Anasayfa Arşivler 2014 Aralık

Aylık ArşivAralık 2014

0 1.110 görüntüleme

Her ne kadar 2014 ülkemiz için iyi geçmediyse de her yeni yıl yeni umutlarla gelmeye devam ediyor.

Her yeni yılda tip-1 diyabetli hayatlarımızı daha konforlu hale getirebilecek teknolojik cihazlar çıkmaya devam ediyor.

Elbet bir gün insülin kullanmadan, kan şekeri ölçmeden, spor yaparken, çalışırken, yatarken, yüzerken, düğünde göbek atarken. Aklınıza daha neler gelirse. Umarım bir gün bunları yapmadan, düşünmeden hayatımızın bir kısmını yaşayacağız.

2015 hepimize yeni umutlarla gelsin 🙂

2 2.072 görüntüleme

Bu sene de yeni yılı Barcelona’da karşılayacağız.

Geçtğimiz sene Paris idik. Hatırlar mısınız bilmiyorum. Ancak bir vişne suyu bulmak bile bir eziyetti. Bulduğumuzda da galiba 5 Euro filan vermiştik 🙂 Paris’te İkinci Gün yazımda hipoglisemi anlarında yaşadığımız o sıkıntılı anları okuyabilirsiniz. Bu sefer tedarikliyiz 🙂 Eşref bu akşam marketten 5 adet vişne suyu aldı. Hipoglisemiler korksun benden 🙂

Unutmadan; çok yürüyeceğimiz ve hareketimiz yüksek seviyede olacağı için insülin miktarlarını azaltacağım. Zaten ye ve insülin yap modundan kurtuldum sayılır. Bugün tartıda 65,80 kiloyu görünce daha da dikkat etmeye karar verdim. Eminim ki bu tatil bu konuda da bana iyi gelecek.

Aynı zamanda yanımızda aperatif birkaç yiyecek de alıyoruz. Barcelona’ya ineceğimiz saat sabaha karşı olacak. Ve otele gidip yerleşme ve yorgunluğu düşündüğümde kahvaltı yapmak için sıkıntı yaşamak istemiyorum. Bu sebeple cevizli peynir, simit, krem peynir ve Wasa alıyorum yanıma. Dediğim gibi yemesi pratik şeyler alıyorum.

IMG_5997Teknik olarak da donanımlı olmak gerekiyor. İnsülin pompası set ve rezervuarları, pil, Euthyrox, Devit ve yeni hastalığım için kullandığım tüm ilaçlarımı yanıma alıyorum. Türkan Hanım ile sıkı pazarlık sonrası aldığımız insülin taşıma cüzdanına ise insülinlerimi koyacağım. Özellikle seyahatlerde tedarikli olmak lazım. Sakin sakin hazırlıklarınızı yapın ve eksiksiz tatile çıkın.

Tip-1 diyabetli olduğunuza dair rapor gibi dökümanlara gerek yok aslında. Ancak ne olur ne olmaz diyenlerdenseniz yanınızda bulunsun. İngilizce’ye çevirmenize de gerek yok. Bugüne kadarki yurtdışı seyahatlerimde insülin pompasını görseler bile rapor soran hiç olmadı. Zaten tip-1 diyabetli olduğunuzu sözlü söylediğinizde sorun kalmıyor. Anlayışlı oluyorlar.

Bu sefer biraz daha rahatım. Yemek konusunda sıkıntı yaşamayacağımızı düşündüğüm bir ülkeye gidiyoruz. Umarım sıkıntısız bir tatilimiz olur.

Tatilde olsak bile tip-1 diyabetimle ilgili yaşadığım olumlu/olumsuz tüm detayları yazmaya devam edeceğim.

Bu arada, o civarlarda olan takipçilerimiz varsa yorum yapabilirler 🙂 Seve seve görüşürüz.

7 2.336 görüntüleme

Merhaba Arkardaşlar,

Malum 19 yaşındayım. Sskerlik kağıdım geldi. 31aralık son dediler. Ben de erkenden bitireyim dedim işimi.

Öncelikle Mersin Askerlik Şubesi’ne gittim ve durumumu anlattım, raporumu gösterdim. Onlar da işlem yaptılar. Aile hekimine gidip beni hangi bölüme gideceğime dair rapor vermelerini istediler. Her neyse. İşlerimi hallettim. Beni Adana’ya sevkedeceklerini söylediler ama Adana Askeri Hastahanesı’nde endokrin bölümü olmadığı için Ankara Etimesgut Askeri Hastahanesı’ne sevkettiler.

Daha sonra Ankara’ya gittim. Etimesgut Askeri Hastahanesı’nde bana vermiş oldukları zarfı gösterdim. Kayıt felan yaptılar, dahiliye bölümüne gönderdiler. Dahiliye doktoru açlık ve tokluk için kan vermemi istedi. İşlerimi hallettim. Şekerimi bilerek biraz yüksek çıkarttım. Açlık 168, tokluk 200 gibi doktor istedi. Aslında sağolsun bana çok yardım etti. Sonra işlerimi hallettikten sonra sabah yine açlık kan şekerimi istediler.

Daha sonra kayıt, onay gibi ufak işlerle koşturdum. Kurul toplantısı 1:30 daydı ve benı kurula çağırdılar. Diyabet nedeniyle askerlik yapmayacaksın dediler ve raporumu verdiler.

Gerçekten 2 gün boyunca çok koşturdum ama değdi. Sonuç olarak askerlik yapmayacağım. Ve orada hemşerilerim ile karşılaştım. Sağolsunlar çok yardımcı oldular

iyi günler…

Tahir Akkaya

11 17.339 görüntüleme

Birkaç hafta önce Bursa’dan bir takipçimizle görüştüm. Yakın zamanda tip-1 diyabet (şeker hastalığı) teşhisi konulmuş kendisine. Ben ismini paylaşmıyorum. Yorum yapmak isterse kendisi yapsın.

İlk telefon görüşmemizde bana gönderdiği telefon mesajının aynısını anlattı. Sizlerle de aşağıda paylaşıyorum.

Merhaba Esra Hanım,

Öncelikle mail adresinizi bulamadım, telefon numaranızı buldum. Arayıp rahatsız etmek istemedim. Sitenize yazdım yazdım. Defalarca yorum olarak attığım yorumlarda gözükmedi olmadı. Her neyse konuya gelelim. 18 yaşındayım. Öğrenciyim. Bugün bana teşhis konulalı 2 ay oluyor. Tip1 diyabette yeniyim. Ailem haliyle alternatif tıp olarak bir suru şey araştırdı. Bulduk bir kitap ve doktor. XXX adında bir doktorun  gerçek tıp diye bir kitabından esinlendik. XX un programından duyduk o tavsiye etti derkn bunun bir talebesini falan bulduk. Talebesi de bir doktor. Keşke kitabın tip1 diyabet tedavisi açlık orucu vs. sayfalarını atabilsem. Bugün gittim ve adam bana böbreklerin zayıf ondan şekerin çıkmış, insüline yeni başladığından rekombinant dna insülin bağımlılığı olmamış dedi. Elime ayağıma ağzımın içine bakarak bunları söyledi falan. Bana açlık diyetleri, karaciğer temizlemesi verdi. 3 ay falan surucek ki 10 güne kadar sürecek bir açlıktan bahsediyorum. Sonra her hafta  yine açlık yesem bile sadece sebze falan öyle yani Bana sut dahil herşeyi yasakladı. Keşke kitabın o sayfalarını atabilsem size. Bana bu şekilde kurtulabileceğimi söyledi. Tabi kesin değil. İnsülini bırakıcam, aç kalıcam falan. Ağız kuruluğum olabilirmiş. Yine bir suru şey dedi. Uygulamam konusunda tereddute duştum. Doktorumla hiç alakam yok. Zaten binlerce hastası var. İlgi alaka pek olmuyor. Doktoruna söyleme sakın güler geçer dedi. Ben de direk size mesaj atayım dedim danışmak adına. Danışabileceğim insan olarak aklıma siz geldiniz. Bana verdiği uygulamam gereken diyet programını pazartesi alacağım. Ne yapmalıyım? Böyle bir ihtimal var mı? Denemek ne kkadar zararlı olur? Tecrübeniz var mı. şimdiden çok çok teşekkürler

Sevgiler..

Bugün bana Whatsapp’tan da birkaç ekran görüntüsü gönderdi. Onları da sizlerle aşağıda paylaşıyorum.

Yoğurt ve Limon‘dan bile çözüm beklenildiğini, Yoğurt ve Limon yazımızın da yaklaşık olarak 40 bin kez okunduğu ve 100’e yakın yorum yapıldığını görünce bana gelen dökümanlardaki bazı bilgileri sildim. Korkum odur ki bu dökümanları görerek uygulamaya çalışanlar aramızdan çıkabilir.

Unutmadan; ilk muayenede 300 TL, sonrasında da her ay 200 TL alınmaktaymış.

Ama gördüğünüz gibi tip-1 diyabet için ne bir insülin ne bir sağlıklı beslenme. Bunların hiçbiri dikkate alınmadan bu tarz kişilerle karşılabilirsiniz. Özellikle tip-1 diyabette yeniyseniz bunlara inanmanız oldukça normal. Ama bilin ki şimdilik dünyanın hiçbir yerinde tip-1 diyabetin kesin çözümü bulunmamakta.

Diyabete Çözüm Bulunmuş

Diyabete Çözüm Bulunmuş

Diyabete Çözüm Bulunmuş

Diyabete Çözüm Bulunmuş

 

Diyabete Çözüm Bulunmuş

Diyabete Çözüm Bulunmuş

15 2.188 görüntüleme

Diyabetimben.com’u kurduğumuz günden bu yana yazdıklarım ve gerçek hayatım oldukça tutarlıydı. Yani özellikle beslenme ve insülin dozlarıyla ilgili kendime oldukça dikkat ediyordum.

Farkettiniz mi bilmiyorum ama uzun zamandır çok fazla araştırma, kendimle ilgili ya da sizlerle ilgili pek bir yazı paylaşmıyorum. Bu durumun birkaç sebebi var. Hem iş yoğunluğum hem de tip-1 diyabetli hayatımda pek de başarılı olmayaşım.

Neler mi yapıyorum? Akşamdan kendime sandiviç hazırlıyorum. İki dilim çok tahıllı ekmek ve arasına ya cevizli ya da standart Ezine peyniri koyuyorum. Şirkete gelir gelmez de bu sandiviç güzel bir bitki çayıyla beraber tüketiliyor. en geç 09:30 gibi bu fasıl bitmiş oluyor.

Şirkette öğle yemeklerimiz 12:00-14:00 arasında yenilmekte. İstediğim zaman yemek yiyebilirim ama yemek yediğimiz alan bana çok karışık göründüğü için yemeğe inesim gelmiyor. İnersem iniyorum, inmezsem de beyaz peynirli tost yiyiyorum. Ya da dışarıda yemek yemeye gittiğimizde gelsin etler gitsin tatlılar modunda oluyorum 🙂 Özellikle saat 15:00 gibi bir açlık krizi doğal olarak başlıyor. Ve o anlar ne ben sizi ne de siz beni mümkünse görmeyin 🙂 Tatlı ne varsa yiyiyorum. Puding ve minik fındıklı baklava tercihim. Yoksa da kurabiye tarzı şeyleri yiyiyorum. Yetmiyor. Bir beyaz peynirli tost daha yiyiyorum 🙂 İnanın. Bunları ben yapıyorum. Akşam eve geldiğimde ise aç bir vaziyette yine yemek yeme faslı. Sonra bitmez bilmeyen meyve yemelerim.

Geçen gün bilincimiz gayet açıkken eve Nutella aldık. 180 gramlık minik kavanozdan. Eşref ile beraber 4 dilim ekmek kızarttık ve üzerine bolca Nutella. Ekmek sıcak olunca Nutella da kendinden geçiyor 🙂 Tadı daha bi güzel oluyor 🙂

Ama dün sabah yataktan kalkıp tartını üzerindeyken 64,9 kilo olduğumu görünce hayatımın hiç ama hiç iyi olmadığının farkına vardım. 61,2-62,4 gibi bir kilo aralığında dolaşan ben bu kiloya nasıl geldim diye kendime kızmaya başladım. Ye ve insülin yap modeli gayet işe yaramış ve kilo aldırmıştı. Bu hiç ama hiç iyi bir durum değil.

Dünden bu yanan kendime dikkat etmeye başladım. Kilodan değil, kilonun neden kaynakladığını bildiğim için sebepleri ortadan kaldırmam gerekiyor. Ortalama 7 aydır çalıştığım bu şirkete girdiğim günden bu yanan normale oranla günlük toplam insülin oranm % 50 arttı. Daha ne olsun. Şimdi farketmiyor da olabilirim ama her kan yükselişinde her organda oluşan minik hasarlara ne demeli.

Bu yazıyı yazarken günlerden Çarşamba ve saat 20:40. Bu yazıyı sizler Perşembe günü okuyacaksınız. Ve şu andaki günlük toplam insülin miktarım 32,60 ünite. Uzun zamandır görmediğim bir miktar. Ortalama 7 aydır bu oran 45 ünitelerde oluyor 🙂

Unutmadan. Tekrar yüzmeye başlıyorum. Bostancı’da bir otelin sağlık merkezine yazıldım. 6 Ocak’tan sonra fiziken başlıyor olacağım. Bu hafta işlerim yolunda giderse de belki bu hafta da başlayabilirim.

Yine bir akşam Eşref ile kendimizden geçerek yediğimiz anne yemekleri esnasında çektiğimiz bir fotoyu bu yazının fotosu yapıyorum 🙂 Herkese bu fotoğraf ile selam da göndermiş oluyoruz 🙂

Yazıyı bitiriyorum. Ben yaptım, siz yapmayın 🙂 🙂 🙂 Tip-1 diyabet yönetimi benim yaptığım gibi saçma sapan olmamalı. Her şeyden önce tip-1 diyabetinize dikkat edin.