Anasayfa Arşivler 2016 Kasım

Aylık ArşivKasım 2016

1 2.549 görüntüleme

Prof Dr Şükrü Hatun’un Gözünden “Diyabetli Çocuklar Zirvesi”

Uzun yıllardır bir çok toplantıya katıldım, bir çok toplantı düzenledim ama bugün katıldığım Diyabetli Çocuklar Zirvesi 2016 toplantısından etkilendiğim kadar az toplantıdan etkilendim.

Toplantı “diyabetimben.com” sitesinin kurucusu Esra Avcı ve arkadaşlarınca ( Barış ve Saadet hanımlar) tarafından, yani kadın emeği ile düzenlenmişti.

Önce içlerinde Uluç Ayık, Mahmet Nane, Oğuzhan Süral, Derya Baykal gibi iş ve sanat dünyasında önemli başarılar yakalamış diyabetliler, sonra içlerinde Gürkan Açıkgöz’ün de olduğu sporcular, en son ise içlerinde Türkan Şoray’a benzettiğim Tip 1 diyabetli Deniz’in annesi (bu arada Deniz toplantının başında çok güzel mini bir caz konseri verdi) Psikolog Başak Demiriz, Tip 1 Diyabetli Gaye Hanım, keşke Kayseri’yi o temsil etse diye düşündüğüm Kayserili bir babanın içinde olduğu anne/babalar konuştular.

İçtenlik, sevgi, empati, sadelik, iyilik, duyarlılık dolu toplantı boyunca konuşmacılar hem kendi diyabet öykülerini hem de diyabetle nasıl başarılı ve arkadaşça bir ömür sürülebileceğini anlattılar.

Toplantının sonunda ben de bir konuşma yaptım ve onlarla beraber olma sevincimi söyledim ve diyabetli çocuklara verdiğimiz emeğin onlarda yankı bulduğunu anlattım.

Toplantı sonunda diyabetli kardeşimiz Prof.Dr. Oguzhan Deyneli‘ye, bir hemşire ve öğretmene “Diyabet Dostu” Ödülleri verildi.

İstanbul’da oluşan birikimleri ve deneyimleri başka illere taşıma zamanı ve ben Başak Hanımla, Gaye Hanım’ı haftaya Gaziantep’de yapacağımız toplantıya davet ederek bu konuda bir ilk adım atmış oldum.

Tekrar toplantıyı düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum.

Prof Dr Şükrü Hatun

Professor of Pediatrics and Pediatric Endocrinology

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi/Koç Üniversitesi Hastanesi

7 3.957 görüntüleme

İş Dünyası ve Diyabet / Diyabetli Çocuklar Zirvesi

Kendisi ve çocukları tip-1 diyabetli olan 3 kadının gerçekleştirdiği bir organizasyondu Diyabetli Çocuklar Zirvesi. Ben 15 yıldır tip-1 diyabetliyim, Saadet’in (Saadet Nur Öktem) kızı Zeynep, Barış’ın da (Barış Karakullukçu) oğlu Barış Günay tip-1 diyabetli. Kadın ve uzman dokunuşu Zirve’nin her noktasında belli oldu.

Zirve’yi düzenlerken kendileri de tip-1 diyabetli olan Oğuzhan Süral ve Emine Birkent de ekibe dahil oldular. Ve iyi ki de bizimle birliktelerdi.

Yoğun talepler oldu Zirve’ye katılmak için. Birkaç gün öncesinde de yerimiz kalmadığı için çoğu kişiye olumlu dönüş yapamadık. Ama eminim ki başka organizasyonlarda yine birlikte olacağız.

Aynı zamanda bu hafta gün gün her bölüm ile ilgili yazıları ve Diyabet Dostları Ödül Töreni hikayelerini ve kazananları sizlerle paylaşacağız. Profesyonel video kayıtlarını da bu hafta gelir gelmez yine paylaşıyor olacağız.

Zirve boyunca sahnede Emine Birkent sahne davetlerini günün anlamına uygun hikayeleştirerek gerçekleştirdi. Emine’nin bu tarz bir tecrübesi olmasa da harika bir performansı vardı 🙂 Emine bu arada İnsan Kaynakları Uzmanı olarak iş hayatında.

İlk açılış konuşmasını Barış Karakullukçu gerçekleştirdi. Arından da Oğuzhan Süral kendi tip-1 diyabetli hayatından örneklerle açlışa katkı sağladı. Ve akıllarda kalacak cümleler söyledi 🙂 “Bu sabah hesap yaptım, 31 yıldır 58 bin kere parmaklarımı delip ölçüm yapmışım. O yüzden bizi yani diyabetlileri severken parmaklarından sevin, parmaklarını öpün…”

14:00 gibi Deniz Demiriz jazz performansı ile tüm misafirlerimizi karşıladı. Deniz de tip-1 diyabetli. Ve performansı o kadar iyiydi ki! Gelenler bilirler ama gelemeyenler çok şey kaybetti 🙂 Zirve video kaydına alındı ve yayınladığımızda sizler de eminim beğeneceksiniz.

İş Dünyası ve Diyabet

Bu bölüm Pegasus CEO’su Mehmet Nane panelistliği ile gerçekleşti. Derya Baykal (Tiyatro sanatçıcı, sunucu), Aykut Hamzagil (Aykut Hamzagil Teksil’in Sahibi), Uluç Ayık (Procter&Gamble’ın Yönetim Kurulu Üyesi) ve Oğuzhan Süral (Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi ve iyilesecegim.com’un kurucusu) bu bölümün konuşmacılarıydı. Hepsi tip-1 diyabetli.

Mehmet Nane; “Başak çıkma, konunun adını koyma, teşhis koyma, kabullenme, kabullendirme ve bunu yönetebilme. Sizlere kendi çapımızda bu 1 saatin sonunda bu konularda bir takım fikirler ve uygulamalar verebilirsek kendimizi başarılı adledeceğiz. Çünkü hepimiz farklı boyutlarda bu işle mücadele etmiş, başarılı olmuş ve de hayatımızı devam ettirmiş insanlarız. O amaçla da buraya geldik.” şeklinde güzel bir açılış yaptı.

Videolarda da izleyeceksiniz ama Mehmet Bey’in insülin kullanan babasıyla yaşadığı anları eğlenceli bir dille bizlere anlatması çok keyifliydi.

Derya Baykal; 18-19 yıldır tip-1 diyabetli olduğunu ama teşhis sürecinin herkes gibi zor olduğunu ve sonunda bir göz doktorunun kendisine teşhis koyabildiğini ve insüline geçerken yaşadığı travmayı anlattı. En kilit cümlesi ise; “Etrafınızda kimsenin bu konuda bilgili olmadığını söyleyerek tip-1 diyabeti siz bilgileneceksiniz, siz öğreneceksiniz, iş size düşüyor.”

Derya Hanım ikinci bölümde “ben yaftalardan çok şikayetçiyim.” dedi. Şeker hastalarına yapılan yakıştırmalar ilginç oluyor, özellikle diyabetliler sinirlidir dendiğini söylerken ‘Ülkede kim sinirli değil ki!” diyerek bizleri güldürdü 🙂 O zaman Türkiye’de herkes diyabetli sonucuna mı varmak lazım 🙂

“Ben de şekerim düştüğünde sizler gibi meyva suyuna saldırıyorum, artık yemeğe davet edildiğimde de yemek saatini beklemeden yemeğe başlıyorum çünkü be diyabetliyim.” dedi. Ve önemli bir uyarıda bulundu; ‘Asla yemeğinizi görmeden yemeğe başlamayın.’ vurgusu yaptı.

Aykut Hamzagil’in başlangıç cümlesi ise; “Hipokrat 2500 sene evvel demiş ki; “Az ye, çok yürü, çok yaşa”. Bugün de 2500 sene geçtiği halde değişen hiçbir şey yok. Buna ilave edeceğimiz ne var; yavaş ye, çok çiğne ve sık ye. Ve ben bu hastalığın insana disiplin getirdiğini düşünüyorum.” dedi.

Doktoruyla yaşadığı sohbet şu cümleye vurgu yaptı; “Her gün, gökten taş yağsa da, 40 dk yüreyeceksin.” Ben de dedim ki; “Ben yürümeyi hiç sevmem.” Doktorunun da kendisine “Ben sana yürümeyi seviyor musun diye sormadım. Her gün yürüyeceksin.” Aykut Bey bu anısına anlatarak disiplinli yaşamanın gerekliliğine vurgu yaptı.

Uluç Ayık, 89 yılında, 15 yaşındayken tip-1 diyabetle tanıştığını söylerken Derya Hanım gibi kendisine zor teşhis konulduğunu belirtti. Ne gibi tepkiler aldığını ise ‘Ah ah, vah vah, ondan sonra tüh tüh’ filan gibi ünlemlerle olduğunu söyledi 🙂 🙂 🙂 Zirve’nin sloganı olan “Diyabet; Bir Takım Oyunu’na” atıfta bulunarak; “Benim en iyi takım oyuncum annem.” dedi. “Daha açık olunca ve tip-1 diyabeti daha çok kabul edince ve arkadaş olunca bununla anlaşmak ve beraber yaşamak daha kolay oluyor.” dedi.

Bilinçlendirmek oldukça önemli. Bir tanesinin diyabetlilerin kendisi ve aileleri, diğerinin de etrafımızdaki toplumum bilinçlenmesi. Çocukların ise bir yaşa geldiklerinde kendi şeker ölçümlerini ve insülinlerini kendilerinin yapması gerektiğine vurgu yaptı.

Oğuzhan Süral; Diyabetlilerin çoğunun çok hırslı ve başarılı olduklarına vurgu yaptı. Dikkatli bakılırsa diyabetli hiçbir çocuğun sıradan olmadığını söyledi. Çünkü bununla ilgili içinizden gelen, yanan bir şey var 🙂

Biz hasta değiliz diyabetliyiz demenin öneminden bahsetti. “Bu bir teselli de değil. Biz ayrıcalıklıyız.” diye de hepimize destek verdi. Diyabetlilerin düzenli, disiplinli olduğunu ve iş hayatında da keşke tüm ekibimi diyabetlilerden seçebilsem dedi.

Bu bölüm oldukça verimli ve akıllarda kalan bir bölüm oldu. Bu hafta içinde video kayıtları geldiğinde sizlerle ayrıca paylaşacağız.

bir-gun-once deniz baris

oguzhan bolum-1 bolum-2

anne-ve-baba esra-1  saadet-ve-esra saadet

annem esra-2 havva

2 6.385 görüntüleme

Esra Avcı “Derya Baykal İle Gülümse” Programına Çıktı

Derya Baykal ile yıllar önce tanışmıştık. Tanıştığımız günden bu yana da iletişimimiz devam ediyor 🙂

Özellikle 2013 yılında Dr Eda Cengiz Türkiye’ye geldiğinde TV kanalları konusunda da desteğini eksik etmedi. Eda Hanım Bugün KanalTürk’teydi yazısından o günkü detaylara ulaşabilirsiniz.

Bildiğiniz gibi Derya Baykal yarın gerçekleştireceğimiz Diyabetli Çocuklar Zirvesi’nde bizlerle olacak. Hem Diyabetli Çocuklar Zirvesi’ni konuşmak hem de diyabetimben.com’u anlatmak için TEVE2’deki programına beni davet etti. Ve güzel bir yayın gerçekleştirdik.

1 9.371 görüntüleme

Okulda Diyabet Programı ve Teşekkür Belgesi Projesi

24 Kasım Öğretmenler Günü yaklaşırken, tip-1 diyabetli çocuğunuzun okul içinde ve dışında hayatına olumlu katkıları olan öğretmeninize teşekkür etmeyi unutmayın 🙂

Geçtiğimiz sene Tip1 Diyabetliler Derneği olarak başlatılan, okullarda okuyan tip-1 diyabetli öğrencilere hassasiyetle yaklaşan, destek olan öğretmenler ve okullar için Teşekkür Belgesi Projesi oldukça ilgi görmüştü. Bir okul dönemi projeyi devam ettirsek de sonrasında belge hazırlayamamamızın sebebi bu projenin daha da büyüyecek olmasıydı. Okulda Diyabet Programı Koordinatörü Prof Dr Şükrü Hatun ile yapılan toplantılar sonucunda da Teşekkür Belgesi Projesi artık Okulda Diyabet Programı çerçevesinde daha güçlü ve sistemli olarak hayatına devam edilmesi kararı alındı. Bu süreçte ilgili kurumlar ve özellikle Şükrü Bey’in projeyi sahiplenmeleri ve desteklemeleri oldukça iyi oldu.

Tip1 Diyabetliler Derneği maalesef kapanmış olsa da Öğretmenime Teşekkür Ediyorum Projesinin hayatına güvenli ellerde devam ediyor olması büyük bir mutluluk.

Projeyle ilgili görsel tasarımlar ve ilgili dökümanları bu yazının sonunda sizlerle ayrıca paylaşıyoruz. Bazı dökümanlar pdf formatında olduğu için tıkladığınızda bilgisayarınıza inecektir.

Projenin detaylarını paylaşmak gerekirse;                            

Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile yürütülen Okulda Diyabet Programı kapsamında Diyabetli çocuklara okul yaşamında destek vererek fark yaratan öğretmenlere “Teşekkür Belgesi” verilmesi projesi

esekkur_Belgesi24Haziran2015Bu projenin amacı, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin Okulda Diyabet Programına olan ilgilerinin canlandırılması ve güçlendirilmesini sağlamaktır. Bu proje, Okulda Diyabet Programı için daha önce Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derneği, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokole dayanarak yapılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı bu çalışmayı bir yazı ile bütün okullara duyuracak, ayrıca çocuk endokrin merkezleri ve diğer ilgililer de diyabetli çocuklara ve ailelere bilgi verecektir.

Projenin ayrıntıları aşağıda belirtilmiştir.

  1. Teşekkür Belgesi: Çalışma kapsamından diyabetli çocuklara sürekli ve etkili bir şekilde destek olan öğretmenlere ve okullara “Teşekkür Belgesi” verilmesi planlanmıştır. Bu belge ile birlikte ayrıca ilgili öğretmen veya okula üzerinde Okulda Diyabet Programı logosu bulunan bir kupa hediye edilecektir. Bu belge, isimleri belirlenen öğretmen veya okullara verilmek üzere çerçeveli olarak hazırlanacak ve ilgili çocuk endokrin ünitesine kupa ile birlikte gönderilecektir.
  2. “Teşekkür Belgesi” verilecek Öğretmen ve okulların belirlenmesi

“Teşekkür Belgesi” verilecek öğretmenlerin ve/veya okulların belirlenmesi iki şekilde yapılacaktır.

  1. Diyabetli çocuğun izlendiği merkez, aile ve çocuktan aldığı bilgiler ve kendi gözlemleri çerçevesinde teşekkür belgesi verilecek öğretmenleri doğrudan belirleyebilecek ve bu öneriyi bilgi@cocukendokrindiyabet.org adresine bildirecektir.
  2. Diyabetli çocuğun ailesi, öğretmenin kendisi veya okul yönetimi de okuldadiyabet.org sitesi üzerinden ilgili formu doldurarak başvuruda bulunabilecektir. Formu doldurduktan sonra bilgi@cocukendokrindiyabet.org  mail adresine formu maille göndermeleri yeterlidir. Bu şekildeki başvurular değerlendirirken, formdaki bilgilerin yanı sıra çocuğun izlendiği merkezin görüşü alınacaktır.
  1. Teşekkür Belgesi hazırlanması ve verilmesi: Teşekkür Belgesi, belge verilecek öğretmenin ismi ve belirlendikten ve belgede adı geçen kurumların yetkililerinin isimleri eklendikten standart bir şekilde çerçevelenerek ilgili çocuk endokrin merkezine gönderilecektir. Yerel imzalar çocuk endokrin merkezi tarafından tamamlanacaktır. Teşekkür Belgesi, ilgili öğretmene mümkünse öğrencilerin ve diğer öğretmenlerin katılacağı bir törenle verilecek ve bu törende “ Çocuklarda Diyabet ve Okulda Diyabet Bakımı” konusunda 15 dakikalık bir sunum yapılacaktır. Bu tören basına da haber verilerek konu ile ilgili duyarlılık yaratılmasına çalışılacaktır.
  2. Diğer konular: Belge verilen öğretmenler ayrı bir yazı ile Milli Eğitim Bakanlığı’na ve ilgili il milli eğitim müdürlüğüne bildirilecek ayrıca okuldadiyabet.org sitesinde ayrı bir pencerede duyurulacaktır.

Teşekkür Belgesi Projesi Hakkında

Teşekkür Belgesi Başvuru Formu

Teşekkür Belgesi Projesi Reklam Çalışması

Teşekkür Belgesi Tasarımı

Hediye Edilecek Kupa

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

3 5.247 görüntüleme

Dexcom İle HbA1c’nin Düşmesi ve Kan Şekeri Regülasyonunda Başarı

Tip-1 diyabet teknolojilerinin hayatımıza sağladığı faydalar kaçınılmaz. Özellikle 4-5 aydır Dexcom kullanan biri olarak kan şekeri regülasyonumdaki muhteşem değişimi görmek de harika 🙂

90’lı yıllarda insülin enjektörleri ya da kaynatılan şırıngalardan sonra 2000’li yıllarda insülin kalemi, insülin pompasının hayatımıza girmesi tip-1 diyabetli hayatlarımızda önemli bir farklılık yaratmıştı.  Ve son yıllarda sürekli glikoz ölçüm sistemleri yani CGMs’lerin sağladığı katkılar muazzam oluyor.

Dexcom bildiğiniz gibi yapay pankreas çalışmalarında da kullanılmakta. Çünkü tam otomatize yapay pankreas sistemlerinde kan şekerinin gerçeğe en yakın sonucu vermesi isteniyor.

Dexcom gibi sürekli glikoz ölçüm sistemlerini kullanan tip-1 diyabetli bireylerin;

  • Kan şekeri regülasyonu daha başarılı olmakta.
  • Gereksiz insülin alımını düşürüyor.
  • Gereksiz hiperglisemi ve hipoglisemi önlüyor.
  • HbA1c değerinim kısa sürede ideal seviyeye getiriyor.

Dexcom’ı bilgisayarınıza bağlayıp tüm raporları da almanız ise en önemli nokta. Dexcom Studio‘yu bilgisayarınıza yüklediğinizde tüm raporları ve analizleri yapabiliyorsunuz. Doktora giderken yanımda her götürdüğümde günlük tabloları masaya yatırıp sorunlu saatlere yönelik çözümler bulmak da harika 🙂

dexcom-dalgalanmaHer 4 dakikada bir ve günde 488 kez şekerimizi ölçmesi doktora her gittiğimizde verilerin daha iyi değerlendirmesini sağlıyor.

Yandaki görselde de gördüğünüz gibi gün gün kan şekeri nasıl gitmiş, nerelerde düşüş ya da yükseklikler var ve hangi saatler kan şekeri düzenli gibi sonuçları görebiliyorsunuz.

Bu detayları görmek gerekli çözümlerin daha pratik çözülmesine katkı sağlıyor.

 

dexcom-dalgalanma-2

Kan şekeri hedef aralığın dışında olan değerler günün saatleri ve periyodlarına göre de kolayca belirlenebiliyor. Ve bir ‘başarı raporu’ ortaya çıkıyor.

Pembe renk kan şekeri düşüklüğü sıklığını, yeşil renk kan şekeri hedefine ulaşma oranını ve sarı renk kan şekeri düşüklüğü oranını göstermekte.

Dolayısıyla önemli olan ne kadar yeşil renk görüyorsak o kadar iyi 🙂

 

 

 

dexcom-dalgalanma-6

Başarı raporu ile ayrıca Dexcom kullanımı süresince iki farklı dönemi kıyaslama olanağı da var. Bu kıyaslamayı haftalık, aylık veya 3 aylık da yapabilirsiniz.

Yandaki görselde görebileceğiniz gibi; 1 Temmuz-30 Eylül 2015 ve 1 Temmuz-30 Eylül 2016-3 aylık 2 periyodu kıyasladığınızda nasıl bir değişiklik olduğunu sonucunu da görebiliyorsunuz.

Bu iki dönemi kıyaslayıp, ölçümler arasındaki başarı ya da başarısızlık oranınızı değerlendirebilirsiniz.

 

dexcom-dalgalanma-5

İnsülin kalemi kullanan bir tip-1 diyabetli CGMs kullanmadan önce ve sonra kan şekerindeki ciddi ve pozitif değişimi yandaki görselden görebilirsiniz. Yukarıda söylediğimiz gibi yeşik renk arttıkça başarıya giden bir yolunuz var demek 🙂 🙂 🙂

 

 

dexcom-dalgalanma-4Yandaki görselde de insülin kalemi kullanan, insülin pompası kullanan, insülin kalemi+CGMs kullanan ve insülin pompası+CGMs kullanan bireylerin HbA1c değerlerindeki başarılarını görebiliyorsunuz. Özellikle 13 yaş altı bireylerde genelde regülasyon daha zor oluyorken, 25 yaş üstü bireylerde daha başarılı sonuçlar görülebilmekte. Çocukların büyüme döneminde olması ve hormonal değişiklikleri bildiğiniz gibi kan şekeri regülasyonunu sağlamada zorluk çıkaran noktalar.

 

dexcom-dalgalanma-3Sürekli glikoz ölçüm sistemleri kullanan bireyler ara ara CGMs kullanmayı bırakıyorsa HbA1c değerinde nasıl oynama olduğunu yandaki görselden görebilirsiniz. Sensör off yani kapalıyken yüksek giden HbA1c sensör kulanımında yani sensör on konumuna geldikten sonra ciddi anlamda düşüyor.

Yandaki sonuç tip-1 diyabetli 153 çocuk ve yetişkin üzerinden yapılan bir çalışma. Çalışmaya başlamadan önce HbA1c seviyeleri %7,5-%9,5 aralığında olan bireylerin HbA1c değerlerindeki değişimi anlatıyor.

Her zaman söylediğim gibi Dexcom gibi CGMs yani sürekli glikoz ölçüm sistemleri kullanmak tip-1 diyabetli hayatlarımıza pozitif katkılarda bulunuyor. Her yeni teknoloji ile tip-1 diyabet daha iyi yönetilebilir bir noktaya gelecek.