Anasayfa Arşivler 2016 Şubat

Aylık ArşivŞubat 2016

11 12.057 görüntüleme
diyabet tedavisi

Esra’nın Notu: Tip-1 diyabet tedavisi ile ilgili Haberler ve Gelişmeler kategorisi altında çok fazla araştırmayı sizlerle paylaştık.

Bu araştırmada tabiri caizse diyabetin baba araştırmacılarının çalıştığı ve önemli diyabet araştırma merkezlerinin dahil olması bana ciddi bir ümit verdi. Ancak her zaman not düştüğüm gibi insan testleri dahil tüm çalışmalar bitmeden tip-1 diyabete kesin çözüm bulundu ve diyabet tedavisi artık var dememiz mümkün değil.

MONTREAL – Jewish Genel Hastanesi’nin (JGH) Lady Davis Enstitüsü ve McGill Üniversitesi Sağlık Merkezi’nin (MUHC) araştırmacıları tip-1 diyabetin tedavisinde devrim olabileceğini düşündükleri araştırma için klinik çalışmalara başladı.

Dr. Lawrence Rosenberg tarafından öncülük edilen bu pankreas adacık hücrelerinin diyabetli olmayan bireyler gibi yeniden insülin üretmesini sağlamayı hedefliyor. 

Bu tedavi yöntemi sedef hastalığı için onaylanmış ve bağışıklık sistemini baskılayıcı bir olarak bilinen, Minneapolis ilaç firması Exsulin Corporation tarafından geliştirilen peptit bazlı olan bu ilacın ticari marka adı Stelera (Ustekinumab olarak da bilinir. http://www.medikalakademi.com.tr/ustekinumab-stelara-psoriasis-sedef-tedavi/ linkinden bu ilaçla ilgili bilgi edinebilirsiniz.) olarak pazarlanmaktadır. Bu ilaç temelde insülin üreten hücrelerin büyümesini sağlayabilmektedir. Ancak bazı geliştirmeler ile ilacın tip-1 diyabet tedavisine katkısı sağlanmaktadır.

Dolayısıyla farklı bir hastalık için kullanılan bir ilaçla tip-1 diyabetin tedavisi birleştirilebilmektedir.

Rosenberg, McGill Üniversitesi Cerrahi Tıp Profesörü ve Nisan ayından bu yana Entegre Sağlık ve Sosyal Hizmetler Üniversitesi Batı-Orta Montreal Merkezi CEO’su ve Başkanı olarak görevlerine devam ederken Roseberg’in iş ortağı olan Dr. Aaron Vinik, Araştırma Direktörü ve Doğu Virginia Tıp Fakültesi’nde Diyabet Araştırma Murray Waitzer Başkanı (EVMS) olarak sorumlulukları bulunmaktadır. Rosenberg ve Dr Aaron Vinik INGAP peptit keşfi (adacık neojenezi ile ilişkili protein) yıllardır araştırma yapmaktadır.

Rosenberg adacık hücre yenilenmesinin indüklenebilir (Bir embriyonda muhtelif doku ve organların yerli yerinde ve normal olarak oluşumunu sağlamak demektir.) olduğunu göstermiştir ve adacık yenilenmesi etkinliğini izole sonra Vinik ve arkadaşları, belirli INGAP peptidi tanımlanmıştır.

Klinik çalışmalar ortaklaşa olarak Rosenberg ve MUHC’ta Kıdemli Endokrinolog ve İlaç Araştırma Doçenti George Tsoukas tarafından yönetiliyor.

“Birçok tedavi tip-2 diyabet için onaylanmış olmasına rağmen, hiçbir tedavi tip-1 diyabet için özel onaylanmamıştır” Rosenberg dedi. “genellikle çocukluk çağında başlayan tip-1 diyabetle ilişkili ciddi hipoglisemi ve uzun vadeli komplikasyonlar yüksek risk oluştururken, tip-1 diyabet tedavisi tüm kronik hastalıklar arasında etkin bir tedavi üretilmesi için oldukça önemlidir ve kısa-uzun vadeli komplikasyon olasığı tedavi ihtiyacının önemini yansıtmaktadır.”

Çalışma JGH dahil McGill merkezi tarafından yürütülmektedir. Exsulin peptid ilaç ürünü için de bazı mali ve bilimsel destek sağlanmaktadır.

“Çalışmamızda küçük de olsa, biz bu ilaç kombinasyonu ile sadece bir kişide dahi insülin üretimini sağlarsak bu çözümün büyük bir dönüşlüm sağlayacağını biliyoruz.”

Exsulin kurucusu ve ortağı Dr. Alexander Fleming “Bu gerçekten bir dönüm noktası çalışmadır”  dedi. “Gelişmekte olan tip-1 diyabet tedavilerinin çoğunda otoimmün saldırıyı (bağışıklık sistemine yapılan saldırıdır.) önleme ve/veya kontrolünü sağlamak içindir. Tekrar insülin salgılanması hedeflenmektedir. Ancak INGAP peptid tedavisinin asıl aması adacık hücre rejenerasyonunu sağlamak ve hücrelerin tekrar insülin salgılamasını hedeflemektir.

Bu tedavi yöntemi iki tip diyabet tedavisi için olacaktır ama özellikle tip-1 diyabet tedavisi içindir.

Yardımcı kaynak: http://www.cjnews.com/living-jewish/health/revolutionary-treatment

3 2.199 görüntüleme

Uzun zamandır yeni bir projeyle karşınıza geleceğimizden bahsediyorduk. Günlerce çalıştık. Kafa yorduk. Beğenmedik tekrar denedik. Logo tasarımından, site görünümüne kadar ince eledik, sık dokuduk ama en sade halimizle de karşınıza çıktık 🙂

Ama sonunda bitirdik ve sizlerle de paylaşmak istedik.

Bildiğiniz gibi ben ve Eşref son birkaç aydır düşük karbonhidratlı ve sağlıklı beslenme adına ciddi adımlar attık. Hayatımızda daha birçok şeyi değiştirdik. En temel olarak da değişen satın alma alışkanlıklarımız ile birlikte besin tercihlerimiz de farklılaştı. Direkt karbonhidrat alımını azaltarak, dolaylı aldığımız karbonhidratı da belli bir seviyede tuttuk.

umesaj34820_8zcrd1hsc8t

 

İşte tüm bu tecrübelerimizi herkesle paylaşmak adına bir diyabetimben.com kuruluşu olarak dkhayat.com‘u açtık. dkhayat.com‘da kronik yaşan şekilleri (diyabet, çölyak vb) olanlarla birlikte, zayıflamak isteyen, daha sağlıklı bir beslenme şeklini tercih etmek ve hatta yaşam şekli haline getirmek isteyenlerin bilgi ve tecrübe aktarımı yapılacak. Ama en temelde mutfaklarımıza düşük karbonhidratlı, rafine şekersiz ve en doğal haliyle yaptığımız tarifleri yayınlayacağız. Hatta düşük karbonhidratlı beslenmek isteyenlere örnek olsun diye tabaklarımızın fotoğrafını çekip rehber olacağız 🙂

dkhayat.com‘u hemen hemen tüm sosyal medya kanallarından da takip edebileceksiniz.

dkhayat.com Facebook hesabı

dkhayat.com Twitter hesabı

dkhayat.com Instagram hesabı

dkhayat.com Youtube hesabı

dkhayat.com Google+ hesabı

Bu vesileyle dkhayat.com bize ve tüm takipçilerimize hayırlı olsun 🙂 Umarım güzel bir enerjimiz olur.

1 2.484 görüntüleme

İlk Paris tatilimizden bu yana galiba 2-3 sene geçti. İlk sefer bu seferki gibi bu kadar iyi değildi.

Tip-1 diyabetimle tatil yaparken beslenmeme çok da dikkat etmiyorum. Yok bunu yemeyim şunu yiyeyimler çoooktannnn geçiyor tatillerde. Önemli olan gittiğin şehri karış karış gezip tadı damağında şenlik yaratacak ana ve ara öğünler geçirmek. Tek dikkat edilecek galiba kan şekeri kontrolü 🙂

Hep söylüyorum aslında; biz tip-1 diyabetliler sürekli tatil modunda olmalıyız. Tatildeyken; stresten, trafikten, iş yerimizde bize sorun olabilecek konulardan, hoşuma gitmeyen komşulardan, ülkedeki siyasetten, ölümlerden… Her şeyden ama her şeyden uzak kalıyorsunuz.

imageBol bol kruvasan, tatlı ve boş da olsa ekmek yedim. Fransa’nın içine un giren her şeyi bi harika. Özellikle meşhur Laduree Pastanesi. Özellikle finalde yani bugünde Laduree’e gittik. Pierre Herme de önerilmişti ama Laduree bizim için halen on numara, beş yıldız 🙂 🙂 🙂

Bol bol da yürüyünce yerinden pek de oynamayan kan şekeri evlere şenlik oldu. Bir de insülin dozlarını yarıya düşürmek 🙂 Burada yediklerimi İstanbul’da yesem başıma gelebilecekleri ve hatta yapmam gerekecek insülin dozlarını hayal dahi edemem.

Dönüşte ise Orly Havalimanı’nda insülin pompan kontrol edildi. Malum güvenlik önemli. Tip-1 diyabetli olduğumu söylemem yeterli geldi. Sorun olmadı.

Paris’e gelince Le Marais bölgesini pas geçmeyin. Sokakları rahatça gezin, tozun. Tip-1 diyabetli olsanız da buraya geldiğinizde tip-1 diyabetinizi de pas geçin 🙂 Hayatta neleri pas geçmiyoruz ki 🙂

 

3 1.989 görüntüleme

İkinci kez Paris’e gidiyoruz. Bu sefer glükometreyi iki adet aldım yanıma. Çünkü ilk Paris tatilimizde glükometrem maalesef çalınıyordu. Fark ederek çalınmasını engellemiştik.

Ancak bu sefer çok daha detaylı bir hazırlık yapmadım. Üç günlüğüne gidince böyle oluyor 🙂

İnsülin pompası set ve rezervuarı, glükometre ve insülin pompası için yedek pil, kısa ve uzun etkili insülin kalemleri, iğne ucu ve glükometre yeterli. Demirbaşları almak rahatlık veriyor. Kıyafet ve diğer seyahat malzemelerinde eksiklik olup olmaması sorun dahi değil. Onları bir şekilde tedarik ederiz.

Sabiha Gökçen’den uçuyoruz. Diyabetli olduğuma dair ve insülin pompamla ilgili herhangi bir rapor vs almadım. Zira bugüne kadar hiçbir yurt içi ve yurt dışı seyahatimizde ciddi bir sorunla karşılaşmadık. Bugün de havaalanında bir sorun olmadı. Umarım dönüşte de bir sorun olmaz.

Kısaca yazmak istedim.

Üç günlük bir mola iyi gelecek. Takipte olmaya devam edeceğim 🙂

3 3.563 görüntüleme

Diyabetimben.com’da yama insülim pompası yani yara bandı gibi incelikte ve herhangi bir kablosu olmadan çalışacak insülin pompasından Calibra Finesse Bolus Patch İnsülin Pompası 2016 yılında ABD’de Çıkacak başlıklı yazımızda bahsetmiştik.

Bu tip insülin pompaları oldukça esnek ve vücudumuzda taktığımız yerlerde hareket kısıtlaması gerektirmeyecek ve oldukça fonksiyonel olma yolunda.

Johnson&Johnson’ın ürettiği Calibra Finesse Patch Pump 2010 yılından bu yana diyabetlilerin gündeminde.

Calibra Finesse Patch Pump’ta sadece kısa etkili ya da ultra hızlı etkili insülin kullanılabilecek. Yama insülin pompası kullanıcıları Lantus ya da Levemir gibi uzun etkili insülinlerini insülin kalemiyle yapmaya devam edecekler ama standart insülin pompasında olduğu gibi hem bolus hem de bazal insülin gibi kullanılabilecek formatta tasarımların da yapılması hedefleniyor.

Yama insülin pompası bu yıl içerisinde Amerika’da satışa sunulacak.