Anasayfa Arşivler 2018 Kasım

Aylık ArşivKasım 2018

1 101 görüntüleme

Şeker Ölçüm Sensör Teli Cilt Altında Kalırsa

Bir takipçimizin sorusuyla sizlerle paylaşmak istedim.

3 yaşındaki diyabetli çocuğuna ilk kez sensör taktırmışlar. Sonra sensörü geri çıkarmışlar. Ancak sensörün teli, sensörün ucunda değilmiş. Cilt altında kaldığından şüphelenip röntgen çekmeye gitmişler ve sensör cilt altındaymış.

Bu durumu ben yaşamadım ya da bana bu konuda danışan kimse olmadığından internette, yabancı bloglardan konuya baktım.
Bu konu sık yaşanan bir konu değilmiş. Firmaların FDA bildirimleri de oldukça azmış. Ancak yaşanma oranı az olsa da elbette yaşanıyor.

Bu durumu yaşayanlar telaşla doktora başvurmuşlar. Doktorlar ise bunun bir zararı olmayacağını söyleyerek herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek olmadığını söylüyorlarmış.


Sensör telinin cilt altında kalmasının yaratacağı tek sıkıntı ise olası enfeksiyon riski. Ki bunun oranın da düşük olarak belirtiliyor.

Cerrahi bir müdahale ile alınmasının da şart/gerek olmadığı söyleniyor. Fayda/maliyet olarak bakıldığında, telin cilt altında kalması daha mantıklı görülüyormuş.

Ancak sensör teli cilt altında kalan diyabetli bireyler ve yakınları bu konuda huzursuz. Cilt altında, saç teli inceliğindeki bir telle yaşamayı can sıkıcı ve endişe verici buluyor!

Sensör telinin boyutunu bilen biri olarak da aynı durumu ben yaşasaydım çok umursamazdım. Ama elbette bu durumu yaşamayan biri olarak yaptığım yorum bu 😊

Sensörü ciltten çıkarırken nelere dikkat edilmeli?

Transmitter ve sensörü ayrı ayrı olan bir sürekli glikoz ölçüm sistemi kullanıyorsanız (Dexcom ya da Medtronic markalarına ait sensör sistemlerinden bahsediyoruz.) sensörü çıkaracağınız zaman transmitteri bandından tutup nazikçe ciltten çıkarın. Transmitteri ise bandı çıkardıktan sonra bantlı kısımdan ayırın.

Sensörü transmitter ile aynı anda çıkarmayı neden özellikle vurguluyorum? Çünkü sensör telleri çok nazik. Ufak bir harekette dahi yerinden çıkabiliyor ya da olduğu yerde kalabiliyor. Çıkardıktan sonra da ucuyla birlikte gelip gelmediğini kontrol etmekte fayda var.

Transmitter ve sensörü aynı parçada olan bir anlık glikoz ölçüm sistemi kullanıyorsanız (Libre) sensörü yine bandından tutup nazikçe çıkarın ve ucuyla birlikte gelip gelmediğini kontrol edin.

1 443 görüntüleme

Bugün Benim Doğum Günüm! / Frederick Banting

14 Kasım 1891.

İnsülini keşfeden Frederick Banting’in doğum günü.

14 Kasım (bugün) insülini bulan Doktor Frederick Banting’e, insülin kullanan tüm diyabetliler müteşekkir ve minnetkar. Ve bu minnetkarlığı her yıl “Dünya Diyabet Günü” ile kendisine iletiyoruz.

Bizi hayatta tutan, yaşama sıkı sıkıya bağlayan bu hormona, hormonu keşif eden Dr Frederick Banting ve arkadaşlarına saygıyla…

 

 

3 991 görüntüleme

Omnipod Yapay Pankreas Dexcom ve Tidepool İle Daha Güçlü

Kablosuz insülin pompası segmentinde Omnipod’un güvenilirliği ve marka değeri oldukça iyi bir seviyede. Bazı markalar da kablosuz insülin pompası çıkarmaya yelteniyor ama elbette Omnipod kadar güvenilir ve kullanıcı dostu olamıyor.

Her ne kadar ülkemizde olmasa da ve vakti zamanında Türkiye’ye gelmesi adına çaba sarf etmiş olsak da kim bilir belki yakın gelecekte bir gelişme olabilir!

Son birkaç yılda Omnipod da kapalı döngü insülin pompası sistemi yani yapay pankreas yapmak adına ciddi efor sarfediyor. Yapay pankreas olmaya çalışırken bir yandan kendi teknolojisini ve ürünlerini de geliştiriyor/değiştiriyor.

Özellikle Omnipod’un patch kalınlığının öncesinde fazlayken ince hale getirilmesi büyük bir atılım olmuştu.

Omnipod iki ana ekipmandan oluşuyor.

Biri PDM yani insülin pompasının kontrol edildiği, kumanda benzeri bir cihaz, diğeri ise içerisine insülin konulan ve vücuda yapıştırılan pod/patch kısmı.

Omnipod bu ekipmanlarda da değişikliğe gidiyor.

PDM’i dokunmatik ve renkli ekran olarak tasarlıyorlar.

PDM ve pod arasındaki bluetooth bağlantısına eklemeler yapılacak. Yapay pankreas yolunda ilerlerken glükometre, CGMs gibi teknolojilerden de veri alınması adına bir entegrasyon yapacaklar.

Kan şekeri sonuçlarının, Bluetooth üzerinden PDM’in bolus hesap makinesine aktarılması için CONTOUR® NEXT ONE Kan Şekeri Ölçüm Cihazı ile optimize edilecek.

Omnipod DISPLAY ve Omnipod VIEW mobil uygulamaları ile tip-1 diyabetli yakınlarının tip-1 diyabetliyi uzaktan takip etmeleri daha kolay olacak.

Mevcutta Omnipod PDM’lerde kullanılan AAA pilleri değiştirilecek. Bunun yerine şarj edilebilir bir sistem kurulacak.

Dexcom ve Tidepool Desteği İle Omnipod Yapay Pankreas

Dexcom bildiğimiz gibi sürekli glikoz ölçüm sistemlerinde en güvenilir sensör. Dexcom G6 ile Omnipod’un senkronize çalışmasına da az kaldı diyebiliriz. Dexcom G6 şeker ölçümünü yaparak Omnipod’a gönderecek ve sistem pankreas gibi düşünerek insülin kesecek/insülin gönderecek vs. Tıpkı Medtronic 640G gibi daha gelişmiş bir sistem olacağını düşünüyorum.

Tidepool şirketi ise giyilebilir diyabet teknolojilerine sahip şirketlerin cihazlarındaki verileri alarak tek bir platformda toplayıp daha anlamlı bir sonuç ortaya koyuyorlar. Yani şöyle düşünün; glükometre, insülin pompası, varsa sensör gibi ekipmanlardan tüm veriler Tidepool’un sistemine aktarılıyor. Veriler daha anlaşılır ve yorumlanabilir bir hale geliyor. Aynı zamanda diyabet yönetiminde karar verme noktalarına da yardımcı oluyor.

Bu arada Tidepool şirketi kar amacı gütmeyen, açık kaynak kod erişimi sağlayan bir kuruluş. Orta vadede Nightscout gibi uzaktan erişim sağlayan bizlerin de Tidepool’un açık kaynak kodlarını kullanarak elimizdeki ekipmanların verilerini aynı havuzda toplayabilir ve ev yapımı pankreasların artmasına sebep olabiliriz.

 

1 1.729 görüntüleme

Nefes Yoluyla Alınabilecek İnsülin: Dance 501 İnhale İnsülin 3.0

Dance Biopharma şirketi, inhale insülin 3.0 için çalışıyor. Aynı zamanda da FDA onayı ve diyabetlilerin kullanılması adına da harekete geçtiler.

2010’da kurulan, San-Francisco’daki Dance Biopharma şirketi yaklaşık 10 yıldır inhale insülini diyabetlilerin kullanıma sunmak adına çalışıyor.

Şirket içerisinde “Dance 501” olarak adlandırdıkları inhale insulin Afrezza gibi inhale insülinlerden farklı olacak.

 

Hareketli “Dance 501” İnhale İnsülin 3.0

FDA (Food And Drug Administration)= Amerika İlaç ve Gıda Dairesi, bu yeni inhale insüline gerekli onayı verecek ve Generation 3.0 olarak adlandırılacak.

Dance 501 olarak belirtilen inhale insulin 3.0’ın özelliklerine biraz inceleyelim.

Hafif Bir Sis/Duman:MannKind tarafından üretilen ve solunabilir beyaz bir toz olan Afrezza inhale insülininden farklı olarak, Dance 501 bir sis/duman formülasyonu.

Küçük ve ele sığabilen bir cihazdan içimize çekebileceğiz. Ultra konsantre bir recombinant insulin kullanılmakta. Cihazdan uygun dozda insulin çekmek için derin bir nefes alacağız ve sis/duman gibi dışarı çıkan insülini içimize çekeceğiz.

Katkısız/Saf:Diğer insulin tiplerinden farklı olarak, bu ürün koruyucu içermediği özellikle belirtiliyor. Dolayısıyla benim gibi bazı insülinlere alerjisi olan ve diyabetliler içinde %1-2 orana sahip alerjik bireyler için bu saflık durumunun önemli olduğu söyleniyor.

Her bir insulin doz alımından önce, küçük bir şişede ve sıvı formda olan insulin ile yukarıda da bahsettiğimiz, ele sığan minik cihazın içerisinde insulin şişesi yerleştiriliyor.

Tıpkı astım ilaç kullanımında olduğu gibi bir kullanım şekli bulunmakta.

Ele Sığan İnhaler Cihaz: Küçük, kullanımı kolay ve bir pantalon cebine bile sığabilecek küçük bir cihazdan bahsedilmekte.

Aralık 2017’de Dance Biopharma şirketi, inhaler cihazın yeni bir tasarımı için endüstriyel tasarımcı Phillips-Medisize ile işbirliği yaptı.

Cihaz nefes çekerek aktive edilmekte. Dance 501’in içindeki insülini solumak için sadece birkaç kez nefes almak yeterli olacak. Cihazın üzerinden mavi ve yeşil ışık göstergeleri bulunmakta. İnsülini içinize doğru çektiğinizde ışık yeşil, çekme işlemi tamamlanınca da mavi ışık yanacak.

Bu cihazın FDA onayı için de en geç Kasım sonu gibi dönüş alınması bekleniyor.

Yeni Jenerasyon İnhaler Cihazı: Şu anda bu cihazda 2 adet AA’lı pil kullanılmakta. Şarj edilebilir cihaz üzerine de çalıştıklarını, 6 ay sonra bunun mümkün olabileceğini belirtiyorlar.

Bu gelişmenin cihazın boyutunu ve ağırlığını % 50 azaltacağı da söylenmekte.

Daha Hızlı  Etkili: Dance 501’in geleneksel insülinlerden (özellikle Humalog’tan) daha hızlı hareket ettiğini ve insülin etkisinin hızla azaldığı belirtilmiş. Biliyorsunuz hızlı etkili insülinden beklenti çalışsın, görevini hızla yapsın ve bitsin beklentisi var.

Bununla birlikte toz formdaki inhale insülinlere karşı sağlık uzmanları ve diyabetliler hep mesafeli. Ancak Dance 501 ile gelecek yenilikler bu mesafenin ortadan kalkacağını vurguluyorlar.

Faz II çalışmaları ile; boğazı tahriş etmeden, akciğerlere daha fazla ve doğal süreçle giden bu inhale insülin sisi/dumanını kullananlardan daha az hipoglisemi ve çok daha az öksürük görüldüğü belirlenmiş.

Veri İzlemesi ve Bağlantı: İnhaler cihaz temelde küçük bir bilgisayar olduğundan; insülinin alındığı zaman ve doz miktarları, inhalasyon oranı ve solunum derinliğine bağlı olarak akciğerlere ne kadar sis/duman girdiği gibi insülin kullanım verilerini kaydetmekte.

Aynı zamanda diyabetli bireylerin kullandıkları diğer teknolojilerdeki verileri de kendi verileriyle birleştirmek ve daha iyi bir diyabet veri yönetimi sağlamak istiyorlar.

Dance ayrıca, aynı verileri içeren akıllı telefon için bir sağlık uygulaması başlatmayı, hastaların sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla birlikte görüntülemelerini ve en sonunda CGM’ler ve veri platformları gibi diğer D-cihazlarıyla bağlantı kurmayı planlamaktadır. Tüm bunlar benzersizdir, çünkü bugüne kadar diğer inhale insülin cihazları izleme veya cihaz bağlantısı sunmamıştır.

2021-2022 gibi öncelikle Amerika’da çıkarılması beklenen Dance 501’in fiyatlandırma çalışması halen yapılmakta. Ancak şu anki insülinlerden de daha pahalı olması beklenmemekte.

Bu arada bu insulin tipini sadece inhale formda değil, insulin kalemi ve insulin pompasında da kullanmak adına çalışma yaptıklarını söylüyorşar.

1 624 görüntüleme

Tüm Tip-4’lere Teşekkürler – Diyabet ve Aile

Bildiğimiz gibi; “Kasım ayı diyabet farkındalık ayıdır”.

Uluslararası Diyabet Federasyonu – IDF bu seneki Dünya Diyabet Günü mottosunu Diyabet ve Aile olarak belirledi.

Her zaman vurguladığımız gibi “tip-1 diyabet” bir “hormon eksikliği”. Biz tip-1 diyabetliler kendimizi özellikle “hasta”, “şeker hastası” gibi tanımlamalar ile tanımlamak da istemiyoruz. Çünkü “hastalık” dediğimiz durumun, ilaçla/tedavi ile gelip geçmesi gerekiyor. Ancak “süregelen”/”devamlı” bir durum olan tip-1 diyabetin uzun soluklu ve tedavisi bulunana kadar “birlikte yaşanılması gereken zorunlu bir yaşam şekli” olduğunu da biliyoruz.

Bu zorunlu yaşam şeklinde de, diyabetimben.com’da, tip-4 olarak belirlediğimiz bir tür var. Tip-1 diyabetlilerin birinci dereceden yakınlarını kastediyorum. Tip-4; kardeş/abi/abla ve en önemlisi anne/babayı tanımlar.

Tip-4’ler, tip-1 diyabetli hayatımızın her anında ya da yuvadan uçup gidene kadar bizimledir.

Yenidoğan bir tip-1 diyabetlinin annesi ve babası pankreas gibi olmaya/düşünmeye çalışır. Dillenmemiş bir tip-1 diyabetli bebenin; şekeri düşük mü yüksek mi?, canı yemek istiyor mu istemiyor mu? canı yanıyor mu yanmıyor mu? gibi sorulara yanıt vermesi mümkün olmadığından özellikle anne tip-4, annelik duygularından ve elindeki diyabet teknolojilerinden destek alır. Ve dillenene kadar onun pankreası olmaya çaba sarfeder.

Okul çağı gelince ve hatta üniversiteye kadar yine özellikle anne tip-4, okul saati boyunca, okulun bahçesinde çocuğunu bekler. Ara ara şekerini ölçer. Yemek yiyeceksek karbonhidratını hesaplar ve uygun dozda insülini yapar. Ve aslında anne tip-4 okul hayatına, çocuğuyla birlikte döner.

Gündüz mesaisi genelde anne tip-4’ten sorulurken, akşam ve gece mesaisi de genelde baba tip-4’ten soruluyor. Zira gece 3 ölçümleri, ara kontroller önemli.

Doktor, diyetisyen ve hemşireye, kontroller için gidileceği zamanda da tüm tip-4’ler büyük bir sınava hazırlanır gibi hazırlanır. Tüm şeker değerleri, karbonhidratlar, insülin değerleri not edilir. Ve hastanede her birlikte sınava girerler.

Üniversite dönemi ve aileden uçup gittikten sonra da telefon görüşmelerinde ya da bir araya gelindiğinde tip-4’lerin tamamı tip-1 diyabetlide her şeyin yolunda olup olmadığını sorar.

Evlenildiğinde ise yeni bi4 tip-4 türü ortaya çıkar. “Eş tip-4”. Artık O’nunla beraber tüm tip-1 diyabet yönetimi boyut değiştirir. Ki bende de gerçekten ciddi bir değişim olmuştur. Seni senden daha fazla düşünen eş tip-4 ile tip-1 diyabet yönetimi, çözümü bulunana kadar beraber olur.

Kısaca tip-1 diyabetli hayatın tamamında tip-4’lerin yeri önemlidir. Muhteşem bir takım oyunu çıkarılmaya çalışılır. Bu takım oyunu; parça sayısı fazla bir puzzleı hep birlikte tamamlanmaya çalışmak gibidir. Puzzle hiçbir zaman bitmez ama her bir takım oyuncusunun performansı, özellikle tip-1 diyabetlinin bu puzzledaki performansı oldukça önemlidir.

Tip-1 diyabetlilerin hayatlarına, gece-gündüz, yağmur-çamur demeden önemli katkısı olan tüm tip-4’lere selamlar gönderirken, pankreas olma yolunda gösterdikleri çaba için de teşekkür ederim.