Anasayfa Tip-1'im Tip-1 Diyabetimle Londra Tatilinde Neler Oldu?

Tip-1 Diyabetimle Londra Tatilinde Neler Oldu?

5 1.394 görüntüleme

Tip-1 Diyabetimle Londra Tatilinde Neler Oldu?

Her tatil yazısında vurguladığım gibi; “Biz tip-1 diyabetliler hep tatil kafasında olmalıyız.” Önce bunu tekrar bir kenara koyalım 🙂

Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan uçtuk. Standart güvenlik kontrolleri vs derken Sturbucks’a oturduk. Şeker nasıl gidiyor diye bir baktım. Sensör ile kumanda arası bağlantı kopmuş. Biraz bekledim. Transmitteri sensörden ayırmadan önce transmitter üzerine parmaklarımla ufak ufak mesaj yaptım. Olmadı. Sonra kumandadan sensörü kapadım. Biraz bekledim. Yine olmadı. Manuel olarak sensörü buldurmaya çalıştım. Olmadı. Transmitteri yerinden çıkarıp şarj ettim. Yine yine olmadı 🙁

Sonra Medtrum’un Türkiye distribütörü Teknodia şirketiyle iletişime geçtim. Çözüm bulamayınca aniden aklımıza geldi. Medtrum’un Londra ofisiyle iletişime geçtik ve Londra’daki ilk günümüzde Medtrum’un bir kadın çalışanı ile buluştuk. Transmitter değişti ve yeni sensör takarak sorunuma çözüm oldular 🙂

Londra bizim tabirimizle düz ayak bir ülke. Her yere yürüyerek gidebiliyorsunuz ama metro ile ulaşımı sağlasanız bile yerin altında da uzun uzun yürüyorsunuz 🙂 Bu sebeple ne yerseniz yiyin şekeri zıplatamıyorsunuz 🙂 Çok yedim çok. Hem de çook 🙂 Tatillerde de sensör o kadar işe yarıyor ki! Sensörle uğraşmayın diyecektim. Sonra çok dolaşacağımız aklıma gelince sürekli parmak delmenin de eziyet haline dönüşeceği için sensör baya işime yaradı 🙂

Londra’da eczaneler İngilizce olarak “Pharmacy” olarak geçmiyor. “Boots” markası altında genelde 2 katlı ya da tek katlı olup büyük bir mağaza olarak konumlanıyor eczaneler. Kozmetik ürünler ve eczane ürünlerini Boots markasının mağazalarında görüyorsunuz. Bir ilaç alacağınız zaman da ya hastanenin eczanesinden ya da Boots’lardan satın alabiliyorsunuz.

Bir Boots’a gittik. Diyabetli olduğumu söyleyip FIAsp almak istediğimi söyledim. Reçetesiz veremeyeceklerini söyleyerek en yakın University College of London Hospital’dan reçete ettirebileceğimi söylediler. Turist olduğumu ve hastanenin beni kabul edip etmeyeceğini sorduğumda da ücretsiz olarak hastanede muayene olabileceğimi öğrendim.

Acil bölümünden girdim. Önce doktor olduğunu düşündüğüm bir kişi birkaç soru sordu. Kendi glükometremle şekerimi ölçtürdü. Not aldı ve asıl bölüme gönderdi. Önce bir doktor benimle ilgilendi. Hatta kan alıp hastane koşullarında şeker sonucumu görmek istediklerini söyledi. Sabırla kanımı da verdim. 86 mg/dL çıktı 🙂 Sonra bir kadın doktor geldi. Birkaç sorudan sonra bana FIAsp’ı yazdı. Hatta kendi cep telefonunu olası aksi bir durum olması halinde kendisini aramam için verdi 🙂 Bu arada kan alan kişi de benim dosyamı oradan, buraya alıp götüren de doktor 🙂 Her şeyi doktorlar yapıyor.

Hastane eczanesi kapalı olunca da biz açık olan tüm Boots’lara sorduk. En azından birinde buluruz dedik. Olmadı. Sipariş usulü FIAsp’ı getirebiliyoruz diyen de olmayınca ben Amsterdam’da tanıştığım ve İngiltere’de yaşayan bir bloggera sordum. Siparişle getiriyorlar dedi. Ve ben sonunda Pazar günü sipariş verdim 🙂 Pazartesi günü ise 16:00’da FIAsp geldi 🙂 FIAsp hakkında Ultra Hızlı Etkili İnsülin FIAsp Avrupa ve Kanada’da Onay Aldı ve Ultra Hızlı Etkili İnsülin FIAsp Tecrübeleri başlıklı yazılarımızdan FIAsp hakkında bilgi alabilirsiniz. Dün itibarıyla da FIAsp’ı insülin pompama koydum. Sürekli şeker ölçümü için de sensörüm takılı. Gidişatı da görebiliyorum. FIAsp hakkındaki ilk tecrübelerimi de yarın sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Çok yürüdüğümüz için de hipoglisemiler için bu sefer meyve sularıyla uğraşmadım. Amsterdam’daki etkinlikte yanımızda olan hemşiremiz; “Kimse hipoglisemi yaşamadı. Olası hipoglisemiler için getirdiğim 1 valizle geri döneceğim galiba :)” deyince getirdiklerinden seçmece yapıp almıştık 🙂

Yanımda da verdiği glükoz tabletler vardı. Tadını da pek sevdim 🙂 Şekerim düşmeye başlarken 1 adet glükoz tablet şekerimi hemen toparlıyordu.

Son olarak da Londra’ya gittiğimi duyan Londra’da yaşayan Türk takipçilerimiz de bana yazdı. Hepsine bu kısa tatilde zaman ayırmamız zor olacağı için bana ilk ulaşan Hatice Hanım ve eşi ile buluşabildik 🙂

Hatice Hanım tip-1 diyabetli. Hem tip-1 diyabet hem de şimdi anlatamayacağım genel konular üzerine bol bol sohbet ettik 🙂 Hatice Hanım’ın eşi Veysel Bey bize bazı konularda çok güzel bilgiler verdi. 5 Temmuz’da da İstanbul’a geliyorlar. Bizim evde kendilerini ağırlayacağız 🙂 Bir sonraki Londra seyahatimizde ise bir yer belirleyip görüşemediğimiz diğer takipçilerimizle de mutlaka bir buluşma organize edeceğim 🙂 Söz veriyorum 🙂

 

  • Fiasp la ilgili yorumları okuyunca insanların yarar sağladığı ortada ama klinik çalışmalara bakınca ben biochaperone lispro dan çok umitliydim eli lilly firması desteğini çekince lispronun gelecegi de belirsizlesti… fiasp in türkiye ye gelme süreci ile ilgili bilginiz var mı esra hanım malum tresiba çıkalı 2 sene oldu ama hala ülkemizde bulunmuyor..

  • Tekrar mrb esra hanim londra gezinizle ilgili yazinizi okuyunca suan hangi insulini kullandiginizi merak ettim. Birde sensorle ilgili bir sorum var ortalama maliyeti size nedir ben cok pahali oldugunu duydum. Bu arada bugun humalog aldim pompaya onu koyucam insalah iyi gelecektir bir ay kadar deneyip fiasp imi denesem birde bilemedim

    • Elif Hanım Merhaba,

      Şu an FIAsp’ı kullanıyorum. Türkiye’de yaşıyorsanız şu an ya Humalog ya Apidra ya da Novorapid kullanabilirsiniz.

      Hangi sensörden bahsediyorsunuz? Medtrum’un kendi sensöründen mi?

      sevgiler

    Cevap Bırak