Anasayfa Arşivler 2020 Şubat

Aylık ArşivŞubat 2020

1 1.761 görüntüleme

Muhammed Ali: İngiltere’nin İlk Tip-1 Diyabetli Boksörü

Az önce, https://www.medscape.com/viewarticle linkindeki yazıyla tanıştım Muhammed Ali ile.

Rochdale’den gelen Muhammed Ali’ye 5 yaşındayken tip-1 diyabet teşhisi konmuş. 12 yaşındayken de boksla ilgilenmeye başlamış. 2013’te Haringey Box Kupası’nı kazanmak da dahil olmak üzere etkileyici bir amatör kariyeri bulunuyormuş.

Ali, 2015 yılında profesyonel boks lisansı için başvurmuş. Ancak tip-1 diyabetli olduğu için reddedilmiş.

Ardından 3 yıl boyunca, ekibi ile birlikte, tip-1 diyabetin boks yeteceğini bozmayacağını kanıtlamış. Ve bunla ilgili belgeler sunmuş. Bu mücadelenin sonunda elbette kazanmış 🙂 Yani lisansını almış.

Bu karar iyi bir tip-1 diyabet yönetimi sağlayan ve tip-1 diyabetli olan boksörlerin lisanslarını almaları için emsal olmuş.

Tip-1 diyabetle mücadele ederken, onunla birlikte yaşarken boks kariyeri için de mücadele etmek zorunda kalmak ilginç olsa. Ki tip-1 diyabetlilerin güçlü olmasının en önemli sonuçlarındandır bu tavır. Konuyu çözmek için mücadeleyi, konunun üstüne gitmeyi bırakmamak.

Bu paylaşımı gururla yapıyorum. Tip-1 diyabet yönetimi iyi oldukça hayallerimizden vazgeçemeyeceğimizi bilmemiz gerekiyor. Bize bazı alanlarda, zamanlarda engel olabileceğini düşünsek de engelleri aşmanın da bizim elimizde olduğunu böylece görüyoruz.

 

1 1.677 görüntüleme

Hiperglisemi / Şeker Yüksekliği Anlarında Ne Yapılmalı? – Bölüm3

Bu yazıyı okumadan önce öncelikle bölüm1 ve bölüm2 yazılarını okumanızı tavsiye ederim.

Hiperglisemi / Şeker Yüksekliği Anlarında Ne Yapılmalı? – Bölüm1

Hiperglisemi / Şeker Yüksekliği Anlarında Ne Yapılmalı? – Bölüm2

Şekerimizin belli başlı yükselme sebepleri vardır.

  • Yapılan insülinin bozulmuş veya son kullanma tarihinin geçmesi,
  • İnsülin yapılan bölgenin sürekli kullanılan bir yer olması,
  • Özellikle büyüme çağındaki diyabetli çocuklardaki hormonlar,
  • Sabahları yüksek olan kortizon seviyesi,
  • Yenilen yemeğe göre doğru dozda insülin yapmamak,
  • Glisemik indeksi ve yükü yüksek, yağ ve proteinden zengin bir öğün tüketilmesi,
  • İnsülin kalem iğne ucunun boyunun yeterli olmaması,
  • Enfeksiyonel ve/veya ateşli herhangi bir rahatsızlık gibi.

Bu yazıda, kalın harflerle olan, 5 ve 6. maddelerden bahsedeceğim.

Yenilen yemeğe göre doğru dozda insülin yapmamak

En önemli şeker yükseklik sebeplerinden biridir.

Özellikle yenilen öğüne göre doğru dozda insülin yapmamak veya şeker yüksekken düşürmek için kaç ünite insülin yapılacağını bilmemek dramatik şeker yüksekliklerine sebep olmakta.

Yemek yedikten 2 saat sonraki şeker yüksek çıkıyorsa ne yapılmalı?

Yenilen yemeğe göre yapılacak insülin ideale en yakın hesaplanmalı. Ve hızlı etkili insülinler yemekten dolayı yükselene şekerin hızını iyi yakalayamadığından, yemek için yapılacak insülin yemekten 15-20 dk önce yapılmalı. Tabiki hızla düşen bir kan şekeriniz yoksa.

Glisemik indeksi ve yükü yüksek, yağ ve proteinden zengin bir öğün tüketilmesi

Menü içeriklerinin de ayrı bir önemi var.

En temel tip-1 diyabette beslenme bilgisi; kan şekerini direkt ve hızlı yükseltecek besinlerden uzak durmak gerekir. Yani; sıklıkla beyaz makarna, pirinç, patates, çoğu paketli ürünler, karpuz/kavun ve kurutulmuş meyveler gibi kan şekerini hızla yükseletecek besinlere mesafeli durmak gerekiyor.

Glisemik İndeks ve Glisemik Yük ve Karbonhidrat Sayım Yöntemi / ”Glisemik İndeks ve Glisemik Yük” – Video başlıklı içeriklere göz atmanızda fayda var.

Yağ ve/veya protein ağırlıklı öğünler ise kan şekerimizi dolaylı etkilemekte. Bu tarz besinlerin de olduğu öğünlerin 2 saat sonrasında yükselmesi gereken kan şekeri yükselmeyip, önce düşüşe sonra ise yükseliş trendinde olmakta. Yükselen şekerin kana giriş süresi bu besinlerden ötürü uzamakta.

Yağ ve Proteinler ve Besin Gruplarının Kan Şekerimize Etkisi başlıklarındaki yazılara göz atabilirsiniz.

Glisemik indeks ve yükü fazla öğünler mutlaka tüketeceğiz. Veya yağ ve/veya proteinlerinden zengin öğünler. Çünkü tip-1 diyabetle yaşam uzun soluklu bir maraton. Ve ömrümüz boyunca kısıtlı menülerle yaşamı sürdürmek pek de kolay olmuyor.

Bu tarz öğünlerde çözüm ne olmalı?

Glisemik indeks ve yükü yüksek besinler tükettiğimde;

Hem yediğim şeyler için doğru dozda insülin yapıyorum hem de geçici bazal yaparak 3 saat boyunca gidecek insülini %200 arttırıyorum. Bu bireysel biz çözüm. Mutlaka doktor ve diyetisyeninizle kendi bireysel çözümlerinize karar verin.

Yağ ve/veya proteinden zengin bir öğün tüketiyorsam;

  • İnsülin pompası kullanıcıları yayma bolus veya geçici bazal menülerinden yardım alarak bu tarz öğünleri iyi tolere edebilirken,
  • İnsülin kalemi kullanıcıları öğün için yapacağı insülinin yarısını direkt yapıp geri kalan dozu 90 dk sonra yaparak insülin pompasındaki yayma bolusu kısmi olarak taklit edebilmekte.

1 2.078 görüntüleme

Hiperglisemi / Şeker Yüksekliği Anlarında Ne Yapılmalı? – Bölüm2

Hiperglisemi / Şeker Yüksekliği Anlarında Ne Yapılmalı? – Bölüm1 yazımda sizlere hiperglisemi yani kan şekeri yüksekliğinin sebep olacağı ilk iki maddeden sizlere bahsetmiştim.

Şekerimizin belli başlı yükselme sebepleri olduğundan bahsetmiştim. Aşağıda bu detayları tekrar görebilirsiniz.

  • Yapılan insülinin bozulmuş veya son kullanma tarihinin geçmesi,
  • İnsülin yapılan bölgenin sürekli kullanılan bir yer olması,
  • Özellikle büyüme çağındaki diyabetli çocuklardaki hormonlar,
  • Sabahları yüksek olan kortizol seviyesi,
  • Yenilen yemeğe göre doğru dozda insülin yapmamak,
  • Glisemik indeksi yüksek, yağ ve proteinden zengin bir öğün tüketilmesi,
  • İnsülin kalem iğne ucunun boyunun yeterli olmaması,
  • Enfeksiyonel ve/veya ateşli herhangi bir rahatsızlık gibi.

Bu sefer konumuz ‘hormonlar’.

Büyüme Hormonu

Büyüme hormonu beynimizin ön kısmındaki hipofiz bezi tarafından salgılanır. Kandaki glükozun hücre içerisine girmesini engelleyerek kan şekerini yükseltir.

Büyüme evresindeki çocukların HbA1c değerlerindeki yüksekliğin ana sebeplerindendir bu hormon. Kan şekerini 3-5 saat sonra yükselten bir etkisi mevcuttur.

Büyüme hormonu arttıkça vücudun insüline olan duyarlılığı azalır ve dolayısıyla kan şekeri tip-1 diyabetli çocuklarda eğer insülin dozları ile süreç doğru bir şekilde desteklenmezse yükselişe geçer. Ki bu da aslında çalışması gereken büyüme hormonunun çalıştığının bize güzel bir göstergesidir.

Ancak kan şekeri sürekli ve dikkatsizce 350 mg/dl’lerde gezen diyabetli çocuklarda A1c değerleri de çok yüksek seyredeceğinden çocuklarda büyüme geriliği olabilmekte. Çünkü bu tarz A1c’si yüksek çocuklar ne yerse yesin, insülin yetersizliği nedeniyle aslında o besinleri yemiyorlar. Yediklerini aynen idrarla geri atmaktalar. Aslolan kan şekeri regülasyonunu mümkün olduğunca sağlamak olmalı ancak hormon düzeylerindeki değişimler kimi zaman elimizde olmadan bu regülasyonu maalesef bozabiliyor.

Kortizol Hormonu

Kortizol hormonu da böbrek üstü bezlerinde üretilir. Proteinleri yıkarak glükoz yapımını arttırıp, hücrelerin glükoz kullanımını azaltır. Dolayısı ile yine kan şekeri yükselir.

Sabah hepimizde salgılan “kortizol” hormonu sebebiyle, en yüksek insülin ihtiyacımız bu sabah saatlerinde olmakta. Çünkü bahsettiğimiz gibi kortizol, kan şekerini yükselten bir hormon.

Deltacortil, Prednol gibi direkt kortizol içeren ilaçlar kullanmaya başlayınca da kan şekeri hep yüksek gider. Özellikle bu tarz ilaçları kullanırken insülin dozları yeniden ayarlanmalı. Birinci noktada bazal, ikinci noktada da bolus insülin dozları gözden geçirilmeli.

Bu tarz ilaçları alırken insülin ihtiyacı iki katına da çıkabilir.

Bu durumlarda ne yapılmalı?

Her iki durumda da sıkı bir kan şekeri takibi ve insülin doz ayarlamaları yapmak gerekiyor. Elbette iyi bir diyabet eğitimi alınmışsa kişi veya aile bireyleri, alınmamışsa mutlaka doktor kontrolünde olması lazım.

Hep bahsettiğimiz gibi hormonlarla başa çıkmak kolay olmasa da doğru dozda insülin ayarlaması hedef kan şekeri ve A1c aralığında kalmamızı sağlar.