Anasayfa Arşivler 2021 Şubat

Aylık ArşivŞubat 2021

1 632 görüntüleme

7.5 Senedir Tip-1 Diyabetli Olan Leyla’nın Hamilelik Deneyimi

Leyla. 7.5 senedir tip-1 diyabetim.

Ben de size ve takipçilerinize kendi hamilelik hikayemi anlatmak isterim. Hem bebek isteyen anne adayları biraz korkularından uzaklaşmış olur hem de tip-1 diyabetlilerin de sorunsuz bir şekilde anne olabileceklerini şekerle yeni tanışmış arkadaşlarımıza tekrardan anlatmış olurum.

Gelelim bizim hikayeye.

2018 yılının Ekim ayında eşimle evlendik. Çocuk planını biraz ertelemeye karar vermiştik. Sorunsuz bir hamilelik için öncelikle HbA1c’yi biraz düşürmemiz gerektiğini biliyorduk (O zamanlar HbA1c 7.4 civarındaydı.).

Evlendikten 1.5 ay sonra hastaneye gittik, Yapmamız gereken tetkikleri yaptık, İnsülin direncini düşürmek için ilaca başladı doktorumuz. Tabi hamile olduğumdan haberimiz yoktu o zaman. Çünkü daha çok yeniymiş. Şimdi soracaksınız, hani hamileliği ertelemiştiniz? Evet, ertelemiştik. Hatta beklenmedik anda öğrendik, çok şaşkındık. Ama yapacak bir şey yoktu.

Öğrenir öğrenmez hemen kadın doğum doktoru araştırmasına başladık ve doktorumuza karar verdik. Çok şükür çok doğru karar vermişiz diyorum şu an.

Peki süreç nasıl ilerledi?

Doktorumuz hemen tetkikleri istedi. Olası ne gibi durumla karşılaşabileceğimizi anlattı. Şu cümlesini hiç unutmuyorum; “Evet, şeker gebelik için bir risktir ama bu zamana kadar bütün şeker hastası gebelerim bebeklerini sapasağlam ellerine aldılar. Önemli olan senin bir tık daha fazla dikkat etmen”.

1. trimester benim için çook zor geçti. Çok fazla bulantım vardı. Hiçbir şey

Yiyemiyordum. Çok halsizdim. Neredeyse 8 kilo vermiştim. Yemek yiyemediğim için insülin dozunu düşürsem bile fazla geliyordu bana. Bu sefer de şekerim düşmüyordu. Ve bir döngü şeklinde devam etti bu. Sürekli şeker düşüşleri ve az beslenmem HbA1c değerimi 6.5’a düşürmüştü.

2. trimesterde bulantım azalmıştı. Artık bir şeyler yiyebiliyordum. Ama yememe rağmen şekerim hiç yükselmiyordu. Hep normal değerlerde seyrediyordu. Ve bu bizi çok mutlu ediyordu. Ayda bir kez doktor kontrolüne giderdik. Sağ olsun doktorumuz her gittiğimizde detaylı ultrason yapar, bebekte sorun var mı yok mu diye dikkatlice her organına bakardı. Çok şükür hiçbir sorunu da yoktu. Ha bu arada ikili ve üçlü taramayı da aksatmadık tabiki..

Bunlara ek doktorumuz 22 haftalıkken FETAL EKO testi istedi. Bunun sonucu da temiz gelirse başka hiçbir sorun ve sıkıntımız kalmayacaktı. Fetal Eko (Çocuk kardiyoloji doktoru tarafından yapılmaktadır.) bebeğin kalbinde herhangi bir sorun olup olmadığını göstermektedir ve anne karnındayken ultrasona benzer bir cihazla yapılmaktadır. Çok korkuyorduk bir şey çıkar mı diye ama eko sonucu da tertemiz çıkmıştı. Bizden mutlusu yoktu.

3. trimester beni en çok zorlayan dönem oldu. Şekeri kontrol altında tutmak çok zorlaşmıştı. Sadece salata yesem dahi şekerim yükseliyordu. Sürekli dozu arttırmak zorunda kalıyordu endokrin doktorum. Ama o bile fayda etmiyordu. Diyete uyarak kahvaltıda bir dilim ekmek, yumurta, salatalık ve domates tarzı şeyler yesem dahi şekerim 250-300 arası geliyordu. Çok stres yapıyordum bundan dolayı, çok ağlıyordum ya bir şey olursa diye. Ama elimizden gelen bir şey yoktu. Bebeğimin gelişmesi için yemek yemek zorundaydım. Son aylarda artık bebeğim iyice ağırlaşmıştı. Yüksek şeker ve yapılan insülin bebeğin daha çok kilo almasına sebep oluyordu. Artık doğum zamanı da yaklaşıyordu. Doktorum en başında da söylediği gibi, bebek çok kilo alırsa normal doğum sırasında geniş omuzlardan dolayı takılma olabilir ve bu doğumu riske sokabilirdi. Doktorumun son ölçümüne göre bebeğim 4 kilo üstüydü. Riske atmak istemedik. Sezaryene karar verdik ve tarihi belirledik. O gün geldi çattı. Oğlumuz dünyaya geldi. Tüüüm sorunlar, sıkıntılar unutuldu demek isterdim ama anne karnında sürekli yüksek şekere maruz kaldığı için şeker değerleri düşüktü biraz.

Ve doğduktan sonra bir kaç gün yoğun bakımda kaldı şekerini düzene sokmak için.  Çok şükür bir kaç gün sonra sorunsuz bir şekilde taburcu olduk. Şeker veya başka hastalık gibi bir sorunumuz da yok, olmadı da.

Şu an 18 aylık oğlumla koşturuyoruz 🙂 Demem o ki, evet zorlukları var ama içinizdeki o canı kucağınıza aldıktan sonra heeepsi unutuluyor. Korkmayın, cesaret edin. Emin olun hamile kalınca kendiniz için değilse bile karnınızdaki bebek için çoooook şey yapmaya hazır hale geliyorsunuz.

Sağlıcakla kalın 🙂

4 519 görüntüleme

Diyabetimben.com 10 Yaşında

Diyabetimben’in açılışı 17 Şubat 2012 idi.

Ben 29, tip-1 diyabetim ise 10 yaşındaydı.

O zamanlar buralar dutluktu diyeceğim:) Bunu gerçekten bu anlamda kullanıyorum çünkü ülkemizde tip-1 diyabet odağında bir blog dahi yoktu.

Ben o zamanları daha iyi anıyorum. Herkes belli nezaket ve birbirine yardımcı olma motivasyonundaydı. Bunlar belli bir ölçekte elbette devam ediyor. Ama giderek de azalıyor.

İlk dahil olduğum gruplar Tip-1 Diyabetli Çocuklar ve Aileleri ve Ankaralı Tip-1 Diyabetliler idi. Bu sayfalar tip-1 diyabet odağında, ellerinden geldiğince bilgi ve deneyim paylaşımı yaparken sosyalleşme adına da etkinlikler yapıyorlardır.

Tanıma fırsatı olan kişiler mutlaka biliyordur kendisini. Sevgili Öyküm’ün de moderasyonunu yaptığı, yönettiği bir sayfalardı bu sayfalar.

Tip-1 diyabetle ilgili bilgi ve deneyimim yüksekti ama Sevgili Öyküm ile de bilgi alış-verişinde çok bulunurduk. Bir yazı yazar ve paylaşırdım. Öyküm arardı. “Böyle yazmışsın ama yanlış anlaşılabilir. Şöyle mi yazsan!” diye. Ya da kendisi; “Ben bir yazı yazacağım. Paylaşır mısın lütfen!” diye arardı beni. Benim unutamadığım, unutmak istemediğim, Öyküm’ün 90’larda Diyabet yazısını okumanızı öneririm.

Tip-1 diyabet camiasında tanımaktan mutluluk duyduğum ve feyz aldığım Öyküm’ü bu vesileyle tekrar hatırlamak ve hatırlatmak istedim.

Diyabetimben.com olarak, tek tek, şu farkındalığı sağladım, şunu yaptım, bunu yaptım demeyeceğim. Çünkü diyabetimben.com‘da “ben” değil “hep birlikte” birbirimize destek ve rehber olduk. Yazdığımız bir yazıyla, yaptığımız bir yorumla ya da her ne yaptıysak.

Diyabetimben.com ile bir nesil de büyüdü. Gerçekten de kundakta tanıştığım tip-1 diyabetli akranlarımla benden yaşça daha büyük akranlarım da oldu. Kundaktakiler öyle güzel öyle yakışıklı oldu ki şimdi… Bebekleri tip-1 diyabetli olan aileler, diyabetli çocuklar, gençler veya yetişkinler… Tip-1 diyabetle tanışmanın yarattığı ilk depremi belki diyabetimben.com ile atlattılar. Ya da tip-1 diyabeti daha iyi yönetme farkındalığı yüksek olmayan kişiler buradan feyz alarak kendilerine ayar verdiler.

2012’den bu yana hep birlikte çok şey yaşadık. İyi olan/olmayan haberler paylaştık. Beraber büyüdük. Her duyguyu yaşarken diyabetimben.com da 9. yaşını tamamladı ve 10. yaşından gün almaya başladı. İşte, zaman hızla akıp geçiyor.

Bu sürede 2 bin 663 adet içerik yazmışız blogta. 24 bin 879 yorum yapmışız.

Aldığım mailler, sosyal medya DMleri ve yapılan yorumlardan görüyorum ki herkesin hayatına öyle ya da böyle bir katkısı olmuş diyabetimben.com’un.

Peki sizler nasıl, hangi koşullarda tanıştınız diyabetimben.com ile? Sizlerin hayatına nasıl bir katkısı oldu? Diyabetimben.com deyince aklınıza ilk gelenler neler?

Son olarak; diyabetimben.com her yaş aldığında tip-1 diyabetin bir gün son bulmasını tekrar yineliyorum. Umarım bir gün tip-1 diyabet ve diyabetimben.com bir anı olarak hayatımızda kalır.

1 514 görüntüleme

Tip-1 Diyabetli Melis’in Doğum Hikayesi – Bölüm3

Bu bölümü okumadan önce Tip-1 Diyabetli Melis’in Doğum Hikayesi – Bölüm1 ve Tip-1 Diyabetli Melis’in Doğum Hikayesi – Bölüm2 ‘deki yazıları okuyun lütfen…

Ne diyorduk… Özel hastanelerin uzaktan çok sempatik görünen jinekologlarıyla olan sınavım bitmiş, araştırma hastanesi perinatoloji bölümüne sevk edilmiştim. Sıra beklerken yalnız olmadığımı görebiliyordum💜

Diyet listesi, egzersizler derken tüm kurallara uyuyordum. Buna rağmen günün devamı başarılı olsa da sabah açlık şekerim 300 ve üzerindeydi. İlk 2 ay, ne yaptıysak, bunu çözemedik. Başta biz tabi hafif panik😐

Bu arada HbA1c 6.9 du. Ama yılmak yok, kurallara devamdı. Veee 3. ay sonunda HbA1c 6.3 tü. Sabah açlık değerleri düşmeye başlamıştı nihayet. Üstüne ikili tarama sonucu da iyiydi🤸

Gelsin 2. trimester. Ellerimde çiçekler, kalbimde bir dolu umut bekliyordum…

Hemen 4. ay başında diyet listesi yenilendi. Kalori ilavesi yapıldı. Akabinde insülin miktarı arttı tabi. Tüm kurallara sadık yola devamdı. Artık günün her saati ölçümler iyiydi. Açlık değerlerim 70 ve 100 arasında değişiyordu.

Hamilelikte dikkate alınan 1. saat tokluk değerlerim ise 150 yi geçmiyordu. Keyfime diyecek yoktu ki müjdeli haberi aldık; HbA1c 5.8 e düşmüştü. Asın bayrakları🥳 Ömrü hayatımda gördüğüm en iyi değerdi… Tabi zaman zaman 40ları da 200leri de gördüğüm oldu. Kuralları esnetmediğim halde. Neticede diyabetiz. Dalgalanmalar illaki olacak. Amaç dalgalanmayı minimize etmek, bunun bilincinde olmak, moral bozmamak👍

2. trimester harika gelmişti. Enerjim tavandı, endişeler hep vardı. Ama ilk defa o TV dizilerindeki minnoş hamileler gibi mutluydum. Hamileliğimin keyfine varmıştım. İşi bırakmıştım. Bulut da hareketlenmiş, içimde kelebekler uçuşuyordu💜

Bu trimesterde yapılan üçlü tarama testi ile spina bifida testi her ne kadar bizi heyecanlandırıp korkutsa da sonuçlar temizdi çok şükür 🙏 Spina bifida, kan testi ve ayrıntılı ultrasonla sonucuna ulaşılan, ayrık omurga hastalığı olarak bilinen bir anomalidir. Diyabet gebelerde oluşma riski sağlıklı gebelere göre bir tık daha fazla olup, bu testi devlet karşılamamakta. Ancak doktorlar tarafından şiddetle yaptırılması önerilmektedir. bilgilerinize. Bebeğin özellikle beyin, sinir ve omurilik gelişimi için önemli olan ilk trimesterde oluşması muhtemel anomalilerden herhangi birine rastlanmamış, her şey yolunda gözüküyordu. Resmen hamileliğimin lale devrini yaşıyordum 🥰🌼

Devamı yakında…

Not: Tip-1 diyabetli ve hamilelik süreci geçirmiş akranlarımız deneyimlerini paylaştıkça, anlattıkça diğer akranlarına eminim rehber niteliğinde olacak. Bu sebeple tip-1 diyabetle hamilelik sürecini anlatmak isteyenler bana esra@diyabetimben.com mail adresinde yazabilir.

3 1.209 görüntüleme

Diyabet ve Askerlikten Muafiyet İşlemleri – 2021

Ben Arif. 27 yaşındayım ve 16 yıldır tip1 diyabetliyim.

Uzun zaman önce yapmam gereken askerlik işlemlerimi okul, evlilik, iş hayatı gibi sebeplerden ertelemiştim. İşin aslı biraz da diyabetime güvendim. Nasıl olsa sen gidemezsin dedikleri için ben de biraz ihmal ettim ve sonunda gün geldi ve işlemlere başlamam gerekti.

Ocak 2021 itibari ile işlemlerimi başlatmak üzere e-devlet’ten Milli Savunma Bakanlığı kısmından “askerlik yoklama işlemlerimi başlat” bölümünden başlatmaya çalıştım. İlk gelen sayfada “sağlık engeli var mı?” diye bir kısım geldi ve “evet” dediğim de “kalan işlemi aile hekimliğinde yapacaksınız” diye bir uyarı çıktı.

Normalde aile hekimliğinde devam etmem gerekiyorken aile hekiminin sisteminde görünmediği için askerlik şubesine gittim. İşlemlerimi orada yaptılar ve aile hekimine gidebilirsin dediler. Ben de aile hekimime gittim ve aile hekimim beni bağlı bulunduğu ilçenin devlet hastanesine, dahiliye polikliniğine, sevk etti.

Hastaneye gittiğimde dahiliye doktoru ertesi gün gelip açlık, tokluk ve HbA1c için kan vermemi söyledi. Kanlarımı verdikten sonra sonuçlarını aldım doktora götürdüm. Doktor Salı günü Sağlık Kurulu’na gelip raporumu alabileceğimi ve Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yönetmeliği gereği şekerim 200 mg/dL’yi geçerse sonuçlarım askerlik görevinden muaf kağıdını alacağımı söyledi.

Dediği gibi de oldu ve aldığım o kağıt ile tekrar askerlik şubesine gittim ve oradan da bir kağıt verdiler. “Bu kişi askerlik görevinden muaftır diye.” Belgenin aslının da 1-2 ay içinde evime geleceğini belirttiler. Ve böylece yaklaşık 10 günlük bir süre içerisinde bu işlemler bitti.

 

1 835 görüntüleme

Tip-1 Diyabetli Melis’in Doğum Hikayesi – Bölüm2

Bu bölümü okumadan önce Tip-1 Diyabetli Melis’in Doğum Hikayesi – Bölüm1 ‘deki yazıyı okuyun lütfen…

Nerede kalmıştık 🤗

Gel zaman git zaman biz şekerimin regüle olmasını umut ederken neredeyse 7 ay sonra sürprizzz çizgi çiftti🥳… Mutluluk büyüktü🤸Ki çok uzun sürmedi. “Napıcaz şimdi?”

Emin olmak gerekti. Hemen kan verdim. Sonuç pozitif. HbA1c ise 7.2 idi. Sevincimiz mi o yerinde kursağımızdaydı tabi ki.. Hemen ertesi gün kalbim pır pır, ellerim buz, endişelerim tavan Dr uma koştum. Ve işte yüzleşme anı. İlk tepki “Melis Hanım bu çok güzel bir haber”💜 Son cümle “Sen elinden geleni yapacaksın ne gerekiyorsa ve tevekkül edeceksin ben yanındayım.”

Ohh be nasıl rahatlamıştım. Minnettarım ona. Çünkü biliyordu en önemlisi moraldi. Nasıl saygı duyuyorum 💜 Ve hemen aynı gün diyetisyenime gittim. Mevcut ünitelerle bir süre yeni diyet programını uygulayacak ve değerlerimi takip edecek, zamanla ünitelerde gereken değişiklikleri yapacaktık. Tabi birkaç günde bir Dr uma ölçümleri iletecektim. Dr dan çıktığımda tamamdı, kafamda oturtmuştum artık her şeyi. Onun konuşması bana umut vermişti. Her şey yolunda gidecekti, inanmıştım.

Hemen gidip o gün bir de defter almıştım. Karar vermiştim. Günlük tutacaktım oğlum için (Şiddetle tavsiye ederim☺️)

Hemen bildiğim iyi bir jinekologdan randevu aldım. Eşimle birlikte bir hevesle çaldık kapısını. Çalmaz olaydık…

“Sen bu değerlerle nasıl cesaret ettin. Neyine güvendin tam olarak.” dedi. Çok riskli bir durumda olduğumu, böyle bir şeye nasıl cesaret ettiğimi… söyledi de durdu. Eşim gerim gerim gerilirken benim musluklar çoktan açılmıştı. Ama durun yalnızca bu hanımefendi değil iki jinekolog daha benzer cümleleri kurdu. Neyseki bu arada bebişimizin varlığından emindik artık. Kese boş değildi👣

Napıcaz diye kara kara düşünürken meğer bizim gibi kronik hastalığı olan gebeler riskli grupta olduğundan perinatologlar tarafından takip edilmeliymiş ki onlara da direkt randevu alamıyoruz. Öncelikle kadın doğuma gidiyoruz, onlar sevk veriyorlar.

Oh yaa… Ne güzel bizim dilimizden anlayan Dr ların takibinde benim gibi gebelerle bir arada olacaktım🙏

Devam edecek…☺️🌼