Anasayfa Arşivler 2016 Kasım

Aylık ArşivKasım 2016

2 5.531 görüntüleme

DİYAÇEV – Diyabetli Çocuklar Vakfı

Diyabetimben.com‘u 2012 Şubat ayında kurmuştuk. Birkaç ay sonra da koskoca 5 yılı geride bırakmış, 6. yaşımıza girmenin mutluluğunu yaşayacağız.

Diyabetimben.com ile geçen 5 yıl süresince çok fazla kişi, kurum vs tanıdık. Hatta bir ara Tip 1 Diyabetliler Derneği’ni dahi kurduk 🙂 Nasıl yaptık bilmiyorum ama sonrasında derneği kapattık. Türkiye’de dernek ya da vakıf kurmak ve onun devamlılığını sağlamak bence zor. Bu süre içerisinde de hayatımızda olması ve olmaması gereken insanlara karar verdik.

Tip 1 Diyabetliler Derneği’ndeki bireysel sorumluluklarım beni çok yoruyordu. Bu sebeple de hem iş hem özel hem de tip-1 diyabetli hayatıma yeteri kadar yoğunlaşamıyordum. Lider değil oyuncu olsam daha iyi olur derken DİYAÇEV – Diyabetli Çocuklar Vakfı‘nda birçok kişiyle yollarımız kesişti. Kesişmesini sağlayan kişi ise Prof Dr Şükrü Hatun 🙂

Bu aralar DİYAÇEV’in bir parçası olarak beyin fırtınası toplantılarına katılmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz hafta Cumartesi günü ile toplantı bizim açımızdan verimli geçti.

Şükrü Bey de Facebook’tan post edince biz de sizlerle bu paylaşımı yapmak istedik.

Bugün “Diyabetli Çocuklar Vakfı’nın (DİYAÇEV) Etkisini ve Yararlarını Nasıl Arttırabiliriz ?” konusunda çok yararlı ve katılanların mutlu olduğu bir çalıştay yaptık. Biz de böylece Cumhuriyet Bayramı’nı bu şekilde çocuklar için çalışarak kutladık. Çalıştay’da bir çok öneri dile getirildi. Bunları bir rapor olarak derleyeceğiz ama aşağıda öne çıkan önerileri sizlerle paylaşmak istedim. Dilerim bunları yapabiliriz. Katılan herkese yürekten teşekkürler.

1. “Tip 1 Diyabetli Arkadaşını Bul” aplikasyonu: “Arkadaşını Bul” aplikasyonu model alınarak yapılacak bu aplikasyon, gönüllü olarak ismini, yaşadığı yeri ve iletişim bilgilerini paylaşanların bir birlerini bulmalarını kolaylaştırmak amacıyla tasarlanacaktır-Sorumlu: Riella Yakar

2. Tip 1 Diyabetli çocukların aileleri için “ Anne baba eğitim programı”: AÇEV ile ortak bir proje olarak geliştirilecek, önce Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Bölümünce izlenen çocukların aileleri için uygulanacak, daha sonra isteyen çocuk endokrin merkezleri için yapılandırılmış eğitim programı hizmeti verilecektir –Sorumlu: Psk.Serra Küpçüoğlu, Psk. Ayça Alaylı (AÇEV).

3. Ülkemizdeki diyabetli çocuklara bileklik ulaştırılması: Büyük ve küçük boy 20.000 adet bileklik yapılması ve çocuk endokrin merkezlerine büyüklükleri dikkate alınarak gönderilmesi-Sorumlu: Şükrü Hatun

4. Diyabetli çocuklardaki ruhsal sorunların/zorlukların erken saptanmasını sağlayacak “ Ruhsal belirtiler Redflag listesi” yapılması ve bu dokümanın çizimlerle zenginleştirilerek, Tip 1 diyabetli çocuk aileleri için ulaşılır yapılması- Sorumlu: Tuba Mutluer, Psk.Serra Küpçüoğlu

5. İznik ve Diyarbakır Diyabetli Çocuklar Kampları (Arkadaşım Diyabet Kamp) sürdürülmesi, kamplardaki eğitim için “Çağdaş Drama Derneği” ile işbirliği içinde bir eğitim modeli geliştirilmesi- Sorumlu: Gül Yeşiltepe Mutlu, Tuğba Gökçe, Gizem Bayrakçı, Hande Kandemir

6. Tıbbi nedenlerle insülin pompası gibi teknolojik gereksinimi olan çocuklara destek sağlanması, diyabetli çocuklara sosyal ve eğitim desteği sağlanması- Sorumlu: Riealla Yakar, Tuna Arsay

7. “İnsülinle yaşıyorum” (Living with insülin) gibi farkındalık projelerini sürdürülmesi ve Tip1 diyabeti topluma doğru bir şekilde tanıtan bir kamu spotu yapılması- Sorumlu: Emre Uslu, Ebru Ercanlı, Tuğçe Dede, Gamze Gedikli, Şükrü Hatun

8. Tip 1 diyabetli Recep Aslancan’ın düğününün İznik Diyabetli Çocuklar Kampı’nda yapılması

9. www. diyabetimben.com sitesi ile entegre bir şekilde çalışılması- Sorumlu: Esra Avcı, Eşref Avcı

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşabilirsiniz. Alttaki veya üstteki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

7 13.700 görüntüleme

Glisemik Yükü ve Glisemik İndeksi Yüksek Gıdalar Tüketirken Alınabilecek Bazı Önlemler

Glisemik İndeks ve Glisemik Yük konusunda sizlere bilgi vermiştik. Glisemik İndeks ve Glisemik Yük başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Diyabetliler (şeker hastalığı) için glisemik indeksi ve glisemik yükü fazla besinlerde ayrı bir insülin ayarı yapılmaz. Çünkü bu besinler kana hızlı girdiği gibi kandan çıkışta da hızlı çıkar Eger fazla doz yaparsak 3. saatten sonra hızlı şekilde Hipoglisemi yaşama ihtimali yüksektir.
O zaman yapılacak şey bunları doğru öğünlerde, doğru besinlerle tüketmek olmalıdır.

Bu noktada öneriler şu şekilde sıralanabilir;

  • Reçel, bal ve pekmez yalnızca kahvaltıda, tek bir çeşit ve tek bir porsiyon olarak tüketilmelidir. Yani herhangi biri seçilmelidir, karıştırılmamalıdır ve miktar 1 silme yemek kaşığı olmalıdır.
  • Şerbetli tatlılar mümkünse 30 gr kh ya da 45 gr kh i geçmeyecek şekilde, bol posa içeren bir öğün sonrası tüketilmelidir. Miktar yasa ve kiloya göre dir. Örneğin sporcu 15-16 yaşlarında bir genç 45 gr kh yiyebilir ancak çocuklarda 30 gr kh dan fazlası mümkün olduğunca önerilmez
  • Glisemik indeksi yüksek gıdaları tüketeceksek, hareketli gündüz saatleri daha dogru zamandır. Akşam ve gece metabolizma hızı yavaşladığı için tolere edilmesi daha zor olur.
  • Meyveler mümkün olduğunca tek tip ve tek porsiyon tüketilmelidir.
  • Karpuz ve muz gece ara öğününde mümkün olduğunca tercih edilmemelidir.
  • Çok yüksek glisemik indeksi ve yükü olan meyveler grubu (kavun, üzüm, incir, dut, cennet hurması, avokado) akşam yemeği ve gece ara öğününde kullanılmamalıdır.
  • Haşlanmış mısır ya da mısır içeriği olan gevrekler gece saatlerinde tüketilmemelidir.
  • Pirinç pilavı ve pirinç içeren dolma tüketilirken yanında bol salata tüketirsek posa etkisi ile daha kontrollü bir kan şekeri elde ederiz.
  • Patatesi fırında kabuguyla pişirmek ve soğuk tüketmek glisemik indeksini düşürür.
  • Dondurma için külah daha dogru bir seçimdir. Yapılışı nedeniyle kornetlerin glisemik indeksi daha yüksektir.
  • Dondurmanın glisemik indeks grubu, orta glisemik indeks olarak açıklanır. Bu yönüyle diğer sütlü tatlilardan ayrılır.
  • Meyveleri meyve olarak, kabuklu yemek önerilir. Taze sıkılmış meyve suları, 6-12 porsiyon meyve icerdiginden önerilmez. Örneğin 1 bardak nar suyu neredeyse 145 adet kirazla eşdeğerdir.

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşabilirsiniz. Alttaki veya üstteki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

4 5.622 görüntüleme

” Dexcom ” İle İlgili Bilmeniz Gereken 10 Şey

Türkiye’de kullanılan tüm sensörleri tecrübe edenler olarak sensörler hakkında bilgi vermeye devam ediyoruz.

Süreki gelen sorulardan biri olduğu için konuyu başa yazıyorum. Dexcom Türkiye’de Medsalus firması tarafından satılıyor.

CGMs Kategorisi ‘nden ise tüm sensör bilgi ve paylaşımlarına ulaşabilirsiniz.

1- Dexcom’ı Nereye Takabiliriz?

Kol, bacak, göbek ya da bel kısmına takılabilmekte. Sosyal medyadan da takip ettiğimiz kadarıyla sıkça göbek ve kol kısmı nadiren bacak ve bel kısmı kullanılıyor.

Dexcom’ın takıldığı bölge yağlı bir bölge değilse ölçüm sonuçları daha doğru çıkacaktır.

2- Kalibrasyon İçin Kumanda Ekranında Kan Damlası Uyarısı Çıktı? Ne Yapmalıyım?

Kalibrasyon için kumanda üzerinde kan damlası işareti çıktığında parmaktan kan şekeri ölçümü yapıp Dexcom’u kalibre etmeniz lazım. Günde iki kez yani her 12 saatte 1 bu kan damlası çıkıyor olacak.

Bazı kullanıcılar bireysel tecrübelerine göre (benim gibi 🙂 ) kan şeker değerleri iyi gidiyorsa kalibrasyonu zamanında yapmayabiliyor. Bu uyarıyı kumada üzerindeki ‘yuvarlak tuşla’ onayladıktan sonra kalibrasyonu bir sonraki glükometre ölçümüne kadar bekletebiliyorlar. Dexcom bu süre boyunca da ölçümlerine devam ediyor. Ama ilk paragrafta da bahsettiğimiz gibi teknik anlamda sorun olmaması için kalibrasyon uyarısı geldiğinde parmak ölçümü ile kalibrasyon yapılması önemli.

3- Kalibrasyon Yaparken Tek Ok Aşağı/Yukarı, Çift Ok Aşağı/Yukarı Varsa Ne Yapmalı?

dusus-yukselis-dexcom

Kullanım için olan önerilerimizin başında ani bir çıkışta (Dik ok pozisyonlarında; tek ok aşağı/yukarı, çift ok aşağı/yukarı) kalibrasyon yapılmamasını öneriyoruz. Cihaz kalibrasyonu kabul ediyor ancak hızlı bir yükselişte veya düşüşte çok doğru bir referans değeri alınamamış oluyor.

4- Kalibrasyon Saati Geldi Ama Oklar Yatay Değil? Kalibrasyon Yapmalı Mıyım?

Kalibrasyon saatinde dik düşüş ya da yükseliş ya da yatay düşüş ya da yükseliş varsa kalibrasyon yapılmaması önerilir.

tayay-ok-dexcomOk yatay olunca kalibrasyon yapılması Dexcom’un daha doğru sonuç vermesine yardımcı olur.

 

 

5- Kalibrasyon Esnasında ”???” nin Sebebi Nedir? Ne Yapılması Gerekir?

soru-isaretleri-dexcom

Kalibrasyon yapılmaması gereken bir diğer durum ise üç soru işareti ”???”. En çok alınan uyarıların başında geliyor.

Bu uyarının sebebi sensörün ölçüm yapamadığı anlamına geliyor.

  • Dexcom her 5sn. de bir ölçüm yapıp 5 dk. Sonuç gösteriyor. Eğer 5 sn. ölçümler aralarında çok büyük farklılıklar var ise bu uyarıya neden olabiliyor.
  • İkinci ihtimal sensörün kullanım ömrü dolmuş olabilir. 7 günlük sensörlerin 7. Günden sonraki kullanımlarında sensör ölçüm hassasiyetini kaybediyorsa veya sensörün herhangi bir nedenle yerinden oynaması (çıkma, yoğun bası vb.) durumunda da bu uyarıyı görebiliriz.
  • Bir diğer ihtimal ise verici (transmitter) kullanım ömrünün sonuna yaklaşmış olma ihtimali. Bu düşük bir ihtimal çünkü verici pili bitmeden yaklaşık 14 gün önce cihaz bize vericinin değiştirilmesi gerektiği uyarısını veriyor. Ancak bazı durumlarda verici ömrünün sonuna gelindiğinde de soru işaretlerinin sık görülmesi ihtimali olabiliyor. Soru işaretleri çıktığında herhangi bir kalibrasyon işlemi yapılmadan beklenmesi gerekiyor.

6- Kalibrasyon Esnasında Kan Şekeri Normale Giderken 30-40 mg/dL Ani Düşüş Varsa Ne Yapmalı?

Kan şekeri normal gidiyorken aniden 30-40 mg/dL düşüş oluyorsa Dexcom kalibre edilmemeli.

Sensör üzerine baskı olmuşsa (örnek: yatarken yüzüstü yatılıyorsa, sensörde ani düşüşler görülebilir. Bu tarz bir durum varsa sensör bölgesi hafifçe ovalanıp ölçüm sonuçları normale döndükten sonra kalibrasyon sağlanmalıdır.

7- Dexcom’ın Pil Ömrü Ne Kadardır? Pil Bitmeye Yakın Uyarı Verir Mi? Ne Yapılması Gerekir?

Dexcom vericisinin pil ömrü vardır. Ortalama 1 yıl sonra transmitterin pilinin bitmesi beklenir.

Dexcom kumandası üzerinde “Düşük pil, yeni verici sipariş edin” uyarısı çıkar. Uyarı çıktıktan yaklaşık 2 hafta içinde pil tamamen biter.

8- Dexcom’ın Pili Ne Zaman Çalışmaya Başlar?

dexcom-pilDexcom’ı kutusundaki yuvadan çıkardığınız an itibarıyla transmitter çalışmaya başlar. Pil ömrü sebebiyle Dexcom’ı kullanmaya karar verdikten sonra yuvasından çıkarmanız önerilir.

 

 

9- Kumanda Ekranında Çift Taraflı Ok Varsa Ne Anlama Gelir?

dexcom-cift-ok

Kumanda ekranında çift taraflı ok çoğu zaman ya ölçümde kopma ya da anlık bir ölçümde farklılık olduğunun göstergesidir.

10- Glükometre ve Dexcom Ölçümleri Arasında Ciddi Farklar Çıkıyorsa Ne Yapmalı?

Glükometre ve Dexcom ölçümleri arasında ciddi farklar çıkıyorsa doğru zamanda kalibrasyon yapmadığınızın göstergesi olabilir.

Oklar yatay olunca kalibrasyon yapılması sorunu çözecektir. Birkaç kalibrasyondan sonra sensör ölçümleri kendini toparlar.

Kalibrasyon yapmanıza rağmen konu düzelmiyorsa ve sensörde bir sorun olduğunu düşünüyorsanız Dexcom’ın kumandasından sensörü durdurup tekrar başlatmanız faydalı olabilir.

Dexcom Hızlı Başlangıç Kılavuzu – Türkçe linkine tıklayarak diğer tüm teknik detaylara ulaşabilirsiniz.

Okuma Önerileri

Dexcom hakkında tüm yazılara http://www.diyabetimben.com/category/cgms/ linkinden ulaşabilirsiniz.

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşabilirsiniz. Alttaki veya üstteki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

9 11.612 görüntüleme

Mühendis Dokunuşuyla Şeker Takip Dosyası

1998 yılında üniversite son sınıfa geçtiğim dönemde yapılan tetkikler sonrası Diyabetle yaşama başladım. O tarihten sonra inişli, çıkışlı zamanlarda diyabetle yaşamı idame ettirmeye çalıştım. Bu süreç bazen çok zorlayıcı olsada çevremde yer alan kişilerin de söylediği üzere diyabetle yaşamayı öğrendim.

18 yıl geçtikten sonra hayatımda ertelediğim insülin pompasına artık geçmeye karar verdim. Daha önce birçok doktor görüşmesi yapan biri olarak Dr. Yusuf BOZKUŞ hocamın tekrar Ankara’ya dönmesi bu sürecin ivmelenmesine vesile olmuştur. Kendisinden randevu aldıktan sonra rutin ölçüm notlarını tutmaya başladım. Bu notları tutarken doktoruma ne kadar ayrıntılı bilgi verirsem sürecin daha kolay işleyeceğini tahmin ettiğimden Excel’de tablolar oluşturmaya başladım. Başta aç-tok tablosu olarak başlayan bu çalışma kısmen ve elimden geldiğince sonuçları daha rahat değerlendirebileceğimiz bir aşamaya geldi. Doktor randevusu ile eşlenik olarak diyabet ve insülin pompası geçişi konusunda tecrübeli Diyetisyen Zeynep SUBAŞI’dan da randevumu almıştım. Doktor ve diyetisyen görüşmelerinden sonra onlarında söylemleri doğrultusunda Medtronic firmasından Şengül Hanımla irtibata geçtim ve süreç başladı.

Bu süreçte hazırladığım tablolar biraz daha şekillendi ve size gönderdiğim halini aldı. Sizlerin önerisi ile şekillenmesine devam edilebilir. Benim bu dosyayı size göndermemdeki amaç belki diyabetli arkadaşlarımın yararlanabileceği düşüncesidir.

Ekte yer alan dosyalardan bir tanesi 18 Eylül 2016 tarihinden bugüne kadar kendi ölçümlerimin ve bilgilerimin olduğu dosyadır. Diğeri basitçe sekmelerin anlatımları yer alan ve Kasım ayı için hazırlanmış boş dosyadır.

Dosya sekmelerinde yer alan başlıkları kısaca aşağıda özetlemeye çalıştım. Bu tabloları ve grafikleri kullanacak arkadaşlar olursa kendi değerlerine göre formülasyonlarını düzeltmeleri gerekmektedir.

Her bir görsele tıkladığınızda daha büyük bir fortta görselleri inceleyebileceğinizi hatırlatmak isterim.

seker-takip-1ÖZETİ+GRAFİK: Bildiğiniz üzere doktor kontrolüne gittiğimiz zaman bizlerden genel olarak aç-tok ve gece ölçümleri istenmektedir. Bu sekmede özet olarak bu değerler, kullanılan insülin miktarları, ekstra ölçümler ve notlar bulunmaktadır. Burada kendi standartlarıma göre 200 mg/dl’nin üzeri kırmızı, 160-199 mg/dl arası pembe ve 70 mg/dl’nin altı mavi olarak işaretledim.

 

seker-takip-2İlk olarak bu sekme ile başladığımda şeker değerlerinde meydana gelen değişiklikleri görmek için grafik çizdirmenin yararlı olacağını düşünerek bir çalışma yaptım. Tarihe karşı ölçüm değerleri grafiğine verileri atadığımda şeker ölçümlerindeki salınımları daha net gördüğümü fark ettim. İdeal aralık olarak 70-140 mg/dl belirleyerek bu alanı yeşil renk ile işaretledim ve ölçümlerimin bu aralıkta kalması için çalıştım. Çok başarılı olamadığım özellikle insülin pompası öncesi görülmektedir 🙂

 

seker-takip-3ÖĞÜN GRAFİK: Özeti sekmesi sonrası grafikte bütün ölçüm değerleri yer aldığından ve bazal ayarlamalarının saat bazlı hesaplanması gereğinden dolayı bu grafiklerin öğün bazlı çizdirilmesinin işime yarayabileceğini düşündüm. Aynı ölçümleri bu sefer saat karşılıkları ile birlikte tablo haline getirdim.

Bu tablo oluşturulduktan sonra her öğün için tarih bazlı aç-tok değer grafiklerini hazırladım.

seker-takip-4

 

 

 

 

 

seker-takip-5GENEL GRAFİK: Bütün ölçümlerin zamandan bağımsız grafikte nasıl görüleceği merak ettiğim için ölçüm sırasına göre şeker değerleri grafiği oluşturdum. Bu grafiğede önemli noktaları işaretleyerek takip ettim.

 

seker-takip-6KALEM: Daha önceleri basit bir şekilde günlük ölçümleri ve yediklerimi not ettiğim bir sekmeydi. Ancak diyetisyen görüşmesinden sonra bu sekmenin geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıktı.

 

 

seker-takip-7Yediğimiz her gıdanın karbonhidrat miktarı ve bu miktara göre yapılması gereken insülin hesaplamaları için ve henüz pompaya geçmediğim için “KALEM” sekmesindeki formatı oluşturdum. Bu sekmede hedef karbonhidrat değerleri, hedef kan şekeri değerleri ve karbonhidrat insülin kullanım oranı gibi bilgileri girdim. Basit formülasyonlarla öğünde alınan toplam karbonhidrat miktarı ve buna karşı yapılması gereken insülin miktarlarını tabloya ekledim. Gün sonunda ölçüm sonucuna göre de ortalama şeker değerimi hesaplattım.

 

seker-takip-8POMPA: Temel olarak kalem sekmesini aynısı ancak bazal miktarlarının yer aldığı bir tablodur. Pompaya geçtikten sonra ufak birkaç değişiklik yaparak modifiye etmiş oldum.

 

 

 

seker-takip-9BAZAL TABLOSU: İnsülin pompasında bizim için en önemli bölümü olan bazal ayarlarında yaptığımız değişiklikleri görmek için bu sekmeyi oluşturdum. Temel olarak bazallarda yaptığımız değişiklikleri bu sekmede görmek, hem bizim için hem de doktorumuz için önemli olacağını düşündüm.

 

 

 

seker-takip-10HbA1C: Kan tahlili yaptırdığımız zaman merakla beklediğimiz tahlildir. HbA1C ölçümlerini toplu olarak bir sekmede görmek istedim ve tablo/grafiğini oluşturdum.

 

seker-takip-11KARBONHİDRAT SAYIMI: Belki gün içinde en çok kullandığım sekme diyebilirim. Diyetisyenim bana verdiği kitapçıktan (Anadolu Yemekleri ve Karbonhidrat Sayımı, Nazan Erenoğlu Son (Uzman Diyetisyen) ve Dr. Osman Son (Endokrin ve Metabolizma Haztalıkları Uz.)) verileri bu sekmeye aktardım. İşyerimde bilgisayarımdan, dışarıdaysam telefonumdan bu sekmeyi açarak karbonhidrat miktarını bilmediğim besinleri kontrol ettim ve insülin miktarlarımı ayarladım.

Bu tabloyu oluşturduktan sonra özellikle belirli bir grup besini seçmek için basit filtre uyguladım. Böylece özellikle cep telefonundan bakarken kolaylık sağladı. “A1” kutucuğunda yer olan oka basarak istediğimiz grubu ve/veya grupları filtreliyebiliyoruz.

Yazının başında da söylediğim gibi bu excel dosyasını ben kendim için hazırladım. Dosyayı gören arkadaşlarım, doktorum ve diyetisyenim olumlu şeyler söyledikleri için size göndermek istedim.

Şeker Takip Örnek Çalışma Dosyası ve Şeker Takip Çalışma Dosyası linklerinden de hem örnek çalışmaya hem de kendiniz için kullanabileceğiniz temiz bir çalışma dosyasına ulaşabilirsiniz. Linklere tıkladığınızda excel dosyalar bilgisayarınıza inecektir.

Size çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederim.

Uygar GÜZEL

Not: Karbonhidrat verilerinin olduğu bölümde bazı doğru olmayan bilgileri gördük. Kaynakça da zaten eski bir kaynak. Bu sebeple kendi kullandığınız değerlere göre besin listesini ve kh değerlerini güncelleyebilirsiniz.

 

2 4.225 görüntüleme

Dr Enver Göncüoğlu’ndan Diyabet ve Egzersizle İlgili 7 Soru ve Cevap

Enver Bey’den daha önce sizlere bahsetmiştik. Enver Bey Nazif Bağrıaçık Diyabet Hastanesi doktorlarından. Grip ve Grip Aşısı Hakkında Bilmeniz Gereken Tüm Detaylar başlıklı yazımızdan Grip ve Grip Aşısı hakkında önemli bilgiler paylaşmıştı.

Bu yazıda da Enver Bey bizlere Diyabet ve Egzersiz konusunda önemli bilgileri veriyor.

Günümüzde sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı olan spor ve egzersizin faydaları bazı hastalıklara sahip olan kişilerde daha bariz olarak kendini göstermektedir. Bu hastalıklardan biri ve belki en önemlisi Diyabettir.

Soru-1 Diyabetli hastalarda sporun faydası diğer kimselerden daha fazla mıdır?

Spor ve egzersiz her insan için faydalıdır elbette. Diyabette temel sorunun vücuttaki şekerin yeterince yakılamaması, düzensiz yakılması olduğu düşünüldüğünde egzersiz sayesinde enerji harcamanın önemi ortaya çıkacaktır. Aslında Diyabete meyilli kimselerde (kilo fazlalığı olan, birinci derece yakınlarında Diyabet olan) bile egzersiz çok değerlidir. Çünkü bunlarda insülinin eksikliğinden çok yeterli işlev gösterememesi, bu yüzden zamanla insülin salgısının azalarak Diyabet gelişmesi söz konusudur.

Yani Diyabette spor:

  1. Diyabetin önlenmesinde
  2. Diyabette tedaviye katkı amacıyla,
  3. Diyabete ait gelişebilecek kronik komplikasyonların (sorunlar) önlenmesinde önemlidir.

Yapılan çalışmalar egzersizin şeker dengesinde, insülin direncinin (yani Diyabete meyilli olma durumunun) düzeltilmesinde, egzersiz kapasitesinde artışta, kilo vermede, kan yağlarında düşmede etkili olduğunu göstermiştir. Bunun ötesinde kalp ve damar sağlığına, hatta psikolojik olarak olumlu etkileri olduğunu göstermiştir.

Soru-2 Her Diyabetli aynı sporu yapabilir mi? Ya da Diyabeti olanlar, sağlıklı insanların yaptığı sporları yapabilirler mi?

Diyabetlilerde sporun;

  1. Kimde,
  2. Hangi şiddette ve sürede
  3. Ne türde yapılacağı önceden belirlenmelidir.

Yani genç bir Diyabetli ile ileri yaştaki, bazı ek sorunları olan bir hastanın aynı sporu, aynı süre ve şiddette yapması beklenemez. Bunun ötesinde bazı özel sorunları olanlara bazı spor ve egzersizleri yasaklıyoruz.

Soru-3 Yani sakın yürüyüş yapma dediğiniz hastalar var mı?

Elbette. Örneğin, Diyabete bağlı ayak sinirlerinde ya da damarlarında ciddi hasar bulunan hastanın uzun yürüyüşler yapmasını istemeyiz. Çünkü bu hastaların ayaklarına uzun süre vücut ağırlığının baskısı sonucunda (gerek ayakların kanla yeterince beslenememesi, gerekse ayaklarda his kusuruna bağlı olarak) kolayca yara açılabilmekte, daha kötüsü bu yaralar zor tedavi edilmektedir.

Aynı şekilde Diyabete bağlı gözün Retina tabakasında kanamaya elverişli damarları bulunan bir hastanın ağırlık kaldırması, karın kaslarını zorlaması, kısacası ıkınmaya yol açabilecek bir spor yapması göz içi kanamayla sonuçlanabilir.

Soru-4 Bu durumda Diyabetli bir hastanın düzenli egzersiz ya da spor yapmadan önce değerlendirilmesi mi gerekiyor?

Elbette, yukarıda bahsettiklerimin dışında da Diyabet için bazı özel riskler var. Örneğin bu hastalarda kalp ve damar tıkanıklığı riski daha belirgin olarak fazladır. Hele ek olarak Hipertansiyon, kolesterol veya kan yağlarında fazlalığı olan, kilolu, sigara içen, birinci dereceden yakınlarında erken yaşta kalp krizi öyküsü (erkek yakınlarında 45, kadın yakınlarında 55 yaştan erken gelişmiş olan) bulunan kimselerde bu risk çok daha fazladır.

Soru-5 Diyelim ki, herhangi bir riski olmayan bir Diyabetlide hangi tür egzersiz daha faydalıdır?  Aerobik egzersizler mi(yürüme, jogging, bisiklet, tenis oynama vs), yoksa anaerobik (ağırlık ve güç egzersizleri) olanlar mı?

Eskiden bu sorunun cevabı çok netti bizim için. Tabi ki, aerobik olanlar derdik. Oysa yapılan çalışmalar bize güç ve ağırlık çalışmalarının da şeker dengesinde, insülin direncinin düzeltilmesinde, egzersiz kapasitesinde artışta, kilo vermede, kan yağlarında düşmede aynı, hatta daha fazla etkili olduğunu gösterdi.

Soru-6 Yürüyüş yapması sakıncalı olan ama ağırlık, güç egzersizi yapması olan hastalar için müjdeli bir haber bu.

Kesinlikle, herkes için uygun bir egzersiz vardır diyebilirim.

Soru-7  Türk Diyabet Cemiyeti ile Türk Diyabet ve Obezite Vakfı hastalara egzersiz konusunda danışmanlık hizmeti veriyor mu?

Elbette, her hasta için uygun olan egzersizi belirliyor ve öneriyoruz. Yakın bir gelecekte bu konuda daha aktif adımlar atmayı, toplumdaki herkesi spor ve egzersiz yapmaya özendirmeyi, bu konuda liderlik etmeyi planlıyoruz.

Uzm. Dr. Enver Göncüoğlu

NB Diyabet Hastanesi

Enver Bey hakkında daha fazla bilgi için Uzm. Dr. Enver Şükrü GÖNCÜOĞLU ‘na tıklayabilirsiniz.

Okuma Önerileri

Tip-1 Diyabette Pratik Spor Önerileri

Günün Önerisi Yüksek Kan Şekeri ve Spor

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşabilirsiniz. Alttaki veya üstteki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.