Anasayfa Arşivler 2014 Ekim

Aylık ArşivEkim 2014

1 12.028 görüntüleme

Tip-1 Diyabet ve Kök Hücre Tedavisi ile ilgili Son Gelişme

Aslında diyabetimben.com’u takip eden diyabetliler (şeker hastalığı) Dr Douglas Melton’ı tanıyor olmaları gerekiyor. 2012 ve 2013 yıllarında Dr Douglas Melton ile ilgili iki haberi yayınlamıştık.

Birisi Tuna’nın annesi Avukat Melek Yener’in Douglas Melton’a gönderdiği mail ve aldığı yanıt diğeri ise yine Douglas Melton’ın üzerinde çalıştığı Betatopin hormonu ile ilgili haberimiz.

Dr. Douglas Melton’a Melek Hanım’dan Bir Mail Gitmiş ve Diyabetle İlgili Bir Gelişme ‘Betatropin’  linklerindeki yazılar size bu konuları hatırlatacaktır.

Bugünlerde ise Türk basınında yine dikkat çekici başlıklar var. Önemli Bir Buluşa İmza Attılar, Kök Hücre Çalışmalarında Devrim gibi başlıkları bugünlerde hem sosyal medyada hem de basında görmemeniz imkansız.

Biz de sizlerle bu haberi paylaşacağız. Ama şu an için çeviriye zaman ayıramadığım için konunun ana kaynağına ulaşıp en doğru bir şekilde sizleri bilgilendirmenin daha iyi olacağını düşünüyorum. Sizlerden 1-2 gün zaman rica edeceğim.

Ama şunu da unutmamak gerekiyor; insülin üreten hücreler eklense ya da pankreas nakli olsak bile biz tip-1 diyabetlilerin bağışıklık sistemi saldırısı maalesef durmuyor. Ve bu saldırıyı önleyecek ilaçların kullanılması gerekiyor. Bu sebeple bu tarz haberler çıktığında kesin çözümmüş gibi bakmak pek doğru değil.

Son olarak basında haberi çıkan Ülker, Harvard’a 24 Milyon Dolar bağış yaptı haberini hatırlarsınız. Acaba bu bağışın meyvelerini mi alıyoruz 🙂 🙂 🙂 O haberi de size kısaca yazalım: ‘Koç Holding Yönetim Kurulu Ali Koç’un ‘Sosyal sorumluluğun oscar’ı diye tanımladığı bu büyük bağış sonrası Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in başında bulunduğu Genetik ve Kompleks Hastalıklar Laboratuvarı, 10 yıl boyunca Sabri Ülker Center adıyla anılacak. Akademik camiaya uzak çevre Gökhan Hotamışlıgil ismini ilk kez 2013’teki Vehbi Koç Vakfı Ödül töreninde duymuştu.’

Şimdilik Türk basınında çıkan bu haberi aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Kök hücre çalışmalarında devrim

ABD’deki Harvard Üniversitesi’nin, kök hücredeki yeni buluşu, birinci tip diyabet hastalarının tedavisinde umut ışığı oldu

Araştırmacılar, organ nakli için ihtiyaç duyulan insülin hücrelerini büyük miktarlarda üretmeyi başardı. Harvard Üniversitesi, birinci tip diyabetin tedavisiyle ilgili önemli bir buluşa imza attı.

Harvard’daki araştırmacılar ilk kez insülin üreten milyonlarca beta hücresi geliştirdi. Araştırmacıların buluşu, diyabet hastalarının tedavisinde umut ışığı oldu. Bu gelişme, birinci tip diyabet hastası olanların her gün insülin iğnesi yapmalarının sona ermesi anlamına geliyor.

Harvard’daki ekip, insülin üreten beta hücreleri geliştirebilmek için kök hücre kullandı. Gelişmemiş kök hücreden elde edilen beta hücreleri halen hayvanlarda test edilip deneniyor.

Antibiyotiğin keşfi kadar önemli olarak görülen bu buluş, bebekken oğluna diyabet teşhis konulan Harvard Üniversitesi profesörü Doug Melton’ın eseri. Profesör Melton 23 yıldır bunun üzerinde çalışıyordu. (Haberin kaynağı: mylife.com.tr)

 

10 9.607 görüntüleme

Kızım büyüdü ve bir üniversite öğrencisi artık…. Üstelik şu anda Erasmus öğrenci değişim programı kapsamında Almanya ya gitti.

Giderken yanına bolca set ve rezervuar koyduk… 5 ay kalmayı planlıyor, arada belki dönecek fakat bilinmez tabii… Bu süre içinde bizim pompa gereçlerini alma periyodumuz da gelecek…

Şimdi kara kara düşünmekteyim: kızımın yurtdışında olduğu belli. Çünkü AT11 belgesi ile çıkış yaptı. Bu SGK kayıtlarında görünür. Ben burada aile hekimine yazdıramıyorum.. Medtronic firması bu gereçleri gittiği ülkede (Almanya-Köln) bir doktora reçete ettirip, oradaki firma şubesinden parasını ödeyerek satın alıp, sonra fatura ve barkodları bize buraya gönderip, buradaki usule devam edeceğimizi söyledi…

Tabii tüm bunlar bana o kadar uzak ve zor geldi ki… Bu konuda deneyimi olan,size bilgisi gelen yaşanmış bir durum var mıdır…?

Emine Çal

33 12.351 görüntüleme

Öncelikli Engelli Raporu Hakkında

Merhaba DiyabetimBen Ailesi ve Esra Hanım,

Bloğunuzla tesadüf sonucu karşılaştım. Birçok konuda ve yenilikler hakkında biz diyabetlileri bilgilendirdiğiniz için öncelikle teşekkür etmek istiyorum.

2003 yılında üniversite 1. sınıf-vize dönemimde tip1 diyabet teşhisim kondu. Besyo okuduğumdan ve ayrıca tedavi sürecimde çok titiz davranmamdan ötürü (tabii stress o dönemlerde yok denecek kadar azdı :)) ilk 5 yıl şeker tadında bir diyabet takibim oldu. Hatta öyle ki HbA1c düzeyim 5.5 – 6.0 düzeyindeydi…o dönemlerde desteklerinden dolayı değerli hocalarıma çok teşekkür ediyorum…
İş hayatına geçiş ve sonrasında yoğun stresle karşı karşıya kalmak (dış etkenler vs. ) aslında diyabetin hiç de küçümsenmemesi gerektiği öğretti (özellikle son 2 yıl). 3 yıldır İstanbul’dayım ve spor eğitmeni olarak yoğun bir çalışma temposunda çalışmaktayım.

10 yıl önce şiddetle karşı çıktığım, fakat yaşadığım aşırı yoğunluk ve anlamsız stresten ötürü “diyabetliler için engelli raporuna alma fikri ” acaba nasıl olur? Ben de başvurmalı mıyım soruları arasında boğuşuyorum. Yarı özel, yarı devlet olan bir kurum çalışanı olarak ve de sizinde İK uzmanı olmanız, iş tecrübeleriniz doğrultusunda rapor almanın (özellikle rekabetin yoğun olduğu iş hayatında) avantaj ve dezavantajları nelerdir ???

bilgilendirirseniz çok sevinirim .

Saygılar…

Sananur

0 13.220 görüntüleme

Bizim evin mantı ve içli köftelerinin ustası annem Songül Uysal 🙂 Ancak bu seferki içli köfteler çok ama çoook acı olmuş 🙂 İskenderun’dan gelen salçamız çok acı olunca içli köftelerin acı olması da oldukça normal.

Geçtiğimiz Cumartesi akşamı yemeğimiz için Eşref ile mantı ve salata yaptık.

Annem mantı hamurunu artık çok tahıllı un ile yapıyor. Sizlerle daha önce bu bilgiyi paylaşmıştım. Glisemik indeksi düşük yani kan şekerini daha yavaş yükseltene unlar ile bu tarz hamurlu ürünleri yapmak daha iyi oluyor.

Ama şunu unutmayın; beyaz unlu mantının karbonhidrat miktarı neyse çok tahıllı ya da kepekli mantının da karbonhidrat miktarı aynıdır. Tek değişen konu glisemik indeks.

FullSizeRender-1210 yemek kaşığı mantı yaklaşık olarak 3,5 dilim ekmekle eşdeğer karbonhidrat içerir. Yani 52,5 gram karbonhidrat demektir. Beyaz un ile yapılan mantının yanına salata olmalı ki kan şekerimiz salatadaki lif ile daha yavaş yükselir. Ama ben her ne kadar tam tahıllı un ile yapılan mantı yapsam da salata özellikle akşam yemeklerimiz için olmazsa olmazdır.

Evlerinizde sadece tip-1 diyabetli eşiniz, kızınız, oğlunuz ya da yakınınız için kendiniz için de glisemik indeksi düşük unlarla yemeklerinizi yapmanızı öneririm. Sağlıklı beslenmek tip-1 diyabetliler dışındaki bireyler için de oldukça önemlidir.

9 7.127 görüntüleme

İnsülin Pompası Set Ödemesi Hakkında

Sensörlü insülin pompası denedikten sonra sensörsüz insülin pompası ile diyabetli (şeker hastalığı) hayatıma devam ediyorum. İnsülin pompası raporum da sensörsüz insülin pompasına göre hazırlanmış durumda.

30 Ağustos 2014’te yani yaklaşık 1 ay önce Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) bildiğiniz üzere bir değişiklik olmuştu. Sensörlü İnsülin Pompası Ödemesi Hakkında Önemli Duyuru / 30 Ağustos 2014 Resmi Gazete yazısından detayları inceleyebilirsiniz. Sensörlü insülin pompası ve set, rezervuar ve de sensörü de artık Türkiye’nin hiçbir SGK’sında ödenemeyeceği SUT’da belirtilmişti. Bu yönetmelik değiştikten sonra tereddütüm vardı.

Acaba sensörsüz pompa kullanan bireylerin set ve rezervuar ödemelerinde de sorun yaşanır mı diye? Geçtiğimiz Cuma günü SGK’dan mesaj geldi. Ödemem yapılmış. Bu mesaj ile bir sorun olmadığını gördüm. Ancak sensörsüz pompa kullanıp da ödemesi yapılmayan tip-1 diyabetli arkadaşlarımız var mı? Varsa bu yazıyı ve yazının resminde sizlerle paylaştığım ve SGK’dan gelen mesajı bulunduğunuz ilin SGK Müdürlüğü’nde örnek olarak gösterebilirsiniz.