Anasayfa Arşivler 2015

Yıllık Arşiv2015

1 4.047 görüntüleme

İstanbul’da hava güneşli. Dışarısı soğuk mu bilmiyorum ama bugün evde oturmayı, uzun uzun yatmayı ve dinlenmeyi tercih ediyoruz Eşref ile. Fırsat bulmuşken de sizlere dün gece yaptığım tarifi yazmak istedim.

Geçtiğimiz hafta içerisinde çalıştığım şirketteki çalışma arkadaşım harika bir tarifi hayata geçirdi. Ve her zaman olduğu gibi birbirimize tadım yaptırdık 🙂 Aklımda bu tarz bir tarif vardı ama tadını müthiş bir şekilde tutturan birinden sonra yapmak daha güzel oldu 🙂

Ben poğaça diyorum ama siz bu tarifi nasıl çağırmak isterseniz çağırın 🙂

Muffin Kalıbında Unsuz Poğaça

  • Silikon muffin kalıbı. Kağıt muffin kalıbı kullanmaya başlamışken silikon olanlarını almayı düşünmüyordum. Ama silikon kalıpların kullanımı daha iyiymiş.
  • Bir adet yumurta. Yumurta protein kaynağıdır. Ve diğer proteinlerde olduğu gibi yumurta da karbonhidrat içermez.
  • İki adet sert Antep Peyniri. Tercihe göre istediğiniz herhangi bir peynir türü de olabilir. Ben tuzlu peynir sevdiğim için bunu tercih ettim. Peynir protein kaynağıdır. Ve diğer proteinlerde olduğu gibi yumurta da karbonhidrat içermez.
  • İki yemek kaşığı ev yoğurdu 5 gram karbonhidrat içerir.
  • Bir yemek kaşığı keten tohumu karbonhidrat içermez.
  • Bir yemek kaşığı Chia tohumu karbonhidrat içermez.
  • Susam karbonhidrat içermez.
  • Bir silme yemek kaşığı eritilmiş tereyağı karbonhidrat içermez.
  • Yarım bardak süt 5 gram karbonhidrat içerir.
  • Bir tutam maydanoz karbonhidrat içermez.
  • Bir tutam dere otu karbonhidrat içermez.
  • Bir paket kabartma tozu. Normal şartlarda karbonat kullanıyordum ama maalesef kabartma etkisini göremediğim için kabartma tozuna döndüm.

FullSizeRender(18)Yarım bardak sütün içerisine bir yemek kaşığı Chia tohumunu koyup ara ara karıştırdım. 10-15 dakika içerisinde Chia tohumları şişmeye başladı. Başka bir kabın içerisine bir yumurtayı kırdım. İçerisine keten tohumunu ekledim ve çatal ile çırpmaya başladım. Üzerine iki yemek kaşığı yoğurdu da ekleyerek çırpmaya devam ettim. Sonrasında peyniri bu karışımın içerisinde rendeledim. İnce ince kıydığım dere otu ve maydanozu, bir silme yemek kaşığı eritilmiş tereyağını ve kabartma tozunu da ekleyerek karıştırmaya devam ettim. Kıvamı koyu olursa biraz daha süt ekleyerek kıvamını daha akışkan hale getirebilirsiniz.

Çok az zeytinyağı ile yağladığım muffin kalıplarına bu karışımları doldurdum. Üzerlerine de azıcık susam serptim. Bu poğaçalar sıcak sıcak yenilmesi gerektiği için de geceden buzdolabına koydum. Sabah yani bu sabah kalktığımda da fırını 180 derecede 5-10 dakika ısıttıktan sonra poğaçaları 25 dakika kadar fırınladım. Üzeri kızardığında zaten olmuş demektir. Kahvaltı masasını hazırlayana kadar da fırında bıraktım ki içi daha iyi pişsin.

Toplamda 7 adet çıktı. Yine toplamda 10 gram karbonhidrat var. Ancak bir adedinde 0,7 gram karbonhidrat olduğu için yerken karbonhidrat olarak bakmıyoruz. İçerisindeki yağlar da oldukça faydalı yağlar. Yoğun yağlı öğünlerden 3-4 saat sonra kan şekerimizde dalgalanma yaşanabilir. Eğer bu tarz bir beslenmeden sonra kan şekeriniz dalgalanıyorsa insülin pompası kullanıcılarının yayma bolus yapmasını önerilir. Elbette doktor ve diyetisyeninize danışmadan ilerlememenizi öneririm.

Bu arada tadı harika. İlk yediğimde de muhteşemdi 🙂

Ben ve Eşref yaklaşık iki-üç aydır düşük karbonhidratla besleniyoruz. Ben tip-1 diyabetli olduğum için kan şekerimin gidişatı oldukça önemli. Ve kan şekerim oldukça iyi gidiyor. Eşref ise kilo vermeye başladı. Bundan size Grip, Tip-1 Diyabet, Pilates, Düşük Karbonhidrat İle Yaşam ve Daha Az İnsülin başlıklı yazımda bahsetmiştim.

Tip-1 diyabetli bireyler ve yakınlarının beslenme alışkanlıkları tamamıyla değiştirmelerini öneririm. Paketli ya da kaynağı belli olmayan besinlerden uzak durdukça tip-1 diyabet yönetimimiz daha iyi olurken, tip-1 diyabetli olmayan bireyler ise daha sağlıklı bir hayat sürebilirler. Ama unutmayın; biz tip-1 diyabetliler için insülin olmazsa olmaz.

Hepimize harika bir Pazar günü olsun 🙂

FullSizeRender(19)  FullSizeRender(20)  FullSizeRender(21)  FullSizeRender(22)  IMG_5658  FullSizeRender(23)

 

10 3.993 görüntüleme

İnsülin pompası hayatımda 5 yıldır var. Eşref ile evlendikten sonra beraber karar vermiştik.

Tip-1 diyabetli hayatımı oldukça kolaylaştırdığı ve konforlu hale getirdiği doğru. Ancak bazı zamanlarda insülin pompasını kullanmaktan, tip-1 diyabetli olduğumu oldukça net hissetirmesinden sıkılıyorum 🙁

İşte bu anlardan biri. Dün akşam set değişimi yapmak için gerekli hazırlığa başladım. İnsülin kalemini dolaptan çıkardım. Kutu içerisinden insülin pompası set ve rezevuarından birer tane aldım. Quick serteri yani seti zımbaladığımız aparatı da aldım ve koltuğa oturdum.

Belime ya da popoma takacaktım. Eşref’ten bölgelerin durumunu kontrol etmesini istedim. Sol bel kısmının iyi olduğu söyledi. Popomun sağ tarafındaki seti de çıkardım. Çıkarmamla birlikte kanın fışkırması. Eşref’in havlu peçete getirmesi. Tampon yaparak kanı durdurma çabası. Kanın durmaması. 5-10 dakikada durdurduk. Sonra yeni seti takma işlemine devam. Kendimi bilgisayarın başında size anlatma modunda bulmam 🙁

FullSizeRender (9)Bu durum ikinci kez başıma geliyor. İnsülin Pompası Set Değişimindeki Yoğun Kanama yazımı hatırlayanlar olacaktır. O zaman daha fazla kanama olmuştu ve gerçekten zor durdurmuştuk.

Bu anlar tip-1 diyabetli olduğumu bana çok net hatırlatıyor. Ve ben de bazen tip-1 diyabetli olduğuma isyan ediyorum 🙁

1 2.918 görüntüleme

ODTÜ ve ODTÜ TEKNOKENT tarafından Elginkan Vakfı’nın desteği ve DEPARK ve Koç Üniversitesi Kuluçka Merkezi’nin bölgesel iş ortaklıklarıyla düzenlenen Yeni Fikirler Yeni İşler’de (YFYİ) kazananlar belli oldu…

YFYİ Idea kapsamında büyük ödül Elginkan Vakfı tarafından “Şekerini Bil” projesi ile Biyoçip ekibinin oldu.

11. yılını geride bırakan ve bu yıl da yoğun katılımın olduğu Yeni Fikirler Yeni İşler (YFYİ) ödülleri gerçekleştirilen tören ile sahiplerini buldu. ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve yatırımcıların, yöneticilerin, akademisyenlerin, girişimcilerin ve şirket sahiplerinin yer aldığı törende, finale kalan girişimciler ilk kez iş fikirlerini kamuoyu karşısında sundu ve jüri değerlendirmesinin yanı sıra bu yıl ilk kez internet üzerinden halk oylaması gerçekleştirildi.

Tüm dünya insanına sürekli glikoz (şeker) ölçümü sağlamayı hedefleyen projesi ile; parmaktan her gün defalarca yapılan şeker testleri, özellikle de küçük yaştaki diyabetlilerin canlarını acıttığı ve de derilerini tahriş ettiği için çok büyük bir sorun olduğunu bu nedenle ucuz, acısız, rahat takılıp çıkarılabilir, yapışkan bir kağıt görünümünde olan ve vücuttan sürekli ölçüm alarak, acil durumda kullanıcının telefonuna alarm vererek, diyabetli veya sağlığına dikkat etmek isteyen herkesin ihtiyaç duyduğu bir ürün olan, kendi tasarımları GlucoKnow ile 100 bin TL’lik ödülün ve ABD Kampı’nın kazananı oldular.

Özellikle Tip 1’lerde gözlenen düşük ve yüksek şeker krizleri ile diyabetliler için çok büyük bir tehlike olan ve ülkemizde her hafta onlarca insan sırf bu yüzden hayatını kaybetmesi nedeni ile büyük önem taşımaktadır.

2005 yılında 195 girişimciyle çıktığı yola, bu yıl 11. yılında 1.243 girişimci başvurusuyla devam eden YFYİ, 1353 iş finale kalmak için mücadele etti. Birbirinden değerli girişimcileri ve iş fikirlerini destekleyen YFYİ bu yıl ilk kez iki ana kategoride projeleri değerlendirirken, YFYİ Idea’da 43 ekip, YFYİ Pro’da 19 ekip kuluçka dönemine kalarak yoğun eğitim ve mentorluk döneminden yararlandı. Son derece verimli ve yoğun geçen kuluçka döneminin ardından, 5 Aralık’ta gerçekleştirilen finalde YFYİ Idea’da 10 ekip, YFYİ Pro’da 12 ekip Bilişim, Dayanıklı Malzeme ve Tüketici Elektroniği, Enerji ve Sağlık Kategorilerinde finale kaldı.

Kaynak: http://www.bizimsaglik.com/seker-olcumunde-igneye-son/1193/

6 3.865 görüntüleme

Birkaç haftadır grip olacağımın işaretleri vardı ama pek umursamadım. Ama nihayetinde ses kısıklığı, öksürük ve göğüs ağrısı ile kendini tam belli etti. Pazar’ı Pazartesi gününe bağlayan gece kesintisiz 3 saat öksürdüm. Artık ciğerlerim ağrımaya başladı. Salı günü pilates çıkışı hastaneye gittim. Enteresan bir doktora denk geldim 🙂 Neyseki verdiği ilaçlar işe yaradı 🙂 Öksürüğüm baya azaldı ve kendime geldim. Bu arada dün tüm gün de yattım.  Kan şekerim şaşırtıcı bir şekilde de iyi gitti. Genelde biz tip-1 diyabetlilerde enfeksiyonel bir durum olduğunda kan şekerimiz yükselir. Biz de bu durumlarda yaptığımız insülinleri biraz arttırırız ki kan şekerimiz yoluna girsin.

FullSizeRender (6)Pilates dersim ise iyi bir şekilde devam ediyor. Ortalama 20 ders yaptık şimdiye kadar. Vücudum şekillenmeye, insülin ihtiyacım azalmaya ve kan şekerim daha da dengeli olmaya başladı. Sadece geçtiğimiz Pazartesi günkü pilates ve yürüyüş sonrasında 46 mg/dL oldu kan şekerim. Normal şartlarda bu kadar düşmezdi ama o gün öğleden sonra ara öğün almamış olmam bu durumun oluşmasına sebep olmuştu. Sebebini biliyor olmak güzel ama keşke önlem alsaydım. Genelde hafta içi her gün 18:30 gibi başlıyoruz pilatese. Ortalama bir saat aletli pilatesten sonra 20 dakika ve bant üzerinde yürüyorum. Spora başlamadan önce de kan şekerim genelde 140-150 mg/dL bandında oluyor. Çok ağır spor yapmadığım için de kan şekerim dramatik olarak düşmüyor.

 

 

 

FullSizeRender (5)Zaten ortalama iki aydır düşük karbonhidratla beslenen biri olarak daha sağlıklı bir hayata geçmeyi tercih etmiştim. Benimle birlikte Eşref de hem beslenme şeklini değiştirmiş hem de spora başlamıştı. Eşref şu anda 86 kilo 🙂 İnanılmaz kilo verdi. Ortalama 1 yıldır kilosu hep 90’a takılıyordu. Çünkü insülin direnci de vardı. Ancak şu an gerçekten hem 90 kilonun altına inmesi hem de daha sağlıklı olması büyük bir başarı.

Eşref’ten bir fotoğraf çekip göndermesini de istedim. Sağolsun düzgün bir fotoğraf çekip gönderdi. Eşref’i tanıyanlar bu büyük değişimi görsünler istedim 🙂

Gün içerisinde neler yediğimi ise yazmaya çalışayım. Sabah ofise geldiğimde sadece peynir, salatalık ve domates tüketiyorum. Ya da Chia tohumu ve süt ile yaptığım karışımı tüketiyorum. Peynir, domates ve salatalık tüketiyorsam ve kan şekerim yolundaysa insülin yapmıyorum. Ama Chia tohumu ile yaptığım karışımı tüketiyorsam karbonhidrat/insülin oranıma göre insülin mutlaka yapıyorum.

Öğlen ise 2-3 adet köfte, salata ve yoğurt tüketiyorum. Belki yarım dilim ekmek de yiyiyorum ama çok nadir. Aldığım karbonhidrata göre insülin yapıyorum. Öğleden sonra ise ya meyve ya da evde yaptığım düşük karbonhidrat ve rafine şekersiz tatlılardan yiyiyorum. Akşam üstü ise 2-3 adet salatalık. Yanında peynir varsa peynir de yiyiyorum. Salatalık yerine meyve de yiyebiliyorum.

Akşam ise salata, yoğurt ve kırmızı et. Canım isterse bir dilim ekmek. Yatmadan önceki ara öğünde ise yine yaptığım tatlılardan ya da meyve+yoğurt ikilisini tüketiyorum. Gün böylece bitiyor.

FullSizeRender (4)Her ana öğünde salata tüketimine özen gösteriyoruz diyorum. Çünkü lif‪ ‎karbonhidrat‬ emilimini yavaşlatır. Her öğünde lif‬ tüketimi kan şekerimizin denetimini sağlar.

Sosu yoğun olmayan salata tüketimine ‘evet’. Dün akşamki salatayı biraz daha zenginleştirdim. ‪Ceviz‬ ve ‪‎tulum peyniri‬ ekledim. Yağ eklenen salataların da karbonhidratını sebze yemeği gibi hesaplayabilirsiniz. 4 tepeleme yemek kaşığı 6 gr karbonhidrat.

Eskiye oranla daha kontrollü bir kan şekeri yönetimim var. Daha az hipoglisemi ve hiperglisemi. Bu aralar Amerikan Diyabet Vakfı ve Uluslararası Diyabet Federasyonu sosyal medya hesaplarında da düşük karbonhidratlı beslenme hakkında yapılan araştırmalar yayınlanıyor. Zaten bu sene daha sağlıklı beslenme mottosunu ADA, IDF ve JDRF benimsemiş durumda. Bizim bu dönüşümümüz de iyi bir zamanda oldu 🙂

Mutlaka soranlar olacaktır. Grip aşısı yaptırmıyor musunuz diye. Hayır. Yapmıyorum. Ama uzmanlar biz tip-1 diyabetliler için öneriyor.

Benden ve Eşref’ten haberler şimdilik bu şekilde. Tip-1 diyabet yönetiminizi değiştirmek ve geliştirmek elinizde. Bunu unutmayın 🙂

1 4.653 görüntüleme

Google sağlık alanındaki çalışmalarını akıllı bileklik veya saat üzerinde değil bu kez gerçek bir medikal ürün üzerinde sürdürüyor. Teknoloji devi, patentini aldığı cihazla, iğneye gerek kalmadan daha kolay ve acısız bir işlemle hastalardan kal almayı hedefliyor.

Gazla çalışan bir mikropartikülle deriyi delen cihaz, negatif basınç uygulayarak haznesine bir miktar kan örneği çekiyor. Bileğe takılan bir başka cihazla uyumlu çalışması planlanan kan alma cihazı böylece hasta veya doktorlara daha hızlı ve daha basit test sonuçları sunacak. Ancak bu yolla elde edilen kan miktarı “örnek” sayılabilecek bir miktarda olduğu için iğneyle kan almanın yerine geçeceğini söylemek zor.

Söz konusu cihaz daha ziyade hızlı kan örnekleri için çözüm sunacak. Örneğin kan şekeri seviyesini ölçmek isteyen şeker hastaları bu cihaz yoluyla bunu kendi başlarına gerçekleştirebilecek.

image

Kaynak: http://www.log.com.tr/google-ignesiz-kan-alma-teknolojisi-gelistiriyor/