıp kapatın. Bilgisayarı aç kapa gibi basitlikte bir çözüm ama deneyenler bu sorunlarını çözebiliyor 🙂
  • Sinyal kaybı yaşadığınız anda ana ekran düğmesine iki kez basıp uygulamanın arka planda çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Çalışmıyorsa uygulamayı yeniden açın.

1 892 görüntüleme

Hem Hamile Hem De Tip-1 Diyabet Oluşumu Öğrendiğim Hikayem

Ben Fatime. Muş’ta sınıf öğretmeni olarak görev yapıyorum.

Diyabetimben sayfasında tip-1 diyabetlilerin hamilelik hikayesini görünce ben de belki birilerine ışık olabilirim diyerek yazmaya karar verdim.

Yaklaşık üç sene önce hamile olduğumu öğrendikten bir hafta sonra tip-1 diyabet olduğumu aile hekimimin beni telaşla aramasıyla öğrenmiş oldum. Oysaki daha öncesinde test yaptırmış fakat böyle bir tanı konulmamıştı. HbA1c değerim 10.6 iken hamile kalmıştım.

Hamileliğimi öğrendiğim andan itibaren takibimi yapan kadın doğum doktoru ile bu durumu paylaşmak için hemen görüşmeye gittik. Duyduğu andan itibaren vermiş olduğu tepkiler üzerine karmaşık bir hale gelmiştik. Bize hemen bu bebeğin alınması gerektiğini, aksi takdirde bebeğin belden aşağısının gelişmeyip yürüyemeyeceğini, anne karnındayken kalbinin durabileceğini, hatta benim hayati risklerim olduğunu söyleyip “Şu an bebeği almalıyız.” dedi. Hatta bu değerlerle hamile kalmamın neredeyse imkansız olduğunu, değerlerim normale döndüğünde çok daha kolay hamile kalacağımı söyledi.

Onun için bu kolaydı yani.

Hem diyabet olduğumu öğrenmiş hem de sevincini tam olarak yaşayamadan bebeğimizi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmıştık.

O doktorun odasından bir daha asla buraya adım atmayacağım diyerek çıktık. Başka başka doktorlarla görüştük. Hatta farklı şehirlerdeki doktorlarla telefonla iletişime geçtik. Birçok riskin olduğu fakat sürecin sağlıklı geçirilmesi sayesinde sağlıklı bir doğumun gerçekleşebileceğini duyarak rahatladık.

Tabi bu arada bir endokrin doktoru tarafından takibim de başlamıştı.

Hayatıma günde dört kez insülin kalem iğneleri, diyetler, yürüyüşler girmişti. Bu süreçte eşim en büyük destekçim oldu. Benim gibi beslenip benim gibi yaşamaya başladı. Besinlerin glisemik indeksini hesaplamayı öğrendi. Tavsiyeler üzerine kadın doğum uzmanı Servet Çalıkoğlu ile hamilelik sürecimin takibi için görüşmeye gittik. Kendisi tüm riskleri anlatıp; “Sana güveniyorum. Sen de bana güven.” diyerek birlikte yola çıktık.

Tüm ana ve ara öğünlerimi diyetisyen kontrolünde ,verilen listeye tam uyarak, hatta bazen korkup listeden daha az yiyerek, değerlerimi istenilen seviyeye getirdim. Ama yine de ani düşüşler ya da artışlar yaşadım.

Tabi bu süreçte kadın doğum doktorum şehir değişikliği yapmış ve seni hem meslektaşım hem de arkadaşım Hatice Yetkiner’e emanet ediyorum diyerek yollarımız ayrılmıştı. Hatice Hanım ile tanışmış ve birimize güvenmistik. Riskli doğumlar ile ilgili epey tecrübeliydi. Hamileliğin 35. haftasından itibaren artık uyuyamıyor, sanki uyusam bebeğe bir şey olsa haberim olmayacak korkusunu yaşayarak 38. haftaya geldim.

Hipogliseminin yanında tansiyonum da yükselince ani bir kararla epidüral anestezi ile doğumum gerçekleşti.

Çok şükür sağlıklı bir bebek dünyaya getirmiştim. Diyabetim nedeniyle hiç bir anomali oluşmamıştı. Ben ise doğumdan üç saat sonra yürüyemeye başlamıştım bile.

Şimdi oğlum iki yaşında. Yerinde duramayan, hep koşan, cıvıl cıvıl, rengarenk bir çocuk. İyi ki doktoru dinlemeyip dünyaya getirmişim. Hala o doktorun kliniğinin önünden geçerken hem eşimin hem benim içimiz titrer.

Zor bir dokuz ay geçirmiştim. Fakat diyabetin bana sağlıklı nasıl beslenilir, kaliteli yaşam sürdürülürü öğrettiğini düsünüyorum.

Okuyan, takip eden birilerine faydalı olabilmek dileğiyle hoşça kalın.

Sevgiler 🤗

Not

Tip-1 diyabetli ve hamilelik süreci geçirmiş akranlarımız deneyimlerini paylaştıkça, anlattıkça diğer akranlarına eminim rehber niteliğinde olacak. Bu sebeple tip-1 diyabetle hamilelik sürecini anlatmak isteyenler bana esra@diyabetimben.com mail adresinde yazabilir.