Anasayfa Tip-1 Diyabetimle Yollarda İsveç Tatili Sonrası, Tip-1 Diyabet ve Genel Değerlendirme

İsveç Tatili Sonrası, Tip-1 Diyabet ve Genel Değerlendirme

1 1.934 görüntüleme

İsveç Tatili Sonrası, Tip-1 Diyabet ve Genel Değerlendirme

Bu yazıyı Arlanda Havalimanı’nda buranın saati ile 13:40 gibi yazmaya başladım.

Her tatil sonrası ‘keşke bitmeseydi.’ geçen cümleler havada uçuşuyor. Lisedeyken ‘hayatımda keşke demeden yaşayacağım’ gibi aforizmaları savuruyordum. Gençlik işte 🙂

İsveç hem ekonomisi, hem insanı hem de sosyal hayatı ve adaleti konusunda bugüne kadar gezdiğimiz yerler arasında favorimiz oldu. Paris, İtalya, İspanya, Viyana, Hollanda… Hepsi yalan. Tek gerçek İskenderun, Antakya ve İsveç 🙂

İstanbul’dan Atatürk Havalimanı’ndan geldik İsveç Arlanda Havalimanı’na. İnsülin pompası her iki havalimanında da sorun olmadı. Arlanda’dan dönerken giydiğim ayakkabı x-ray’de öttü ama pompa ötmedi 🙂

Paris, İtalya ve İspanya Havalimanı’ndaki gibi elle yapılan yoğun aramalar yok burada. Bi ara kendimi aratsam mı diye düşünmedim değil 🙂

Tüm seyahatlerimizde insülini bavul içine koyup bagaja veriyoruz. Elle taşıdığımızda da sorun olmadı ama olası sorunu azaltmak için riskleri minimize ediyoruz. Çünkü bazı ülkelerde sıvı kısıtı yüzünden efsane hikayelerle dönmüşlüğümüz var 🙂

İsveç’te bazı merkez eczaneler 24 saat boyunca açık. Reçeteniz olduğu sürece de her şey ücretsiz. Bir önceki yazımda anlatmıştım; adamlar reçeteniz varsa insülin ve insülini kalemini birlikte ve ücretsiz veriyor. Reçeteniz yoksa sadece kalemi ücretle alabiliyorsunuz ama adamlar sadece kalemi verirken bile ‘bu şekilde hiç satmadık ve bu şekilde satış pek mantıklı değil.’ gibi kafa karışıklığı yaşıyor 🙂

Paris’teki gibi meyve suyu ve özellikle vişne suyu bulmak zor değil. Burada makul fiyata satın alabiliyorsunuz.

isveç meyveHipoglisemi ve hiperglisemisiz bir tatil olması da ayrı bir mutluluk. Regüle kan şekeri hepimizin en sevdiği durum 🙂 Türkiye’de adam akıllı çilek bulmak zorken ve İsveç’te bulmuşken aldık. Blueberry ve ahududu da baya pahalı. Gördüğünüz her bir tabak için ortalama 20-25 TL öderken Türkiye’de, İsveç’te 6-7 TL’ye aldık 🙂

Tatile çıkmadan önce de uykusuz birkaç gece geçirmiştim. Her regli öncesi kaşıntı ve uykusuzluk başlıyor. Tatilin ikinci günü regli olunca da bu belirtileri daha sık takip etmem gerektiğini kendime hatırlattım.

Türkiye’de ya da yurt dışındaki tüm tatillerimizde kan şekerim hep daha iyi gitmiştir. Tip-1 diyabetimi iyi bilince beslenme şeklim, insülin miktarları vb değişiklikleri tatile göre kısa sürede adapte edebiliyorum. Tatile gidince acaba ne olacak gibi endişelerim bulunmuyor. Tatilin keyfini daha iyi nasıl çıkarırım gibi basit bir endişem oluyor 🙂

Umarım sizler de aynı keyifte olursunuz.

 

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir 🙂

Cevap Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.