Anasayfa Arşivler 2015

Yıllık Arşiv2015

0 3.034 görüntüleme

Temelde tip-2 diyabet ile ilgili bir çözümden bahsediliyor olsa da tip-1 diyabetle ilgili kısmını pas geçemedim. Bu tarz çalışmalar aynı zamanda tip-1 diyabet için de çözüm vaad etmekte. Ve bu sebeple sizlerle paylaşmak istedim.

Şeker Hastalığına Bakterili Çözüm

Tekne, deniz ve rüzgar kuşkusuz sağlığa iyi geliyor. Gençler yelken dersi alıyor ancak diyabetle yaşamlarında da spordan destek alıyorlar.

Yelkencilerden Timothy: “Şeker hastasıysanız, kandaki glikoz değerlerinizi kontrol etmelisiniz. Doktorlar bize günde 4 kez test yapmamızı salık veriyor. Biz de elimize iğne batırarak 5 saniyede test sonuçlarımıza kavuşuyoruz” sözleriyle hastalığından bahsetti.

Prensip olarak pankreas kandaki şekeri kontrol altında tutar. Şeker, metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynayan hormonlardan en önemlisi olmanın yanı sıra pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonudur. İnsülin salgılanmasındaki yetersizlik ya da bozukluk sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekerinin yol açtığı hastalığa ise diyabet deniliyor.

Diyabet uzmanı Miriam Cnop, hastalığı anlattı: “Tip 1 diyabete sahip olanlarda bağışıklık sistemiyle savaşan bir virüs vardır. Hücreler öldüğünde hasta daha fazla beta hücresiyle baş başa kalır ve insülin etkisine karşı direnç geliştirmeye başlar. Tip 2 diyabette ise pankreasta beta hücreleri bulunur. Ancak bir fonksiyonları yoktur. Orada durular ama insülin üretmezler.”

30 yıldır araştırmacılar beta hücrelerini laboratuvar ortamında üretmeye ve onlar hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışıyor. Paris’te görev alan Profesör Scharfmann yeni çalışmalarını paylaştı: “Bunu başardık, ekranda gördüğünüz değerler insan beta hücresi. Ve tüm hücreler insülin üretiyor. Üretim kırmızı renkle temsil ediliyor.”

Peki ama araştırmacılar insan hücrelerini üretmeyi nasıl başardılar? Konuyu Raphael Biyolog Scharfmann anlattı:
“Küçük bir pankreas hücresini fareye yerleştirerek, beta hücrelerini üretmeyi başardık. Ama sayıca yeterli değil. Ölümsüzlük geni ismini verdiğimiz bir geni fareye naklederek içerisine insandan alınan beta hücresini zerk ettik. Sonuçlar oldukça iyi.”

Günümüzde şeker hastalarının %85’i Tip 2 diyabetten mağdur. Şeker hastalığı kilo artışı ve obezitenin en belirgin yan etkisi olarak biliniyor.

Ancak “Akkermansia” adı verilen bir bakteri Tip 2 diyabetli kişilerin sağlığına kavuşmasına yardımcı olabilir.

Konuyu Fizyolist Patrice Cani açıkladı: “Bu bakteri tesadüf eseri bulundu. İlk olarak midemizde 100 milyar bakterinin yaşadığını bilmeniz gerekiyor ve uzun süredir biliniyor ki bu bakteriler midemizdeki yiyecekleri hazmetmemizi kolaylaştırıyor. Akkermansia vücudumuzdaki şekeri dengeleyen bir bileşen ihtiva ediyordu. Bu açıdan Tip 2 diyabeti iyileştiriyor.”

Şimdi ise doktorlar obez hastalarda gözlenen Tip 2 diyabete yardımcı olacak bir bakteri arıyor.

Copyright © 2015 euronews

13 15.424 görüntüleme

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Kocaeli Üniversitesi Çocuk Endokrinoloji Bölümü Prof Dr Şükrü Hatun’un liderliğinde diyabette (şeker hastalığı) merak edilen sorular kapsamında bir kitap hazırlığı bulunmakta. Bu çalışmaya ben de dahil oldum.

Şükrü Bey’den gelen maili aşağıda sizlerle paylaşıyorum. Bu hafta içerisinde diyabette merak edilen sorularınızı bu yazıya yorum olarak yazabilirseniz sevinirim. Sizlerden gelecek soruları derleyerek Şükrü Bey ile mail yoluyla paylaşacağım.

Prof Dr Şükrü Hatun’un Maili

Değerli Diyabetli Arkadaşlarım,

Daha önce de bahsetmiştim; Ben, Oğuzhan Deyneli, Eda Cengiz (Kendisi ABD’de çalışıyor) Dr. Dyt. Alev Keser ve Tip 1 diyabetli Avukat Gamze Gedikli beraber bir kitap yazmaya çalışıyoruz.

Bu kitabın güncel bilgiler içermesini ve sizlerin sorularına cevap vermesini planlıyoruz. Bu amaçla diyabetli çocuklardan, sizlerden sorular topladık. Bu soruları aşağıda sunuyorum.

Kitabın en iyi şekilde olması açısından bunlara ek sorularınız varsa bu yazıya yorum olarak yazmanızı rica edeceğiz.

Prof. Dr. Şükrü Hatun

Sorular

1. Çocuklara diyabet tanısı konması niçin şaşkınlık uyandırır? Çocuklarda görülen diyabet erişkinlerde görülenden farklı mıdır?
2. Ben niçin diyabet oldum?
3. Tip 1 diyabet genetik midir?
4. Tatlı yediğimiz için mi diyabet olduk?
5. Diyabet bulaşıcı mıdır?
6. Tip 1 diyabetin çocuklara geçme ihtimali var mı?
7. Anne adayının bedeni hazır olmadan (mineral/vitamin eksikliği varsa) hamile kalması diyabet oluşmasında etkili midir?
8. Tip 1 diyabeti pankreas hasarlanmadan önce saptamak mümkün mü?
9. Tip 1 diyabet erken tanı ile önlenebilir mi?
10. Tip 1 diyabetli çocukların kardeşlerinde risk analizi yaptırmaya gerek var mı?
11. Neden pankreasımız çalışmıyor? Ameliyatla hastalığımız ortadan kalkabilir mi?
12. Tip 1 ve Tip 2 dışında başka diyabet türleri var mı?
13. Balayı dönemi nedir? Balayı dönemi birden fazla olabilir mi
14. Bir yılda dünyada kaç kişi Tip 1 diyabet olur?
15. Tip 1 diyabetliler ortalama kaç yıl yaşar?
16. Tip 1 diyabetliler niçin insülin kullanmak zorunda?
17. Günümüzde insülin nasıl üretiliyor?
18. İnsülinin içinde ne var?
19. İğne ile yaptığımız insülin ile pankreasın yaptığı insülin aynı mı?
20. İnsülin yapmasak kaç gün sonra durumumuz kötüleşir?
21. İnsülin neden karından yapınca daha etkilidir?
22. İnsülin niçin kilo aldırır?
23. İnsülin kan şekerini nasıl düşürüyor?
24. Şekerimiz yükseldiğinde niçin çok idrar yaparız?
25. Şeker düşünce her insan sinirlenir mi?
26. Kan şekerimiz yüksek olduğunda bazı dokularımızın hasar gördüğünü biliyoruz. Aynı durum kan şekeri düşüklüğü çok olduğunda da olur mu?
27. Şekerimiz kaça çıktığında ölüm riski vardır?
28. Hipoglisemiyi hissetmemenin nedeni nedir?
29. Spordan sonra olan baygınlıkta glukagon daha az mı etkiler?
30. Glukagon kol bölgesine yapılabilir mi?
31. Diyabetlilerin boyları kısa mı kalır?
32. Diyabetliler okul yaşamında nelere dikkat etmeli?
33. Diyabetli çocuk ve gençlerin okul gezilerine katılmasında, beden eğitimi derslerine girmesinde bir sakınca var mıdır?
34. Diyabet kamplarının yararları nelerdir? Her çocuk kamplara katılmalı mı?
35. Ülkemizde hangi illerde diyabet kampları yapılıyor?
36. Çocukluktan erişkinliğe geçilirken diyabetliler ne gibi zorluklarla karşılaşırlar?
37. Diyabetli çocuklar erişkin kliniklerine geçiş yaparken nelere dikkat etmelidir?
38. Tip 1 diyabetle Tip 2 nin farkı nedir?
39. Tip 1 diyabetliler askere gider mi?
40. İnsülin yapılan yerlerde niçin şişlikler oluşuyor?
41. “Lipoları” nasıl önleriz ve tedavi ederiz?
42. Lipoların yan etkisi var mıdır? Lipolarımız tekrar dağılır mı?
43. Yüz nakli yapılıyor da niçin pankreas nakli yapılmıyor?
44. Yapay pankreas niçin ülkemizde takılmıyor?
45. Hamilelikte çıkan diyabet geçici mi? Kalıcı mı?
46. Kulaktan duyma bitki ve ilaçlar şekerimizi etkiler mi?
47. Şekerimiz yüksek olduğunda organlarımız niçin zarar görür? Bu durum HbA1c yükseldiğinde de olur mu?
48. Ayak bakımı dışında kişisel olarak başka hangi bakımlara ihtiyacımız var?
49. Adet döneminde şekerle ilgili bir sıkıntı olur mu? İnsülin dozlarını nasıl ayarlamak gerekir?
50. Diyabetlilerin ayaklarındaki yaralar niçin geç iyileşir?
51. Hamileyken insülin dozları ile oynamak gerekir mi? Nasıl ayarlarız?
52. Diyabet hangi organlara zarar veriyor ve bunun nedeni nedir?
53. HbA1c’nin iyi olması için ne yapmalıyız?
54. Ülkemizde adacık nakli yapan klinik var mı?
55. Yaşamımızın sonuna kadar kısıtlamalar sürecek mi?
56. Diyabet ruh sağlığımızı etkiler mi?
57. Tip 1 diyabetliler hamile kalınca zorluk çeker mi?
58. Diyabetle baş etmenin zorlukları nelerdir? Aile üyeler nasıl destek olabilir?
59. İki tip 1 diyabetlinin birbirleri ile evlenmesi sakıncalı olabilir mi?
60. Diyabetli olarak normal ve başarılı bir ömür sürmek mümkün müdür?
61. Niçin tek bir çeşit insülin kullanmıyoruz? Neden farklı insülin çeşitleri var?
62. İnsülin dozuna karar verirken nasıl bir yol izlemeliyiz?
63. Hasta olduğumuzda insülin dozlarını nasıl ayarlarız?
64. Lantus bir kaç kez geç yapılabilir mi?
65. Tip 1’in kesin tedavisi bulunur mu?
66. İğnesiz tedavi mümkün mü?
67. İnsülin yerine hap kullansak olur mu?
68. İnsülin pompası daha mı güvenli?
69. İnsülin pompası takacaksan hangisini tercih etmeliyiz?
70. Niçin bazı diyabetliler pompa takar da diğerleri takmaz?
71. İnsülin pompası kullanan kişi diyabetli değilmiş gibi mi yaşıyor?
72. Eğer ilerde adacık nakli yapılırsa hastalar neye göre seçilir? Yaş ve maddi durum etkiler mi?
73. Yakın zamanda yapay pankreas olacak mı?
74. Diyabetle ilgili duyup inanmamız gerekenler nelerdir?
75. Diyabetli çocuk ve gençlere destek olan uluslararası ve ulusal sosyal gruplar var mıdır? Bunlara nasıl ulaşılabilir?
76. Diyabetin tedavisinde beslenmenin rolü nedir?
77. Diyabet, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesini gerektirir mi?
78. Sağlıklı (Yeterli ve Dengeli) Beslenme Nedir?
79. Besin Ögeleri Nelerdir?
80. Karbonhidrat Nedir? Kan Şekerini Nasıl Etkiler?
81. Hangi besinler karbonhidrat içerir?
82. Kan şekerinin yükselmesinden karbonhidratlar sorumlu ise karbonhidrat tüketimini azaltmalı mıyız?
83. Bir günde ne kadar karbonhidrat tüketmeliyiz?
84. Karbonhidrat içeren yiyeceklerin kan şekerini etkileme hızları aynı mıdır?
85. Posa (lif) nedir? Ne kadar tüketmeliyiz?
86. Kan şekerini sadece karbonhidratlar mı etkiler?
87. Protein Nedir? Hangi besinler protein içerir?
88. Yağ nedir? Hangi besinler yağ içerir?
89. Neden doymuş yağ türlerini daha az tüketmeliyiz?
90. Doymuş yağ tüketimi nasıl azaltılır?
91. Diyabetli birey diyetle günlük vitamin-mineral ihtiyacını karşılayabilir mi? Ek besin desteği alması gerekir mi?
92. Günlük sıvı tüketimi ne kadar olmalıdır?
93. Diyabetliler şeker ve şeker içeren yiyecekler tüketebilir mi?
94. Diyabetliler yemeklerini tuzsuz mu yemelidir?
95. Öğün planlamasını nasıl yapabilirim?
96. Değişim sistemi nedir?
97. Besin piramidi nasıl kullanılır?
98. Karbonhidrat sayımı yöntemi nedir?
99. Karbonhidrat sayımı yöntemini kullanmak şart mıdır?
100. Öğünde tüketilen karbonhidrat miktarı nasıl hesaplanır?
101. Karbonhidrat sayımı yöntemini kullanarak diyabetimi nasıl yönetebilirim?
102. Karbonhidrat/İnsülin oranı nasıl hesaplanır?
103. Hangi Besinlerin Tüketimi “Serbest” Olabilir?
104. Diyabetliler günde kaç öğün beslenmelidir? Öğün düzeni nasıl olmalıdır?
105. Sağlıklı ara öğünler nasıl hazırlanır?
106. Yapay Tatlandırıcılar Nelerdir?
107. Diyabetik veya light ürünleri kullanmak doğrumu dur?
108. Besin Etiketi Nasıl Okunur?
109. Sağlıklı tarifler nasıl geliştirilir?
110. Çocuklar öğün zamanında yemek yemek istemezse ne yapılabilir?
111. Ana veya ara öğün saatinde kan şekeri düzeyi yüksek çıkarsa ne yapılabilir
112. Herhangi bir ana veya ara öğünde çok fazla miktarda karbonhidrat tüketilirse ne olur?
113. Çocuğum diyabet tanısı aldıktan sonra çok açlık hissediyordu ve çok fazla miktarda yemek yiyordu, ama şimdi daha az açlık hissediyor. Neden?
114. Diyabetliler doğum günü partileri ve kutlamalara katılabilir mi?
115. Ev dışında da sağlıklı beslenmek mümkün müdür?
116. Neden idrarda ve/veya kanda keton pozitif olduğunda maden suyu içilmesi önerilir?
117. Diyabet ve çölyak hastalığı birlikteliğinde beslenme nasıl olmalıdır?
118. Kan şekerini düşüren bir yiyecek veya bitki var mıdır?
119. Diyabet olduğu için çocuklar ergenlik veya yetişkinlik döneminde fazla kilolu mu olacak?
120. Kampta ve hastanede besinlerin içindeki karbonhidrat miktarları yazıyor ama gerçek hayatta nasıl sayacağız?
121. Sporun uzamış etkisi ne demektir?
122. Kan şekerimiz 250 üzerindeyken niçin egzersiz kan şekerimizi yükseltir?
123. Ramazan ayında sahur vaktinde ek insülin yaparak veya insülin yapmadan ek öğün yiyebilir miyiz?
124. İnsanlar niçin diyabetlileri dışlıyor?
125. Diyabetliler çocukluk erişkinliğe geçerken ne gibi sorunlar yaşar? Bunlarla nasıl baş edebilir?
126. Diyabetli gençlerin aşık olmasının, evlenmesinin bir sakıncası var mıdır?
127. Diyabetliler sınavlara nasıl hazırlanmalı? Sınavlarda nelere dikkat etmeli?
128. Diyabetli olarak üniversitede okumak zor mudur?
129. Diyabetlilerin hakları ve güncel mevzuata göre durumları nedir?
130. Tip 1 diyabetliler “özürlü” raporu alabilir mi? Nasıl?
131. Özürlü raporunun dereceleri nelerdir? Özürlüler ne gibi haklara sahiptir?

 

1 5.588 görüntüleme

İngilizce’den Türkçe’ye çevireceğim çalışmalar arasındaydı. Türk basınının çevirmiş olması çeviri yükünü üzerimdem almış oldu 🙂 Haberin ana linki: http://www.cnbc.com/id/102337534

ABD’nin California Üniversitesi’nden öğrenci Amay Bandodkar, kandaki şeker seviyesini gösteren, diyabet hastalarının kullanabileceği geçici bir dövme icat etti.

Cilde uygulanan ve içinde elektrotlar bulunan dövme, glikoz seviyesini ölçüyor. Yedi kişide yapılan denemelerde, iğneyle yapılan geleneksel testler kadar doğru sonuçlara ulaşıldığı bildirildi. Dövme kanı ölçmüyor. Bunun yerine deri hücreleri arasındaki sıvıda bulunan glikozu ölçüyor. (Sabah Gazetesi)

Geçici Dövme İle Diyabet Testi
Kaliforniya Üniversitesinde araştırmacı olan Amay Bandodkar liderliğindeki bir ekip, geliştirdikleri esnek prototip biyosensörü geçici dövme kağıdına basarak kolay ve acısız uygulanabilecek bir diyabet testi elde etmişler. Daha önce de yine Kaliforniya Üniversitesi profesörlerinden Joseph Wang, benzer bir biyosensör sayesinde sporcuların vücutlarındaki laktat seviyelerini ölçmeyi başarmıştı : Laktat seviyesi ölçebilen geçici dövme. Belli ki; Amay Bandodkar’ın ekibi de Prof. Joseph Wang’ın laboratuvarında biyosensörü geliştirmeye devam etmişler.
Prototip, geçici bir dövme şeklinde cilde uygulanırken üzerindeki eletrotlar aracılığıyla hastanın cildine çok hafif bir elektrik akımı geçiriyor. Bu akım, cilt hücrelerindeki sıvılarda bulunan sodyum iyonların  elektrotlara doğru çekilmesine sebep oluyor. Bu iyonlar içlerinde glukoz molekülleri taşıyorlar. Daha sonra geçici dövmenin üzerindeki sensör, bu glukoz akımı tarafından yaratılan elektriksel yükün gücünü ölçüyor. Sonuç olarak kişinin kanında bulunan şeker oranı bu şekilde ölçülebiliyor.
Bu yöntemle şimdiye kadar 7 sağlıklı kişinin kanındaki glukoz oranları başarıyla ölçülmüş. Fakat cihaz, daha sayısal verileri üzerinde gösteremiyor. Dolayısıyla araştırmacıların, cihazı ölçüm yapıldıktan sonra ciltten söküp  analiz etmesi gerekiyor. Araştırma ekibinin açıklamasına göre, bu küçük sensörün Bluetooth özelliklerine sahip olması da bekleniyor. Bu sayede hastanın glükoz seviyeleri gerçek zamanlı olarak doktoruna ulaşabilecek ya da veriler bulutta depolanabilecek.
Araştırmacılar buluşlarının sadece diyabet oranları ölçmekle sınırlı kalmayacağını umuyorlar. Bu küçük geçici dövmeler uzun vadede kanımızdaki metabolitleri, ilaçları, alkol seviyelerini de ölçebilirler. (Forum Donanım Haber)

22 26.709 görüntüleme

Tip-1 Diyabet ve Ehliyet

Tip-1 diyabetliler (şeker hastalığı) ehliyet alırken bazı engellerle karşılaşmaktalar desem çok mu ağır bir giriş yapmış olurum?

“Yönetmeliğe göre, ağır şeker hastalarina sürücü belgesi verilmeyecek.” bir madde bulunmakta. Çok ilginç değil mi?

Asıl ilginç olanı ise ‘ağır şeker hastası’ tabiri. Neye göre?

Bu sebeple ehliyet alırken sağlık raporu esnasında tip-1 diyabetli olduğumuzu deşifre etmezsek daha iyi olacak. Çünkü bunu belirttiğiniz zaman rapora işlenmekte ve ehliyet başvurusu için emniyete gittiğinizde ehliyet başvurunuza maalesef devam edemiyorsunuz.

2008 yılında ehliyet alırken sağlık raporu için gittiğim yerde tip-1 diyabetli olduğunuzu yazmayalım demişlerdi. Ve yazmadık da.

Bu önemli detay ehliyet alacak takipçilerimizin aklında bulunsun derim.

Yazının resmi Diyabetli Hakları ile ilgili olacak yine ama bu yazıda pozitif bir haktan bahsetmediğimizi ayrıca belirtmek isterim.

 

7 3.879 görüntüleme
Herkese Merhaba,
Hiç bilmediğim bir konu olduğu için sizlerle paylaşmayı uygun gördüm.
Takipçilerimizden Burhan Akman’ın bana gönderdiği maili sizlerle aşağıda paylaşıyorum. İnsülin kalemi kalibrasyonu hakkındaki soru oldukça önemli. NovoNordisk konusundaki soruya ise cevap bulmaya çalışacağım ama bilen varsa o soruya da yanıt verebilirsiniz.
Dediğim gibi bilmediğim bir konu olduğu için sizlere sormak istiyorum. Bilen varsa yorum yaparsa seviniriz.
Burhan Akman’ın Maili
Bir süredir arayıp, cevabını bulamadığım bir konu var. Uzun zaman önce bir yerde gördüğüme çok eminim. Novopen 3 ile actrapid kullanıyorum. Bu kalemi neredeyse 3 senedir kullanıyorum. Benim merak ettiğim konu kalemin insülin enjeksiyon miktarı zaman içerisinde kullanımdan dolayı değişebilir mi? Siz de biliyorsunuz ki gözle farkedebileceğimiz bir şey değil bu. Benim uzun zaman önce gördüğümü iddia ettiğim test biçimi ise şöyle bir şeydi hatırladığım kadarıyla. İnsülin kalemine iğne ucu takıyoruz, iğnenin ucundaki kapak açık şekilde, insülin iğnesinin şeffaf kılıfını tekrar kaleme takıyoruz. Bir miktar ki bu kısmı hatırlamıyorum insülini seçip enjekte ediyoruz. Şeffaf kapakta bir çizgiye kadar gelirse kalemin doz kalibrasyonu doğru.
İkinci bir sorum ise novo nordisk’in global sitesine baktığımda novopen 4 ve 5 gibi yeni modeller görüyorum. Bunları ülkemizde nasıl temin edebiliriz sizce? Bir süre türkiye ofis dahil görüşmeler yapmıştım ama beni sağlıklı yönlendiremediler.