Anasayfa Arşivler 2018 Nisan

Aylık ArşivNisan 2018

2 1.970 görüntüleme

Diyabetli Olduğumu Kimsenin Bilmesine Gerek Yok! Ben Bilsem De Yeter

Yeni doğmuşum. Birileri telaşla koşturuyor. Bir şeyi bulmaya çalışıyorlar. Anlayamıyorum. Koşturalar mı! Doktorlarmış.

Herkes telaşlı.

Birileri ise daha da telaşlı, korkulu. Hem de ağlıyorlar. Ara ara bir kadının çığlığı, feryadı geliyor kulaklarıma. Üzgün üzgün bana bakıyor. Anlam veremiyorum. Galiba annem ve babam onlar.

Bense anlamsız baş ağrısı yaşıyorum. Midem bulanıyor. Kötü bir ağız kokusu var. Ağzımın tadı da bir değişik. “Annem süt verse ne iyi olur!” diyorum. Ne mümkün. Bir taraftan da ağlıyorum. Kollarıma bağladıkları kablolar, ara ara parmağımı delip “Hadi bakalım, şimdi şekerini ölçüyoruz.” diyen hemşire sesi. Bu arada benim tip-1 diyabetli olduğumu anlamışlar. Sonunda. Bense bebek çığlıkları ve ağlamalarımla “hayata ilk meydan okumamı” yapmışım.

Doğum günlerine katılıyorum arkadaşlarımın. Ya da benim doğum günüm kutlanıyor. Annem telaşlı. “Acaba doğum günlerini nasıl bir kan şekeri ile atlatır?” telaşı bu. Tabağıma koyduklarımı meraklı bakışlarla izliyor. Matematik yapıyormuş. Bense çocukluğun o enteresanlıklarını yaşayamıyorum. Hoş çocuk olmak pasta, çikolata vs yemek mi ki! Heyecanlıyım elbette ama bazen ben de ne yapacağımı bilmiyorum. Çocuk kendi doğum gününde pasta yememezlik yapmamalı ki! Ya da arkadaşlarımın kutlamalarına gittiğinde ben varım diye kimse endişe etmemeli ki!

Okula gidiyorum. Sokakta oynuyorum. Dizim, kolum kanıyor. Mutlu oluyorum. Kendimi en özgür hissettiğim yerler buralar.

Büyüyorum.

Üniversite sınavına hazırlanıyorum. Zorlu bir maraton. Kazanıyorum. İstediğim bölüm ve üniversiteyi kazanmak kolay değil. Ama başarıyorum. Hoş sınava girerken dahi diyabetimden dolayı çoğu endişelere sahip olsam da ve annem üst düzey endişe etse de kazanıyorum. Yine meydan okuyorum.

Aşık oluyorum. Sevdiğim kişiye diyabetli olup olmadığımı söyleme arasında gidip geliyorum. Fena aşık oluyorum.

İş hayatına atılıyorum sonra. İlk zamanlar tip-1 diyabetimle nasıl yaparım diye endişe ederken her şeyin yolunda gittiğini görüyürum. Başarılara imza atıyorum. Sürekli projeler üretip iyi işlere imza atıyorum.

Sonra bir ara diyabetimden dolayı okuyamaz, üniversiteye gidemez, “Aaaa onun yanında pasta yemeyelim.”, aşık olamaz ve evlenemez, işe giremez, başarılı olamaz… Olamaz da olamaz olumsuz cümleleri geliyor da geliyor kulaklarıma.

Kan şekerim düşerken ya da yükselirken ya da her şey gayet yolunda iken, bazen sebepsiz yere gerginken bir o kadar da mutlu olduğum anlarda, dizlerim ağrırken ya da şimdi şekerimi kontrol etmem gerek, yemek yiyeceğim insülini göndermem lazım, şekeri yüksek tuvalete yetişmeliyim gibi standart tip-1 diyabetli telaşlarımı yaşarken başardım aslında. Tüm başarılara bu koşullarda imza attım.

Kendi içimde yaşadığım bu meydan okumayı ben biliyorum. Başka kimsenin de bilmesine gerek yok aslında. Bu yüzden kendimi artık daha değerli, her koşulda tüm meydan okumaları sağlamış biri olarak görüyorum.

Tip-1 diyabetine rağmen tüm başarılara imza atmışlara ithafen…

Kurgulama – Esra Avcı

1 960 görüntüleme

Diyabetlilerin, Diyabet Yönetimine İlişkin Öz-Etkililik Düzeyleri, Beden Algısı ve İyilik Halinin Değerlendirilmesi

Bildiğiniz gibi diyabetimben.com olarak bilimsel tüm araştırmalara elimizden geldiğince destek oluyoruz. Bu minvalde de bana Facebook üzerinden ulaşan ve Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Deveci’nin liderliğindeki araştırma çalışmasına katılımınızı rica edeceğim.

Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Ezgi Deveci, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü Sağlık Odaklı Klinik Psikoloji Programında doktora yapmakta.

Özellikle sağlık psikolojisi alanında kronik hastalıklar, tedavi uyumu, yeme tutum ve davranışları, kilo problemleri ve beden algısı üzerine çalışmakta. Bu yıl da üniversitede vermiş olduğu Klinik Psikolojide Seçme Konular dersi kapsamında kendisi ve 2 öğrencisi (Emrah Duran ve Oğuzhan Ordu) soruların online olarak sorulacağı bir araştırma yürütmek istiyor. Aslında çalıştığı alan dahilinde toplumda farklı gruplarda ve farklı hastalıkları yaşayan bireylerde yeme tutum ve davranışlarını, kronik hastalıklarla baş etme becerilerini ve tedavi uyumunu incelemekte.

Yürütmeyi planladıkları araştırmanın konusu “Diyabetlilerin, Diyabet Yönetimine ilişkin Öz-etkililik Düzeyleri, Beden Algısı ve İyilik Halinin Değerlendirilmesi”. Araştırmada diyabet hastalarının diyabet yönetimine yönelik becerileri, bedenlerini nasıl algıladıkları ve rulsal-bedensel iyi olma düzeyleri ölçülecek. Araştırmada hiçbir kişisel veri/kimlik bilgisi alınmayacak ve çalışma anonim olarak yürütülecektir. Katılımcıların gizliliği etik ilkeler doğrultusunda korunacak ve katılımcıların istedikleri zaman araştırmadan ayrılma hakları vardır.

Çalışma online (linki tıklayarak sorulara cevap verme yöntemi) olarak yürütüleceği için de kimse ile yüz yüze görüşme yapılmayacaktır.

Bu anket için 18-75 yaş aralığında olan Diyabetli katılımcılara ihtiyaç bulunmakta. Çalışma yaklaşık 15 dakikanızı alacaktır.

Anket Linki: http://www.surveey.com/SurveyStart.aspx?lang=1&surv=0ff1d92274fc415aacf38e672aad164d

Şimdiden katılımınız için teşekkürler.

15 2.005 görüntüleme

Hemşire Bir Aletle Geldi, “Şeker Ölçüm Aleti”

Nasıl başlasam bilemiyorum ama diyabet hikayelerini okuyunca duygulanıyorum.

2 kızı olan, karı koca öğretmen bir aileyiz.

Küçük kızım Zeynep, o benim gözyaşım, diyabetle 13 aylıkken tanıştı. Daha doğrusu ailece tanıştık.

Hikayemiz biraz acıklı. 5 Eylül 2016’da özel bir hastanenin acil servisine başvurduk. Bize acil serviste uzman hekim ister misiniz diye sordular. Sağlık olunca “olur” dedik. 30 yıllık uzman çocuk hekimi bir doktora yönlendirdiler. İlk muayeneyi yaptı. “Bu çocuk çok üşütmüş. Hemen serum bağlayalım.” Dediler. Ben de; “Hocam son iki haftadır aşırı su tüketiyor. Acaba şeker olabilir mi?” diye sordum. Ne dese beğenirsiniz! Küstah bir tavırla; “Yok. Çocuk çok karbonhidrat almış. Gündüz emzirmeleri bırakacaksınız, sadece gece emzireceksiniz.” dedi. Sonra kızımdan 3 tüp kan alıp saat 15:30 gibi yatış için 6. kata yönlendirdiler.

Yatış işlemlerimizden sonra beklemeye başladık. Her geçen süre Zeynep daha kötüleşmeye başladı. İnlemeleri sıklaştı. Eşim sürekli “Hemşirelere bir sor. Sanki daha kötüye gidiyor.” Ben hemşirelere utana sıkıla; “Ya hiç ilerleme yok. Acaba hoca hanıma bilgi mi verseniz?” derken “Hemşireler serum bitsin cin gibi olur.” dediler.

Serum bitti. Daha da kötüye gidince hocayı aradılar. O da 2. serumu bağlattı. Durum gittikçe daha kötüye gidiyordu. Hemşire bir aletle geldi (Şeker ölçüm aleti). Tabi hiç şeker ölçüm aleti görmemiştim. Ne olduğunu bilmiyordum. Ölçümü yaptı gitti. 1 dk sonra 4 kişi geldiler. Tekrar ölçüm yaptılar. Telaş başladı. “Ne oldu? Bir problem mi?” var dedim. Alette 701 yazıyordu.

Hemen çocuk endokrin olmadığı için bizi Mersin Çocuk Hastanesi’ne sevk ettiler. Yoğun bakıma yatışta kızıma 5 yerinden damar yolu açarken hiç tepki vermiyordu. Ben o zaman kızımı kaybettim heralde dedim. Eşimin sağ olsun desteği ile beklemeye başladık. Doktor bilgi için geldi. “Tablo beklediğimden daha kötü, şekeri yüksekliğine takılmayın. İnsülin ile onu toparlarız. Ama kan gazı çok düşük. 6,7 çıkmış. 6,8 ile çok hasta kaybettik. Yaşarsa da bir yerde hasar bırakmış olabilir.” dedi.

Bekleyiş ve geçmeyen saatler. Günler  derken 3 gün sonra bizi diyabet servisine sevk ettiler. Özel hastanedeki çocuk doktorunu mahkemeye verdik. Mahkemeyi bekliyoruz. Anne sütünü de kestiler. Ne yiyecek? Türlü ve çorba getirdiler. Mümkün mü? Daha bir yaşında. Patlıcan yedirecekmişiz? Diyetisyene yönledirdiler. İnanın anlatmaya gerek yok. Harflere yazık. Endokrin uzmanımız.  Yorum yok, anlayın. Bir yaşında bir diyabetli bebeğin beslenmesi hakkında kimse bilgi sahibi değil.

Eşim okulunu bıraktı. 16 aydır aylıksız izinde. Deneme yanılma yolu ile öğrendik herşeyi ve bir de Esra Hanım sağolsun. O’nun bloğu sayisinde diyabeti iyi yönetmeyi öğrendik. Diyabet özellikle de 1 yaşında yakalananlar için kolay desem yalan olur. Çok zor. Ama aşılabilir.

Şimdi 2,5 yaşında. Konuşmaya daha başlamadı. Aşırı su tüketiyor günde 5 lt civarı. 20-25 kez altı değişiyor. Çok hareketli atları çok seviyor, biz de onu…

Atilla Görünmez

4 7.299 görüntüleme

Kan Şekeri Yüksekken Yapılan Ek Dozun Etkisi

Kan şekerimiz yüksekken yapılan müdahaleler oldukça önemli. Bu sebeple de insülinlerin çalışma şekillerini de bilmek lazım.

Tip-1 diyabet tedavi protokolünüze göre hızlı etkili insülinlerden Apidra, Humalog ve Novorapid, uzun etkili insülinlerden ise Lantus ya da Levemir kullanıyorsanız aşağıdaki önerileri dikkate alabilirsiniz.

Şu anda kullandığımız hızlı etkili insülinler, Apidra, Humalog ve Novorapid, maksimum etkisine ortalama 90 dakika sonrasında ulaşır. Ancak insülini yaptıktan 30-90 dakika arasında ise yaptığımız kısa etkili insülin oldukça yoğun çalışır.

Örneğin kan şekeriniz, tokluk kan şekeri dışında, günün herhangi bir saatinde 250-300 mg/dL gibi bir aralıkta ise insülin duyarlılık faktörü yani İDF değerinize göre (İDF hakkında Hiperglisemi Esnasında Doğru Ek Doz İnsülin linkinden daha fazla bilgi alabilirsiniz.) kan şekerinizi ideal seviyeye düşürmek için ek doz insülin yapmanız gerekir

Hızlı etkili insülininizi yaptıktan sonra da kan şekerinizi yarım saatte bir kez ölçün. Ancak ilk yarım saatte ölçtünüz kan şekeriniz düşmüyor. İkinci yarım saatte de ölçtünüz yine düşmüyor. Panikleyip yeniden insülin yapmayın. Yukarıda bahsettiğim gibi insülinlerin çalışma prensiplerine göre beklemek en doğru yöntem. Ortalama 2 saat sonrasında yaptığınız ek dozun düşürme etkisini görme şansınız olacak.

Kan şekerimiz 250-300 mg/dL’dan daha da yüksekse yaptığımız ek doz insülinin düşürme süresi de uzun olabilir. Bunu da gözardı etmemek lazım.

1 1.066 görüntüleme

arkadasimdiyabet.com Yeni İçerikleri İle Yayında

Arkadaşım Diyabet web sitesi uzun zamandır bizlerin de takip ettiği, özellikle de diyabetli çocuklar ve aileleri için güvenilir bilgilere ulaşabildiğimiz bir web sitesidir.

Aynı zamanda Türkiye’de diyabetli çocuklar için her alanda emek yoğun çalışan ve oldukça inovatif projelere imza atan Prof Dr Şükrü Hatun’un ve ekibinin arkadasimdiyabet.com‘da etkisi önemlidir.

Bu arada Şimdi Diyabetle Arkadaş Olma Zamanı kitabı gibi çoğu e-kitabı da http://www.arkadasimdiyabet.com/ogreniyoruz/okuyarak-ogrenelim/e-kitaplar linkindeki indirip okuyabilirsiniz.

Şükrü Bey’in Mesajını Da Sizlerle Bu Vesile İle Paylaşmak İsterim

http://www.arkadasimdiyabet.com/ yeni içeriği ile yayında.

“Arkadaşım Diyabet”, diyabetli çocuk ve aileleri arasında iyileştirici bir paylaşım sağlamayı ve onların eğitimini, diyabetle “arkadaşlığı” ve çocuk diyabet ekiplerine destek olmayı amaçlıyor.

Paylaşalım; etkisi ve yararı artsın.