Anasayfa Genel Bilgiler D Vitamini Yorumu

D Vitamini Yorumu

28 5.983 görüntüleme

Dr. Eyüp Aybek’in D Vitamini ve Diyabet Yazımıza Yorumu

İzmir’den bloğumuza önemli katkıları olan ve vizyonumuzu da geliştiren doktorumuz Sn. Eyüp Aybek’in D Vitamini ve Diyabet yazımıza yaptığı yorumu sizlerle paylaşmak istedim.

D Vitamini ve Diyabet yazımızdaki yorumu da o yazının altında. Ama Eyüp Bey’in yorumları o kadar kilit bilgiler içeriyor ki bence. Yine yazı formuna getirmek istedim.

Bu arada özellikle son birkaç gündür özellikle D vitamini kullanımının biz diyabetlilerde (Şeker Hastalığı) çok olduğunu yorumlarınızdan görüyorum. Diyabette çok önemli olduğunu da okuduğum yabancı kaynaklardan daha net görmüş oldum. D Vitamini ve Diyabet yazımızı da mutlaka okuyun.

Eyüp Bey’in yorumu:

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz Esra Hanım..Tebrik etmek gerekir sizi..

Bu konu hakkında insanlar bilinçlendirilseydi bugün Tip-1 Diyabetli (Şeker Hastalığı) hasta sayısı yüzde 80 azalmış olurdu..D vitamini eksikliği tip-1 diyabetin 1 numaralı nedenidir..D vitamini insan DNA’sındaki genlerin yüzde 20′sinin doğru çalışmasından ve hücrelerin programlı ölümünden sorumludur..D vitamini aslında bir vitamin değil hormondur aynı zamanda..Önemi sanıldığından daha büyüktür..

Yanlız şunu belirtmekte fayda var..Ağızdan alınan D vitamini ile güneşten alınan D vitamini arasında dağlar kadar fark var..Güneşten alınan D vitamini ağızdan alınana göre 10 gömlek daha üstündür ve esas fayda sağlayan D vitamini formu budur..Bu D vitamini toksikasyona yol açmaz..Suda eriyebilir ve sülfat barındırır..Müthiş bir anti-kanserojen etkiye sahip olmakla beraber aynı zamanda otoimmun hastalıklara karşı da koruyucudur..

Ağızdan alınan D vitamini ise birçok hastada hiperkalsemiye ve toksikasyona yol açabiliyor..Ağızdan D vitamini kullanıp diyalizlik olan bir hasta geldi aklıma..O yüzden en doğrusu güneşten almaktır..Kışın 2 saat yazın 1 saat açık havada vakit geçirmek ve mümkünse yürüyüş yada spor yapmak kafidir yeterli miktarda D vitamini sentezi için..Yada güneş lambası kullanabilirsiniz Fransa’da birçok insanın yaptığı gibi..Güneş lambaları cilde zararlı olan UVA ışını içermezler..Cilde faydalı olan ve D vitamini sentezi sağlayan UVB ışını içerirler..Bu UVB ışını tıpkı güneş ışını gibi deride D vitamini sentezine yol açar..Çok faydalıdır..

Ancak tabii felçli olanlar, gözetim altında tutulanlar yada güneş lambası temin edemeyecek durumda olanlar ağızdan D vitamini kullanabilirler..Ancak düzenli olarak böbrek fonksiyonlarına, serum kalsiyum ve Paratiroid Hormon düzeylerine baktırmak kaydı ile..Ama güneş ışını yada UVB lambaları kadar faydalı olmadığını da bilmeliler..D vitamini toksikasyonunun pankreas kanseri riskini arttırdığını da belirtmek gerekir..

Sanılandan çok daha önemli bir konu bu konu..

  • Esra Hanım

    Sıcak karşılamanızdan dolayı bende size teşekkürederim. Bu uvb lambalar ile ilgili kısa bir araştırma yaptım , ancak birşey bulamadım. Akvaryumlar için bazı UVB lambalar var. Ancak bunlar bizim işimizi görmez sanırım. Zira hasas bir konu .

    Aslında bende izmir gibi güneşi bol bir memlekette yaşıyorum . Bu durumdan haberim yoktu. Dolayısı ile özel bir çabam olmadı çok güneşlenmek için . Ama illaki tum gun dışarıda oluyoruz. Hafta sonları çabası. Bu hastalığımızın ve bu eksikliğin ilişkisi vardır elbet ama nasil. Benim yazilanlardan anladığım dışardan D vitamini almanın da sakıncalı olabileceği. Normal insanlardan daha fazla güneşlenme ihtiyacımız olduguda ortada . Ayrıca hastalığımı öğrendiğimden beri bazı şeyleri duzenli yapmaya çalışıyorum . Ama sabah aksam 20 şer dakika yürümek , 2 saat güneşlenmek, 6 ogün yemek gibi günün neredeyse tamamını dolduracak kadar tedaviye zaman ayiramayacagım ortada. Bazı kısa yollar bulmaya çalışıyorum.

    Sevgiler

  • Öncelikle görüşlerime değer veren Esra Hanım’a teşekkür ederim..Tabii diğer arkadaşlara da..

    Tip-1 Diyabetin tek nedeni D vitamini eksikliği olmasa bile en önemli nedeni D vitamini eksikliğidir..Yani yeteri kadar güneşlenmemektir..Bunu nereden biliyoruz ? Tip-1 Diyabet ve buna benzer otoimmun hastalıkların görülme sıklığının Ekvator bölgesinden kutup bölgelerine doğru gidildikçe artmasından biliyoruz..Mesela Ekvator Ülkesinde dünyanın en az Tip-1 Diyabetli hasta sayısı rapor edilmişken, Finlandiya ve İsveç gibi kuzey ülkelerinde dünyanın en fazla sayıda Tip-1 Diyabet hastası rapor edilmiştir..Benzer şekilde bol güneş gören sıcak ülkelerde otoimmun hastalıkların ve bazı kanserlerin sayısı çok azken, az güneş gören soğuk ülkelerde otoimmun hastalıkları ve bazı tür kanserler neredeyse salgına dönmüş vaziyettedir..

    Tarihte de bakıldığı zaman büyük salgınlar hep Avrupa ülkelerinde ve kuzeyde görülmüştür..Güneş gören sıcak ülkelerde görülmemiştir..Veba salgını bunlardan biridir..Atalarımız boşu boşuna ”Güneş girmeyen eve doktor girmez” dememişlerdir..

    Antibiyotik ilaçların henüz icat edilmediği dönemlerde yani 19.yüzyılın sonlarında ve 20.yüzyılın başlarında Verem Hastalığının bir numaralı tedavisi güneş banyosuydu..Verem Tedavisinin uygulandığı hastaneler genelde bol güneşli ve havadar yerlere inşa edilir ve hastalar günde birkaç saat güneş banyosuna tabii tutulurdu..Bu şekilde iyileşen çok hasta vardı..Bunun yanısıra bazı doktorlar hastadan aldıkları kanı UVB ışını ile ışınlayıp hastaya geri enjekte ederek ölüm döşeğindeki hastaları dahi kurtarabilmişlerdir..UVB ışını kanda direkt olarak D vitamini sentezi yaptığı için böyle bir etki sağlanabilmiştir..Sadece Verem Hastalığı’nda değil ağır sepsis tabloları ve diğer enfeksiyonlarda da güneşten ve UVB ışınlarından büyük faydalar görülmüştür..

    Mesela çingene çocuklarının kötü şartlarda yaşamalarına rağmen çok az hastalanması yada hiç hastalanmaması da çoğu kez dikkatimi çekmiştir..Bunun nedeni çingene çocuklarının vakitlerinin büyük bir bölümünü dışarıda geçirmeleri ve güneş ışınlarından bolca faydalanmalarıdır..Bu yüzden çingene çocuklarında yada çingenelerde tüm kötü şartlara rağmen kanser ve otoimmun hastalıklar, normal popülasyona göre çok daha az görülür..

    Finlandiya’da yapılan bir araştırmada da D vitamini düzeyi yüksek olan ve bol güneşlenen çocuklarda Tip-1 Diyabete yakalanma ihtimalinin yüzde 80 oranda daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır…Dile kolay..Yüzde 80 !

    Yani güneşin tip-1 diyabet ve buna benzer otoimmun hastalıkları önleme konusundaki rolü tartışılmaz..

    Ama tabii tip-1 Diyabete yol açan başka nedenler de vardır..Genel olarak Tip-1 Diyabete yol açan nedenleri sıralarsak:

    1-) Yeteri kadar güneşlenmemek yani D vitamini(hormonu) eksikliği…

    2-) Tahıl ürünleri ve inek sütü tüketimi..(( Tip-1 Diyabetli çocukların ezici bir çoğunluğunda atipik yani belirti vermeyen çölyak hastalığı ve laktoz intoleransı olduğu rapor edilmiştir..))

    3-) Gıda Katkı Maddeleri…Paketlenmiş gıdalara katılan ve adını dahi telafuz edemediğimiz kimyasal maddeler..

    4-) Bağırsak Flora Bozukluğu…Unlu-şekerli gıda tüketimi ve kefir gibi yoğurt gibi probiyotik besinlerin az tüketimi bağırsak florasını bozar..Yararlı bakterilerin sayısı azalır..Hal böyle olunca bağırsak duvarının geçirgenliği artar..Normalde dışkı ile atılması gereken bazı toksin maddeler ve sindirilmemiş besin parçaları kana karışır..Bağışıklık sistemi bunları düşman madde olarak algılar ve bu yabancı maddelere karşı alerjik reaksiyon başlatır..Bu sürecin sonunda ise ya otoimmun bir hastalık meydana gelir yada bir kanser meydana gelir..Çünkü bağışıklık sistemi bu kronik süreç sonunda yıpranır..Ayarı ve dengesi bozulur ve meydana alerjik durumlar gelir..Tip-1 Diyabet gibi birçok otoimmun hastalık da zaten alerjinin ta kendisidir..

    5-) Düzensiz yaşam alışkanlığı, spordan uzak yaşam ve yeteri kadar gece uykusu almama…Sadece gece uykusu sırasında salgılanan Melatonin hormonu insan bağışıklık sistemi üzerinde birçok düzenleyici ve faydalı etkiye sahiptir..Benzer şekilde düzenli spor yapmanın da endorfin salgısını uyardığı ve endorfin artışının ise bağışıklık sistemi üzerinde düzenleyici bir role sahip olup otoimmun hastalıkları önlediği bilinmektedir..

    Bugün profosyonel sporcularda kanser ve otoimmun hastalıkların görülme sıklığının normal popülasyona göre çok çok az miktarda olduğunu bilmekteyiz..

    • Eyüp Bey Merhaba,

      Bu yorumuz da önemli detayları içeriyor.

      İnternet üzerinde Sun Lamps with UVB’yi araştırıyorum. Türkiye’de bulamadım. Muhtelemen ya Amazon.com’dan ya da yurt dışına giden arkadaşlarımdan isteyeceğim. Bu konuda bizlere kattığınız vizyon için teşekkürler.

      Ben özellikle size şunu sormak istiyorum; benim yaz dönemi olmasına rağmen D vitamini değerim hep düşük çıkıyor. Yani doğal yolla D vitamini salgısını arttırmak isterken bu olmuyor. Bu sebeple de doktorum Nilgün Hanım D vit verdi. Ve günde 10 damla 1 bardak suya damlatarak tüketiyorum. 19 Aralık’taki doktor ravdevumda umarım yükselir düşük seviyede olan değerim. Dolayısıyla güneş d vitamini salgılamasına ben de yeterli bir kaynak olamıyor. D vit gibi bir desteği almak ister istemez kaçınılmaz oluyor. Burada yarar zarar hesaplaması yapmak ta pek doğru değil gibi. Güneşten olmuyorsa mecburen sizin de pek sıcak bakmadığınız D vit’i kullanmak kaçınılmaz olacak. Peki neden güneş işe yaramıyor? Zira ben güneşlenmeyi severim. Yaz dışındaki mevsimlerde de mutlaka az bir güneş bulsam bile güneşe çıkarım.

      Bence de bu d vitamini diyabet tanısında oldukça önemli. Ben doktor olsaydım öncelikli olarak bu d vitamini ajanına da bakardım diyabet teşhisi yapacağım hastada. Ya da hastalardan bazı testler isterken buna bakardım. Bir aksilik varsa yoğunlaşırdım.

      sevgiler

  • D vitamini ile diyabetin bağlantısı olduğunu hiç duymamış ve okumamıştım 🙁
    İlginçtir ki gittiğimiz doktorlar da böyle birşey demediler.
    En kısa sürede eşim için bu tahlili de isteyeceğim doktorundan.
    Böyle bir konuya değindiğiniz için teşekkür ederim Esra Hanım.
    Ayrıca bilgilerini bizimle paylaştığı için Eyüp Bey’e de çok teşekkür ediyorum.

    • Seçil Hanım,

      Ben bu d vitamini ve diyabet kombinasyonuna cidden sardım kafayı.

      Eşinizin bu değerine bir baktırın. Bakalım sizde durum ne olacak?

      sevgiler

  • Öncelikle değerli yorumlarınızı paylaştığınız için size ve Seçil Hanım’a teşekkür ederim..Tabiiki başka çare yoksa D vitamini takviyesi kullanmak zorundasınız..Güneşten alınan D vitamini kadar fayda sağlamasa da hiç yoktan iyidir..Ancak eğer oral yolla D vitamini kullanacaksanız rutin diyabet kontrollerine gittiğiniz zaman serumda kalsiyum, paratiroid hormon(pth),böbrek fonksiyonları ve 25 OH Vitamin D3 seviyelerine baktırırsanız iyi olur..Eğer kan şekeriniz normal olduğu halde polidipsi,poliüri,hafif ateş vb şikayetleriniz olursa ve tıbbi yardım alırsanız muhakkak ”D vitamini takviyesi kullandığınızı” belirtiniz..

    UVB içeren lamba bulamıyorsanız UVA içermeyen UVB içeren solaryumlardan da faydalanabilirsiniz..Aslında UVB lambası çok rahat şekilde temin edilir de son çıkan gümrük yasalarından sonra işler değişti..Yurtdışından ürün temini ciddi şekilde zora girdi..Bu yüzden güneş, UVB lambası yada UVB içeren solaryum seçeneklerinden faydalanamıyorsanız dikkatli bir biçimde D vitamini takviyesi kullanabilirsiniz..Hiç yoktan iyidir..

    Güneşten yeteri kadar faydalanamamızın nedenini ”sık yapılan hataları yapma ihtimalinize” bağlıyorum..Yoksa açık renk tenlisiniz..Neden faydalanamayasınızki ? Muhtemelen sık yapılan yanlışlardan birini yapıyorsunuzdur..

    Sık yapılan yanlışlar:

    1-) Güneşe çıkarken güneş yağı sürmek…

    2-) Güneşlendiğiniz gün banyo yapmak…Sıcak su, duş şampuanı ve kese kombinasyonu D vitaminin derideki öncül maddelerini yok eder..Güneşlendiğiniz halde serum D vitamini düzeyiniz yükselmez..Çünkü D vitamini sentezi için güneşten gelen UVB ışınının derideki kolesterolle birleşmesi ve D vitamini öncül maddesini oluşturması gerekir..D vitamini öncül maddesinin kanda D vitaminine dönüşebilmesi için 24-48 saat arası bir sürenin geçmesi gerekir..Bu süre zarfında sıcak su ile banyo yapmamak, deriyi fazla ovuşturmamak, duş jeli gibi kimyasal maddeler içeren temizleyici maddelere deriyi maruz bırakmamak gerekir..Yani kirlilik ne kadar zararlıysa aşırı hijyen de o kadar zararlıdır..Herşeyin normali iyidir..

    3-) Güneşe çıkarken uygunsuz şekilde giyinmek..Yazın güneşe çıkarken kolların ve bacakların açıkta olması gerekir..Yani bir tişört ve bir şort olmalıdır en fazla..

    4-) Yanlış bir güneşlenme taktiği izlemek..Tüm sene güneşten mahrum kalır 1 aylık tatilde ıstakoz gibi yanmak mesela..Bu şekilde güneşlenmek sağlığa faydadan çok zarar getirir..En doğrusu sabah 06:00-10:00 arasındaki 1 saatte güneşlenmek ve güneşlenirken güneş yağı kullanmamaktır…Öğlen güneşine mağruz kalmak, ıstakoz gibi yanmak, dengesiz güneşlenmek doğru değildir..Önemli olan azar azar sağlıklı güneşlenmektir..

    5-) Dinsel yada toplumsal nedenlerle kapanmak da başka bir engeldir..Mesela Arap ülkelerinde yaşayan kadınlarda erkeklere kıyasla otoimmun hastalıklar 7-8 kat daha fazla görülür..Nedeni aşırı örtünmedir..

    Tüm bu tavsiyeler göz önüne alındığında hepsini uygulamanın çok zor olduğu düşünülebilir..Ama gerçekte o kadar zor değildir..Zamanla alıştığınız zaman pek de zor olmadığını anlarsınız..

    D vitamini meselesi sanılandan çok çok daha önemli..Aslında D vitaminine ”vitamin” demek bile onun rolünü küçümsemektir..

    D vitaminin faydaları:

    1-) D vitamini bir vitamin değil bir hormondur..İnsan DNA’sındaki genlerin yüzde 25’nin doğru çalışabilmesi için vücudun D vitamini rezervlerinin yeteri kadar dolu olması gerekir..D vitamini benzer şekilde programlı hücre ölümünü düzenleyerek kontrolsüz hücre üremesini ve kanserleşmeyi bloke eder..

    2-) Benzer şekilde D vitamininin immunomodülatör ve immunsupressif etkileri vardır..Bu etkilerle aşırı uyarılan bağışıklık sistemini baskılar ve otoimmuniteyi engeller..Tabii zamanında ve doğru şekilde kullanılırsa..

    3-) D vitamini antimikrobiyal peptitlerin üretimini situmüle ederek enfeksiyonlara yakalanma ihtimalini azaltır..

    4-) D vitamini oksidatif stresi azaltarak ve endotel fonksiyonu düzelterek kalp-damar hastalıkları riskini azaltır..

    5-) D vitamini şizofreni,depresyon vb gibi psikiyatrik hastalıklardan korur..Anne karnında fetus halindeki bebeğin annesi yeteri kadar güneşlenirse bebek ileride büyüdüğü zaman şizofreni ve bipolar bozukluk gibi psikiyatrik hastalıklardan korunur..Çünkü kanda yeteri kadar D vitamini olursa genler doğru çalışır ve bebeğin beyin gelişimi sağlıklı olur..Yapılan araştırmalarda şizofreni ve bipolar bozukluğu olan kişilerin ezici bir çoğunluğunun kışın doğan kişiler olduğu saptanmıştır..Kış mevsimi serum D vitamini düzeylerinin en düşük olduğu dönemdir çünkü..

    D vitamini konusu çok çok önemli..Ve bu mesele bir ilaç yada basit bir takviye ile çözülebilecek kadar sıradan bir sorun değil..Gerekirse yaşam şeklini randomize etmek ve güneşten maksimum faydalanmak gerekir..Bu o kadar zor birşey değil..Yazın 1 saat kışın ise 2 saat açık havada güneş geçirmek kafidir..Yada UVB lambası almak düşünülebilir..Yada haftada bir kere UVB lambalı solaryumdan faydalanmak yeterli olabilir..

    Tabii tüm bunlar yapılamıyorsa oral takviye kullanılabilir..Güneşten gelen D vitamini kadar fayda sağlamasa da hiç yoktan iyidir..

  • Merhaa Esra Hanım ,
    Ben de bilmiyordum D vitaminin önemini önce çok teşekkür ederim size ve dr.Eyüp Bey’e …
    Bundan sonra kızımın talıllerınde D vitaminine de baktıracağım merak ettim gerçekten…bu ara da kıbrıs da yani güneşli bir ülkede tip 1 diyabet çok fazla……?
    sevgi

    • Meltem Hanım,

      Bu benim için de geçerli. Ben de güneşin bol olduğu İskenderun doğumluyum. Sadece D vitamini eksikliğinden çıkmıyor diyabet ama D vitamini nedense biz tip-1 diyabetlilerde düşük. Genellemiyorum ama böyle gibi geliyor bana.

      Baktırın mutlaka. Haber verirsiniz kaç çıktığını.

      sevgiler

      • Esra Hanım ,cevabınıza teşekkür ederim…
        Kızım Yağmur’un d vitamini sonucunu bende merak ettım inşallah kısa zamanda yaptırıp size bilgi vereceğim..hatta sitenızde ufak bır istatistik bıle yapabılırız hem herkes tahlıl sonucunu paylasırsa iyi olur diye düşünüyorum hemde yaygınlaşıp hepimizde d vitamınını tahlıllerımız arasına sokabılırız diye düşünüyorum …….
        sevgiler…………..

        • Meltem Hanım,

          Ben de bunu herkese bağıra bağıra söylüyorum baktırın d vitaminlerinize diye. Umarım herkes sizin gibi paylaşır bizimle.

          Belki çıkacak olan istatistik sonucuna göre sağlık bakanlığı okullardaki çocuklara d vitamini takviyesi bile yapabilir. Bazı ülkelerde yapıldığı için söylüyorum.

          sevgiler

  • Mustafa 1 yaşına kadar dvit içti.damla olarak verdim.keşke daha çok içirseydim yavruma… yazı beni üzdü, yani ben korkuyorum başka hastalık olmaz inşallah…sevgiler

  • Eyüp bey sayenizde D vitaminin vücut için ne denli önemli olduğunu anladık, tüm açıklayıcı bilgiler için teşekkür ediyorum.
    Ben de kızıma 1 yaşına kadar d-vit verdim ama sadece bu yeterli olmamış demekki..
    tüm yorumlarınızı ilgiyle takip ediyorum, verdiğiniz her bilgi bizim için çok değerli , kendi doktorlarımızın maalesef bizleri bu kadar bilgilendirecek vakitleri olmuyor. Sağlıklı günler .

    Sevgiler.

  • Eyüp beyin yorumları ve olaylara bakış açısı bizim içinde hem çok bilgilendirici hemde çok değerli.Furkanın okulla ilgili olayındada çok destekleyici yorumlar yapmıştı.D vitamini eksikliğinin bu denli önemli olduğunu bilmiyordum.Bu güne kadar doktorlardan bile duymamıştım. Söylemeye gerek duymadılar herhalde.Ciddiye alınması gereken bir ayrıntı.Tahlil yaptırırken bende baktırıcam.Teşekkürler Eyüp bey…

  • Herkese Merhaba ,

    Ben de bu sitede Dr. Eyüp Bey’in yazısını okuyunca Çağla’nın D vitaminini kontrol ettirdim ve 14 gibi düşük bir değer çıktı. Lakin yazıdan sonra ben bir hayli telaşlanarak doktorumuzu aradım hatta 2 ayrı üniveristenin doktorunu da aradım bu kadar önemli bir mevzuu olmadığını rutin kontrollerde bakılabileceğini söylediler. Aslında , yaptığım araştırmalardan sonra ben de kesinlikle katılıyorum , bu D vitamini eksikliğinin diyabete neden olma ihtimali çok yüksek . Ama nedense ilk teşhislerde ve siz talep etmez iseniz Ankara’nın rutin kontrollerinde bu konu yok . Ya da biz de olmadı :(((

    Sevgiler,

    • Asena Hanım, Dilek Hanım, Yeşim Hanım,

      Bu D Vitamini denen şey tek başına bir şey yapmasa da tip-1 diyabetin sebeplerinden biri olarak görünüyor. Bazılarında d vitamini verince diyabete yakalanma riski minimize olurken bazılarında ise d vitamini alınsa da diyabetli olmaktan kaçılamıyor.

      Ki ben de güneşin hakim olduğu İskenderun’da doğdum ve büyüdüm. İskenderun yaz kış oldukça sıcaktır. Yazın sabahtan akşama kadar denizde olurduk. Güneş galiba en çok biz çocuklar içindi o zamanlar. Ama öyle ya da böyle tip-1 diyabetle tanıştım. D vitamini tek başına sebep değil yani.

      Ama dediğim gibi ilginçtir ki hemen hemen tüm tip-1 diyabetlilerin d vitamini değerleri düşük çıkıyor. Ki mesela Finlandiya güneşten yoksun bir ülke. Burada 17 yıl boyunca bir çalışma yapılmış ve d vitamini takviyeleri verilmiş insanlara. Ve ilerleyen yaşlarda diyabete yakalanma olasılıkları çalışma öncesine göre oldukça düşmüş. Ama yine de diyabete yakalananlar olmuş.

      sevgiler

  • vayyy, bu gerçekten önemli bir bilgi… Eyüp Bey’e bu değerli bilgileri için çok tşk ederiz. En kısa zamanda ben de ölçtüreceğim. Keza ben de bir İzmir’li olarak ,30 yaşıma tüm yazaylarımı askılı ve şortla geçirmeme, sürekli deniz kenarında olmama, bol bol güneş almama rağmen Tip 2 diyabetim. Zor bir konu. Çık güneşe güneşlen ve al Dvitaminin değil yani olay…

  • Ben de oğluma dvit 3 damlalarını çok kısa bir süre vermiştim(3-4) ay civarı. Daha önce tip 1 diyabet nedenlerini araştırırken galiba İran’ın yaptığı bir araştırmaydı bu;d vit eksikliğinin bu hastalığa sebep olabileceğini yazıyordu. Şimdi birkaç ebeveynin “çocuğumuzda d-vit 3 damlalarını 1 sene kullandık” buna rağmen diyabet oldu demesiyle içim rahatladı bence d vitamini eksikliği sebep değil; tersine hastalığın getirdiği bir sonuçur.Zaten diyabet hastalarında bildiğim kadarıyla demir, çinko,krom gibi diğer mineral,vitaminlerde de emilim sorunu oluyor.Yani hastalık çıktıktan sonraki eksiklik neden değil sonuçtur bence. Bizim doktorumuz da bize zinco şurup ve krom eksikliği için de mantar ve elma önerdi. Ayrıca ingilizce sitelerden tip 1 diyabetin sebepleri diye arattırırsanız o kadar çok tez var ki; aşılar,inek sütü,toksik zehirlenme…En son okuduğum tez FİNLANDİYA’nın bir teziydi.Araştırmaya göre; aşırı hijyen(artan çamaşır suyu, dezenfektanlar gibi…) vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıp bu hastalığı çıkarıyor.

    • Sayın Kardelen21,

      Elbette tip-1 diyabetin tek sebebi D vitamini eksikliği değil. Ama özellikle Finlandiya’daki çalışmalar Finlandiya’nın coğrafi konumundan dolayı güneşi aza yakın alan bir ülke olması ve bu sebeple de artan tip-1 diyabet oranı. Bundan yola çıkarak d vitaminin insanlarda düşük olması sebebiyle d vitamini takviyesi yapılmış ve tip-1 diyabete yakalanma riski eskiye oranla düşürülmüş. Ki yine bizleri düşündüğümde d vitamini eksikliği hemen hemen tüm tip-1 diyabetlilerde görülen bir durum. Belki bu tip-1 diyabetin sonucudur diyebiliriz. Ama bazı vakalarda demeyebiliriz de.

      Her zaman dediğim gibi d vitamini eksikliği tek başına tip-1 diyabet için sebep değil. Sebeplerden biri.

      sevgiler

    • Kardelen hanim

      Ben bazen bu camasir suyu olayini dusunuyodum ve sizden duyunca cok sasirdim,ogrencilik evimde yasarken hergun tuvaleti banyoyu balkonlari surekli ama surekli camasir suyuyla yikardim hatta bogazimda onun kokusu kalirdi bazen zegirlenir gibi olurdum ,eve gelen arkadaslarim yine mi yikadin sagi solu derler cikip giderlerdi,hatta bi ara bu hastalik diye beni psikiyatra goturmeye calisiyolardi,bi gun yine yikiyorum heryeri salondaydi mutfagim ,mutfagin heryerini sildim camasir suyuyla ama bir toz gorsem hemen camasir suyunu alir saatlerce drvam ederdim zehirlendim bi gun uyumusum salonda ,cok ilginc geldi bu bana,kurtuldum o hastaliktan hatta annem evime gelmisti sasirmisti heryer piril piril bembeyaz 😀 dediginiz dogru bence
      Iyi geceler

    • Çamaşır suyu konusu dikkatimi cezbetti doğrusu, bizim evde annem çamaşır sularını incelterek kullanırdı. hatta bi keresinde ben çamaşır suyunu su diye içtiğimden mütevellit, şimdi soruyorum kendime. acaba o çamaşır suyunu içmeyeyeydim bağışıklık sistemime bişi olmayacakmıydı ki ? 😀

  • Konu dikkatimi çekti,ilk kez duyuyorum.3 aylık şeker ortalaması testi için gittiğimde crp ve birkaç veri yüksek çıkınca intaniye servisine yönlendirmişlerdi.İlaçlarım bitince kontrole gideceğim,D vitaminine baktırıp sonucu yazarım sayfaya.
    Esra hanıma çok teşekkür ederim bu sayfayı hazırladığı için.Ve yorumlarıyla katkı veren arkadaşlara da.
    Kolay gelsin

    • Sayın Tip2diyabet,

      Aramıza hoşgeldiniz.

      Baktırmakta yarar var. Dediğiniz gibi sonuçları bizimle de paylaşırsınız.

      sevgiler

  • Normalde diyabetlilerin 3 aylık rutin kontrollerinde vitamin değerlerine bakılır. Doktorlarımız bakmıyor gibi bir yazı okudum yukarıda, aslında bakmış olması gerekir. Ancak bazı hekimler SGK nın çıkardığı problemler nedeniyle bazı testleri işaretlememek gibi bir yol seçiyorlar sanırım başınıza bu geldi. Ancak D, B12 gibi vitaminler, tiroid testleri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri ile enfeksiyona dair belirtiler ve anemi taraması her diyabetliye rutin kontrolde yapılmalı

  • benimde diyabetten sonra sürekli d vitamini artı b sürekli düşüyor iğne kullanmak zorunda kalıyorum doktorlarım diyabetli olanlarda genelde görüldüğünü söylediler

  • D-vit nasıl oluyorda kalsitomi ile böbrek yetmezliğine götürürki? Lamba alınır o risk alınmaz bence…

  • Cevap Bırak