Anasayfa Sizden Gelenler Tip-1 Diyabet; İnce Bir İpin Üstünde Dengede Kalmak Gibi Bir Şey

Tip-1 Diyabet; İnce Bir İpin Üstünde Dengede Kalmak Gibi Bir Şey

1 1.488 görüntüleme

Tip-1 Diyabet; İnce Bir İpin Üstünde Dengede Kalmak Gibi Bir Şey

Aslında bende ne onların yediklerinden fazla ne de onlarınkinden farklı yemiştim…

Ben bu yaşam tarzıyla 6 sene önce tanıştım. Yaşam tarzı diyorum çünkü bu benim için bir hastalık olmaktan çıkalı baya uzun zamanlar oldu. 15 yaşındaydım, vücuduma o yaşıma kadar duymadığım bir hastalıkla ve görmediğim aletlerle tanıştığımda. Başta biraz anlaması zor oldu ya da tuhaf diyebilirim. O yaşın vermiş olduğu çocukluk mu gençlik mi demeliyim bilmiyorum ama yine de farklı gelmişti.Ş eker komasından dolayı yoğun bakımda yatarken, neden buradayım, neden kollarımda bunlar takılı gibi soruları yöneltmekten alıkoyamıyor insan kendini.

Geceleri hemşireler geliyor,parmağıma bir şey batırıp çıkan kanı bir alete koyup gidiyorlar. Yani bu tuhaf gelen şeyin yada ilk defa görmüş olmanın verdiği şaşkınlıkla öyle olan bitene sadece seyirci kaldım. Sorduğumda da annem şeker ölçüyorlar dediğinde, şeker mi?

O da ne ki şimdi diye içten içe düşünmedim dersem yalan olur. Bu hastane sürecinin sonuna geldiğimde çıkışlar yapılırken bir konuşma geçti aramızda ki her hatırladığımda yüzümdeki o gülümseme hemen beliriyor.

Artık hastanenin ortamından çıkıyorum sevinciyle, anne giderken börek alalım mı? diye bir soru yönelttim.

Tam o sırada doktor girdi içeri ben tabi hala sıralıyorum. Anne şunu da alalım mı giderken, eve gidince de bundan yapalım mı?

Çok şanslı olduğum bir konuda doktorumdu. Dünya iyisi,işinde gerçekten inanılmaz başarılı, güler yüzlü, dünya tatlısı bir insandı. Odaya girince annem aramızda geçen konuşmadan bahsedince ne yalan söyleyeyim ne böreği vs. gibi itiraz edeceğini düşünmüştüm.

Bana dönüp konuşmaya başladığında sadece onca cümlenin içerisinde şunu çok iyi çekip aldığımı hatırlıyorum, tabi ki de yiyeceksin ama artık 3 yiyeceğine 1 yiyeceksin, azar azar tadacaksın demişti.

Yani kısacası doymak için değilde tatmak için yiyeceğim demiştim içimden.

Alışma süreci tabi ki de hepimizde olduğu gibi biraz zorluydu. Alışmış olduğum düzeni bir anda değiştirmek,yeni bir beslenme sistemine geçmek, aslında tamamen bunu bir yaşam tarzı haline getirme süreci biraz idrak etmede zorlasa da zamanla alışmak kaçınılmaz oluyor.

Başta o ölçüm aletini her gördüğümde yine mi parmaklarıma batırıcağım, yine mi koluma iğne olacak gibi belli sorularla ya da şikayetlerle zaman zaman karşı karşıya kaldığım oldu. Dediğim gibi süreç ilerledikçe alışmada beraberinde geliyor .O dönemlerde lise çağlarındayım ve uzun bir süre okula ara verince başladığım anda malum sorularda kendiliğinden gelmeye başladı.

  • Çok mu şeker yedin?
  • Nasıl oldu ki bu sende?
  • Hep tatlı mı yiyordun sen?
  • Şimdi hiç tatlı bir şeyler yemeyecek misin?

Bunlar gibi daha birçok soru yöneltmeler ve bunlara cevaplarla devam etti.

Bu sorular geldikçe de aslında bende kendimce cevaplar verip ve bunları düşünüp acaba ben çok mu şeker yedim gibi içsel sorgulamaları da yaptım o dönem.

Bu soruları doktoruma yönelttiğimde de açıklamalarla beni bilgilendirerek süreç içerisindeki merakımı gidermeye yardımcı oldu.

Hatta bir gün yine tahliller için gittiğimde bana kurduğu şu cümle aslında tam da diyabet ile ilgili o ince çizgiyi görmeme yardımcı oldu. “İnce bir ipin üzerinde olduğunu düşün ve o ipin üzerinde dengede kalmak senin elinde.”

Yani bu hastalığı gerektiği gibi tedavi sürecine uygun bir biçimde dengede tutmak benim elimdeydi.

Benim için en yararlı olanı ve bu hastalığı,yüksek çıkan glukoz değerlerini aza indirgemek ve bunu bir hastalık olarak görme psikolojisinden çıkıp bir beslenme düzeni olarak görmek benim için verdiğim en güzel karardı.

Şükür ediyorum,zaman zaman düşündüğümde ben 15 yaşındaydım tanıştığımda ve bunun farkındaydım.Bana söylenenleri harfi harfine yerine getirmeyi,neyin yenip ne kadar yenileceğini anlayabilecek yaştaydım.

Benden yaşça küçük, bunun ne olduğuyla alakalı ufacık fikri olmayan kardeşlerimde vardı. Ben yine kendime dur diyebilecek bilinçte ve yaştaydım.Bunu kimi küçük yaşlarda,kimide daha doğar doğmaz yaşayan binlerce, milyonlarca küçük çocuk vardı. Yaşıtlarının elinde gördüğünü istemek, çikolata şeker gibi yiyecekleri yemek istemeleri çok normaldi ve bunun onlara kararından fazla yemenin zararlı olduğunu anlatmak kolay değildi.

Dediğim gibi 6 senedir benimle beraber bu şeker.Zaman zaman yine yöneltilen o soruya da artık cevabım netti.Neden çıkacak şeker, çok tatlı olduğum için tabi ki  gibi muzip cevaplarla geçiştiriyorum.

Asıl önemli olan da tüm bunları beslenme tarzına çevirerek bu yaşam tarzını kolay kılınabilir alet vs. gibi şeylerle kolaylaştırmaya yardımcı olmak ihtiyacımız olan en önemli şey.

Eslem Özbek

Cevap Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.