Anasayfa Sizden Gelenler Diyabet ve Okul….

Diyabet ve Okul….

23 1.694 görüntüleme

BackToSchool

Herkese merhaba;

Dün çok üzücü bir durum ile karşı karşıya kaldım.. bunu sizlerle paylaşmak istiyorum..

İlaç yazdırmak için  sağlık ocağına gittim. giderken de aklıma Faruker bey geldi 🙂 velimi almadım yanıma malum ben artık 27 yim 🙂 aklıma geldi ilaç yazdırırken doktora da sordum var mı böyle bir 18 yaş konusu diye.. valla çok küçük olmadığı sürece ben böyle bir sıkıntı yaratmıyorum hastalarıma dedi.. Faruker bey umarım bu zorluğu bir an önce atlatırsınız..

İlaçlarımı yazdırdım hemen karşıda ki eczane ye gittim. doktorun verdiği ufak kağıdı verdim. malum hükümetimiz sağolsun artık normal reçete ile uğraşmıyoruz!!! (sanki dünya da bi ilk yapmışlar gibi övünmüyorlar mı deliriyorum!! sanki hükümette başkası olsa bizim reçeteler tahta kalemle yazılacaktı hala. neyse bu konuya girersem çıkamam.) reçeteyi alan görevli ılaçları hazırlamaya başladı.

bu arada accu-chek nano performa alabilir miyim diye sordum. benim raporum 2014 temmuz da yenilenecek ve o güne kadar devletin yeni cihazı ödemediğini söyledi. lifechek cihazının tüm striplerini hiç ücretsiz alıyorum. 3 ay için 8 kutu ödüyor. ama accu-chek nano için maalesef kutu başına en az 15 tl (eczaneden eczaneye değişiyormuş ne hikmetse) hastadan para alındığını söylediler.. Accu-chek nano nun en iyisi olduğunu ve maalesef devletin bu en iyi teknolojiden her hastanın yararlanması için bir fırsat vermediğini konuştuk…

ilaçlarım hazırlanmıştı. 3 ay için 3 kutu novorapid, 2 kutu levemir, 4 kutu microfine 0.4 mm uç, 8 kutu lifechek strip… tam çıkacaktım daha önce muayene olduğum borç varmış onu söylediler.. 2 kere muayene olma parası 10 tl. doktora gidiyorsunuz hani ücretsiz ya işte eczaneye gidince o ücretsizliği görüyorsunuz!!!

görevli bayan tip 1 hakkında bir kaç soru sordu bana. meğer 16 yaşında ki yeğeni 1995 ten beri tip 1 miş. 1 ay hastanede 2 ay evde oluyor dedi. neden dedim bilmiyor mu hastalığını yönetmeyi. e öğrettikleri kadarını biliyor dedi. bu arada konu pompa taktırmak istediğimi söylememle açıldı. kızcağız sürekli hipo ve hiper yaşayarak acile kaldırılıyormuş. asıl can sıkıcı nokta şu ki: OKULU BIRAKMIŞ!!! 🙁 diyabeti yüzünden okulu bırakmış.. kafamdan aşağıya kaynar sular döküldü 🙁 evden dışarı çıkmıyormuş şimdi.. bunu duyduğumda eski günlerim geldi aklıma.. hemen sitemizin ismini verdim.. telefonumu verdim.. Uzm. Dyt. Nesil hanımı anlattım hastaneyi önerdim ve elimden ne gelirse yapmak istediğimi belirttim.. olmazsa O nu da Uzm. Dyt.  Nesil hanım ile tanıştırmak istiyorum..

Sevgili Buket Yıldırım ve İlker Yıldırım çiftinin biricik çocukları Eren’in TED koleji için yaşadıkları o diyabetin eğitime ket vurduğunu düşündüğüm durumdan sonra bu da maalesef onun devamı kadar üzdü beni. burdan sevgiler olsun Yıldırım ailesine… umarım arar beni ve O nu da hayata bağlamayı başarırız. çok acı gerçekten.. evet kim bilir kimler neler yaşıyor hastalıkla ilgili ama böyle özellikle insan hayatına yön veren durumlarda diyabetin kötü etkisini gördüğümde…….!!!!

sevgi ve saygılarımla….

Ayşe Dalgıç

    • çok haklısınız bende tip bir diyabetım ve milli eğitim çalışanıyım ama bunun egıtımını almadıgım için başka bırıne asla vuramam heralde çok acıl olmadııgı surece …. yanı önce egıtım verilmesı gerekır … kolay aslındaa ufak bır ölçum ve glugakon uygulaması ama hanı buna gerek olurmu yanı gun içinde şekerı düşen bırı durum çok cıddı olmadan bellı olur belkıde bır şekerlı su ıle durum halledılır önemli olan bu durumu yapacak kişilerın egıtımı acaba hipomu degılmı bunu ayırt etmesı hiperglisemıde olabılır her şeker hastası fenalaşınca hıpo olmuyor ….

      • Oğuzhan Bey,

        İşte tam bu noktada bakanlığın Okulda Diyabet Programını adam akıllı çalıştırması lazım.

        Tip-1 diyabetli çocuk bayılırsa ona ancak Glucagen Hypokit ile müdahale edilebilir. Müdahale edilmezse anında çocuğun hayatı zora girer. Ki sadece hipoglisemi durumları değil önemli olan. Kan şekeri ölçümü, doğru dozda insülin yapabilme gibi durumlar da söz konusu. Çocuk daha çocuk. Aileler genelde okul önlerinden ayrılmıyor ki çocuğunun hep yanında olsun. Ama öğretmenlere de görev düşüyor. Ama bu sorumlulukları almıyorlar. Okulda Diyabet Programı keşke ama keşke o kadar iyi çalışsa ki her okulda tip-1 diyabetle ilgili en azından müdür ve müdür yardımcıları ciddi bir eğitimden geçseler. Ara ara da kendi okullarındaki öğretmenlere eğitim verseler. Öğretmenleri de geliştirseler.

        Keşke ama keşke olabilse.

        sevgiler

  • Bu sene börek enfeksiyonu geçirdim tansiyonlarım 17 kadar çıkıp 10 kadar düştü özürlü özrsüz toplam 40 gün devasızlıgım var ama asla bırakmamk aklımın ucundan geçmez çok üzüldüm ben bu evrelere geceli çok oldu inşallah oda bizm gibi olur hazır yaz geliyoken kampa gitsin derim çok iyi gelir…

    • Faruker bey;
      çok geçmiş olsun.. böbrekler bizim için ilk komplikasyon odağı maalesef göz ile birlikte.. sanırım bizim su tüketimimize çok çok dikkat etmemiz lazım… ama ben hala içemiyorum öyle 2 3 litre :s
      arkadaşımız beni ararsa ben muhakkak yönlendireceğim.. ama aramazsa da gidip halası ile tekrar konuşmayı düşünüyorum..
      okul bırakmak daha önce de dediğim gibi hayat yönlendirici bir karar.. bırakmışsa devam etmek istemiyorsa bile hastalık yönetimi hakkında kesinlikle yardımcı olmak istiyorum…
      sevgiler..

  • Aslında çok sık hipolara gırenler iççin acıl mudahale için glugakonlar var yanı bende çok yaşadım hergun kapıda ambulanss seslerı kötu oluyor yanı o tur durumlarda aıle bılgılendırırlıp kendılerı mudahale edebılır… ayrıca okulundakı öğretmenler de bu konuda bılgılendırırlırse sorun çözume kavuşturulurdu

    • Oğuzhan Bey Merhaba,

      Sizce hangi okul Glucagen Hypokit’i vurma sorumluluğunu alıyor? Keşke bir ricada tüm okul yönetimi tip-1 diyabetli çocuklara yardımcı olsalar. Ama maalesef böyle bir dünya yok.

      sevgiler

    • oğuzhan bey;
      kendi okul zamanlarım geldi inanın benim de aklıma 🙁 Faruker bey in de dediği gibi ne şeyler yaşadık ama bırakmak benimde aklıma gelmedi hiç..
      herkes aynı dirayette olamıyor ne yazık ki hayata karşı ama eğer arkasında ona destek olacak birileri yoksa ve böyle hastalığının içinde kaybolup gittiyse insan ne okul kalır okuyabileceğii ne de hayat kalır yaşayabileceği…
      glukagonu da geçtim kesme şeker ile bile çözüm olabilirdi ama bilemiyorum ki durumu gerçekten ne…
      umarım tahmin ettiğim kadar vahim değildir durum..
      sevgiler…

      • Ayşe hanım ben lısede ılk teşhıs kondugunda hayattan umudu kesmiştim okulu fılan bırakmayı düşünmüştüm nasıl olsa gerek yoktu artık dıye düşünüyordum .. . hemde yatılı okuyordum aılemden uzakta 300 kişilk bir yurtta …. hastane de egititmim mukemmel verıldı çok ıyı anlatıldı bu hastalık bende araştırdım bırazcık ve okuluma gerı döndum…. bır kaç defa hıpo yaşadım okulum öğretmenlerım arkadaşlarım durumu öğrendı ama abı oldugu için kımse birşey yapamıyordu ambulans anında geliyordu tabi… o durumda mudahaleçok zordu zaten .. çok zor anlar yaşadım ama sonunda okulu mu bıtirdim . genç hastalara gereken en önemli şey bılınçlı bır destek verecek aile ortamı . o zamanalr en ufak bı karamsarlık ıle okulu hayatı herşeyı bırakabılır pasif bır duruma geçebilirdim sağolsun babam en buyuk destekçimdi … herşey her korku bilmekle ögrenmekle aşılıyor yeterkı öğrenmeye gayret etsınler

        • oğuzhan bey;
          inanın ben hiç anlatmaya başlamayacağım o kadar çok şey oldu ki o zamanlar.. biliyorum ki aile de bu konu da eğitimi olmayan bir çok tip 1 li var..
          bundan adım gibi eminim.. bana da liseye yeni başladığımda kondu teşhis ve ailem hiç bir şey bilmiyordu hala daha hiç ama hiç bir şey bilmiyorlar.. ama sizin de dedğnz gibi insan kendisi araştırabilir ve hayatını düzenleyebilir.. ben 10 yıl rüzgarda savrulan bir yaprak misali savruldum durdum… ama anadolu lisemi dereceyle bitirdim üstelik ege üniversitesnde okudum 5 yıl.. çok mu kolaydı??? hiçç kolay olmadı hem de hiç.. üstelik ben diyabetimden utanıyor ve kimseye hiç bir şey anlatamıyordum.. şimdi durum farklı aştım artık o günleri ama o zamanlar kimse yoktu benim yanımda.. bu hastalık yanında destekçi istiyor insanın… olmazsa kopuyorsunuz hayattan ve kendinizi inanılmaz yalnız hissediyorsunuz..
          Eğitim asıl işte bu can alıcı nokta!!! eğitim şart!!! bu çok ama çok açık.. ben de avaz avaz bağırıyorum ama yok!!!
          keşke haber bülteninin birinde tip 1 nedir tip 2 den farkı nedir hipglisemi nedir hiperglisemi nedir???? bunları bi anlatsalar 10 dakika.. ama yok.. okullar!!! en büyük problem oralarda.. ne yazık ki… çok mu zor anlamıyorum ki.. ne olur bu diyabet eğitimleri alınsa ve o güzelim diyabetli çocuklar heba olmasa…
          ama işte KEŞKElerde kalıyor bu temenniler…
          yazık….
          sevgiler..

            • Oğuzhan bey;
              hele ki bir durum var bunu anlatmadan geçemeyeceğim.. nasıl traji-komik.. güler misiniz ağlar mısınız bilmem..
              2006 lı yıllardı sanırsam.. o zamanlar herkes bu şeker hastalığının tip 1 inden habersiz.. hele ki lise çağlarında çocuklarda olduğundan biiihabersiz…
              okulda tuvalette iğne mi yaparken arkadaşlardan biri görmüş beni ve hangi hayal dünyasında yaşıyorsa gidip müdüre müdürüm tuvalette kızın biri uyuşturucu kullanıyor demiş.. beni disipline aldılar.. anlatmaya çalıştım bakın bu insülin kalemi ben tip 1 şeker hastasıyım diye.. ama kimsenin haberi yoktu ki hastalığımdan..işte bu benim hastalıktan utandığım için kimseye söylemediğim için zor durumda kaldığım en küçük olaylardan biri… disiplin de bunu söyleyince müdür anladı hatasını ve kusura bakma kızım dedi ama bu olaydan sonra herkes benim disiplinlik olduğumu ve de hem de şeker hastası olduğum için disiplinlik olduğumu öğrenmişti… sonrasında okul yönetimi hastalığımla hiç ilgilenmedi.. çok üzgünüm ama olmadı… olsun yine de bitti o okul 🙂 hemde dereceyle bitirerek o akıllarında ki şeker hastası Ayşe yi silerek yerine okul 2.si Ayşe olarak kaldım 🙂
              bunu herkes başarabilir.. azim.. huzur… kendine güven…
              umutsuz olmayın…
              sevgiler..

              • Ayşe hanım yazınızı okuyunca eski günlerım geldi aklıma . Yanı hepimiz aynı yollardan , aynı anılardan geçmişiz insan tabiki hele o çağlarında hiç istemiyor insülin bağımlısı olduğunun duyulmasını 🙂 )) sonuç kısmı çok önemli başarmışsınız ve pes etmemişsiniz hedeflerinize ulaşmışsınız tebrik ediyorum sizi . umutsuz olmamak lazım her geçen gün daha iyiye doğru gidiyoruz . her geçen gün daha iyi tedaviler geliştiriliyor birgün kesin bir tedavi tabiki çıkacaktır inşallah bizlerde görücez ben buna tüm kalbimle inandım her zaman…

                • oğuzhan bey;
                  inşallah umut fakirin dünyası dyip durumu arabeskleştirip biraz gülümsettireceğim herkesi 😀
                  ben biraz realistim maalesef.. hayal kurmaktan pek anlamam.. sonunda hayal kırıklığı olacak endişesiyle.. bu nedenle gerçeklere dayalı garantici olma taraftarıyım.. yapılan çalışmalar elbet sonuç verecek ve bundan kurtulacağız.. bu hayal değil ama biz bunu görür müyüz bilemiyorum…
                  üzgünüm dediğim gibii gerçekler…
                  sevgiler…

  • Burda ciddi bir strateji hatası olmuş, diyabet için okulu bıraktı cümlesi bile bilmeyen kişilerde oldukça olumsuz etki bırakır herşeyden önce. Ayrıca ne kadar iyi eğitim, o kadar iyi iş. Ne kadar iyi iş o kadar para. Sigorta olmadan insülinlerle, pompayla nasıl başa çıkabiliriz ki, tam tersi öncesinde bıraktıysa bile başlaması lazımdı. Geleceğini düşünmeden alınan bu kararın vebalini maalesef çokça sorun yaşayacak ödeyecek. Ben Anadolu Lisesini, üzerinde İngilizce üniversiteyi bitirip master derecesi alan biriysem, herke bunu yapar. Bununla ilgili bir slogan bulup yürüyüşlerde kullanmak istiyorum şu an ki çabalıcam. Bana yardımcı olmak isteyenler buldukları sloganları yazsınlar mutlaka. Bu tip örnekleri bizi üzdüğü kadar, insanların bizi daha fazla üzmesine de zemin hazırlıyo maalesef. Okumaktan, öğrenmekten lütfen vazgeçmeyin. Hem günlük hayatınızda hem diyabetinizde. Çünkü çok bilen hızlı yol alıyo. Herkese sevgiler..

    • Öyküm hanım;
      ben henüz o arkadaşın kendisi ile konuşamadım.. halası diyabetiyle başa çıkamadı ve okulu bıraktı dedi..
      sözylediklerinizin hepsine katılıyorum ama inanın şekerle okumak kolay değil.. ama zaten hayat kolay değil..
      iyi anadolu lisesi = iyi üniversite = çok para tezi ne ben uymayanlardanım.. ne yazık ki özellikle evlendikten sonra son 1 yıldır çalışamıyorum..
      güya mesleğimin gelecekte çok iyi para kazandıracak bir meslek olarak bilinmesine rağmen durum böyle değil şuan..
      mikrobiyoloji artı genetik üzerine çalışma alanı çok değil.. olmadığı gibi özel şirketlerin bu konumlarda ki işlere üniversiteli birine binler iki binler vermek yerine sağlık liseli çalıştırıp askeri ücretle işi kotarma peşindeler.. daha ötesi de şu her laboratuvarda sorumlu yada görevli olarak çalışabilir konumda olmama rağmen benim yerime gıda muhendislerini alıyorlar.. neden?? iki kişi çalıştırmıyor adam.. tek kişi ile çözüyor durumu.. çalıştırmak zorunda olmasına rağmen.. her neyse sonuç ben bu iyi eğitime rağmen artı 13 yıllık tip 1 şekerim ile şuan çalışamıyorum..
      en son bulduğum iş için de engelli raporu çıkart öyle gel dediler… bakalım bu işin sonu da ne olacak..
      umutsuzluk aşılamak istemem kimseye ama belki de ben şanssızım bilmiyorum ama durum bu..
      son olarak eğer okulu bırakan arkadaşla tanışma fırsatım olursa ben onu zaten bu durumların hepsini anlatmak istiyorum.. belki de önerdiğim siteyi takip ediyordur ve yakında arar beni.. umarım..
      sevgiler..

  • İstisnalar vardır haklısınız, ancak siz şu an sigortalı mısınız? Sigortası olmayan bir kişi için diyabet tam bir kabus. Onu belirtmek istedim. Açıkcası genetik alanında çok fazla iş talepleri geliyo bize, raporunuz varsa yönlendirmeye çalışırım. Ancak daha çok malzeme satan tıbbi firmalar genetik bilen ürün temsilcisi istiyor. Bu alanda bi iş düşündünüz mü?

    • öyküm hanım;
      ilginiz için teşekkür ederim.. ben zaten mesleğimi yapamıyorum ki.. laborantlık yapıyorum onun yerine.. bahsettiğiniz iş sanırım farklı.. biyokimya hormon cihazları tahlil cihazları satışı sanırım dediğiniz.. benim ki hastalarla ilgili daha çok.. bir de ben izmir deyim.. sanırım yönlendirmenizden yararlanamam…
      sevgilerimle…

    Cevap Bırak

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.