Anasayfa Arşivler 2021 Ağustos

Aylık ArşivAğustos 2021

1 584 görüntüleme

“Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları’nın” İlk Gününden Geriye Kalanlar…

20-21-22 Ağustos’ta 20-21-22 Ağustos’taki “Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları’na” Davetlisiniz… başlığında, sizlerle paylaştığım, “Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları” etkinliğini gerçekleştirdik.

Üç gün boyunca 16 tip-1 diyabetli akranım ve çocukları tip-1 diyabetli olan iki tip-4 diyabetli anne konuşmacıydı.

Ülkemizin birçok yerinden; Adıyaman, Alanya, Ankara, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Kütahya ve Trabzon’dan anlatıcılar vardı. Aynı zamanda ülkemiz dışından; Prag, Hollanda ve Almanya’da yaşayan konuşmacılar deneyimlerini kesintisiz ve objektif bir şekilde aktardı.

Her anlattıklarında kendimizi bulduğumuz gibi yeri geldiğinde de bilgilerimizi tazeleyip bilmediklerimizi de öğrendik.

İlk günkü konuşmacılarımız tip-1 diyabet yönetimlerini nasıl yaptıklarını, nelere dikkat ettiklerini ve bunları anlatırken de unutamadıkları deneyimlerini aktardılar.

Bu konuşmaları dinlerken bana göre bazı önemli cümleler beynime kazındı. Eminim herkes kendi cümlelerini seçmiş ve aklına kazımıştır.

İlk günün bende bıraktıklarını ve sonraki günleri de bu yazımda olduğu gibi anlatacağım.

Programın açılışını Sevgili Betül ile yaptık. “Tip-1 diyabet tanısı ilk konulduğunda bir kabulleniş süreci olur. Bu durum bende hiç olmadı. Belki de hemşire olmam sebebiyle tip-1 diyabete çok hızlı alıştım ve inkar süreci hiç yaşamadım.” dedi.

Ankara’dan YKS öğrencisi Nazlı ise; “Kendimi hiç abartmayacağım. Ben normal, ergen bir tip-1 diyabetliyim. Canı her şey isteyen, şunu yesem ki ne olur diyen, tadına bakmalıyım diyen tiplerdenim. Hayatıma diyabetle birlikte yön verebilmek benim için büyük bir başarı. Köşeye çekilip ben diyabetliyim bunu başaramam demek de var/vardı. Evet, ben bununla beraber hayatımı yürütebilirim demek de var. Ben biraz bununla beraber de hayatımı yürütebilirim, yönetebilirim diyorum.” diyerek tip-1 diyabet yönetiminde farklı bir bakışı ortaya koydu.

Süleyman ise Prag’ta yaşayan ve tip-1 diyabetle orada tanışan akranımız; “İnsanın kendini ve ne yediğini bilmesi gerekiyor. Beslenmede en dikkat ettiğim konu glisemik indeks. Her türlü besin grubundan yiyiyorum ama kontrol altında olacak şekilde. Kontrollü deneyler yapıyorum. Aynı menüleri yediğim günlerde bir gün spor yapıp bir gün yapmadığımda ne olduğunu takip ettim, ediyorum. Spor yapın. Her sporun etkisinin ise farklı olduğunu gördüm. İnsanın tam olarak kendisini tanıması lazım. Hangi hareket neye iyi alıyor ve nasıl etki ediyor gördükten sonra insan daha rahat oluyor.” dedi. Süleyman’ın analitik ve detaycı bakış açısı tip-1 diyabet için hızla kollarını sıvadığını hissettirdi.

Tip-1 diyabetli akranımız Asya’nın annesi Şahinde ise diyabetle arkadaş olduklarını önemle vurguladı. “Bazen diyabet bize yaramazlık yapsa da idare etmeye çalışıyoruz. Yasaklı ürünlerimiz hiçbir şekilde yok. Diyabeti bir arkadaş olarak gördüğümüz için, hani onu bir düşman değil de, evet o bizim bir arkadaşımız diyerek, onunla nasıl güzel beraber yürürüze düştüğümüz için ona da ara sıra bir şeyler veriyoruz, şımartıyoruz.” dedi.

Asya ise annesinin kendisi için kolaylıklar sağladığını söylerken çocuk masumluğunu ve utangaçlığını hissettirdi.

Şahinde bizlere çok araştırın, çok okuyun ve tecrübelerden yararlanın derken Asya için tuttuğu günlüğü gösterince hepimiz çok şaşırdık. Asya’ya, ömrü boyunca kullanabileceği, diyabetle ilgili bir günlük tutmuş. Zora düştüğünde kullanabileceği bir kaynak bu. Zamanı geldiğinde veya desteğe ihtiyaç duyduğunda nelere başvuracağını, ne yapacağını bu defterde görebilecek.

Ve unutamayacağım bir cümleyi daha kurdu Şahinde; “34 yaşındayım ama kızım 4 yıldır diyabetli olduğu için 4 yaşında gibi yaşıyorum.” Bu cümle bende enteresan bir duygu bıraktı.

Şüheda ile tıpkı Betül gibi uzun zamandır tanışıyorum. Bizim odak grup çalışma grubundaki arkadaşlarımdan.

Şüheda’yı tanıyordum ama “bu kadar” (Bu tanımın açıklamasını dinleyenlerin ve kendimin hayal gücüne bırakıyorum.) olduğunu bilmiyordum 🙂

“Bilgi güçtür.” dedi. “Tabi bilinçli olanlar için.” diyerek de devam etti.

“Her kabulleniş bir yenilgi gibi geliyor bana. Ben kabul etmek zorunda değilim. Tamam diyabetliyim fakat onunla mutlu, mesut hayat yaşayabileceğimi, onunla aynı evde yaşayabileceğimi, arkadaş olabileceğimi düşünmüyorum. Çünkü bana yaşattıkları. Vicdanı olan bunu yapmaz. Normal telaşları olan insanlar gibi yaşayabilirdim.” diyerek tip-1 diyabete alışmış mı alışmamış mı tereddütünü bıraktı hepimizde 🙂 Ben bunu onun taktiği olarak görmeyi tercih ettim 🙂

“Tarih bölümünü birincilikle bitirdim. Ben diyabetle yapabildiysem diğerleri neden yapamıyor.” sorgulamasını da yaptığını söyledi.

Şüheda ile bir canlı yayın daha yapmak gerekiyor. Enerjisi, anlatımı, tavrı… Bu konuşmanın tadı birçok kişinin damağında kalmış ki birçok kişi yazdı.

Son anlatıcımız Ümmihan idi. “Diyabetli olmayan birinin diyabetliyi anlamasının mümkün olduğunu düşünmüyorum.” diyerek hekimlikte, sağlık profesyonelliğinde empatinin ne denli önemli olduğunu vurguladı.

Ve tip-1 diyabet yönetimini otomatik ve manuel vites araba metaforunu kullanarak açıkladı; “Otomatik vites bir araba kullanırken, yani pankreas insülin salınımını normal şekilde yaparken , manuel bir araca geçmeyi, yani o vites, debriyaj ayarını yapmayı senin öğrenmen gerekiyor. O ayarı yapmak gerçekten kolay değil.”

“Diyabetle arkadaş gibi olmak değil ama kontrolün senin elinde olduğunu hissetmen önemli.” diyerek tip-1 diyabeti, arkadaş metaforuyla kullanıp kullanmamamızı bana düşündürdü.

İlk günü bu şekilde tamamlarken ikinci ve üçüncü gün canlı yayınlarına hazırlık ise devam etti.

20.08.2021’de gerçekleşen ilk günkü canlı yayını aşağıdan veya Diyabetimben Instagram hesabında, IGTV’den izleyebilirsiniz….

3 1.197 görüntüleme

4. Doz Covid-19 Aşısı Tanımlandı!

Sabah hem birkaç diyabetimden takipçisinden hem de okuduğum haberler sebebiyle MHRS’ye girdim. 4. doz Covid-19 aşısı tanımlanmış.

3. doz olarak Biontech’i tercih etmiş 25 Temmuz Pazar günü ise olmuştum. MHRS’ye girdiğimde en yakın aşı olabileceğim tarih bugün yani 16 Ağustos görünüyor. 20 Ağustos’ta ise 4. dozumu olacağım.

Ara bir not: Randevu alındıktan birkaç saat sonra alınan randevuların bazıları iptal edilmiş. Bazı kişilerse 4. doz aşı sırası gelse bile randevu alamamış. Benim randevum halen aktif. Bakalım ne olacak.

Biontech ile ilgili yapılan bilimsel açıklamalarda (Yazının sonuna, bu konuyla ilgili, İngilizce kısa bir paragraf ekliyorum.); 2. dozun, 1. doz yapıldıktan 21 gün sonra yapılması öneriliyor. Ancak bu sürede yaptırmayı engelleyecek bir durum varsa 42. güne kadar da 2. dozun yaptırılabileceği belirtilmekte.

Normal şartlarda 2 doz Sinovac aşısı olanlara biz doz da Biontech aşısı olma kararı çıkmış ve aşı olmak isteyen, aşı hakkı çıkan kişiler 3. dozu Biontech yapmıştı. Bunun amacı da toplumsal bağışıklığın sağlanmasıydı.

Ancak bazı ülkeler, kişilerin yurt dışı seyahatlerinde, çift doz Biontech aşısı olma koşulu getirmekte. Bu sebeple de isteyen ve 4. doz aşı hakkı çıkan kişilere Biontech olma şansı veriliyor.

Bence bu 4. dozun yapılma sebebi sadece yurt dışı seyahatleri değil. Özellikle Sinovac’ın koruyuculuğu ve hata ne kadar süre koruduğu konusu tartışmalıydı. Halen de böyle galiba. Biontech’te ise mutlaka 2 doz olunması söyleniyor ki koruyuculuğu tam olsun.

Ama elbette bilmediğimiz durumlar da olabilir. Biliyorsunuz ülkemizdeki aşılama politikası ve sürecin yönetilme şekli bir yılan hikayesi olarak devam ediyor. 2 Sinovac ve sonrasında 2 Biontech olunması konusunda bilim dünyasının ürettiği güçlü bir kanıt bulunmamakta. Bizim burada asıl sorgulamamız gereken Biontech olabilecekken yaşanılan karmaşada 2 Sinovac da olmuş olmamız. Belki boşa olunuldu. Kim bilir?

Ama yine de hem okuduklarım hem de yaptığım çıkarımlarla; 4. dozu Biontech olarak olacağım. Aşı şansı gelmişken geri tepmemek lazım 🙂

Is there a maximum interval between doses of Pfizer-BioNTech COVID-19 Vaccine?

You should administer the second dose as close as possible to the recommended interval of 21 days after dose 1. However, if it is not possible to follow the recommended interval, you may schedule the second dose of the Pfizer-BioNTech COVID-19 Vaccine for administration up to 6 weeks (42 days) after the first dose. There are currently limited data on effectiveness of mRNA COVID-19 vaccines administered beyond this window. If the second dose is administered after these intervals, there is no need to restart the series. (Kaynak: https://www.cdc.gov/vaccines/covid-19/info-by-product/pfizer/pfizer-bioNTech-faqs.html)

1 733 görüntüleme

20-21-22 Ağustos’taki “Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları’na” Davetlisiniz…

Geçtiğimiz haftalarda Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları başlıklı yazımda sizlerle paylaştığım Diyabetimben İle Deneyim Paylaşımları 20-21-22 Ağustos tarihlerinde sizlerle olacak.

Türkiye’nin hata dünyanın birçok yerinden katılım istekleri geldi. Öncelikle yoğun talep sebebiyle herkese teşekkür ederim. Her gün 6 konuşmacı olacağını planladığım için katılım talebinde olan birçok kişiye maalesef olumlu dönüş yapamadım.

Etkinlikle ilgili önemli detaylar

Tarihler: 20-21-22 Ağustos (Cuma-Cumartesi-Pazar)

Her günkü canlı yayın saati: 20:30-22:30 (2 saatlik programlar olacak ama uzayabilir-kısalabilir.)

Yer: Diyabetimben Instagram hesabı

Not: Konuşmacıların isimlerine göre, isim sırasını dikkate alarak, 15 dakikada 1 her konuşmacı ile biraraya geleceğim. Ve o günkü konular temelinde tüm konuşmacılar anlatmak istediklerini anlatacak.

Her günkü konuşma konularımızı ve konuşmacılarımızı sizlerle aşağıda paylaşıyorum;

20 Ağustos Cuma günü konumuz

Tip-1 diyabet yönetimini nasıl yapıyorsun?

  • Günlük rutinlerin nasıl?
  • Beslenmende nelere dikkat ediyorsun?
  • Zorlu durumlarda (Şeker yükseliği, hastalık halleri vb durumlar.) neler yapıyorsun?
  • Hedef kan şekeri aralığında gitmek için olmazsa olmazların neler?

20 Ağustos Konuşmacıları (Harf sırasına göre)

  • Betül Ağır Akarsu: 24 yaşında. Hemşire ve 4 yıldır tip-1 diyabetli. Ankara’da yaşıyor.
  • Nazlı Can Bedük: Öğrenci. 8 yıllık tip-1 diyabetli. Ankara’da yaşıyor.
  • Süleyman Şahin: 30 yaşında. Bilgisayar Mühendisi. Yaklaşık iki senedir  tip-1 diyabetli. Prag’da yaşıyor.
  • Şahinde Avunduk: Anne. Kızı Asya Nur 9 yaşında ve 3 yıldır tip-1 diyabetli. Ankara’da yaşıyor.
  • Şüheda Çelik: 22 yaşında. Tarih öğretmeni. 5 yıllık tip-1 diyabetli. Diyarbakır’da yaşıyor.
  • Ümmihan Türkkan: 6 yıldır tip-1 diyabetli. Zincir mağazalar satış yöneticisi. İstanbul’da yaşıyor.

21 Ağustos Cumartesi günü konumuz

Tip-1 diyabetle okul ve iş hayatı

  • Okurken (Lise, üniversite vb.) ve/veya iş hayatındayken yaşadığın zorluklar nelerdi? Nasıl çözdün?
  • Okul ve/veya iş hayatındaki başarıların nelerdir? Unutamadığın bir başarı hikayeni dinleyeceğiz.
  • İşe girmekte zorluk yaşadın mı?
  • İşe alım mülakatlarında tip-1 diyabetini belirtmekte kendini nasıl yönettin?

21 Ağustos Konuşmacıları (Harf sırasına göre)

  • Ada Oktay: 11. sınıf öğrencisi ve 6 yıldır tip-1 diyabetli. Alanya’da yaşıyor.
  • Burcu Haydaş: 36 yaşında. 33 yıldır tip-1 diyabetli. Özel bir şirkette Pazarlama Müdürü olarak çalışıyor. Ankara’da yaşıyor.
  • Elif Önder: 29 yaşında. 17 yıldır tip-1 diyabetli. Fizyoterapist. Avrasya Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nde Araştırma Görevlisi. Trabzon’da yaşıyor.
  • Emine Pekel: 31 yaşında. 18 aydır tip-1,5 diyabetli. Finans Danışmanı. İtalya’da yaşıyor.
  • İrem Alan: 12 yıllık tip-1 diyabetli. Stajyer doktor. İstanbul’da yaşıyor.
  • Rüveyda Kurt: Çocuk Gelişimi 4. sınıf öğrencisi. 14 yaşındaki kardeşi 11 aydır tip-1 diyabetli. Sivas’ta yaşıyor.

22 Ağustos Pazar günü konumuz

Kullandığın diyabet teknolojilerinin tip-1 diyabetli hayatına sağladığı pozitif/negatif yönleri neler?

  • Hangi diyabet teknolojisini kullanıyorsun?
  • Kullandığın diyabet teknojilerinin tip-1 diyabet yönetimine sağladığı pozitif/negatif yönleri neler?
  • Büyük resmi görmek ne kadar mutlu ediyor?
  • Diyabet teknolojileriyle yaşadığın ve unutamadığın bir deneyimini anlatır mısın?

22 Ağustos Konuşmacıları (Harf sırasına göre)

  • Berkan Bağıt: 18 yaşında. Öğrenci ve 6 yıldır tip-1 diyabetli. Adıyaman’da yaşıyor.
  • Cenker Kaya: Öğrenci. 1 yıldır tip-1 diyabetli. İstanbul’da yaşıyor.
  • Duygu Aydın Kaşıkçı: 37 yaşında. 18 yıldır tip-1 diyabetli. 13 yıllık da öğretmen. İzmir’de yaşıyor.
  • Ender Önkol: 46 yaşında. 17 yılldır tip-1 diyabetli. Matematik öğretmeni. İstanbul’da yaşıyor.
  • İlknur Köse: Muhasebeci. 22 yıldır diyabetli. 34 yaşında. Almanya’da yaşıyor.
  • Özlem Elvan: 1 yıldır tip-1 diyabetli, 12 yaşındaki, Ela’nın annesi. Üniversitede anatomi alanında doktor öğretim üyesi. Mersin’de yaşıyor.

Şimdiden tüm konuşmacılara teşekkürlerimi iletirken canlı yayına katılacak herkese verimli bir etkinlik diliyorum.