Anasayfa Arşivler 2020

Yıllık Arşiv2020

1 2.495 görüntüleme

Tip-1 Diyabetli Olup Covid-19’a Yakalanan Takipçimiz Neler Yaşamış?

Esra’nın notu: diyabetimben.com’u yakında takip eden ve özelden de iletişimde olduğumuz kadın takipçilerimden biri yaklaşık 1,5 ay önce Covid-19’a yakalanmış. Kendisi yetişkin tip-1 diyabetli.

Tip-1 diyabetli olup Covid-19’u nasıl geçirmiş, şekerine nasıl etki etmiş gibi tüm detayları paylaştı.

Birazdan okuyacağınız yazıda bazı ilaç isimleri geçiyor. Lütfen şunu unutmayın; tedavi ve kullanılan ilaçlar, takviyeler kişiye özel. “Aaaa bu işe yarıyormuş, ben de kullanayım.” sakın demeyin… Hiçbiri tavsiye niteliğinde değildir.

Siz veya çocuğunuz Covid-19’a yakalanmışsa ve sizler de tecrübenizi başkalarına rehber olsun diye paylaşmak isterseniz esra@diyabetimben.com ‘a mail atabilir veya bana Instagram DM ‘den ulaşabilirsiniz.

Sosyal ve önemli mesajdan sonra buyrun kendisinin Covid-19 tecrübesini okumaya…

Yaklaşık 1,5 ay önce Covid-19’a yakalandım ve çok şükür ki atlattım.

Her tip-1 diyabetlinin merak ettiği ve endişelendiği bir konu olduğu için sizinle de deneyimimi paylaşmak istedim.

Ben de hastalık ateş, sırt-bel-bacak ağrısı olarak baş gösterdi. İştahsızlıktan dolayı çok az yememe rağmen şeker değerlerim ilk hafta çok yüksek seyretti (250-350 arası).

Tat ve koku duygum 2-3 hafta tamamen gitti. Bazal ve bolus oranlarımı artırdım. Hastalık geçmesine rağmen en ufak bir işte ya da biraz yürüyüşte bile çok çabuk yoruldum. Bu iyileştikten sonra 1 ay devam etti. Tedavi sırasında kan sulandırıcı iğne oldum 1 hafta boyunca. Şimdi de her gün Coraspin alıyorum. Ayrıca verilen Favipiravir ilacının da faydasını gördüm.

Her gün 45 mg çinko, 1000 mg C vitamini ve 9–10 damla D vitamini almaya devam ettim.

Öyle bir korku salındı ki; “kronik hastalığı olanlar çok ağır geçiriyor ya da ölümle sonuçlanıyor.” diye…

Şimdi çok şükür iyiyim. Sizinle de paylaşmak istedim. Çünkü öyle bir korku salındı ki; “kronik hastalığı olanlar çok ağır geçiriyor ya da ölümle sonuçlanıyor.” Sizin de etrafınızda tip-1 diyabetli olup Covid-19 olan yoksa diye ilk elden tecrübelerimi paylaşmak istedim sizinle.

İdeal bir tip-1 diyabetli olmadığım halde evde tedaviyle atlattım bu hastalığı. Sanırım bu sene Mart’tan beri düzenli aldığım takviyeler de yardımcı oldu bu duruma.

Kız kardeşim doktor. 9 aydır Covid-19 hastalarıyla ilgileniyor. O nedenle onun bana özel verdiği tavsiyeler şu yönde: Her gün 1 adet Coraspin (Pıhtı atmasını önlemek adına. Çünkü kronik hastalığı olup Covid-19 geçirenlerde iyileşseler dahi sonrasında pıhtı atması sonucu ölümlere sık rastlanıyormuş.), D ve C çinko takviyelerini her gün düzenli kullanım, düzenli uyku (Benim uyku problemim olduğu için doktorumun da tavsiyesiyle melatonine başladım.). Çünkü uyku düzensizliği ciddi risk oluşturuyormuş bağışıklık düşüklüğünü tetiklediği için.

1 1.966 görüntüleme

“Her Bulut Fırtına Doğurmaz” / Tip-1 Diyabetli Annenin Doğum Hikayesi

Tip-1 diyabetle çocukken tanışan ve şimdi oğlu olan Melis’in doğum hikayesini sizlerle paylaşıyorum.

Bana Instagram DM’den yazmıştı. Tip-1 diyabet ve gebelikle ilgili internette çok içerik olmadığından kendi deneyimlerini https://www.instagram.com/melispinarkirac/ Instagram hesabından paylaşacağını ve hamilelik düşünen tip-1 diyabetli akranlarına rehberlik etme isteğini dile getirdi. Ben de bugün sizleri kendisiyle tanıştırıyorum.

Diyabetimben.com‘da her ne kadar DM ve hamilelik bölümü olsa da içerikler 2017 ve öncesine ait. Tip-1 diyabetli ve hamilelik süreci geçirmiş akranlarımız deneyimlerini paylaştıkça, anlattıkça diğer akranlarına eminim rehber niteliğinde olacak. Bu sebeple tip-1 diyabetle hamilelik sürecini anlatmak isteyenler bana esra@diyabetimben.com mail adresinde yazabilir.

Herkesin doğum hikayesi kendine özel ve mutlaka güzeldir ve tabiki benimki de öyle.

Genelde çok özel zamanları kendime saklamayı severim ben. Zaten duygularını yazarak paylaşabilen, kalemi güçlü biri olamadım da hiçbir zaman ama bu sefer belki benzer durumu yaşayan veya yaşayabilecek birilerine ufacık da olsa yardımı dokunur diye yazarak paylaşmak istedim…

Beni tanıyan herkes bilir; yaklaşık 14 yıldır tip-1 diyabetim ben. Yani halk arasında da bilindiği üzere şeker hastasıyım.

Tip-1 diyabeti hiçbir zaman hastalık gibi görmedim gerçi. Yine beni yakından tanıyanlar iyi bilir olamayanlara, sahip olamadıklarima üzülmek yerine hep varolanlara şükretmeyi bilir, teslim olmayı tercih ederim ben. Mutlu olmanın bir tercih meselesi olduğunu düşünüp, beni ben yapan her şeyle ki; buna çalışmayan pankreasım da dahil, mutlu olmayı beni mutlu eden olasılıkları seçmeyi tercih ederim. Hayatımı böyle yaşamaya çalışırım.

Tabi bu durumların tamamı birazcık değişti. Kolay olmadı çocuk sahibi olmaya karar vermek bizim için.

Çocuk sayılır yaşta tip-1 diyabet olduğumu öğrendim.

Ve ailem sayesinde bu durumu kabullenmem kolay oldu ve bilinçli bir tip-1 diyabet olarak yetiştirildim. Bunun sayesinde tabi zaman zaman sınırları esnetebildim de. Ama çocuk sahibi olmak söz konusu olduğunda durum farklıydı. Çünkü her şeyin kontrol altında olması ve gereken değerlerin sağlıklı anne adaylarıyla neredeyse aynı sınırlarda olması ve bunun 9 ay boyunca sabit tutulması gerekiyordu. Özetle elimi taşın altına koymam ve irademle her zamankinden daha ciddi bir mücadeleye girmem gerekiyordu.

Kararımızı verdik ve dünya tatlısı endokrin uzmanım Doç. Dr. Müyesser Saykı ile görüştük ve ciddi bir plan program yaptık. Ara öğünler, ana öğünler, egzersizler, kan değerleri, riskler derken bir sürü şey vardı dikkat edilmesi, kontrollü yapılması gereken ve regüle edilmesi gereken.

Yol uzundu ve sabır gerekti. Dr um onay vermemişti hala. Neredeyse 7 ay geçmişti ama değerlerim istenilen düzeyde değildi. Çok yüksekte değildi tabi ama mükemmeli hedefliyorduk ki biz mucizenin haberini aldık. Dr uma nasıl söyleyeceğimin, yüzleşeceğimin hesabını yaparken bir yandan da riskleri tekrar duymaktan deli gibi korkuyordum.

Kalbim pır pır gözyaşlarım pıt pıt Dr umla görüşmeye gittim ve işte o efsane konuşmayı yaptı benimle. “Sen elinden geleni yapacaksın, tevekkül edeceksin, her şey güzel olacak ,ben yanındayım.” dedi ve umut doldu kalbim❤️

Tabi hemen jinekolog arayışı ve yaptığım araştırmalar sonucu bulduğum, Sakarya’da iyi oldukları bilinen ard arda 3 Dr a muayene.

“Neyine güvendin bu değerlerle”, “Yalnız senin çocuğun sakat olabilir, biliyorsun değil mi”, “Emin misin çok riskli!” diyen. Karşımda oflayıp puflayan, Dr olmuş ama insanlıktan nasibini almamış 3 Dr..  Her muayeneden sonra hastane koridorlarında ağlama krizleri, pişmanlıklar, umutsuzluk, korku… Daha aldığımız müjdeli haberin tadını bile çıkaramamıştık.

Bir de üstüne değerlerim daha da arttı. Halbuki düşmesi gerekiyordu. Bir türlü regüle edemedik. Yediğim, içtiğim, yürüdüğüm hep sayılıydı ama her şeyden önemlisi moraldi. Bense bunu unutmuştum. Kendimi suçluyordum. Bencilliğime kızıyordum.

Sonra öğrendik ki riskli gebelikler bölümü varmış araştırma hastanesinde ve benim gibi kronik rahatsızlıkları olan gebeleri bu bölüm takip ediyormuş ve iyi ki öyle yapıyorlarmış, Gittik, riskleri de konuştuk. Her şeyin yolunda gitme veya anomali oluşma ihtimalinin ben dikkat ettiğim sürece sağlıklı annelerinkiyle aynı oranda olduğunu da öğrendik.

Dr ve ekibinden çok memnundum. Artık daha umutlu ve mutluyduk. Yapılan ikili üçlü tarama sonuçları da iyiydi. Arada off canım baklava istiyorlar da oluyordu ama neticede kara bulutlar dağılıyordu. Gerisi teferruattı. Artık işi de bırakmıştım, evdeydim, huzurluydum.

Ki bu sefer de korona patlak verdi. Hoppala…

Değerler sağlıklı annelerde olduğu gibiydi nihayet ama bu seferde evde hapistim. Gerçi yalnız değildim oğlum vardı artık ❤️

Zaman zaman, her şeye rağmen şeker düşmeleri yükselmeleri, virüs bulaşma endişeleri, yaklaşan doğum stresi ve doğumda yalnız olacak olma endişesi, dağıtılan Dr ekibine ulaşamamak derken hop yine yeni kara bulutlar, gel gitli durumlar😒

Derken 32. haftada tesadüfler silsilesi sayesinde (Rabbime şükürler.)

Dr umuz Sedat Umur’a ulaştık ve bizi kabul etti. İçtenlikle “Stres yok. Bebek çok iyi. Her şey yolunda, her şey iyi olacak.” dedi.

Tamamdı artık. Dünya tatlısı önce iyi bir insan sonra süper bir dr olan Sedat Bey’e emanettik. Kara bulutlar gitmiş yerine yağmur Bulut’um gelmek üzereydi ❤️

Artık geri sayım başlamıştı. Umutla, mutlulukla sayıyorduk.

3-2-1 ve o gün 14 temmuz günü sabah 9.30’da bebeğimiz geldi.

Tanıştığımız an şu ahir ömrümde unutamayacağım, hep özleyeceğim o an, bildiğim her şey evrildi her şey değişti… İrademle yaptığım savaş, endişeler, üzüntüler, gözyaşları hepsi ama hepsi geçti. Çünkü Bulut geldi. İyi ki geldi.

Bildiğim hiçbir kelimeyle anlatamam da siz anlayın, çok seviyorum çok…

Diyeceğim o ki vazgeçmeyin. Siz mücadele edin. Sizin mücadelenizin hatrı sandığınızdan daha büyük.

Tabi bir de yol arkadaşınızı iyi seçin. Zira kendimim diye söylemiyorum ama ben dünyanın en iyisini seçmişim ❤️

Gökten 3 elma düştü. Biri biz’e, biri sabırla bu yazıyı okumuş sizlere, e diğeri de kalbi güzel olup iyilik dileyen herkese. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine❤️

Not: İnternette tip-1 diyabetli gebeler ile ilgili oldukça az bilgi var. Umarım vesilelerle tecrübelerim birilerine yardımcı olur

2 3.481 görüntüleme

Accu-Chek Instant: Roche’un mySugr Mobil Uygulamasıyla Uyumlu Şeker Ölçüm Cihazı

Tip-1 diyabetle tanıştığım 2002 yılından bu yana, tip-1 diyabetimi yönetmeye çalıştığım 18 yılda, parmaktan şeker ölçüm cihazı olarak hep Roche’un cihazları ve dolayısıyla striplerini kullandım.

İlk cihazım Accu-Chek Active idi. Sonrasında Accu-Chek Performa Nano, ardından Accu-Chek Connect ve şimdi Accu-Chek Instant kullanmaya başladım. Tüm modelleri deneyimleyen biri olarak her yeni modelle beraber gelen özellikler tip-1 diyabet yönetimime pozitif katkı sağlıyor 🙂

Birkaç zamandır Accu-Chek Instant stribi bulmakta zorluk çekiyordum. Zorluk çekmeye başlayınca mecburen Accu-Chek Performa Nano’ya geri döndüm. Bir süre önce de Accu-Chek Instant striplerini bulmaktaki sorun ortadan kalkınca geçen hafta hızla Instant stribi aldım ve bugüne kadar edindiğim tecrübelerimi sizlerle paylaşmaya karar verdim 🙂

 

Zaten Accu-Chek Instant’ı ilk kullanmaya başladığımda da deneyimlerimi ve yorumlarımı merak edenler oluyordu. Şimdi bunları paylaşma zamanı 🙂

Accu-chek Instant ile ilgili teknik detaylar

Cihaz olarak gerçekten ergonomik, minik. Tek tuşla yönetiliyor.

Stribi de diğer Roche cihazlarında kullanılanlara göre daha küçük.

Cihazın üzerinde renkli noktalar var. Şekeriniz hedef aralıkta mı, hedef aralığın altında mı veya üstünde mi renklerle de görebiliyorsunuz.

Şeker sonucunuzun yanında beliren yan ok;

  • Maviyi gösteriyorsa kan şekeriniz hedef aralığın üstünde,
  • Yeşili gösteriyorsa kan şekeriniz hedef aralıkta,
  • Kırmızıyı gösteriyorsa kan şekeriniz hedef aralığın altında.

Böylece okuma yazma bilmeyenler için renklerle de şeker takibi yapmak bir nebze iyi oluyor.

0,6 µl (mikrolitre) kan ile çalışıyor. Ve 5 saniyeden daha kısa sürede de şeker sonucunu gösteriyor.

Bu arada şeker ölçümümü yaparken stribin ucuna kanı değdirdiğim anda strip kanı inanılmaz bir hızla çekiyor ve ölçümü yapıyor. Stribin neresine dokundurursanız dokundurun elektrik süpürgesi gibi kanı emiyor 🙂 🙂 🙂

Bazen şeker ölçümü yaparken stripler kanı iyi çekemiyebiliyor veya kan tam yetmiyor vs. Böylece bizler de tekrar ölçüm yapmak için yeniden strip kullanıyoruz. Gereksiz bir maliyet artışına sebep oluyor. Instant’ın bu özelliği bu sorunu da bence daha da azaltıyor. Bugüne kadar boşa giden stribim olmaması sevindirici 🙂

Instant’ı kullanırken Fastclix parmak delme aparatını da kullanıyorum

Parmak delme aparatında da Roche’un iyi olduğunu biliyoruz. Parmak delerken en az acıyı ben Roche’un ürünleriyle sağlıyorum.

Fastclix’in içinde 5 adet parmak delme iğnesi var. Aparatın üzerinden minik bir kol var. Her ölçüm sonrasında lancet değiştirme zorluğu/zorunluluğu bu kolla azalıyor. Her ölçüm sonrası kolu çevirince yeni lancet devreye giriyor.

Accu-chek Instant’ı nasıl temin edebilirsiniz?

Cihaz hem internet hem eczane hem de medikallerde ücreti karşılığında satılıyor ama takibinde olduğunuz diyabet eğitim hemşireleri üzerinden ücretsiz alabilirsiniz.

Accu-chek Instant, mySugr uygulaması ile entegre çalışıyor…

Accu-chek Instant, mySugr uygulaması ile kendini birkaç adım daha öteye götürüyor.

Roche, geçtiğimiz diyabet veri depolama aplikasyonu olan MySugr’ı satın almıştı.

Accu-chek Instant bluetooth ile mySugr’a bağlanıyor ve tüm şeker ölçümleri mySugr’a gidiyor. Uygulamanın avatarı şeker sonucuna göre eğlenceli ve sinir bozucu sesler de çıkarıyor 🙂 🙂 🙂

Aynı zamanda günlük tadında. Doktor kontrollerimize giderken tuttuğumuz defterler yerine de geçebilecek bir uygulama. Öğün fotoğraflarını çekip, yapılan insülinden, öğünün kaç karbonhidrat olduğuna kadar yazabiliyorsunuz. Gün içinde yapılan aktiviteden alınan farklı ilaçlara kadar her şeyi not etme fırsatı da sağlıyor.

mySugr ile ilgili bu kadar bilgi bence yeter. Çünkü bu uygulamayı derinlemesine anlatacağım…

Daha fazla bilgi için Roche’un hem web sitesi hem de sosyal medya kanal linklerini aşağıya bırakıyorum

Web sitesi: https://www.diyabetevi.com

Instagram hesapları: https://www.instagram.com/diyabetevi_official/

Facebook hesapları: https://www.facebook.com/Diyabetevi

Youtube hesapları: https://www.youtube.com/channel/UC8CMnIQZRiYXEyC13ZA1NZQ?sub_confirmation=1

1 2.950 görüntüleme

Dexcom Clarity: Diyabet Yönetimimizi Kolaylaştıran Uygulama

Her zaman söylerim; giyilebilir diyabet teknolojisi kullanıyorsanız cihazın her detayını bilmek gerekirken cihazla beraber kullanılacak uygulamalardan da faydalanmak lazım.

Daha önce Dexcom G6 ile kullanılan iki uygulamadan/yazılımdan bahsetmiştim.

  1. Dexcom Follow: Daha fazla bilgi için Dexcom G6 İle Kan Şekeri Ölçümlerini Dünyanın Her Yerinden Takip Edebiliyoruz  linkindeki yazıya tıklayın…
  2. Dexcom Clarity: Daha fazla bilgi için Dexcom G6 İle Kullanılan Mobil Uygulamalar / Mobile Applications for Dexcom G6

Bu yazıda ise sizlerle Dexcom Clarity hakında bilgiler paylaşacağım.

Ama unutmadan; Dexcom G6’yı ülkemize Medsalus firması getiriyor.

https://dexcomtr.com linkine tıklayarak, firmanın web sitesi üzerinden, tüm detaylara sahip olabilir ve firma ile iletişime geçebilirsiniz.

Dexcom Clarity

Diyabet yönetim sistemi.

Dexcom G6’yı kullanıyorsanız Clarity uygulamasını telefonunuza indirerek transmitterinizle eşleştirip, sensörden gelen tüm verileri Clarity uygulamasına da akıtabilirsiniz.

Ben en iyi günlerimden birinin detaylarını paylaşıyorum 🙂

Bu arada en iyi günleri yaşama sayım arttıkça da mutlu oluyorum. Beni motive ediyor 🙂

Dexcom G6’yı kullanmaya başladım önce hedef aralıkta kalma hedefimi %90 olarak tanımlamıştım. %90 ve üzerinde hedef aralıkta kalma sayım her ay mutlaka 25 defa oluyor 🙂 🙂 🙂

Dexcom Clarity’nin sağladığı avantajlar gerçekten muazzam.

Alttaki ekranlarda da görebileceğiniz gibi;

  • Time in range yani şekerimiz yüzde kaç hedef aralıkta veya değil görebiliyoruz.
  • Sensör şeker ölçümlerine göre HbA1c de gösteriliyor 🙂 Bu zaten harika bir özellik. Gerçek verilere göre en doğru A1c değerini görme şansımız oluyor.
  • Sensörün ölçümlerine göre average glucose yani şekerimizin genel ortalaması da gösteriliyor.
  • Patterns yani düzenler bölümünde günün hangi saatlerinde sürekli bir sıkıntı var onu da göstererek bizim çözüm üretmemizi de sağlıyor. Örneğin her gün belli saatlerde şeker sürekli yükseliyor veya düşüyorsa bu bölümde bu uyarıyı vererek bizlerin dikkatini çekiyor.
  • 2, 7, 14, 30 ve 90 gün gibi seçenekleri seçtiğimizde de yukarıda saydığım tüm detayları bu süreler bazında da görebiliyorsunuz.
  • Standard deviation yani standart sapma ise yine şekerimizin ne kadar istikrarlı gittiğinin göstergesi. Standart sapma değeri ne kadar azsa şeker o kadar az dalgalı gitmiştir.

Aynı zamanda aşağıdaki ekranda da görebileceğiniz gibi istediğiniz süreleri seçerek almak istediğiniz raporları alabiliyorsunuz.

Aldığınız raporlarda şeker gidişatını daha detaylı görme şansımız da oluyor.

Gün gün şeker nasıl gitmiş, nerede yükselmiş, nerede düşmüş gibi görebiliyoruz. Ve alınacak aksiyonlar da daha rahat alınabiliyor.

 

Diyabet yönetimi bu tarz sistemler sayesinde daha da dijitalleşiyor. Yapay zeka ve makine öğrenimi metodolojilerinin tip-1 diyabetli hayatlarımıza sağlayacaklarını düşündükçe heyecanlanıyorum 🙂

1 2.678 görüntüleme

İnsülin Yapılan Bölgelerdeki Yumru/Şişlikler Tedavi Edilebilir Mi?

Bu aralar bu konuyla ilgili aldığım mesajlar arttı. Aslında bir çözümü olmasa da yine de tekrar araştırdım.

Bu yumrular/şişlikler neden oluyor?

İnsülin hormonu insülin enjeksiyonu yaptığımız veya insülin pompa setini taktığımız bölgenin dokusundaki yağ hücrelerinin büyümesine neden olur. Sürekli aynı bölge kullanımı olunca da bu bölge/bölgelerde yumru/şişlik oluşuyor.

En temel önlem veya çözüm nedir?

İnsülin enjeksiyonunu veya insülin pompa setini sürekli aynı yer veya bölgeye yapmamak/takmamak.

Yani; bölge içi veya bölgeler arası rotasyon, rotasyon, rotasyon…

Önlem almazsak, rotasyon yapmazsak başka ne olur?

İnsülin her zamanki gibi iyi bir şekilde emilemez ve bu da daha yüksek şeker seviyelerine yol açar.

Her zamanki gibi insülin yaparsınız ama şekeriniz de bir türlü yoluna girmez.

Normalde yeterli gelen insülin dozu yeterli gelmemeye başlar.

Peki bu yumrular/şişlikler tedavi edilebilir mi?

Bu şu an için pek mümkün değil. Sadece birazcık toparlanmasını sağlayabiliyoruz.

  • Yumru/şişlik olan bölgeler uzunca bir süre, normalleşmeye başlayana kadar kullanılmamalı.
  • İnsülin kalem iğnelerinin birkaç kez kullanımının dahi lipohipertrofiye davet çıkardığı araştırmalarda belirlenmiş. Bu sebeple insülin kalem iğneleri tek sefer kullanılıp atılmalı.
  • İnsülin pompa setleri 3-4 günden fazla kullanılmamalı.
  • Bölge için ve bölgeler arası rotasyon/değişim yapılmalı.
    • Örneğin bacak kullanılıyorsa; bacağın hangi kısmına enjeksiyon yapıldıysa bir sonraki enjeksiyonda o yerin 1-2 parmak uzağına enjeksiyon yapılmalı. Bu pompa set değişimi için de geçerli.
    • Veya diğer bir örnek; bir enjeksiyonda/pompa set değişiminde koldan yapılmışken, diğerinde göbeğe geçilebilir.
  • Bu sorunu olan diyabetlilere sağlık profesyonelleri üzerine soğuk alkol dökülmüş bir parça temiz bezle yumru/şişlik olan bölgenin üzerine hafif bir baskı ile masaj yapmalarını öneriyor. Bunu günde 1 kez dahi yapmanın yumru/şişlikliklerin inmesine olumlu etkisi olduğu söyleniyor.
  • Bazı durumlarda yani yumru/şişliğin fazla olduğu durumlarda liposuction ile kozmetik cerrahi işleminin de yapıldığı söylenmekte.