Anasayfa T1D Hakkında Herşey Diyabet Tanısında Antikor Testleri

Diyabet Tanısında Antikor Testleri

27 40.663 görüntüleme

Antikor testleri

Geçen hafta diyabetle (şeker hastalığı) ilgili testleri araştırırken bulduğum bir yazının özetini paylaşmak istiyorum. Yazı hekimlerden hekimler için hazırlanmış ancak bence hastalar ve yakınları için de önemli bilgiler içeriyor. En altta orjinali için linki de ekledim.

Antikor, antijene (yabancı madde) karşı vücudun ürettiği etkisizleştirme maddesi. Diyabet özelinde antijen ise, yabancı madde değil vücudun kendi parçası olan ve insülin üreten pankreas adacık hücreleri ve ilgili diğer yapılar. Yani insülin üreten hücreler ve mekanizma hasara uğramış olduğu için yükselen şekere karşılık vücut insülin üretemiyor.

Şu an hekimlerin yaygın olarak kullandıkları testlerde aradıkları dört antikor ICA, IAA, GADA, IA2/IA2b ve bunlara ek olarak yeni tanımlanmış ZnT8A antikoru bulunuyor. Pozitif çıkan antikor sayısı arttıkça tip 1 ihtimali o kadar yükselmekte.

ICA (Adacık Sitoplazmik Antikoru):
İnsülin üreten adacık hücrelerindeki yapılara karşı gelişen antikor grubu. Bu test yeni tanı konulan hastalarda %80-90 oranda pozitif sonuç veriyor. Antikor miktarının yüksek çıkması halen bir miktar beta hücrenin bulunduğunu ve yıkımın devam ettiğini gösteriyor. Tanıdan on yıl kadar sonra vakaların çok azında (<%5) ölçülebilir değerde kalır. Bu test aynı zamanda tip 1’lerin 1. derecede yakınlarında risk taramasında da kullanılıyor.

IAA (İnsülin Otoantikorları):
Genelde tek başına kullanılmaz, diğer antikor testleriyle birlikte destekleyicidir. Yeni tanı tip 1 çocuklarda %50-70 oranında pozitiftir, yetişkinlerde %20-30’lara düşer. Hasta dışardan insülin alıyorsa bu test sağlıklı sonuç vermez.

GADA ya da Anti-GAD (Glutamik Asit Dekarboksilaz Antikorları):
Yeni tanı tip 1 diyabetlerde %70-80 oranında GADA pozitif bulunur. Ayrıca LADA (erişkinde gizli otoimmün diyabet) vakalarının ayrımında yardımcı olur.

IA2 (Anti tirozin fosfataz) ve IA2b (Anti-fogrin) Antikorları:
Yeni tanı tip 1 çocuklarda %60-70, yetişkinlerde %30-50 oradan pozitif bulunur.

ZnT8A (Çinko Transporter) Antikorları:
2007’den beri gösterge olarak kabul ediliyor ancak kullanımı yaygın değil. Yeni tanı Tip 1 diyabette %60-80 pozitif çıkmakta.

Testlerin Kullanımı ve Yorumlanması:

Klinik kullanımdaki otoantikorlar birbiri ile kıyaslandığında, teorik olarak ICA’nın en iyi tarama testi olduğu kabul edilebilir. Ancak testin otomatize olmaması, zaman alması gibi teknik sorunlar pratikte yaygın kullanımını sınırlamaktadır. GADA ve IA-2A’nın, ICA’ya kıyasla daha kolay ölçülebilmesi ve IAA’ya kıyasla β-hücre otoimmunitesini belirlemede daha duyarlı olması nedeni ile tercih edilmesi önerilmektedir.
Pozitif olan otoantikor sayısı arttıkça, bu testlerin tanı koydurma ve diyabeti öngörme güçleri artmaktadır. Eğer dört otoantikor ölçülürse (GADA, IA-2A, IAA ve ICA veya ZnT8A) tip 1 diyabetli hastaların sadece %2-3’ünde otoantikor negatif bulunmakta, %10’dan daha az vakada sadece bir, yaklaşık %70 vakada üç veya dört otoantikor birden pozitif bulunmaktadır.
Çok sayıda antikorun pozitif bulunması hastalık riski taşıyan kişilerin normal kişilerden ayrılmasında önemli fayda sağlar. Ancak teknik özellikler, maliyet gibi birçok parametre dikkate alındığında pratik çözümlere ihtiyaç olduğu açıktır. Bu nedenle, 5 yaş altındaki hastalarda IAA ve GADA bakılıp negatif bulunur ise, ve şüphe devam ediyorsa ICA ve IA-2 antikoru için test yapılması, >5 yaş olanlarda taramaya IA-2 ve GAD antikorları ile başlanıp gerekirse ICA ile konfirme edilmesi, LADA şüphesinde ise GADA bakılıp gerekirse ICA ile konfirme edilmesi tavsiye edilebilir. Ayrıca antikorların glikoz tolerans testi sonuçları ile beraber değerlendirilmesi tanı gücünü arttırmaktadır.
Sonuç olarak tip 1 diyabet ya da LADA vakalarının erken tip 2 diyabetten ayırımında adacık otoantikorları önemli testlerdir. Ayrıca tip 1 diyabet için yüksek risk taşıyan kişilerin belirlenmesinde otoantikorların tetkik edilmesinden yararlanılmaktadır. Tanıda birden fazla otoantikorun bir arada pozitif bulunması daha değerlidir. Test sonuçları yorumlanırken bu testlerin -düşük oranda da olsa- normal bireylerde de pozitif olabileceği, tip 1 diyabette ICA testinin dalgalanma gösterebileceği ve zamanla negatifleşebileceği, IAA testinin insülin başlanmış bir hastada doğru bilgi vermeyeceği dikkate alınmalı, tanıda hastanın klinik durumu ön planda tutularak yorum yapılmalıdır. (Kaynak: http://www.turkjem.org/eng/makale/741/70/Full-Text ve görsel prepolino.ch’den alınmıştır.)

Yavuz Sevenli

  • yavuz bey’e de sevgiler saygılar tabii ki ama bunu sen buraya getirmeseydin benim bu yazıdan haberim olmayacaktı bi kere :))

    saygılar 🙂

  • Esra Hanım’a benden de teşekkürler bu platform için. Diyabetle tanışalı henüz iki hafta oldu ve buradan çok şey öğrendim, halen de öğreniyorum.

    Bu arada tahtagurusu, notun için ufak düzeltme: insülin kullanan hastalarda iaa testi hatalı sonuç veriyor.

    • Yavuz Bey,

      Diyabetli hayata ve bloğumuza hoş geldiniz…

      Çok yeni diyabetlisiniz. Bize diyabetle nasıl tanıştığınızı da yazarsanız harika olur. Böyle rehber oluyoruz başkalarına.

      İsterseniz siz bloğa yazı olarak girin ya da bana esra@diyabetimben.com a maille de gönderebilirsiniz.

      sevgiler

  • Yavuz bey maalesef ben şu güne kadar bu testlerin içerisinden Anti-Gad Testini duyduğumdan, onun hakkında yorum yapmış bulundum 🙂

  • Yavuz Bey merhaba..Tebrik ederim..Konuyu gayet iyi araştırmışsınız..Peki siz bu testleri yaptırdınız mı ? Kan şekeriniz nasıl gidiyor ? Eğer hala 250-450 arasında ise lütfen bu durumu düzeltin..Sürekli bu düzeyde seyreden kan şekeri çok ama çok ciddi sorunlara yol açabilir..Gerekirse insülin dahi kullanarak kan şekerini güvenli aralığa çekmelisiniz..

    Diğer mesajınızı da gördüm..İnsülin düzeyiniz de oldukça düşük..Tokluk insülin düzeyiniz kaç acaba ? Bence en kısa zamanda bu otoantikorlara,c-peptide,tokluk insülin değerinize vb baktırmalısınız..Şahsi olarak sizin de insülin kullanmanız gerektiğini hatta insülin pompası kullanmanız gerektiğini düşünüyorum..Bence alanında uzman bir hekime tahlil sonuçlarınızla beraber giderek muayene olmalısınız..

    Askerlik olayı falan çok sonra düşünelecek şeyler..Kan şekerinizi en kısa zamanda 180 mg/dl’nin hatta 140 mg/dl’nin altına çekmelisiniz..Gerekirse insülin kullanmalısınız..Sizi korkutmak istemem ama devamlı kan şekeriniz böyle seyrediyorsa ciddi şekilde kalp krizi ve felç riskiniz oluşacaktır..Ara sıra çıkması neyse de sürekli bu düzeylerde seyretmesi büyük sorun..

    Lütfen kontrol altına girin..Ardından kalp ve böbreklerin durumunu da kontrol ettirin..Bacak damarlarının durumu için kalp-damar cerrahisine başvurun..

    Durumunuz hakkında beni haberdar ederseniz çok memnun olurum..Görüşmek üzere..Sevgiyle ve sıhhatle kalın…

  • Ayrıca şunu da ilave edeyim..Sürekli bu düzeyde seyreden kan şekeri pankreastaki beta hücreleri üzerinde glukoz toksikasyonuna yol açar ve beta hücreleri gittikçe azalır..Zaten azalmış vaziyette muhtemelen..Daha da azalır ve ketoasidoz için ciddi risk doğar..Oysa dışarıdan harici insülin vurmanız hem kan şekerinizi ayarlar hemde beta hücrelerini korur..

    Tip-1 Diyabette dahi çok çok az miktarda kalmış olan beta hücre kitlesinin ciddi önem taşıdığı, hastalığın ve komplikasyon riskinin önemli belirleyicilerinden biri olduğu birçok araştırma ile kanıtlanmıştır..Tabii ben size ” hemen insülin kullanın” demiyorum..Ama durumunuzu lütfen netliğe kavuşturun..

    Aksi takdirde sürekli hiperglisemi ve onu takip eden pyelonefrit veya pyonefroz yüzünden böbrek kaybı dahi yaşayabilirsiniz..

    Sizi korkutmak asla istemem ama lütfen kendi sağlığınız için gerekenleri yapın..

  • Merhaba Eyüp Bey,

    Bu hafta içinde uzmana görünüp belirttiğiniz testleri yaptıracağım. Şu anda ilk doktorun verdiği anti diyabetik ilacları (glimax, glifor, onglyza) + askeri doktorun idareten verdiği lantus 18 doz kullanıyorum. Açlık şekeri 120-180 aralığında değişiyor. Tokluk da 170-250 arasında.
    Tahmimince muhtemelen doz ayarlaması yapılarak baz insüline devam edilecek, belki hızlı insülin ilave edilecek. ve oral ilaçlardan sadece metformin kalacak (aynı etkiyi yaptığı için sülfonilüre ve insülin beraber kullanılmadğını okumuştum bir yerlerde)

    Şu anda ketoasidoz düzeyinin altına inebilmiş görünüyürum. Diyetimde karbonhidartı oldukça kısmama, basit şekerleri tümden kesmeme rağmen son 1 haftada 2 kiloya yakın almış olmam da sanırım bunun bir göstergesi.

    Tekrar teşekkürler ilginiz için, sonuçlar kesinleşince buradan paylaşırım.
    Selamlar.

  • mrb ben bir diyabetli annesiyim oğlum 7 yaşında yaklaşık bir yıldır diyabetli.çok zor günler geçirdim halada geçiriyorum bunaldım artık esra hanım lütfen bana yardım edin teşekkürler

  • Selma Hanım, benim de oğlum 7 yaşında diyabetli bunalmakta haklısınız ama bizler burada bir sınavdayız. Bende ilk başta isyan ettim niye biz diye hastaneye yattıktan sonra oradaki diğer hasta çocukları görünce halimize şükür ettim.Yürüyemeyen kaç yaşına gelmiş ANNE diyemeyen çocukları gördüm.Bizim çocuklarımızın hiçbirşeyi yok dikkat ettiğimiz sürece ,lütfen umtsuzluğa kapılmayın.

  • Teşekkürler herkese.

    okudukça rahatlıyor kendimi iyi hissediyorum yardım derken belkide iki güzel şey duymak istedim hepsi bu allah bize ve bizim gibi olan herkese sabır ve şifa versin tez zamanda sizi bulduğum için çok mutluyum tşk

  • birgün kurtulacağız namuzsuz diyabetten ve evimi terkederken köşe başından bile dönüp bakmasın bana istemem.Sonra tutacağım yavrumun elini atlayacağım çikolata şelalesine doya doya kana kana

  • tuğba hanım,

    sizce bi sakıncası yoksa görüşebilirmiyiz sizden öğrenmek istediğim şeyler var isterseniz tlf vereyim tşk

    • Selma Hanım Merhaba,

      Bloğumuzda telefon paylaşmamanızı rica ederim.

      Siz Tuğba Hanım’a telefonunuzu göndermek isterseniz esra@diyabetimben.com‘a mail gönderebilirsiniz. Ben de Tuğba Hanım’ın mailine göderirim.

      Bir de sizden ricam yorumlarınızda kısaltmalar kullanmamanız. Ben anlamakta güçlük çekiyorum 🙂 .

      sevgiler

  • tm esra hanım tşk ediyorum ilginize mail göndereceğim tuğba hanımında çocuğu benimkiyle aynı yaşta olduğu için konuşmak istedim tşk

    • Selma Hanım,

      Ama yine kısaltmalarla yazıyorsunuz yorumlarınızı 🙂 .

      Yani teşekkür yerine tşk, tamam yerine tm yazmayın lütfen.

      sevgiler

  • Merhaba Selma Hanım, Biz henüz yeni tanıyız benden çok fazla birşeyler öğrenemeye bilirsiniz ama sizi rahatlatacaksa tabi ki görüşe biliriz manevi olarak birbirimize destek oluruz. sizi çok iyi anlıyorum.

    • Tuğba Hanım,

      Çok naziksiniz. Teşekkürler.

      Hepimiz burada hep beraber birbirimize destek ve bir nevi umut veriyoruz.

      sevgiler

  • Esra Hanım, etrafımda birçok insan var destek olan ama yinede kendimi yalnız hissediyordum taki sizlerle tanışana kadar çok sıcak bir ortam buda sizin samimiyetinizden,güven vermenizden kaynaklanıyor.Yağız da çok sevdi sizi birşey olduğunda anne Esra ablama soralım o bilir diyor.yani Yağız ın danışman Esra ablası oldunuz.çok teşekkür ederiz.

    • Tuğba Hanım Merhaba,

      Çok çoook teşekkürler.

      Yağız’ı öpüyorum 🙂 . Parmaklarını da elbette 🙂 .

      Kusuruma bakmayın ama sizinle yüzyüze hiç tanışamadık değil mi?

      sevgiler

  • Henüz görüşemedik ama inşallah bir gün görüşürüz. Diğer arkadaşlarla olan resimlerinize baktım çok hoşuma gitti. Biz Akçay da oturuyoruz denizi çok güzel sizi ve diğer arkadaşları misafir etmek isterim.

  • Şu çukulata meselesini irdelemek istiyorum, açıkcası tabii ki diyabetli biri çukulata selalesine atlamamalı ancak bu asla çukulata tuketemez demek değil. Diyabet tedavisindeki gelişmeleri incelemenizi ve karbonhidrat sayımı öğrenmeyi hızlandırmanızı öneririm, yardımcı olabileceğim bir konu olursa Esra dan numaramı alabilirsiniz çekinmeyin lütfen

  • Merhaba Esra hanım diyabetle tanışalı 50 gün oldu asacak hücre antikorlar negatif çıktı gad antikor 8.55 u/ ml yazıyor bir ay insülin kullandık bir haftadır insülin kullanıyoruz yorumunuzu ögrenmek istiyorum

  • Cevap Bırak

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.