Portekiz’de Tip-1 Diyabet Teknolojisi: Bir Sistem Nasıl Kurulur?

Tip-1'imPortekiz’de Tip-1 Diyabet Teknolojisi: Bir Sistem Nasıl Kurulur?

Çoğunuz biliyordur; 2 yılı aşkın süredir Portekiz’de yaşıyorum. Bu yazıyı yazarken bile birkaç gündür düşündüm. Ama yine de size neler mümkün olabiliyor yazmak istedim.

Burada tip-1 diyabet yönetimi, Programa Nacional para a Diabetes (Portekiz Ulusal Diyabet Programı) kapsamında ele alınıyor. Bu program Portekiz Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak yürütülen; diyabetin önlenmesi, izlenmesi, komplikasyonların azaltılması ve teknolojiye erişimin planlanmasını kapsayan ulusal bir sağlık stratejisi.

Yani mesele sadece insülin yazmak değil.

Planlama var. İzleme var. Teknoloji entegrasyonu var.

Bu program kapsamında tip-1 diyabetlilere sensör destekli insülin pompası ve sensör temini ücretsiz hale getirildi.

Omnipod Portekiz’de henüz resmi olarak yok. Ancak APDP (Associação Protectora dos Diabéticos de Portugal) — Portekiz Diyabetlileri Koruma Derneği — hem hastane hem eğitim merkezi hem de eczanesiyle diyabet alanında devletle koordineli çalışan köklü bir yapı. Ulusal programın sahadaki en güçlü uygulayıcılarından biri. Omnipod 5’in ülkeye gelmesi için de gerekli görüşmeleri sürdürüyor.

Ben hâlihazırda Dexcom G7 sensör ve Omnipod Dash’i Trio Developer modeliyle kullanıyorum.

Geçtiğimiz haftalarda T:slim Control-IQ x2 insülin pompası ve birlikte çalıştığı Dexcom G7’yi aldım.

İkisi birlikte reçete edildiğinde sistem tarafından ücretsiz karşılanıyor.

Reçete ve faturalara baktığımda tablo çok net:

• T:slim Control-IQ x2 insülin pompası bedeli yaklaşık 3.331 €

• Sensör ve ilgili ekipmanlar yaklaşık 792 €

Faturalarda açıkça şu ifade yer alıyor: “Custo suportado pelo Estado” — Maliyet devlet tarafından karşılanmıştır.

Benim ödediğim tutar: 0 €.

Bu rakamları özellikle yazıyorum. Çünkü çoğu ülkede, tıpkı ülkemizde olduğu gibi, bu tutarlar kişinin kendi bütçesinden çıkmak zorunda kalıyor.

Ancak burada kritik bir detay var: Dexcom G7 sensörü tek başına ücretsiz alamıyorsunuz. Ulusal program kapsamında temel olarak ücretsiz verilen sensörler FreeStyle Libre ve Accu-Chek SmartGuide. Bu sensörler reçete edildiğinde fark ödemeden alınabiliyor.

Benim odağım G7’ye ücretsiz erişmek olduğundan, Ulusal Diyabet Programı kapsamında, T:slim’i de aldım. T:slim aynı zamanda kablolu bir teknoloji maalesef 🙁

🇵🇹 Portekiz’de Tip-1 Diyabet Yönetiminde Dikkatimi Çekenler

Portekiz yaklaşık 10,5 milyon nüfusa sahip.

Nüfusa oranla tip-1 diyabetli sayısı çok yüksek değil.

Ama asıl dikkat çekici olan sayı değil, sistem.

Mesela; Kasım 2025’te Accu-Chek SmartGuide’ın program kapsamında ücretsiz verileceği ülkenin önemli haber mecralarında tekrar tekrar duyuruldu.

Mesaj netti: “Devlet olarak yanınızdayız.”

Bu sadece bir cihaz temini değil. Bu bir kamu sağlığı yaklaşımı.

🎯 Burada En Temel Gördüğüm 4 Nokta

1️⃣ Vakıf ve devlet koordinasyonu güçlü.

APDP, Ulusal Diyabet Programı’nın sahadaki uygulayıcı gücü gibi çalışıyor. Bürokrasi ile klinik süreç birbirinden kopuk değil.

2️⃣ Devletin net ve uzun vadeli bir planı var.

Pompa ve sensör erişimi, yeni teknolojilerin entegrasyonu belli kriterlere göre ilerliyor. Bu bir “deneme” değil, strateji.

3️⃣ Sürdürülebilirlik güveni var.

Binlerce euro’luk cihazı aldığınızda yarın finansal erişimin kesileceği kaygısı yaşamıyorsunuz. Bu güven tedaviye uyumu artırıyor.

4️⃣ Tip-1 diyabet bir takım oyunu olarak yönetiliyor.

Doktor, hemşire, hasta ve sistem aynı eksende.

Önce dinleme, sonra karar.

Karar tek taraflı değil; ortak.

APDP hastanesindeki randevumda bunu yeniden çok net hissettim.

Eğitim hemşiresi randevumdan önce hastane eczanesine uğradım. Tüm cihazlar kutuda hazırdı.

Hemşireyse A’dan Z’ye sistemi anlattı. Bense deneyimlerimi paylaştım. Hemşireyse klinik perspektifini ekledi.

Bu bir “cihaz teslimi” değil, birlikte yönetim süreciydi.

Bu teknolojileri temin ettiğim günden bu yana; Türkiye’de hem DiyabetimBen odağında hem de vakti zamanında kurup sonlandırdığımız Tip-1 Diyabetliler Derneği çatısı altında yaptıklarımızı düşündüm.

Birçok kurum ve kuruluşla birlikte çalıştık. Masalara oturduk, dosyalar hazırladık, görüşmeler yaptık.

Ama yıllar içinde mesele çoğu zaman çözüm üretmekten çok mücadeleye dönüştü.

Erişebilenin değil, erişemeyenin yaşadıklarını da düşünerek hareket eden biri olarak; sensöre ulaşamayanı, pompayı sürdüremeyeni, finansal yük altında ezileni hep zihnimde taşıdım.

Portekiz’de ise aynı konunun başka bir versiyonunu görmeye devam ediyorum. Burada erişemeyenin ihtiyacı sistemin tasarımına dahil edilmiş gibi.

Planlar yapılırken en kırılgan olan düşünülmüş gibi.

Ve bu düşüncenin ağırlığını burada kat be kat daha fazla hissettim.

Tip-1 diyabet burada yalnızca bireysel bir yük değil. Planlanan, bütçesi ayrılan ve sürdürülebilirliği tasarlanan bir kamu sağlığı stratejisi.

Ve bu fark gerçekten hissediliyor.

Bir yorum yapın.

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazılar