Anasayfa Tip-1'im Tip-1 Diyabetim ve Ailem – Devam

Tip-1 Diyabetim ve Ailem – Devam

0 1.580 görüntüleme

Annem ve babam yurt dışından döndükten sonra iki büyük hipoglisemi atağımla karşılaşmaları kötü olmuştu.

Annem o dönemde ” senin bu kadar kötü olduğunu düşünememiştik ” derdi. Bir de kilolu halime çok şaşırmışlardı. Çünkü ailem yurt dışına gitmeden önce 64 kiloydum. Geldiklerinde ise 75 kiloya ulaşmıştım.

Ailem öncelikle ağbimin deneyimlerini dinledi. Sonra dinlediklerini hayata geçirmeye başladılar.

Mesela uzunca bir sohbet içerisindeysek annem hemen ” Esra’yı yormayın, şimdi şekeri düşecek ” diye etraftakileri uyarır. Ya da bir sorun varsa en son bana söylenir ya da söylenmez. Ki ben kendi çabalarımla ne olduğu hemen öğrenirim 🙂 .

2007 yılında ise ailem tamamıyla İstanbul’a yerleşti. Aynı evde kalmaya başladık. Annem daha dikkatli olmaya başladı. Yemek saatlerimiz hep bana göre ayarlıydı. Sabah kahvaltısı geç yapılmamaya özen gösterilirdi. Evden çıkarken bile çantama mutlaka yiyecek koyardı. Yemeği kabul etmezsem meyve ya da çilekli yoğurt koyardı çantama.

Bizim evde sabahları ise günün en zor zamanlarıdır. Uykudan uyandırılmayı pek sevmem. Normalde sabah saatim çalar, hızlıca hazırlanır ve işe giderim. Ama saat çalmasa bile annem zaten ayaktadır. Kalkmadıysam annem sessizce odama girer ve beni uyandırmaya çalışırdı.

Garip garip cevap veriyorsam ya da uyanmamak için zorluk çıkarıyorsam mutlaka şekerim düşmüştür diye bana meyve suyu içirmeye çalışırlardı. Çoğunlukla inanılmaz bir direnç gösterirmişim. O gücü şekerim düşmüşken nerden buluyorum bilmiyorum 🙂 . Elimi, kolumu zorla olsa da tutup, meyve suyu içirdiklerini söylerler.

Bu anlar ailem için inanın çok zor oluyordu. Yaşanılanları anlattıklarında şaşırmaktan öteye gidemiyorum çünkü. O anlarda şuurum yerinde olsa zaten öyle davranmam.

Bir sabah saatimin alarmı çalmış ama uyanmamışım. Annem odama geliyor. Beni uyandırmaya çalışıyor ama nafile. Evde birkaç akrabamız da var. Herkes benim için seferber olmuş. Ama ben gücü nerden alıyorsam herkese direnç gösteriyorum. Zorla da olsa biraz meyve suyu içmişim. Ama en son kendimi hatırladığım nokta; evin giriş kapısını açmış, yalın ayak asansöre binmeye çalıştığım. O saatlerde işe gitmeye alışmış olan bünyem sayesinde hipoglisemi anında o halimle dışarı gidiyorum 🙂 . Kuzenimin manevrası ile nasıl oluyorsa sakinleşip, sanki o yapılanları ben yapmamışım gibi meyve suyunu içip, sakin sakin oturuyorum. Ve gerçekten yaptıklarımın hiç birini hatırlamıyorum.

Bu yaşanılanlar gerçekten çok önemli hepimiz için. Bu sebeple ailelerimizin acil durumlarda nasıl davranması gerektiğini, gerekiyorsa uygulamalı olarak, göstermemiz gerekiyor.

Çünkü o anlarda bize yardım edemezlerse durumumuz daha kötüye gidebilir.