Anasayfa Arşivler 2022 Ağustos

Aylık ArşivAğustos 2022

1 309 görüntüleme

Tip-1 Diyabete Sebep Olan Faktörler ve Viral İnsülinler – Canlı Yayın Kaydı

12 Ağustos 2022 Cuma günü Yrd. Doç. Dr. Emrah Altındiş ve Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli ile yaptığım canlı yayın kaydını aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Emrah Bey’in anlatımı, ama herkesin anlayabileceği dille anlatımı, oldukça iyiydi. Pür dikkat kendisini dinledik.

Hem Emrah Bey’e hem de Oğuzhan Bey’e, buradan da, tekrar teşekkür etmek istiyorum. Yoğunluklarında ve özel zamanlarından ayırdıkları zaman çok kıymetli.

Canlı yayını dinleyen herkese ise teşekkürler.

1 541 görüntüleme

Tip-1 Diyabete Sebep Olan Faktörler ve Viral İnsülinler – Canlı Yayın

Bu Cuma günü yine bilgilendirici bir canlı yayınla sizlerle olacağız.

Boston College Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde Mikrobiyoloji Uzmanı ve Altındiş Lab‘ın kurucusu olan olan Yrd. Doç. Dr. Emrah Altındiş’in geçtiğimiz haftalardaki bir Tweet dizisi dikkatimi çekmişti.

“Tip 1 Diyabet dunyada ~ 10 milyon insani etkileyen otoimmun bir hastalik ve hastaligi tetikleyen faktorler halen bilinmiyor. Dun PNAS’de yayinladigimiz calismada T1D ile bir bagirsak bakterisinin, Parabacteroides distasonis, olasi iliskisini gosterdik.”

Emrah Bey’i uzun zamandır takip ederim. Kendisine yazdım ve tip-1 diyabetle ilgili yaptığı çalışmaları kendisinden dinlemek istediğimizi söyledim. Sağolsun kabul etti.

Ardından Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli ile konuşup ona da hem Emrah Bey’den hem de bu çalışmasından bahsettim. O da canlı yayında birlikte olma konusuna ok deyince programı hızlıca organize ettim.

Bu sebeple öncelikle hem Emrah Bey hem de Oğuzhan Bey’e tekrar çok teşekkürler.

Emrah Bey’in araştırmaları ve canlı yayında konuşuşacak ana başlıklar…

Bağırsak bakterileri ve virüslere odaklanarak tip-1 diyabete sebep olan faktörleri araştıyorlar. Benzer şekilde çölyak konusunda da bir projeleri bulunuyor.

Doktora sonrası araştırmalarında keşfettiği  virüslerde bulunan viral insülinleri karakterize ediyorlar.

Bu konuları kendisinden dinleyeceğiz ve tip-1 diyabetin oluşumundan sonlanmasına kadar bizlere nasıl fayda sağlayacağını anlamaya çalışacağız.

Canlı yayın bilgileri…

📆 12 Ağustos Cuma (Bu Cuma günü), ⏰ 21:00‘da, Diyabetimben Youtube Kanalı ve Facebook Sayfası‘nda olacağız. Yine aynı anda, iki farklı platformda, olacak.

Youtube kanalına abone olmayanların abone olmasını, bildirimleri açmayanların da açmasını önemle tavsiye ederim.

Cuma günü görüşmek üzere.

 

1 516 görüntüleme

Tip-1 Diyabetliler Yaz Aylarında Nelere Dikkat Etmeli?

Tüm tip-1 diyabetlilerin en temel noktası insülin kalemi, kalem iğne ucu ve şeker ölçüm cihazı.

Sensör ya da insülin pompası kullanan kişilerin (Benim için de bu durum geçerli.) evlerinde bu 3 temel ihtiyaç mutlaka bulunur. Çünkü sensörde bir sorun çıkarsa, kalibrasyon gerektiren bir sensör kullanılıyorsa ya da sensör ölçümünden emin olmayınca parmak ölçümü kaçınılmaz oluyor. Ya da insülin pompasında tıkanma ya da teknik bir sorun çıkarsa insülin kalemi ve kalem iğne ucuna ihtiyacımız olabilmekte.

İnsülinleri korumak…

Yaz aylarında insülinleri doğru şekilde muhafaza etmek gerekli. Hava sıcaklığının aşırı derecede yüksek olduğu illerde, evlerimizin sıcaklığı bile yüksek olabilmekte. İnsülinler her ne kadar oda sıcaklığında da korunabiliyor olsalarda da ev sıcaklığını kontrol edemediğimizden ben dolapta korumayı her zaman akıllıca buluyorum. Açıp kullanmış olsak dahi her yaptıktan sonra buzdolabının yumurtalık bölümüne geri alma tarafındayım.

Ben Omnipod Dash (Kablosuz insülin pompası) kullanıyorum. 3 günde 1 POD değişimi yaptığımda da dolaptan insülin kalemini çıkarıp ve POD’u doldurup kalemi tekrar dolaba koyuyorum.

Deniz ya da havuza gidecekseniz, dışarıda (Ofis dışında.) çalışıyorsanız da insülin kalemini güneş almayan ve çok sıcak olmayan bir yerde saklayın. Vinç operatörü, karayolu işçisi, kurye ya da bankacılık sektöründe kredi kartı satışı yapan ve dış müşteri ziyareti yapan biri de tip-1 diyabetli olabilir. Yaz sıcaklarında kalem insülini koruma olmadan muhafaza etmek zor. Ya insülin taşıma cüzdanı ya da kendi ürettiğiniz çözümlerle kalemi koruma altına almanız gerekli. Bu tarz bir önlem alamıyorsanız en azından direkt güneşten ve aşırı sıcaktan korumaya çalışın. Hiç yoktan iyidir.

Glükometre ve sensörleri korumak…

Bu cihazlar tıpkı telefonlar gibi yüksek sıcaklıklarda ısınma uyarısı verebilmekte.

Mesela Dexcom G6 sensör 10-45 derece santigratta güvenle çalışmakta. Ya da Accu-check Performa Nanı glükometre 6-44 derece santigratta güvenle çalışabilmekte. Bu sıcaklıkların dışına çıkıldığında ölçüm alınamamakta.

Bu sebeple sensör ya da glükometre oda sıcaklığına getirildiğinde her şey normale dönmekte.

Genelde söz konusu glükometre ise 5 dk kadar buzdolabına koyunca cihaz normale dönüyor. Ama sensörü dolaba koyamayacağımız için kendimizi oda sıcaklığına ya da serin bir yere götürmemiz gerekli 🙂

İnsülin pompalarını ve içindeki insülin korumak…

Omnipod Dash insülin pompasını kullandığımı söylemiştim.

Mesela; yaz döneminde Omnipod’un POD’unun içindeki insülin aşırı sıcağa maruz kalmadıkça bozulmuyor. 23-37 derece santigrat sıcaklık aralığında her şey sorunsuz. Güneşe direkt maruz bırakmadıkça vücudumuz da POD’un sıcaklığını dengede tutuyor. Çünkü vücudun dayanabildiği sıcaklığa POD da dayanabiliyor.

Omnipod’un kumandası PDM de 5-40 derece santigrat sıcaklık aralığında sorunsuz çalışıyor. Telefonlarımız da aşırı sıcak ya da soğuğa maruz kalınca sıcaklık uyarısı verirken PDM de verebiliyor. Olağandışı sıcak ya da soğukta bir uyarı verirse PDM, yani kumanda, oda sıcaklığına gelmesi beklenir.

Medtronic’in insülin pompalarında ise -4 ile +50 derece santigrat sıcaklık aralığında sistem güvenle çalışıyor.

Genelde 35 derece santigrata kadar sıcaklıklarda insülin bozulmuyor. Bu bilgiyi de bir kenarda tekrar tutalım.

İnsülin pompası kullanırken de yüksek sıcaklık uyarı alırsanız yine oda sıcaklığına, klimalı bir ortama geçebilirsiniz ya da insülin pompası vücudunuzdan ayrılıyorsa cihazı 5 dk kadar buzdolabından tutabilirsiniz (Buzlukta değil.).

Kısaca; insülin pompasında da insülinler, belli pozitif ve negatif sıcaklıklara kadar, güvenle kalabilmekte.

Ancak yine her zamanki gibi cihazları direkt güneşe ve sıcağa maruz bırakmamak da lazım.