Anasayfa Sizden Gelenler Tip-1 Diyabet Hikayeni Paylaş – İlayda’dan Geldi

Tip-1 Diyabet Hikayeni Paylaş – İlayda’dan Geldi

9 1.574 görüntüleme

Tip-1 Diyabet Hikayeni Paylaş – İlayda’dan Geldi

Herkese Merhabalar ..

Öncelikle sana teşekkür ederek başlamalıyım Esra Abla. Böyle güzel şeyler yaptığın için. İnsanların dertlerini, dert olmaktan çıkarmaya çalıştığın için ve bize birçok konuda ışık tuttuğun için.

2014 Eylül’de ilk kez İstanbul’a geldim üniversite için. Marmara Üniversitesi-Aktüerya. Allah’ım ne güzel şeydi… İşte o zaman başladı mücadelem. İlk kez ailemden ayrı kalıyordum, ilk kez birey oluyordum. Her alanda tektim ve bu da beni çok yoruyordu haliyle.

Bir süre sonra Aralık ayının sonlarına doğru değişik huylarım başlamıştı. Daha önce hiç yemediğim kadar yemek yemeye başlamıştım. Erkek arkadaşım, Yusuf, yemeğe götürdüğünde bir dilim pizzayla doyardım normalde ama artık iki hamburger menü yiyerek doymuyordum. O da şaşırıyordu bu duruma. Ama aklımızın ucundan bile geçmedi tabi.

Yurttaki oda arkadaşım 1-2 kg portakal almıştı. Halbuki çok sevmezdim. Bütün hepsini o akşam bitirip ertesi gün kendime 3-4 kg alıp yemiştim. Sürekli bastıramadığım bir yeme isteğim vardı. Zamanla bunun yanısıra su içme isteği başlamıştı.. Ve beraberinde gelen tuvalete gitme ihtiyacı. Artık günde 5 Lt ye kadar su içiyordum. Hala aklımızda bir şey yoktu, sıcaktandır deyip geçiyorduk.

Sonra Mayıs ayında bir tanıdığımız; “acaba sende şeker mi var” deyince jeton düştü bende. Anneannemde, teyzemde, dayımda ve 1 sene önce de 8 yaşındaki kuzenimde çıkmıştı. Neden olmasın dedim. Tabi ben bir türlü doktora gidemedim.

Okuldu, sınavlardı derken.. Aşırı derecede de kilo verince artık tescillemiştim ama Yusuf bir türlü yakıştıramadığı için bahaneler buluyordu. Diş macunundan olabilir bende de oluyor vs. Havadan kaynaklanıyor bu yaz çok sıcak vb. Artık ufak tefek talihsizlikler oluyordu ama ben gülüyordum. Hiç sebebinin bu olacağını düşünmemiştim.

Temmuz ayı oldu artık ve ben 5 Temmuz’da evimdeydim artık. Giresun’da. 6 Temmuz’da doktordan randevu almıştım. Açlık şekerim 147 çıktı. Daha detaylı tahliller istendi. Ertesi gün doktor yüzüme; ”Evet sen gerçekten de tip-1 diyabetsin ama başka hastaneye yönlendirelim daha da araştırılsın.” dedi. Yer ayağımın altından kaydı sanki. O sırada doktorun söylediği hiç bir şeyi duyamadım. Çalkalandı beynimde her şey. Annem daha da kötüydü. Ben zaten bunu bekleyerek gittiğim için söylendi bana, iyi bir şey düşünmediğim, konuşmadığım için başıma geldiğini söyledi. O da farkına vardı sonra sustu. Bütün gün konuşmadık.

Ertesi gün acilen hastaneye yatırılana kadar olayın şokunu atlatamadım. Biraz Trabzon’da tedavi gördüm. Sonra Samsun’da daha iyi olabileceğini düşündükleri için orda tedavi gördüm. O kadar zordu ki ilk zamanlar. Herkesin bana acıyarak bakması. Bu genç yaşta olur muymuş, daha çocukmuşum, nasıl başa çıkacakmışım, tek başıma İstanbul’da olur muymuş, okulu bırakmalıymışım .. Bunu bütün bir yaz duymak beni o kadar yordu ki.

Yusuf olmasa ben şuan hala ağlıyor, zırlıyor olurdum. Çünkü insanlar hiç bir şey bilmiyor ama herkes tıp mezunu gibi davranıyor. Ailemde çevreye kulak asıyor, sonra kabak benim başıma patlıyor. Tabi ki zor olacaktı ama illa ki aşılacaktı yani.

Daha sonra dayanamayıp İstanbul’a geldim. Tedavime adam akıllı burada devam edicem dedim ve gayet de güzel oldu.

Artık daha rahattım. Bütün eğitimlerimi aldım. Hemen hemen her şeyi biliyordum artık. Yurt köşelerinde çok zor oluyordu bazen ama yapacak bir şey yoktu. Psikolojikmen kendimi çok kötü etkiliyordum.. İnsanın kendine acıdığı zaman, işte o zaman kimse sizi kurtaramayacak gibi oluyor. Ama Yusuf tuttu elimden. “Bu hastalık %51 seninse, %49 benim” dedi. Benden çok düşünüyor, benden çok araştırıyor. Hala ben onun kadar merak edip okumuyorum.

Dışarıda insülin yapamıyordum ama o alıştırdı. Ben yaparım dedi ve bir, iki derken alıştık ikimiz de. Canımı yakmaktan korkuyordu ama artık. O da alıştı, ben de. Şekerimi ölçecekken stripti onun cihaza yerleştirmesi bile benim yükümü o kadar hafifletiyor ki.. Eğer şekerim rayında gitmezse gece alarm kuruyoruz. Beni uyandırıyor telefonla, ölçüyorum haber veriyorum ve tekrar uyuyoruz. Bu aralar nöbete çevirdik. Mesela bu gece (16 Mart 2016) nöbet sırası onda..

8. aydayım.. Ama 3-4 yıl olmuş gibi. Artık korkmuyorum. Artık kendime acımıyorum. Bir ay önce eve yerleştim ve artık herşey daha da kolaylaştı. Sağlıklı yemekler yapıp yiyebiliyorum. Neredeyse düzenli sayılabilecek bir hayatım var çok şükür.

Şekerim düzgün giderse kendimi ödüllendiriyorum ara öğünlerde çikolata veya kurabiyelerle. Ama ölçülü ve sınırı aşmadan.

Her şey o kadar iyiye gidiyorki günlük insülin miktarı 14 oldu bugün. İnanıyorum her şey daha da güzel olacak. Gerçekten bir kez daha yaşayarak öğrenmiş oldum, inanmanın nasıl güçlü bir şey olduğunu. Tabi yakınınızda size destek olabilecek birilerinin olması da büyük bir velinimet..

Artık kendimi diğer insanlar gibi … diyerek ayırmıyorum 🙂

 İlayda

  • İlaydacığım merhaba,
    Ne güzel hayatını düzene sokmuşsun.Ne kadar şanslıymışsın ki yanında seni çok seven,destek olan erkek arkadaşın var.Diyabet olduktan sonra seni yarı yolda bırakmayan.Çok etkilendim gerçekten.Oğlum 9 yaşında şimdiden düşünüyorum,ileride arkadaşları,eşi ona destek olur mu benim gösterdiğim özveriyi gösterir mi?Senin hikayen bana iyi geldi.

    Hayatın boyunca başarı,sağlık ve Yusuf’un seninle olsun.

  • Merhaba Nagihan hanım. Öncelikle çok teşekkür ederim,güzel dilekleriniz için. Ama merak etmeyin gün geçtikçe her şey daha güzel olacak. Ben bu aşamaya çok uzun gibi gelsede çok kısa sürede geldim. Evet destek verenim vardı,siz de eminim oğlunuzun en büyük destekçisisiniz. Asla yılmayın. Ben yoruldum dediğiniz an her şey başa sarıyor. 9 yaşında kuzenimde diyabet. Evet çok yorucu onun için bazen unutuyor ama çocuk işte .. Kaçamakları çok sık oluyordur muhtemelen ama mazur görmek lazım. Bakın ben 19 yaşındayım ben bile arada yapıyorum. Siz yeter ki ona acımayın,üzülerek bakmayın ona lütfen. O zaman o,bu durumu daha da büyütür gözünde. Hala ailem beni beter duruma sokar.. Siz bunu yapmayın 🙂 Allah yardımcınız olsun.

  • İlayda’cım Merhaba,

    Gelen yazılar içinde kalemi kuvvetli yazılardan biri senin yazın. Güzel anlatmışsın.

    Dün akşam Eşref’e okuyordum. Bu akşam nöbetteler dedik, andık sizi 🙂

    Bir de ailede bu kadar diyabetli varken tip-1 diyabetle tanışma sürecin uzun olmuş 🙂 Olmasaydı iyiydi 🙂

    sevgiler

    • Çok çok çok teşekkür ederim Esra abla çok mutlu oldum 🙂 Biz de Yusuf’la bir şey olduğunda birbirimize sürekli okuduğumuz şeyleri söylüyoruz. Bak öyle değildi,bu böyleydi. En çokta sizin paylaştığınız evlilik konulu video bize birçok konuda ışık tuttu. “Bak normalse gece kalkmamıza gerek yokmuş gördün mü ? ” gibi 🙂 .. Tekrar teşekkürler..

  • Merhaba ayşe ben yaklaşık 16 yıldır diyabetim her geçen yıl iyi gelmiyor aksine sinirlerimi dahada yipratiyor evli 2 çocuk annesiyim eşim bana çok destek veriyor ama yinede diyabetle barisamiyorum siirtte yaşıyorum burda pompa dan bahseden veya duyan bilen kimse yok doktora sordum ama o bile tam bir bilgi vermedi burda takılmıyor ankara istanbul izmirde oluyormuş kullanımı çok zormuş falan her açıdan çok zor bir hastalık bence açlık kan şekerim 300 lerde hemoglobin ortalamasida 8 lerde elimden geldiği kadar yemeğimëde dikkat ediyorum tatlı birşey yemiyemiyorum ancak bu kadar diyabetimben’i takip ettiğimden beri daha bilinçlendirm sizlere çok teşekkür ediyorum hepinize geçmiş olsun sevgiler

    • Ayşe Hanım Merhaba,

      İnsülin pompası kullanımı hayal ettiğiniz kadar zor değil. Akıllı telefon kullanabiliyorsanız onun kadar kolay. Pompa taktırmak istediğinizde firma yetkilileri nerede olursanız olun gelip takıyorlar.

      Yaşadığımız il sebebiyle sıkıntı yaşamanız normal olabilir ama kendiniz için bir şeyler yapmak için çabalayın. Çözüm yolları arayın. Umarım başarılı olursunuz.

      Sevgiler

  • Cevap Bırak