Diyabetin Tarihine Yolculuk

GenelDiyabetin Tarihine Yolculuk

Diyabet Müzesi kategorisi altında 13 şubat 2013 tarihinde tarihçe Öyküm Hanım tarafından yayınlanmış ve güzel bir çalışma da olmuş.

Aynı bilgileri farklı versiyonda tekrar sunmak istedim.

Yeni  katılımcılarımızın dikkatini çekebilir kanımca.

Bizlerin de bilgi tazelememize yararı dokunur diye aşağıdaki çalışmayı sunarım.

 

ENDOKRİNOLOJİ  UZAMANI DR.FEVZİ BALKAN’IN ARAŞTIRMASI

Mısır’da yazılmış bir papirüs

 
1-Diyabetes mellitus nedir?
Diabetes mellitus, hiperglisemi, dislipidemi, glikozuri ve bunlara eşlik eden bircok klinik ve biyokimyasal bulgu ile seyreden sistemik kronik bir metabolizma hastalığıdır.
2-Diyabetes Mellitus ile ilgili en eski kayıtlar ne zamana dayanır ?
Tarihcesi cok eskilere uzanır. Şeker hastalığı ile ilgili en eski kayıtlar Milattan önce 1550’li yıllarda Mısır’da yazılmış bir papirüste (Ebers) bulunmuştur. Bu papirüste, şeker hastalığına benzer, çok idrara çıkma ile seyreden bir durumdan bahsedilmektedir.Hindular da Ayurveda’da böcek, sinek ve karıncaların bazı insanların idrarının yapıldığı yere toplandığını kaydetmişlerdir. Şeker hastalarının idrarının tatlı, bal gibi olduğu ve bu nedenle karıncaların, sineklerin ve diğer böceklerin bu idrara üşüştüğünü Susruta ve diğer Hintli doktorlar M.S. 5-6.yüzyılda fark ederek açıklamışlar, bu hastalığın iki formu olduğunu yazmışlardır. Bir formunda hastalar zayıf ve çok uzun yaşamadan kısa sürede ölmekte, diğer grupta ise hastalar şişman ve daha yaşlı olarak belirtilmiştir. Bu günümüzün modern sınıflamasında belirtilen Tip 1 ve Tip 2 diabetes mellitus sınıflamasına çok  benziyor
3-Diyabetes ve mellitus kelimlerinin kelimelerinin anlamı nedir?
Günümüzde tıp literatüründe kullanılan, Diabetes ve Mellitus kelimeleri Yunanca akıp gitmek anlamına gelen dia + betes ve bal kadar tatlı anlamına gelen mellitus kelimelerinden türetilmiştir.
4-Diabetes kelimesi ilk kez ne zaman kullanılmıştır?
Diabetes kelimesi ilk kez Anadolu topraklarında, Kapadokya’da M.S. 2. yüzyılda Arateus tarafından kullanılmıştır.Arateus şeker hastalığını idrar miktarında artma, aşırı susama, ve kilo kaybının olduğu bir hastalık olarak tanımlamıştır.
5-Diyabetik gangreni ilk kim tanımlamıştır?
İbni Sina (980-1037) ilk kez ayaklarda görülen “diyabetik gangreni” tanımlayarak şeker hastalığının sinirleri bozabileceğini ilk kez açıklamıştır. Paracellus (1493-1541) diyabetli hastalara açlık kürleri uygulamış, daha sonraki yıllarda da diyabet hastalığı ve tedavisi üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır.Şeker hastalarının idrarının tatlı olduğu 17. yüzyılda bir İngiliz doktor olan Thomas Willis tarafından tekrar keşfedilmiştir.
6-Claude Bernard diyabetle ilgili neyi keşfetmiştir?
Claude Bernard 1813-1878 yılları arasında diyabetin noro-hormonal mekanizmasını,hastalarda şeker yapımının arttığını ve merkezi sinir sisteminin bozulduğunu göstermiştir.Claude Bernard  idrarda görülen şekerin karaciğerde glikojen olarak depo edildiğini bulmuştur.
7-Langerhans adacıklarını kim keşfetmiştir?
 Berlin’den Paul Langerhans  ( 1847-1888) 1869 yılında verdiği doktora tezinde pankreas bezi içindeki küçük hücre topluluklarını vermiştir. Bu hücre toplulukları günümüzde ” Langerhans Adacıkları ” olarak biliniyor. Edouard Laguesse de 1893 yılında bu hücrelerin pankreas bezinin endokrin hücreleri olduğunu öne sürmüştür.
8-Pankreas bezinin Diyabeteki rolunu kim keşfetmiştir?
Oskar Minkowski (1858-1931) ve Josef von Mering (1849-1908) Strasburg’da Pankreas bezinin hayati önemini değerlendirmek için bir köpeğin pankreas bezini çıkartmışlardır. Köpekte ameliyat sonrasında şeker hastalığının tipik belirtileri olan susama, çok su içme, çok idrara çıkma ve kilo kaybı geliştiğini gözlemişlerdir.İlk kez bu araştırma, pankreas bezindeki hastalığın şeker hastalığı gelişmesine yol açtığını göstermiştir.
9-İnsülin ne zaman keşfedilmiştir?
Yirminci yüzyılın başında Berlin’li doktor George ZUELZER; Romanya’dan Nicolas Paulesco (1869-1931) ve Amerikalı E.L.Scott ve Israel Kleiner pankreastan kan şekerini düşüren ancak saf olmayan bir çözelti elde etmişlerdir. Ancak saf olmadığı için istenmeyen sonuçlar doğurmuş ve kullanılamamıştır. Yirminci yüzyılın başlangıç dönemine kadar ölümcül bir hastalık olan şeker hastalığı tedavisinde Kanada Toronto üniversitesi’nden Fredirick G. Banting (1891-1941), asistanı Charles H. Best (1899-1978) biokimyacı James B. Collip (1892-1965) ve fizyolog J.J.R.Macleod (1876-1935) ortak çalışmaları sonucu insülin’i 1921 yılında izole etmeleri ile önemli bir mucize gerçekleşmiştir. Banting ve Best daha sonra köpek pankreasından elde ettikleri çözeltiyi pankreası çıkartılarak diyabetik yapılmış köpeğe vermişler ve kan şekerinin düştüğünü görmüşlerdir.Collip elde edilen insülini daha da saflaştırmış, ilk kez 1 Ocak 1922 tarihinde diyabetik bir hasta olan Leonard Thompson üzerinde denenmiş ve başarılı sonuç vererek ölümcül bir hastalık olan şeker hastalığı tedavi edilmiştir. Bunu takibende Eli Lilly firmasının çabaları ile insülin üretimi daha da geliştirilmiş ve 1923 yılından itibaren yaygın olarak Kuzey Amerika ve Avrupa’da kullanılmaya başlanmıştır.
10-Diyabet hastalarında hasta eğitimin önemini ilk kim farketmiştir?
Amerikalı doktor Eliott P. Joslin insülini ilk kullanan doktorlardandı. Bostonda insülinin kullanılmaya başlandığı 1922 Ağustos’tan itibaren ilk yıl toplam 293 şeker hastasını tedavi etti. Dr. Joslin günümüzde de tedavinin en önemli parçasını oluşturan hasta eğitimini sistemli olarak uygulamaya başladı.
11-Diyabet tedavisinde Oral antidiyabetik (kan şekerini düşürücü tedavi ) ne zaman keşfedilmiştir?
İkinci dünya savaşı yıllarında Fransa Montpellier’de tifo tedavisi ile ilgili araştırmalar yapan Dr. M.J. Janbon sülfonilürle hayvanlar üzerinde yaptığı deneyler sırasında hayvanların kan şekerinin düştüğünü fark etti. Bunu  meslektaşı Dr. Loubtieres ile birlikte diyabetik insanların tedavisinde denediler. Ancak bu ilacın insülin salgısını uyardığını, insülin yerine geçmediğini pankreası çıkarılmış hayvanlarda yaptıkları araştırmalarla ortaya koydular. Bu araştırmalar günümüzde Tip 2 diabetes mellitus tedavisinde kullanılan hapların ilk örnekleriydi.
12-İnsülin yapısını keşfederek Nobel ödülü alan araştırmacılar kimlerdir?
Cambridge’ten bilim adamı Frederick Sanger 1955 yılında insülinin iki aminoasit zinciri yapısında olduğunu buldu. Sanger bu çalışması ile 1955 yılında Nobel ödülünü  aldı. Dorothy Hodgkin 1969 yılında insülinin 3 boyutlu yapısını ortaya koyarak bir başka Nobel ödülü kazanan bilim adamı oldu.
(Kaynaklar: http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/04/0401nb.pdf, http://www.diyabet.gov.tr/index.php?lang=tr&page=32, http://diabetclub.com/diabet/diab_tarihce.htm, drendokrin.blogspot.com)

2 YORUMLAR

  1. İzninizle,
    Ünsal KANTARCI, namı-diğer emekli amcanın ve Öyküm SOLAK’ın adını değiştiriyorum
    Emekli=baydiyabetgoogle ve
    Öyküm SOLAK=bayandiyabetgoogle 😉
    Oturduğum yerden bunca bilgi birikimi ekranıma getirdikleri için ikisine de çok teşekkür ediyorum çok sevdiğin bi söz.Tam yeri kullanmak için.
    “BENİM BİLDİKLERİM KADAR SİZİN UNUTTUKLARINIZ VAR”
    Saygıyla…

    • Hatice kızım yine aksiyon yaratmayı başarmışsın.senin bu ilginç diyalogların beni inan çok mutlu ediyor.
      Kendine iyi bak bir daha ağaçlarada çıkma.
      Sevgilerimle

Bir yorum yapın.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Diğer yazılar

%d blogcu bunu beğendi: