Anasayfa Arşivler 2013

Yıllık Arşiv2013

14 5.969 görüntüleme

Smile!Bundan 9 sene önce diyabetle tanıştığımda ilk yaptığım şey diyabet merkezine üye olup oradaki diyabetlilerle tanışmak oldu. Aynı hastalığa sahip insanları tanımak, onların hikayelerini dinlemek beni biraz rahatlatır diye düşünmüştüm..

Okuldan yeni mezun olduğum için çalışma hayatına henüz başlamamıştım. Onun için hemen hemen her seminere ve eğitime katılıyordum. Her yaştan insan geliyordu oraya. Bir gün merkezin kurucu ortaklarından olan doktorumuz Galip Bey diyabetin sinirlerde açtığı tahribattan, stresten uzak durmamız gerektiğinden bahsediyordu.”Öyle her şeyi kafanıza takmayın, şeker o kadar hassastır ki bugün hava bulutlu mu olacak diye düşününce bile iner çıkar”dedi. Galip Bey’in konuşması arka sıralardan gelen kocaman bir oflamayla kesildi. 65-70 yaşlarında suratı beş karış,hayattan bıkmış,hani şu evlendirme programlarına gidip hiç olmadık zamanda olmadık sorular soran teyzeler var ya. Tam öyle bir kadın, biraz da cırtlak sesiyle şöyle dedi.

0 5.186 görüntüleme

Yıl 2008 8 ya da 9 Ocak olmalı.

Biraz daha geriye gidersek 2007 haziranda mezun olmuş staja başlamıştım. Staj yaptığım yerde 2 ay sonra Ağustos ayında çalışmaya başladım. Bir finans kurumunda çalışıyordum. Aradan 1-2 ay geçmişti ki kilo kayıpları, sürekli tuvalete çıkmalar başladı. Yaklaşık 2 ayda 10- 12 kg verdim her şeyi yememe rağmen.

İş yerınde oncelerı 3er 5 er taşıdığım ağır klasörleri artık tek tek bile çıkaramıyordum. O kadar çok tuvalete gidiyordum ki dışarı çıkmak gerçekten bır işkenceydi. Öyle ki işten eve gidene kadar kaç kere altıma kaçırdığımı hatırlamıyorum.

7 4.027 görüntüleme

indirTip-1 diyabetle tanıştığım ilk yılları hatırlamaya ve ‘tip-1 diyabetli hatıra defterimi’ açmaya çalışacağım sizlere.

Üniversite dönemim. Daha birinci sınıf yeni yeni bitmek üzere. Ya da bitmiş. 2. sınıfa geçiş dönemi de olabilir. Bense ölü gibi görünüyorum. Hayat bence çok hızlı ve ben ağır adımlarla yolumu almaya çalışıyorum. Ağır adımlar derken inanın buna. Halsizlik.

Zira şekerim yüksek olduğu için yürümem bir eziyet. Banyo yapmam ya da yemek yemem bir eziyet. Ya da okula gidip gelmek eziyet.

Sık idrara çıkmak. Bol bol. Ama baya bol su içmek. Yine de aşırı ağız kuruluğu. Genital bölge kaşıntıları. Kalp çarpıntısı.

9 38.945 görüntüleme

İnsülin kalemi kullanım süresi nedir?

İnsülin hepimizin bildiği üzere bizi hayatta tutuyor.

Bizim için yani özellikle tip-1 diyabetliler (şeker hastalığı) ve insülin kullanan tip-2 diyabetliler için su gibi bir ihtiyaç.

İnsülin bizi hayatta tutuyor ama her zamanki gibi de azı karar, çoğu inanın zarar. Peki az mı çok mu neye göre karar vereceğiz? Her bireyin insülin ihtiyacı diyabet doktoru ve diyetisyeni ile belirlenir. Ve hemen hemen her bireyin insülin ihtiyacı farklıdır. Bazımızın kan şekeri günlük toplam 60-70 ünite insülinle yolunda giderken, bazılarımızın 20-30 ünite ile bile yoluna girebilir. Bunu sakın unutmayın. İnsülini ne kadar fazla alırsak bu bize kilo olarak da dönmektedir. Bu da aklımızın bir köşesinde kalsın.

İnsülinlerimizi eczaneden alırken, özellikle yaz aylarında eczacılar poşetin içerisine soğuk zincir koyarlar. Çünkü insülinler soğukta saklanır. Ancak insülini derin dondurucu ya da buzluğa koyamazsınız. Eve getirdiğimiz insülinleri buzdolabımızın kapağındaki raflardan herhangi birine koyabiliriz. Yani yumurtalığın olduğu kısımlardaki raflardan birine. İnsülinler için en idel soğukluk bu kısımda.