Anasayfa Sizden Gelenler İlk Yardım Çıkmazı,Yaşanmışlık ve Diyabet!!!

İlk Yardım Çıkmazı,Yaşanmışlık ve Diyabet!!!

22 4.418 görüntüleme

hipoglisemiMerhaba Dostlarım,

Bu gün sizlere önemli bir konu hakkındaki kaygılarımı ve karamsarlığımı bir gerçek olay ışığında anlatacağım.

Malum hepimiz, ya diyabetiz  ya da diyabet yakınıyız. Son günlerde sürekli gündeme gelen    –ki gelmelidir ve doğrusu budur-   Hipoglisemi atakları ve çözümleri konusu.Tamam hepimiz bu konuda bilinçliyiz ve hatta yakınlarımız bile ne yapılması gerektiğini biliyor. Yani bu durumda bir sorun yokmuş gibi görünüyor. Acaba öyle mi?????? Bir sorun yok mu? Gerçekten…….

Var hem de sorunun en büyüğü bence ve yazının asıl içeriği;

Malumunuz ülkemizde uzun zamandır sağlık ve sağlıklı yaşamak üzerine ciddi atılımlar yapılmış ve bunun bir yan ürünü olan İLK YARDIM konusunda da halk bilinçlendirilmeye başlanmış(!) Efendim kurslar açılmış, devlet desteğiyle okullara kadar inmiş, hatta bazı kuruluşlarda mecburi tutulmuş falan . –Tabi ne kadar doğru öğretildiği ve önemsendiği de tartışılır

Peki ilk yardımda temel olarak kısaca ne anlatılıyor; sunni solunum, kalp masajı, yaralıya ilk müdahale gibi kapsamına ve konumuna göre değişen konular. Peki sorarım size bu ilk yardımlarda <<Bazıları hariç>>  bir diyabetlinin hipoglisemi ataklarında ne yapması gerektiği, bu rahatsızlığın tanımlanması, şekerin nasıl ölçüldüğü, hangi durumda ne yapılması gerektiği,  Glucagen enjektörü –Varsa– nasıl kullanılacağını vs. kim biliyor ve kim öğretiyor. Kimse bana kalkıp ta <<<Aaa olur mu? tabi ki bu eğitim veriliyor>> demesin sakın. Yok yok yok, kimse bilmiyor. Öyle bir toplumda yaşıyoruz ki insülin iğnesini uyuşturucu sananlar mı dersiniz, pompayı bomba düzeneği sananlar mı dersiniz, daha neler neler. Ama normal, kızmıyorum kimseye çünkü öğretilmemiş .

Bence diyabetin çığ  gibi artığı bu dönemde tüm okullarda görsel ve yazılı basında ve de tüm ilk yardım kurslarında bunun eğitimi verilmeli hatta zorunlu hale getirilmeli.Düşüncesindeyim,Batıda ve büyük şehirlerde oturanlar bi nebze biliyoruz bunları bir diyabetli olarak ama doğuda ve ücra kırsallarda bırakın eğitimi hastalığını bile bilmiyor insanlarımız.

Sadece yazık diyorum ve bu işten rant sağlayan ama işin bu yanını asla düşünmeyenlere haykırıyorum ve herkesi bilinçlenmeye ve bilinçlendirmeye davet ediyorum.

Peki biz diyabetliler ne yapmalıyız <<Mutlaka içinizde yapanlar vardır>>  Öncelikle dışarı yalnız çıktığımızda seyahatte; bileğimize ve ya yakınımızın bileğine (DİYABET) bilekliği takmalıyız. Ayrıca bu amaçla hazırlanmış bel ve ya el çantaları temin edip içine bir diyabetli için gerekli tüm her şeyi koyduktan sonra içerisine ve ya dışına bir yere en az iki dilde yazılmış hastalığın tarifi, kullanılan ilaçlar ve yapılması gerekli işerin yazdığı özel bir kart yerleştirmelisiniz. Belki başınıza bir şey geldiğinde bir anlayan çıkar ya da hastaneye kaldırıldığınızda doktorlara bilgi sağlamış olursunuz.

Şimdi diyeceksiniz ki biz zaten bunları biliyoruz neden anlattın. Haklısınız öncelikle bilgi tazelemenin hiçbir zararı olmadığı gibi bilmeyenler de öğrenmiş olsun ve de aşağıdaki yaşanmışlığa da  uzantısı olsun istedim.

Şimdi size 28 mayıs Salı sabahı başıma gelen gerçek bir olayı anlatacağım <<Yazıyı  bu olayın akabinde dile getirmek istedim>  Yürüyüş yaptığım parkta –sonradan öğrendiğim-yabancı uyruklu bir genç kız koşu yaparken benim az önümde  düşüp fenalaşıyor. Sabah sporu yapan ve ileri bir kültüre sahip olan onlarca erkekli & bayanlı insan kızın başına üşüşüyor her kafadan bir ses ama icraat yok. Sadece ambulans çağırın  su getirin diyen ama kendisi hiç kıpırdamayan çok bilmişlerden fırsat bularak kızın üzerine eğildim o esnada kolundaki fosforlu bilekliği gördüm << TİP-1 DİYABETİM>> diye Türkçe ve İngilizce yazı vardı. Kız hızla kendinden geçmekte gözler kapanmaktaydı. Belindeki  çantayı gördüm ve hemen açtım; içinden PVC kaplı iki dilde yazılmış acil yapılması gerekenlerin yazılı olduğu 10×15 ebatlarında bir kart vardı. Glükoz tozları, şeker,bisküvi vardı ama baygındı bir işe yaramazdı; tam o esnada  Glucagen enjektörü nü gördüm hiç düşünmeden hemen hazırlayıp eşofmanının üzerinden bacağına sapladım ve çözeltinin tamamını enjekte ettim. Gözünü açtığında ambulans hala gelmemişti <<çağırıldığına da emin değilim>> ama durumu iyiydi. Çantasından bisküvi aldı yedi,  sonra yakınlarını aradı, geldiler ve sağ salim uzaklaştı. Yakınlarından aldığım bilgiye göre Amerikan vatandaşı olduğu ve  bir tanıdığına ziyarete gelmiş olduğunu öğrendim. Neyse, ya ben olmasaydım ya ambulans gerçekten gelemeseydi– ki gelmedi–  ya da dağın başında olsaydı ne olurdu?????? Neyse çok mutluyum bu yeter bana. O gözlerdeki yaşam ışıltısı ve bozuk bir Türkçeyle teşekkür ederim nidası. Daha ne isterim ki şu nankör yaşamdan bir kaç iyi sözden başka……..

Ama sadece şunu söylemeliyim gerek bilekliği ve gerekse çanta ve içindekiler olağanüstüydü işte bilinç ve işte yaşama tutunma ve de kendine saygı bu olması gerek.

Benden bu kadar gerisini artı siz düşünün.

Teşekkür ve saygılarımla (Görsel kaynak:usengecsef)

29 Mayıs 13

Ünsal Kantarcı (Bu yazı Ünsal Bey’in kendi deneyimidir.)

 

  • Ünsal bey;
    evet bu yazdıklarınızı herkes biliyor.. ama bu herkes malesef biz olan herkes.. yani tip 1 liler.. tip 2 lerin bile haberi yok inanın bunlardan..
    her fırsatını bulduğumda yazmaya belirtmeye çalışıyorum.. bir haber bülteninde ayrılacak olan 10 dakika bile yeter emin olun insanların bizi biraz anlaması ve tanıması için.. ama yok.. ne giyelim nasıl zayıflayalım kim kimi öldürdü bu kadınıda kocası öldürdü vs. vs……. daha neleeer neler.. evet bu haberlerin hepsi yapılmalı.. hani BİLİNÇLENME diyorlar ya.. işte o anlamın içini dolduramayan beyinlerin tip 1 için en ufak bir girişimde bulunmalarını nasıl bekleyebiliriz ki..
    önce Hatice hanım sonra siz Üsal bey yine muhalafet damarımı tutturdunuz… siiyasi anlamda muhalefetlikten bahsetmiyorum.. herşeyi açık açık yazmak gerekir oldu artık yanlış anlaşılmamak için.. ben bu sisteme muhalefetim bu koyun beyinlere… sürü psikolojisine..
    lütfen 1 hafta her gün haber bülteninin bir 5 dakikasını tip 1 i tanıtmak için ayırsın bazı duyarlı medya insanları!!!! lütfen..
    kaleminize sağlık Ünsal bey..
    saygılar….

    • Ayşe Hanım yine damardan takılmışçasına iç haykırışlarınızı güçlü kaleminizle dile getirmişsiniz. Şuna emin olun ki her fikrinize katılıyor ve teşekkürlerimi sunuyorum.
      Sevgilerimle.

  • Ünsal Bey,
    Düşünüyorum da o kızın yerinde olsam size nasıl teşekkür etsem bilemezdim.Kelimelerin kifayetsiz kaldığı nokta burası olsa gerek.2 bilinçli insansın yolların kesişmesi o kız bilinçli bi şekilde diyabet olduğu hipoglisemi geçirme ihtimalinin olduğunu ve çantasında neler bulundurması gerektiğini biliyor, sizde nasıl müdahale edeceğinizi.
    Milyonda bir ihtimal şans mı peki hayır, tesadüf hiç sanmam biraz bilinç ve biraz bilgi tüm gereksinim bu.
    Ama kader diye bişey var inanırım hayatta işte bu kader.
    Bi hayat kurtadığınız için teşekkürler.

    • Hatice hanım merhaba;
      Yaşamımda yaptığım ve yapacağım tüm iyliklerden asla bir şey beklemedim ve beklemem de.Kesinlilkle eminim ki sizde öylesiniz. Bana sadece bir tatlı söz bir tebessüm yeter daha ne olsun.Ben manevi huzura ancak böyle ulaşıyorum,ne yapayım yaşam tarzım bu.Bir de benim felsefeme göre yaşamda hiç bir şey tesadüfü değildir ve hepsinin bir sebebi vardır.Unutmayalım ki bizler aslında bir sınavda ter döküyoruz.
      Kendinize çok ama çok iyi bakın sevgilerimle

      • Ünsal bey merhaba,
        Ne kadar büyük bir yardım ve ne kadar büyük bir iyilik mi desem ne desem bilmiyorum,ama bir diyabetli yakını yada diyabetli kişi bilebilir o anların önemini.Allah razı olsun bir hayat kurtarmanıza yardımcı olmuş.
        Hiçbirimizin yaşamamasını dilediğim bir durum bu.
        Arda ‘nın sık sık şekerini ölçtüğümde çocuğu dele dele ne hale koydunuz gibi laflar duymak beni çok üzüyor olayın farkında değiller çünkü.sık sık kan şekeri ölçümü yapmak bu durumu kontrol altına almayı kolaylaştırıyor,bazı talihsiz anlar oluyor tabi.
        Herkesi bilinçlenmeye davet etmemiz gerekli birşeyler yapmalıyız!!!
        Selamlar

        • Dilek hanım merhaba;
          Malumunuz bu aylar karıncaların toprak üstüne çıktığı aydır,benim oturduğum semtte o kadar çok ki tarif edilemez ben bir doğa aşığı olarak karıncaları çok severim onun için yolda bazen zıplayarak giderim, onlara basmayayım diye. Yani bir karıncaya kıyamayan ben bu olay karşısında en doğal davranışı sergilediğimi sanıyorum. Amacım sadece huzur bulmak ve bu sayede de buluyorum. Sizi de o kadar iyi anlıyorum ki; bu tür olaylara tanık olduğum için.Ama şunu da asla unutmayın ki kabahat onlarda değil kabahat geçmişimizde ve biz insanlarda.Öğreneceğiz.öğreteceğiz elbet bir gün, biz görmesekte çocuklarımız ve torunlarımız görecektir.Mutluluklar sizlere.
          Saygı ve sevgilerimi sunarım.

  • Ünsal Bey,
    Kendimi hasta – hasta yakını yerine koydum. Onlar adına memnun oldum. Siz sadece bir kişiye yardım etmemişiniz aynı zamanda orada toplananlara da ne yapmaları gerektiğini öğretmişiniz. En azından bazılarına.
    Selamlar.

  • ünsal bey,
    Kızım sılaya 10 ay önce tip 1 teşhisi konulunca malumunuz bazı eğitimler aldık ailece ama yeterli değildi.
    Çalıştığım işyerinde her sene çeşitli eğitimler verilir yangın, ilkyardım ,işçi güvenliği ve sağlığı vs gibi biz çalışanlar bu eğitimlere zorunlu olmasak katılmıyor zorunluysakda eğitime katılıp derse katılmıyorduk bu bizim insanımızın yapısında var bu senenin başında 2 gönllüyü ilkyardım kursuna göndermek istediler iş güvenliği nedeniyle artık belli sayıda personele zorunlu bu ben gönüllü oldum 1 kişide zorunlu gönüllü oldu ilk kez bir eğitimn içine bu kadar girdiğimi hatırlıyorum hipogilisemi durumunda ne yapılacağı az çok anlatılıyor glıkokom inesi dışında eğitimciye onu neden anlatmıyorsunuz dediğimde bana ilk yardımın tanımını yaptı ilk yardım tıbbi araç gereç kullanmadan sağlık ekipleri olay yerine gelene kadar yaralı veya hastanın hayatta kalmasını sağlamaktır denildi oysaki hipo durumunda birine gılikokom hayat verirdi ama bunun için özel eğitim lazımmış. bundanmış hastanede bizlere eğitim verilmesi düşünsenize okullar glıkokomu dolaplarına kabul etmiyor acil durumda ebeveynler yada 112 aranıyor orada kaybedilecek zaman kaybının neler götüreceğinin kimse farkında değil bu konuda bişeyler yapmak lazım benim korkulu rüyam bi gün kızımın okulda hipoyla komaya girmesi inanın bu konuda tatbikat bile yaptık okul bahçesinden evimdeki eşimi arayıp haberli bi şekilde glikokomla okula gelmesi 7 dk bulmuştu bir gün 112 de çağıracağım bu şekile bakalım ne olacak ilçe milli eğitim ve okul yönetimi ile yaptığım kavgayı anlatsam olay olur okul kapısında görevli içeri giremessiniz diyor ders saati kardeşim kızım şeker hastası ölçümü iğnesi diyorum anlamıyor gerçi şimdi ben eşim oğlum okula sılanın yanına gitmek istediğimizde biz köşeden görüldüğümüzda kapı açılıveriyor 🙂 delilik bazen işe yarıyor.
    hoşçakalın
    dursun hançer

    • Dursun Bey Merhaba,

      Çoğu kez yapılan bir yorum, yazılan bir yazı özellikle biz tip-1 diyabetlilerin içinde bir yere dokunuyor ki. Ağlamamak için kendinizi zor tutuyorsunuz. Hem Ünsal Bey’in hem de sizin yazınız hipoglisemi anlarını aklıma getirdi. Can acıtıyor ama hayatımızın olmazsa olmazı bu da.

      Kadıköy Balıkçılar Çarşısı’nda hem ailem hem de etrafımdakiler tip-1 diyabetlinin hipoglisemi anlarını anlayamamıştı. Ailem bile kızımızı yıllardır görmüyoruz, uyuşturucu filan mı kullanmaya başladı diye endişe etmişti. Ki dışarıdaki 3., 4., 5. şahısların bakış açısı ve bilgisinin maalesef Yüksel seviyede olmasını beklememeliyiz.

      Bu aralar Twitter’da ve sadece Twitter’da farkındalık yaratmaya çalışıyorum tip-1 diyabete. Umarım işe yarar.

      Sevgiler

      • Esra hanım;
        sokaktaki vatandaş ne ki.. bir lisenin müdürü bile bunu anlayamayıp bana uyuşturucu kullanıyor ithamına inanıp disipline alabiliyorsa beni, siz düşünün bilinç ve eğitim düzeyimizi.. gerçi müdürün normal vatandaştan ne farkı var ki.. (“ne farkı olmalıdır ki”ye cevap bu sanırım !!!)
        sevgiler…

    • Dursun bey merhaba;
      Yorumunuzu ve yaşanmışlıklarınızı okudum; maalesef içim sızlayarak. Bir Türkiye gerçeğinin dışa vurumu; bunlar sadece görebildiklerimiz yada, yaşadıklarımız. Bu zihniyetin yıkılması elbette bir gün mümkün olacak; bizim olmadığımız bir yaşam diliminde ancak güncel sıkıntıların boyutları zaten bizim hastalığımızı körüklüyor hasta olmayanları da hasta yapıyor.
      Siz ambulans gelme süresinden bahsediyorsunuz haklı olarak, tamam azda olsa bu konuda yol alabildik,ama özel ambulansla diğer ambulans arasındaki farkı yaşamanızı yada görmenizi isterim; dağlar var. Hatta sorarım size teçhizatı tam mı?Oksijen tüpleri dolu mu? Diyabetler için teçhizat var mı?
      Sizce…….. ??????

  • Ünsal bey sizi tebrik ediyorum. Bu işi biliyor olsanızda soğukkkanlılıkla, durumu çözüp sonuçlandırmanız ayrıca önemlidir. Bu sene okullar başladığında okula gidip müdür yardımcısı ile görüştüğümde, anlayışla karşıladı. (biz okul değiştiridk bu arada) kızımı kuzeninin sınıfına yerleştirmelerini özellikle istedim. Sağolsunlar dediğimizi yaptılar. Yalnız bu konuda bende asla taviz yok. Okulu başlarına yıkarım modundaydım anlayacağınız. Sanırım bunu hissettiler. Sınıfı Tam müdür yardımcısının odasının karşısındaaki sınıf. Glucagen iğneyi m.yardımcısının odasındaki buz dolabına koyduk. Biz beceremeyiz dediler. Tesadüf okun bahçesine bitişik bir özel hastahane açıldı. O zaman iğneyle oraya gideceksiniz dedim. Bu arada Okullarda bir hemşire bulundurmaları gerektiği konusunda düşüncemi söyledim. Tabii böyle bir uygulama hayal ancak. Ama olmak zorunda. Nasıl 50 kişinin üzerinde özel firmalara devlet, doktoru şart koşuyor. Bugün okullar çok kalabalık devletin Her okulda hiç yoksa bir hemşire istihdam etmemesi bana mantıklı gelmiyor. haksızmıyım ?
    Ben şuna inanıyorum. Ben aklım ve gücüm yettiğince tedbir alacağım. Buna mecburum. Fakat kızımı aslında Allaha emanet ediyorum.

    • Belkıs hanım merhaba;
      Allah insanı yaratırken akılla yaratmış ve bunu kullan demiş,aklını kullanmadan bana emanet etme demiş.O halde sizde aklınızı kullanarak sonuna kadar yılmadan mücadelenizi verin.Sizi o kadar iyi anlıyorum ve saygı duyuyorum ki.Ama maalesef örümcek bağlamış kafataslarının içine ulaşmak çok zor.Bunun için doktor raporu ve durumun önemini belirten bir ön yazıyla milli eğitim il müdürlüğüne, olmadığı; taktirde sırasıyla tüm mülki amirlere, bakana, başbakana, basına …….. her yere unutmayın ki bir can söz konusu ve bu can sizin bir parçanız yavrunuz……..!!!!
      Saygı ve hürmetlerimi sunarım

    • Serpil hanım merhaba;
      Medikal marketlerden temini mümkün çok basit olanıda var elektronik çağrı cıhazlı olanıda var tercih tabiki.İnternete girerseniz bilgileri görebilirsiniz ben buradan yönlendirme yapmak istemiyorum.Teşekkürlerimle.

    • Serpil Hanım,

      Biz bileklik dağıtımı yapmıyoruz.

      Bazı yabancı internet sitelerinde dönem dönem kampanya oluyor. Oraları takip etmeniz lazım.

      sevgiler

  • Merhabalar …Yakın zamanda bu tehlikeli durumu atlatmıs bir anne olarak aglayarak okudum yazıları.Yolda okulda yada baska biryerde hıpo olup mudahele edilememesi bir insan hayatının ölümüne sebeb olabilir .Bu olaydan sonra okulumuzda öğretmenlerimizle bir konusma yaptık.Durumun ciddiyetini herkes anladı.Glıkagonu okula bıraktık.Derse giren öğretmenlerimiz daha ben demeden “iğneyi biz yaparız” dediler.Ama bileklik ve kart olayının ciddiyetini furkana anlatamıyorum.Su ana kadar her yerde ben yanındaydım ama artık büyüyor bu işin ciddiyetini ve sorumlulugunu bilmesi gerekli ama bişey söyleyince hemen sinirlenip kızıyor.Bazen ne yapacagımı nasıl davranacagımı sasırıyorum.

    • Yeliz Hanım merhaba;
      Şükürler olsun ki eli öpülesi öğretmenleri var.Ama şunu asla unutmayın her zaman okulda olmayacak. Lütfen tedbir……Keşke SİZ bir yaşam için.
      Saygı ve hürmetlerimle.

  • Buradan tüm yorum yapan, yada yapmayan teşekkürlerini ileten ve konunun önemini yazılarıyla pekiştiren tüm dostlarıma saygılarımı ve sevgilerimi iletiyorum.
    Buradan bir konuda daha bilgi vermek istiyorum.Ben kendime şu ana kadar glukagon iğnesini ne yaptım ne de evime aldım.Ama sırf merakımdan ötürü insülin kullanmaya başladığım sene bir özel diyabet merkezinden bu konular hakkında eğitim aldım.Zaman içerisinde de bu tür sağlık ve ilk yardım konularında da epeyce çalıştım.Ama asıl önemlisi soğuk kanlılık buda ben de mevcuttur asla panik olmayan ve hızlı düşünüp karar verme yetisine sahibim Allahtan.
    Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; hepimiz bu iş için ne yapabiliriz le yola çıkarak; kamuoyu oluşturma mücadelesini başlatalım.Dilerseniz basında tanıdığı olanlar varsa aramızda, bir röportaj veya yayınlanabilecek bir yazı vb bir olayı gerçekleştirebiliriz. Ama şunu asla unutmayalım hepimizin başına bir gün bir yerde bu olay gibi bir olay gelebilir o zaman Ünsallar olmaya bilir.Önce kendimize saygı sonra çevreye saygı; amaç bilinçlendirmek. Çevrecilerin,hayvan doslarının nasıl mücadele verdiklerini unutmadan hep birlikte güzelliklere doğru uçalım dostlarım. Unutmayalım ki bir ağaç katli için, bir kedi köpek telefi için (aşırı severim hayvanları ve doğayı ve de tepki koymayı)bu kadar tepki veriyorsa bu toplum insan için neden vermesin ki???!!!!

  • Cevap Bırak