Anasayfa Haberler&Gelişmeler Şeker Ölçüm Sensörleri SGK Geri Ödeme Kapsamına Girer Mi?

Şeker Ölçüm Sensörleri SGK Geri Ödeme Kapsamına Girer Mi?

1 810 görüntüleme

Şeker Ölçüm Sensörleri SGK Geri Ödeme Kapsamına Girer Mi?

Tip-1 diyabetin tip-2 diyabetten farklı olduğunu bilmiyorsanız bu yazıyı hiç okumayın. Ya da tip-1 diyabet yönetiminin kişiden kişiye göre değiştiğini de bilmiyorsunuz bu yazıda anlatacaklarımı anlamanız güç olur.

2021 yılı…

Ekonomik konjonktür gelir adaletsizliğini arttırdı. Herkes sağlıkta eşit haklara sahip değil.

Glükometrelerde SGK desteği halen yok.

Striplerde ödediğimiz farklar gün ben gün artıyor. Ki güvenilir ölçüm yapan firmaların striplerine ulaşabilen kişi sayısı eskiye nazaran azaldı.

Lantus’ta fark ödeyenler de var ödemeyenler de. Kalem iğne uçlarında da benzer durum söz konusu.

İnsülin pompaları sensör destekli veya desteksiz SGK tarafından kısmi ödenmeye devam ediyor. 2020 ve 2021 yıllarında SGK, uzun zamandan sonra, geri ödeme desteklerini biraz arttırdı. Ama ülke ekonomisinin gidişatı sebebiyle firmaların yaptığı fiyat artışlarının yanında SGK desteği istenilen düzeyde halen değil.

Şeker ölçüm sensörleri ülkemizde halen ödenmiyor! Şeker ölçüm cihaz ve stripleriyle parmağını günde 10-12 kez hatta şeker dengesizleştiğinde belki 20 kez delen kişilere “şeker ölçüm sensör” desteği devlet tarafından sağlanmıyor.

Düşünsenize; her yaştan tip-1 diyabetli var. Yeni doğmuş bir bebek ya da yıllardır tip-1 diyabetli olan çocuk, ergen veya yetişkin de. Yapılacak insülin dozunu doğru belirlemek, şeker yüksekliği veya düşüklüğünde alınacak aksiyonu almak adına “şeker ölçümü” bizler için su içmek, gözleri zor gören birinin gözlük takması kadar önemli.

Uyku halindeyse şeker ölçümünü zaten yapamıyoruz. İnsani ihtiyaç halindeyken şeker nasıl parmak veya oradan buradan ölçülür değil mi?

Bunu, ayakta olduğumuz süre boyunca, günde 10-12 kez parmak, topuk veya el ayasını delerek yapmak mıdır doğru olan? 7/24 şeker ölçüm sensörleri varken hem de!

2010 yılından sonra adım adım tüm haklar bizlerden alınmaya başlandı! 

Önce strip geri ödeme farkları arttı. Normalde bir kutuda sadece 1 adet strip geri ödeme desteği 50 kuruş iken bu rakam azaltıldı. Ve artık strip alırken yüksek farklar ödemeye başlamıştık.

2013 yılında sensörlü insülin pompası ve sensör geri ödemesi ülkemizde ilk kez Sirkeci SGK tarafından yapılmaya başlanmıştı. SGK Sensörlü İnsülin Pompası Ödemesi başlıklı yazıya tıklayarak o zamanlarki güzel gelişmeyi görebilirsiniz.

Pompa cihazı ve sarf malzeme geri ödeme desteği kısmı olarak devam etti. SGK, desteğini 1 kuruş dahi arttırmadı.

2017 yılında glükometre geri ödeme desteği kaldırıldı.

Lantus’ta (Bazal insülin) fark alınmaya başlandı. Bununla ilgili yazıya da Uzun Etkili İnsülin Lantus’u Alırken Fark Ödüyor Olacağız başlığa tıklayarak ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda kalem iğne uçlarında da fark alınmaya başlanmıştı.

Kısa bir sonra başlayan değişimler… Sene galiba 2004-2005

SGK, Bağ-kur birleşmesiyle devletin her hastanesine (SGK, Devlet veya üniversite) gidebilmeye başlamıştım.

Eczaneden insülin almak tip-1 diyabet teşhisimden kısa bir süre sorun olmaktan zaten çıkmıştı.

İnsülin kalemi ve kalem iğne uçlarına da kısa sürede ulaşmaya başlamıştım. Fark ödemeden.

Strip geri ödemelerinde ödenecek fark oldukça azdı. Eczaneler bu farkı almıyordu bile.

Glükometre SGK desteğiyleydi. Zaten firmalar cihazları ücretsiz olarak bizlere ulaştırıyordu.

İnsülin pompası geri ödemeleri vardı. Sadece pompa ve sarf malzeme geri ödemeleri yine kısmi olarak yapılıyordu. Ama bu geri ödemeleri alabilmek için gerekli evrakları hazırlayıp bulunulan il, ilçedeki SGK Müdürlüğü’ne gitmek gerekiyordu. Ve yine ortalama 3 ay sonra geri ödeme alınıyordu.

2000’li yılların başlarında tip-1 diyabet ihtiyaçlarımı nasıl karşılıyordum?

2002 yılında tip-1 diyabetle tanıştım. Babam ve dolayısıyla biz Bağ-kurlu idik. Hatırladığım kadarıyla o zamanlar üniversite hastanesine biz Bağ-kurlular gidemiyordu. Gidersek ücret ödemek zorundaydık. Bu sebeple sadece “devlet hastanelerine” gidebiliyorduk. Ya da özel muayenehaneleri tercih ediyorduk.

İnsülin geri ödemelerinde bir sorun yoktu. Ama Bağ-kur, eczanelere geri ödemeleri geç yaptığından eczaneler biz Bağ-kurlulara insülin vermeyebiliyordu. Bu sebeple insülin verebilecek eczane arıyorduk.

İnsülin enjektörlerini ise parayla alıyorduk yanlış hatırlamıyorsam.

Strip satın alırken de ücreti benim cebimden çıkıyordu. Faturasını ve reçete nüshasını Bağ-kur’a teslim ediyor, 3 ay sonrasında da, ufak bir kısmı kesilerek, geri ödeme olarak alıyordum.

Glükometreyi ise ücreti karşılığında satın alıyorduk.

Sonuç olarak;

Bugünlerde birçok vakıf, dernek, resmi olan/olmayan birçok oluşum özellikle şeker ölçüm sensörlerine ulaşmak için çabalıyor. TBMM’de veya basında CHP vekil ve bakanları tarafından da gündem haline getiriliyor.

Çocuğu tip-1 diyabetli olup, tıp fakültesi bitiren AKP milletvekili bir baba ne insülin pompasına ne de şeker ölçüm sensörüne ihtiyaç duymadıklarını söylüyor kürsüden. Ve bunun da gerekli olmadığını, ülkemizde sağlık sisteminin geçmişten günümüze ne güzel geliştiğini aktarıyor.

Bu yazıda bir tip-1 diyabetli olarak geçmişi ve günümüzü olduğu gibi aktardım. Önce güzel başlayan hikaye adım adım kötüye götürülüyor. Aynı ülkede aynı sorunları yaşamadığımızı görmek ne üzüntü verici.

Yapılan tüm katkılar sensörlerin ödenmesine sebep olur mu bilemiyorum. Zira ben ümidini yıllar önce kaybetmiş bir tip-1 diyabetliyim. Siyaset üstü bir konu olarak bakılmasının önemli olduğu bu konuda çözüm üretilmesini tüm akranlarım adına ben de bekliyorum. Umarım bir gün ülkemizde bizler adına güzel bir şeyler olur.

Cevap Bırak

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.