Anasayfa Tip-1'im Tip-1 Diyabetle Tanışma Hikayem

Tip-1 Diyabetle Tanışma Hikayem

28 8.099 görüntüleme

Tip-1 Diyabetle Tanışma Hikayem (Güncellenmiştir)

Niğde Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nde okuyordum. Ve bu şehirde yaklaşık iki yıldır yaşıyordum.

Ailem yurt dışında yaşadığı için abimin yanına, İstanbul’a sürekli gelip gidiyordum. Uzun bir tatilde Avcılar’da Rodi mağazasında çalışmaya başlamıştım.

Müşteriler gelir ve kıyafet denettirir, paça boylarını alır satış yapardım. Benim için ilginç bir deneyimdi 🙂 . Bu çalışma süresince yemek yemeye olan aşırı isteğim oluşmaya başladı. Hatta bir gün yüksek satış yaptığımız için mağaza sahibi burma kadayıf almıştı. Nasıl yediğimi anlatamam size 🙂 .

Çalıştığım yer ile ev arası 5 dakika yürüme mesafesindeydi.  Ama o 5 dakikalık yolda yürümek inanılmaz bir işkenceydi. Çünkü tuvaletimi yaparak çıktığım mağazadan eve gidene kadar birçok kez tuvalet ihtiyacım oluyordu. Hatta birkaç kez belirlediğim bir yerde çömelip tuvaletimi yapmak zorunda kalıyordum. İki bina arasında J .

Evde de durum ayrı bir boyuttaydı. Her dakikada bir tuvalete gidiyorum. Ya çok az geliyor ya da çok fazla geliyordu. Genital bölgemin şişkinliği ise hat safhada.

İstanbul’dan Niğde’ye otobüsle nasıl döneceğimi düşünüp duruyordum. Sürekli tuvaleti gelen biri o kadar yola nasıl dayanırdı ki? Baktım olacak gibi değil Avcılar’da bir sağlık ocağına gittim. Enfeksiyon kapmışsın dediler. Baya ilaç verdiler ve kullanmaya başladım. Derde derman olması için sürekli bekledim ama olmadı.

Otobüs yolculuğuna mecburen çıktım. Ve yol boyunca her saat başı otobüsü durdurtup tuvalete gidiyordum. 1 saat boyunca tuvaletimi tutma başarısını nasıl gerçekleştirdim bir ben bilirim.

Niğde’ye geldiğimde sorun devam ediyordu. Yurtta kalıyordum. Derslere gitmem lazımdı ama yataktan başımı kaldıramıyordum. Uyku hali o kadar fazlaydı ki! Ayağa kalktığımda 5-10 adım attığımda inanılmaz bir mide bulantısı ve sanki yere düşüp kalacakmışım hissi vardı.

Bu arada sene 2002. Genital bölgemde bir problem olduğunu düşünerek Niğde Dr. Doğan Baran Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne gittim.

Doktor hemen kan şekerime bakılması için gerekli testleri istedi. Sonuçları aldığımda açlık kan şekerimin 360 mg/dl olması sebebiyle Niğde Devlet Hastanesi Diyabet Polikliniği’ne gitmem gerektiği söylendi.

Aile Hekimi Oğuz Demirtaş, ki kendisi halen bu hastanede görevlidir, ile tanıştım. Nasıl bir yol izleyeceğimizi ve neler yapmam gerektiğini detaylı anlattı. O yıllarda bazı testler bu hastanede yapılamıyordu. C-peptid ve Hba1C gibi birkaç test için İstanbul / Çapa Tıp Fakültesi’ne geldim.

Biliyorsunuz, pankreastan salgılanan insülin dengesi alfa ve beta hücrelerinin doğru çalışmasına bağlıdır. Bu hücrelerin bendeki rezervlerine bakıldı. Alfa, betalarımın kalmaması ve diğer test sonuçlarına göre de insülin tedavisine başlamam gerektiğini söylendi.

Artık Tip-1 diyabetle tanışma vaktim gelmişti. Üç gün Haseki Hastanesi’nde gözetim altında tutuldum. Kan şekeri değerlerime göre dörtlü insülin tedavisine başlandı. İlk insülinlerim Humalog ve Humulin-n’di…

Peki Avcılar’daki doktor yani bana enfeksiyon kapmışsın diyen doktor ile Niğde’deki kadın doğumcu doktor aynı eğitim süreçlerinden geçip, koskoca tıp fakültesinden mezun olmadılar mı? Nasıl olur da bir doktorun aklına direkt kan şekerine bakmak gelirken, diğer doktorun aklına dahi gelmez? (Yazının ilk yayınlanma tarihi 18 Şubat 2012, saat: 12:13)

 

  • Bende kendi hikayemi anlatiyim 🙂 2008 yılıydı. Aşırı kilo vermeye başlamıştım. Ben kendimde bir fark göremiyordum ama etrafımdakiler bir deri bir kemik kalmışsın diyorlardı. 3. sınıftaydım. Yatağım ıslak kalkmadığım gün yoktu. Gece 4 5 defa lavaboya gitmeme rağmen. Yemek çok yiyordum. Sofrayı kaldırdıktan 10 15 dk sonra yine yiyordum. Annem beni doktora götürdü. Hatırladığım kadarıyla Atilla Özvurmaz’dı hiçbirşey bilmeyen o doktor ! Annem çok yemek yiyor çok lavaboya gidiyor çok kilo kaybetmiş sürekli kusuyor ve uyuyor dediği halde bir çuval dolusu ilaçla bizi 2 defa eve yolladı hiçbirşeyi yok düzelir diye. Annem baktı olmadı belki sarılık hastası olmuş dedi. Sarılık kadına gittik. Kulağımın arkasına ciletle çizik attılar ve sürekli şekerli şeyler yesin hiçbirşeyi kalmaz dedi. Babam sürekli bana bal yediriyordu. İyileşmem için. Ama nafile. Birgün babam en sonunda dayanamayıp birde ben götüreyim doktora dedi. Akşamın 5’i gibiydi. Acile gittik belirtileri söyledi babam doktor kan testi istedi. Ölçtüler. Sonuç 999 çıktı. Makina bozuk herhalde dediler. Birdaha ölçtüler ama sonuç aynı. Beni Kızıltepe devlet hastanesinden ambulansla mardin devlet hastanesine yolladılar. Orda bir doktor vardı. Babam kağıtları gösterince doktor ağzını aç kızım dedi ağzımı açtım kokladı ve hemen beni diyarbakır dicle üniversitesi araştırma hastanesine gönderdiler. İşte 1 hafta orda kalınca taburcu oldum 😉 Tam çocukluk yıllarımdı. Hepsi hastalıkla geçip gitti.

  • Bende 30 yaşında menapoz 33 yaşında yüksek troit ve tip1 diyabetle tanıştım 2 ay oldu ve hemen insüline başladım hala kendime konduramıyorum bir ümitlede tip1 diyabeti yenen veya geçen birilerini bulabileceğimi sanıyorum:( ve tabiki hastalığın içeriğini öğrenince korkularımda başlıyor çünkü ailemde ve çevremde hiç diyabet hastası yoktu kendimi çok yalnız hissediyorum

      • istanbulda yaşıyorum esra hanım siteniz çok güzel tesadüfen buldum ama iyiki bulmuşum ben şuan günde 4 kez insülin vuruyorum yemeklerden önce apidra 2 gece yatarkende lantusdan 10 vuruyorum ve sabah şekerim iyi kalktığım içinde öğleni 4 yapıp sabahkini kaldırma ihtimalimiz var yediklerime çok dikkat ediyorum umarım hep öylede gider tabi çok diyabetim çok yeni

        • Sayın Kafas,

          Adınızı bilmediğim için bu şekilde hitap ediyorum.

          O zaman diyabete hoş geldiniz diyeceğim 🙂 .

          Umarım kan şekeriniz hep yolunda gider.

          sevgiler

  • merhabalar.bende diyabetle tanışalı bugun tam 23. günüm.kurban bayramında ailemden 1400 km uzaktaydım.görevim sebebiyle gidemedim.komşularımız bana kurban eti vermişlerdi.bayramda bol bol plavlı et yedim. sabah kalktığımda yutkunacak halim olmuyorduçağzım kupkuru oluyordu.günde yaklaşık 5-6 litre su içiyordum.ve yine sık sık lavabo ihtiyacı oluyordu.son 1 ay içerisinde 12 kg vermiştim.yürüyecek takatimin olmadığı anlar oluyordu.bayram tatili olduğu için hastaneyede gidememiştim.ilk mesai günü sağlık ocağına gittim.gitmeden öncede internette araştırmıştım şikayetlerimin sebebini ve hemen her sitede ortak karar şeker hastalığıydı.fakat ailemde yada akrabalarımın hiçbirinde şeker hastalığı yoktu.ve ben 27 yaşındayım.tip 1 15 yaşa kadar tip 2 40 yaş üstü yazıyordu.şikayetler şeker hastalığını gösteriyordu fakat yaşım uymuyordu.doktora gittim ve doktor bana böbrek iltihabı dedi.bi poşet dolusu ilaçla evime geldim.ama içim rahat etmemişti.o ilaçlardan birtane bile kullanmadan özel hastaneye üroloji bölümüne gittim.yapılan idrar ve kan tahlili sonuçlarına göre benim dahiliye bölümüne görünmem gerektiğini söyledi.dahiliyeye gittim ve doktorun ilk söylediği hemşire hanım hemen kan şekerini ölçün oldu.ölçtüler ve 492 çıktı açlık kan şekerim.o gun yatırdılar beni.insülin kullanmasını ve yeme içme alışkanlığı hakkında deneyim sahibi olmamı sağladılar.tek sıkıntı bana günde 4 defa 14 doz yapılıyordu.ve sürekli kan şekerim düşüyordu.memleketime gidince başka bir doktora daha göründüm.8-6 doz yapmamı söyledi.şimdi sabah öğle akşam 4 doz gece yatarken 10 doz lantus yapıyorum ve kan şekerim 70-130 arası 1 haftadır.Ama şükrediyorum Allah dermansız dert vermesin.ve bilmiyorum ama şubatta istanbul Alman hastanesi ışın tedavisi yapıyormuş.300 hasta tekrar sağlığına kavuşmış.tabi ki %100 lük br başarı yok.fakat benim aklımı kurcalayan herhangi bir yan etkisinin olup olmadığı.ki varsa bile bundan bi 20 yıl sonra ortaya çıkar.kafam çok karışık bu noktada..onun haricinde hastalığı kabullendim.moralimi yuksek tutmaya çalışıyorum ve gunumu çok planlı yaşıyorum..hepinize çok çok geçmiş olsun..sağlıcakla kalın..

  • Esra hanım
    Niğde ünv.den mi mezun oldunuz?Çok şaşırdım!Ben Fırat ünv.diye okumuştum sanki bir başka yazıda?
    Eğer Niğde de bulunmuşsanız bir ortak noktamız çıktı demek:Ben Niğdeliyim de:))Annemler, akrabalar Niğde’ deler.Bak Allah’ın işine!Demek aynı yollarda yürümüş, aynı sudan içmişiz:))Nerdeeen nereye :))))

    • Buket Hanım,

      Niğde’de başladım eğitim hayatına. Niğde Üniversitesi’nden prefabrikte okumak sıkınca tekrar ÖSS sınavı ve bu sefer Fırat Ünv. 🙂 Mezuniyet Fırat’dan 🙂

      Niğde’de 2 yıl yaşadım galiba. Yeşilyurt Köyü vardı. Umarım yanlış hatırlamıyorumdur 🙂 . Orada yakınlarımıza da gider gelirdim ara sıra. Güzel bir köydür.

      Milli Piyango Öğrenci Yurdu vardı Sarteks’in karşısında. Orada yaşıyordum 🙂 🙂 Yol arkadaşlığımızda birçok ortak nokta çıkıyor 🙂 .

      sevgiler

  • Merhaba,

    Ben de bu hastalıkla tanışalı henüz 1 hafta bile olmadı. Tam manasıyla sudan çıkmış balık gibiyim. İnsülin iğnelerini düzenli olarak alıyorum, ancak diyet konusunda genel bir bilginin haricinde pek bilgi sahibi değilim. Siz bu konuda nereden yardım alıyorsunuz, gününüzü nasıl planlıyorsunuz? Bu konuda yardımcı olabilir misiniz ?

    • Uğur Bey Merhaba,

      Öncelikle siz de aramıza hoşgeldiniz…

      Size acilen karbonhidrat sayım yöntemini öğrenecebileceğiniz bir diyetisyen bulmanızı önereceğim. Ben KH sayımına göre beslenme düzenimi oturttum. Daha esnek bir beslenme stili.

      Bir de iyi bir endokrinci bulmanız gerekli. Hangi ilde yaşıyorsunuz?

      sevgiler

  • Esra hanım merhaba iyiki bu sayfayı açmışsınız benim oğlum 6 yaşında tib 1 diyabet oldu yaklaşık 9 aydır onunla birlikte bizde evde yaşantımızı ona göre düzenledik. Acaba bu hastalığın insülün iğnesinden başka bir çözümü var mı insülün bulunalı 90 küsür sene geçmiş hala iğne var 90 senede sadece iğnenin boyutu değişmiş o kadar bir de bir söylendi dolaşıyor ilaç firmaları bu ve benzeri hastalıkların çaresinin bulunduğunu ilaç firmalarının bunu ötelediği ve hastalığın iyileşme sürecinin devamlı olarak geciktirdiği söyleniyor bu bir şehir evsanesi mi ya da sizinde bu yönde duyumlarınız var mı çocuğum 7 yaşına girdi ama o iğne olurken hala daha iğneler benim ciyerimi saplanıyor en azından bu iğneden kurulacak bir çalışma yok mu yakın zamanda şimdiden teşekkürler

    • Köksal Bey Merhaba,

      Maalesef şu andaki en iyi destekçimiz insülin. Yerine koyabileceğimiz başka bir malzeme de yok.

      Her sektörde olduğu gibi ilaç sektörü de kendi içerisinde dinamikleri olan bir bir sektör. Ancak insülin kaleminden sonra insülin pompası çıktı. Daha iyi bir tip-1 diyabetli yaşam sağlıyor bizlere.

      En azından şu anki en iyi teknolojiyi kullanmanızı öneririm. Ama elbette doktorunuza sormanız ve onun sizi yönlendirmesi lazım.

      sevgiler

  • Merhaba.bende sizinle diyabetle tanisma hikayemi paylasmak istedim.bundan 2 yil onceydi. İki aylik bir zamanda 87 kilodan 63 kiloya dustum.onceleri kilo vermem cok yavasti,cok fazla su tuketiyor ve tuvalete gidiyordum.daha sonra kasintilar basladi.genital kasintilar,korkunctu.sosyal hayatinizi tamamiyle kontrol altina alan esir alan birsey.yemek yiyemiyor fakat kola meyvesuyu su gibi sivi gidalari sisesinden iciyor,yatagimin baducuna yedek sise koyup yatiyordum.gece defalarca wc kalktigim icin uykumu alamaz olmustum.bir sure sonra midem reaksiyon gostermeye agrimaya basladi.devlet hastanesinde muayene okdugum dahiliyeci tum bu belirtikerden hic suphelenmemis olacak ki mide ilaclariyla bir hafta daha oyaladi beni.gecmeyen agrilar ve asiri yorgunluk erkek arkadasimin dikjatini cekti.seker olcumu yaptirmami soyledi.olcumler onun hakli oldugunu gosterdi.olcum sonucu 588 cikan sekerim ve yari koma halim eve geri gelmeme engel oldu.acilen yatirildim.15 gun boyunca uygun insulin sayisi ve dozu denendi.allah hepimize sifalar versin.bubarada pompa taktirmayi dusunuyorum ama korkularim var.is yerinden uzun sureli izin alamiyorum.yasadigim yerde diyetisyenler kh sayimi bilmiyor.lutfen marka ve doktor konusunda yardimci olur musunuz.sevgilerr

  • Diyabet korkulacak bir hastalik degildir onunla arkadas olmaliyiz ben 13 senedir diyabetim 7 yasindan beri allaha cok sukur komtrollerimizi yaptigimiz surece hersey yolunda gidiyor. Bu site cok guzelmis yeni farkettim herkes icin yararli olur umarim 🙂

  • […] Size diyabetle ilk tanışmamı anlatırken genital bölgemdeki aşırı kaşıntıdan dolayı hastaneye gittiğimi söylemiştim. Diyabetimle ilgili tek korktuğum şey şekerimin yükselmesiydi. Çünkü şekerim yükselince, genital bölgem şişiyor ve aşırı kaşınıyor. Bu sebeple de kan şekerim hep düşük olurdu. Yılda birkaç kez hipoglisemi atağı geçirirdim. […]

  • Cevap Bırak

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.