Anasayfa Tip-1'im Omnipod Kablosuz İnsülin Pompasıyla 1. Yılım Bitti

Omnipod Kablosuz İnsülin Pompasıyla 1. Yılım Bitti

1 2.275 görüntüleme

Omnipod Kablosuz İnsülin Pompasıyla 1. Yılım Bitti

Omnipod kablosuz insülin pompası Ocak 2021’de ülkemize gelmişti. Bense Mart 2021’in ortasında ancak alabilmiştim.

Ama Omnipod’un geleceğini duymam ile birlikte doktorum Enver Göncüoğlu ile konuşmuş ve Omnipod’a birlikte geçme kararı almıştık.

Medtronic 640G’den Omnipod’a Nasıl Geçtim? başlığına tıklayarak bu geçiş hikayemizi okuyabilirsiniz.

Bugün Omnipod ile ilk yılım bitti. 31 Mart 2021’de, Enver Bey’in odasında, Medsalus firmasından Safiye Hanım ile birlikte geçmiştik. O gün benim için gerçekten önemliydi.

Omnipod ile özgürleştim…

Omnipod ile geçirdiğim bir yılıma dönüp baktığımda kendimi “özgür”, “mutlu”, “rahat” hissediyorum.

Kıyafet tercihlerimi insülin pompama göre yapmıyorum. İstediğim gibi giyiniyorum. Dar ve dekolte kıyafetler giymeyi tercih etmeyen biriyim. Ama Omnipod’dan sonra giymeye başladım. Gördüm ki insülin pompası tercihlerimi yönetmiş.

Denize girdiğimde pompadan ayrı kalmak beni endişelendirmiyor. Her anımda insülin gönderimi devam ediyor. Ahhh bir de güneşlenirken. Dönüp durmuyorum artık. İstediğim gibi güneşleniyorum. Geçen seneki tatilde Kıbrıs’a gitmiştik. Ve Omnipod ile tatil bir eziyete dönüşmedi. Hem de hiç 🙂

Omnipod’un POD’unu yani içine insülin konulan ve 3 günde 1 değiştirilen kısmını her yere takıyorum. İnce ve küçük olması sebebiyle insülin yapılabilen her yere takabiliyorum.

Ve en önemlisi kumandası olduğu için her şeyi oradan yönetiyorum. Eskisi gibi pompasını ele alma ritüeli yok. Bu ne olursa olsun çok kıymetli bir rahatlık sağlıyor.

Elbette bazı sevmediğim ve “neden böyle yapılmış ki?” dediğim zamanlar da oldu.

İnsülin gönderiminin sürekli olduğunu göstermek adına POD’un belli sürelerde tık sesi çıkartması, POD değişim süresini geçirince (72 saatten sonra ömrü doluyor. Ama +8 saat daha kullanabiliyoruz.) saat başı uyarı vermesi, insülin gönderirken POD’dan insülin gönderim tık tık sesinin çıkması. Mutlaka kontrol için bunların sebepleri vardır ama yine de anlamlandıramıyorum 🙂

Her güzelin kusurları vardır diyerek bende yarattığı pozitif etkilerine minnet duyuyorum 🙏🙏🙏🙏

2002 yılında tip-1 diyabet teşhisim konulmuştu.

2005 yılı gibi insülin pompası denilen bir cihazın olduğunu öğrenmiştim. O dönemde İstanbul’a, çok tanınmış, bir doktorun yanına gelmiştim. O zamanlarda takibinde olduğum doktorumun sınıf arkadaşıydı kendisi. Beni beklediğini ve insülin pompası konusunda gerekli yönlendirmeyi yapacağını söylemişti. Niğde’den İstanbul’a gelmiştim. Ve o bahsettiğim meşhur doktor bana 2 metre öteden bakmış ve “Sana insülin pompasına gerek yok!” diyerek beni göndermişti.

İlk insülin pompamı ise 2010’da almıştım. O zamanki doktorum ve halen de benim için her anlamda önemli olan Oğuzhan Deyneli ve diyetisyenim Nevin Ayhan ile ilk pompa maceram başlamıştı. Yıllarca Medtronic markasının insülin pompalarını kullandım ve tüm deneyimlerimi sizlerle sansürsüz paylaştım.

Yıllardır kablolu ve takoz telefona benzer bir cihazla tip-1 diyabetimi yönetmeye çalıştım…

Bu durum beni gerçekten mutsuz ediyordu. Özellikle kablolu ve siyah Nokia 5110 büyüklüğünde, birçok farklı modeldeki, insülin pompalarıyla yaşamak zordu. İnsülin pompasını nereye koyacağını bilememek, kıyafet tercihlerini özgürce yapamamak, yaz aylarında terlerken bir de insülin pompasının yüküyle uğraşmak, denize ve havuza rahatlıkla girememek, rahatça güneşlenememek, uçakla yaptığım seyahatlerde kablolu bir cihazı üzerimden çıkarıp güvenlik kontrollerinden geçmek, insülin pompasından insülin gönderirken cihazı ne olursa olsun eline alma zorunluluğu vs. Hepsi ayrı bir dertti benim için ama yine de böyle bir teknolojiyi kullanmanın tip-1 diyabet yönetimime katkısı da tartışılmazdı.

Teşekkürler…

Tip-1 diyabet yönetiminde şu anda kullandığım teknolojiler benim için gerçekten önemli. Tip-1 diyabet yönetim tarzımdaki bu değişimler muazzam.

Ama bundan da öte bu yolculuğa birlikte çıktığımız, Dr Nazif Bağrıaçık Kadıköy Hastanesi‘nde çalışan, Uzman Dr Enver Göncüoğlu‘na çok teşekkür ediyorum. İyiki bu yolculuğu beraber yapma kararı almışız. Hem sağlık profesyoneli bakışı hem insancıl hekimliği hem de tip-1 diyabet ve teknolojileri konularına hakimiyeti oldukça kıymetli. Medtronic 640G’den Omnipod’a Nasıl Geçtim? başlıklı yazımı okuyun ki kendisini daha da tanıyın. Enver Bey gibi sağlık profesyonellerine tip-1 diyabet yönetiminde çok ama çok ihtiyacımız var.

Aynı zamanda cihazı ülkemize getiren Medsalus firması ve kurucu ortaklarından, yıllardır da tanıdığım Mete Bilgiç’e çok teşekkürler. Mete Bey vesilesiyle tanıdığım Metin Bey ve diğer tüm ekip üyelerine de. Mete Bey ve Medsalus vizyonunda Omnipod’u getirme hayalini yıllardır biliyordum. Yıllar yıllar sonra bu teknolojiyi ülkemize getirmeyi başarmış olmalarının kıymetli de büyük. Omuzlarındaki yük oldukça fazla. Zira Omnipod 5 yani Dexcom ile dedike çalışan akıllı sistem de FDA onayını aldı. Ülkemize en yakın zamanda getirmelerini diliyor ve bu sorumluluğu onlara şimdiden iletiyorum…

Omnipod ile ilgili daha fazla içeriğe ulaşmak isterseniz de https://www.diyabetimben.com/?s=omnipod linkinde yazıları okuyabilir ve videoları izleyebilirsiniz.

Cevap Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.