Anasayfa Genel Bilgiler Tip-1 Diyabette Kök Hücre Tedavisi

Tip-1 Diyabette Kök Hücre Tedavisi

12 5.509 görüntüleme

Tip-1 Diyabette Kök Hücre Tedavisi

Geçtiğimiz sene İnsülin Vurulmak Tarih Oluyor başlıklı bir yazı yazmıştık hatırlarsanız.  Bu yazının üzerinden tam 1 sene 1,5 ay bir zaman geçmiş. O günden bu güne gelişmeler var.

Almanya’da Giessen Üniversitesi Göçmen Sağlığı Bölümü ile Türk Alman Sağlık Vakfı Başkanı Dr. Yaşar Bilgin’in girişimiyle yapılan bir çalışmaydı bu çalışma.

Bu çalışmanın başında olan Prof Dr. Thomas Linn bulunmakta. Giessen Üniversitesi Endokrin Bölümü Başkanı. Prof Dr Linn ve Dr Yaşar Bilgin ile yapılan röportajdan önemli sonuçlar ortaya çıktı.

Röportaj

Prof Dr. Linn ve Dr. Bilgin: ‘Tip-1 diyabet hastaları için kesi tedavi yöntemi yok. Pankreastaki Beta Hücreleri görevini yapmıyor. Tüm pankreasın değişitirilmesi pek çok kez denendi. Ancak nakilden sonra hasta bağışıklık baskılayıcı ilaçlar kullanmak zorunda. Vücudun nakledilen yeni organı reddetme ihtimali var. Pankreası nakletmek yerine pankreas adacık hücrelerinin tip-1 diyabet hastalarına nakilleri de umut veriyor ama doku reddini engellemek için hastanın yine sürekli ilaç kullanması gerekiyor.’ dedi.

Prof. Dr. Linn’in yürüttüğü araştırmanın temeli ise tip-1 diyabet hastasının kendi kök hücreleriyle tedavisi. Böylelikle ret ihtimali de ortadan kalkıyor. İnsanın kendi hücresinden insülin üreten hücre yapılıp kökten çözüm araştırılıyor.

Bu çalışma ne aşamada?

‘Araştırma 3 aşamalı. Birinci aşama yani temel çalışmalar yapıldı. İkinci aşamada ise kök hücre nakli gerçekleşti. Ama kök hücrelerin salgıladığı insülin etkisini göstermemekte. Yani insülin üretiliyor ama kan şekerini düşürme fonksiyonunu yerine getirmiyor. Şu anda bu konuyu araştırıyoruz. Ana hücreden beta hücre yapma yolu biliniyor. Ancak son safha oldukça önemli.’

Ne zaman biter?

‘Sabırlı olmalıyız. Bilimde çözümler artık detaylarda saklı. Bu da zaman ister. Araştırma titizlikle yürütülüyor. Bu çok önemli. Maalesed geçmişte birçok konuda insanlara ümit verenler çıktı. Her şey bitmiş, çare henüz bulunmuş değil. Hastalıkların tedavisini anlatırken dikkatli olmak gerek. Geçen yıl İstanbul Üniversitesi ile bu konuda işbirliği mutabakatına da vardık. Sabırlı olmak gerekiyor, sonuç çok uzaklarda değil.’ (Kaynak: hurriyet)

  • Allah umutlarımızı boşa çıkartmasın rabbim inş en kısa zamanda sağlığına kavuşturur yavrularımızı..

  • Esra Abla

    bana teshis kondugu zamanlarda 2010 da kesin cozun bulunmus olacak denmisti.. o zmnlar ohoooo daha 7 sene var demistik.. ama tip o kdr ilerlediki masallah bende guveniyorum tabiplerimize:-) en buyuk hayallerimden biri kucuklukten beri su care bi bulunsun en guzel mekanda en bol sekerli kalorili yiyeceklerle kutlama yapamalim:-) pompalari insulin kalemlerini ayaklarimizla ezelim:-)

    • Zeynep’cim,

      Ben tip-1 diyabete son haberlerini her zaman dikkatlice okuyorum. Ama nedense kök hücre çalışmaları bana biraz daha gerçekmiş ve sonuca kavuşacakmış gibi geliyor. Çözüm kökten bulunmasa bile en azından yapay pankreasın elimizde olmasını isterim.

      Ancak çözüm bulunsa dahi yemem bol kalorili besinleri söyleyim şimdiden 🙂 Ama Pelit’in Boğaziçi adındaki pastasını bir oturuşta yemek isterim 🙂

      sevgiler

  • Bence süper bir gelişme. Sanıyorum, dünya da diyabet hastalığının hızla yaygınlaşması sebebi ile artık bilim ve tıp insanları bu hastalığa ciddi ciddi ağırlık vermiş durumdalar. Hiç unutmuyorum bir haber okumuştum sanıyorum 5-6 yıl önce. Bir doktor şöyle diyordu (kongre de yapılan bir konuşma da) “Henüz kimse farkında değil, ama diyabet öyle bir şekilde geliyor ki belki de kanserden daha fazla olacak gelecek te”. Umut ediyorum ki tüm bu 4 koldan yapılan çözüm bulma arayışları bir gün sonuç verecek. Ha biz görürümüyüz faydalanırmıyız onu bilemiyorum :)))

  • Kök hücrenin tedavi yöntemi;
    Bir insanın bir hastalığa yakalanması, belirli dokuları temsil eden kök hücrelerin sayısının ve işlevinin diğer organlara nazaran daha az olduğu anlamına gelir. Kemik iliği, kan dolaşımı boyunca hareket edecek olan yetişkin kök hücrelerini ortaya çıkarmaktadır. Yetişkin kök hücrelerinin bir kısmının ayrılması, vücuda enjekte edilmeden önce kültür yoluyla yapılabilir. Kök hücreler, bir yerde toplanmak üzere kan damarları boyunca ilerleyecektir ve ardından, patolojik değişiklikler ile vücudun bir kısmına yönelecektir ve etrafındaki kök hücrelerin tedavi etkisi yaratmak üzere farklılaşmasını teşvik edecektir. Alan çevresinde hücrenin hasar görmesiyle ortaya çıkan bozukluğa yol açan birden fazla neden olduğu halde, hepsinin kök hücrelerin faaliyet sayısı ile alakası vardır. Böylece, patojenisi hakkında daha fazla şey bilmeye gerek kalmama koşulu altında hastalıklar tedavi edilebilir.
    İnşallah bir gün hepimize ihtiyaç olduğu anda istenildiği gibi uygulanması dileğiyle.
    Sevgiler.

  • bugun mynette okudugum bir yazı

    Her hücreye dönüşebilme özelliğine sahip kök hücreler, hastalıklı dokularla değiştirilebilecek yeni dokular yaratılmasında kullanılabilecek olmaları nedeniyle önem taşıyor.

    Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden Shoukrat Mitalipov başkanlığındaki bilim ekibi, bağışlanan yumurtalardan oluşturulan 6 embriyodan kök hücreler elde etmeyi başardı.
    DEĞİL

    Başarının, bir teknik buluştan ziyade, süreçteki denemelerin tekrar tekrar gözden geçirilmesiyle elde edildiğine dikkati çeken Mitalipov, maymun embriyolarıyla yaptıkları 6 yıl süren çalışmalar sonucu hedeflerine ulaştıklarını vurguladı.

    Mitalipov, maymunlar üzerindeki çalışmalarda, bu teknik yardımıyla elde edilen embriyolardan klonlanmış bebek elde edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardıklarını ve böyle bir şey yapmaya da ilgi duymadıklarını belirtti. Söz konusu bilimsel çalışma “Cell” adlı bilimsel dergide yayımlandı.

    PARKINSON’A, DİYABETE ÇARE OLABİLİR

    Doku uyuşmazlığı, örneğin beyin dokusu nakliyle Parkinson veya pankreatik doku nakliyle diyabet hastalığının tedavi edilmesinin önündeki en önemli sorunu oluşturuyor.

    “İyileştirici klonlama” adı verilen bir yöntemle elde edilen, hastanın kendi DNA’sını taşıyan kök hücreler yardımıyla doku uyuşmazlığı sorununun aşılabileceği fikri on yıl kadar önce bilim dünyasında tartışılmaya başlanmıştı.

    DOKU UYUŞMAZLIĞINI ORTADAN KALDIRIYOR

    Bu yöntem, insan yumurtasına, bir hastadan alınan DNA yerleştirilmek suretiyle oluşturulacak erken safhadaki embriyodan kök hücre elde edilmesine dayanıyor. Teorik olarak, bu teknikle elde edilen kök hücrelerin, DNA’sı alınan hastayla kuvvetli bir genetik eşleşme içinde olması nedeniyle doku uyuşmazlığı sorunun üstesinden gelinebileceği öngörülüyordu.

    Bilim adamlarının on yılı aşkın bir süre önce başlattıkları, klonlanmış insan embriyolarından kök hücre elde etme girişimleri, temelde embriyoların kök hücreleri oluşturmadan önce gelişimlerini durdurmaları nedeniyle şimdiye kadar başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

    Hwang Woo-suk adlı Güney Koreli bir bilim adamı, 2004 yılında bunu başardığını açıklasa da daha sonra açıklamanın gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı.

  • —>Mitalipov, maymunlar üzerindeki çalışmalarda, bu teknik yardımıyla elde edilen embriyolardan klonlanmış bebek elde edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardıklarını ve böyle bir şey yapmaya da ilgi duymadıklarını belirtti. <—-
    bu cümleye "bittim." zira dna çözümlenmesinden bu yana her tür araştırma yapıldı… gerek insan dna ve fizyolojisine yakın canlılar üzerinde, gerekse insanlar üzerinde… bu söylediklerine inanmıyorum.. şu açıdan inanmıyorum.. klon ali ler veliler zaten aramızda… sanmayın ki klonlama yapılmadı.. bizzat amerika da yıllarca görev yapmış araçtırmacı prof. veteriner bir amcamla bu konu üzerinde uzun uzadıya konuştuk.. klonladıkları canlılar hakkında… insanları nasıl kandırdıklarını bu süreci nasıl basite alıp insanlarla dalga geçercesine bu kök hücre konusunda insanların sorunlarını ciddiye almadıklarını okudukça çıldırıyorum.. kök hücre tedavisi yıllardır var ve zaten çözümünü buldukları süreci bu şekilde lokma lokma insanlara sunmaları çok üzüyor beni… birşey daha var ki o da şu: tip 1 diyabette bizim asıl problemimiz bağışıklık sistemimizin kendi insülin üreten hücrelerimize düşmanlık yapması… yani aslında mantıken bağışıklık sistemimizle bağlantılı bir çözüm gerekli olduğunu düşünüyorum.. ama sabretmeliyiz.. elbet bu çözümü bulan kişilerin de 1. dereceden akrabalarında bu hastalık çıktığında çözümü paylaşmak zorunda kalacaklardır.. temennim elbette başka bir kişinin hastalığı üzerine çözüm değil ama bu kaçınılmaz bir son!!! bunu unutmasınlar… öyle plazmalar mlazmalar yok göz işareti hareketi ile çalışan telefonlar melefonlar yok uçan arabalar işte daha dahası.. bunlarla uğraşmak yerine şu ucu bucağı olmayan teknolojinin nimetlerinden sağlık sektörü de biraz nasiplense… çok geriden geliyor çokkkk!!!!! şu son 10 yılda bilişim elektronikteki gelişime bakın bir de sağlık sektöründe ki!!! tamam katılıyorum insan metabolizması çok komplike bir yapı tamam katılıyorum sağlıkta da birçok gelişme ve ilerleme var ama diğer fiziksel ve bilişim anlamında ki ilerleme konusunda devede kulak!!!! ya ben 20 yıl öncesine kadar siyah beyaz televizyon bile yok diye hatırlıyorum.. şimdi neredeyse dünyanın bir ucundan başka bir ucuna ışınlanacağız bile!!(tama biraz abarttım kabul) umarım bu haykırışları çığlıkları bir fısıltı olarak dahi duyuyordur dünyanın sahibi kapitalistler!!!!
    kök hücre kaynağı kordon kanı.. bunu daha önce de yazmıştım.. özellikle yeni doğum yapacak olan herkese önerimdir.. kordon kanınızı saklatın.. araştırın ve güvendiğiniz bir kurum aracılığı ile kordon kanı bankalarında saklatın.. unutmayın bu hastalıklar özellikle genetik hastalıklar ileride belki de daha fazla olacak.. ve tedavisi bu kök hücrelerde saklı… çünkü saf bir hücre ve sadece sizin genetiğinizi taşıyor ve siz ne olmasını isterseniz o oluyor.. ister bir kalp ister bir pankreas ister bir kulak ister bir göz.. yeter ki vücudumuza uyumunu sağlasınlar…
    mutlu mutlu ANlar…

  • Her hücreye dönüşen kök hücre üretildi
    AA16 Mayıs 2013
    Klonlanmış insan embriyosundan kök hücre elde eden ABD’li bilim adamları, Parkinson ve diyabet gibi hastalıklara yeni tedavi yolları geliştirilmesinde çığır açacak bir başarıya imza attı. Böylece tedavisi bulunamayan birçok hastalığın tedavisinde sona yaklaşıldığı düşünülüyor.Her hücreye dönüşebilme özelliğine sahip kök hücreler, hastalıklı dokularla değiştirilebilecek yeni dokular yaratılmasında kullanılabilecek olmaları nedeniyle önem taşıyor.
    Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden Shoukrat Mitalipov başkanlığındaki bilim ekibi, bağışlanan yumurtalardan oluşturulan 6 embriyodan kök hücreler elde etmeyi başardı.
    YENİ BİR İNSAN YARATMAK MÜMKÜN DEĞİL
    Başarının, bir teknik buluştan ziyade, süreçteki denemelerin tekrar tekrar gözden geçirilmesiyle elde edildiğine dikkati çeken Mitalipov, maymun embriyolarıyla yaptıkları 6 yıl süren çalışmalar sonucu hedeflerine ulaştıklarını vurguladı.
    Mitalipov, maymunlar üzerindeki çalışmalarda, bu teknik yardımıyla elde edilen embriyolardan klonlanmış bebek elde edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardıklarını ve böyle bir şey yapmaya da ilgi duymadıklarını belirtti. Söz konusu bilimsel çalışma “Cell” adlı bilimsel dergide yayımlandı.
    PARKINSON’A, DİYABETE ÇARE OLABİLİR

    Doku uyuşmazlığı, örneğin beyin dokusu nakliyle Parkinson veya pankreatik doku nakliyle diyabet hastalığının tedavi edilmesinin önündeki en önemli sorunu oluşturuyor.
    “İyileştirici klonlama” adı verilen bir yöntemle elde edilen, hastanın kendi DNA’sını taşıyan kök hücreler yardımıyla doku uyuşmazlığı sorununun aşılabileceği fikri on yıl kadar önce bilim dünyasında tartışılmaya başlanmıştı.
    DOKU UYUŞMAZLIĞINI ORTADAN KALDIRIYOR

    Bu yöntem, insan yumurtasına, bir hastadan alınan DNA yerleştirilmek suretiyle oluşturulacak erken safhadaki embriyodan kök hücre elde edilmesine dayanıyor. Teorik olarak, bu teknikle elde edilen kök hücrelerin, DNA’sı alınan hastayla kuvvetli bir genetik eşleşme içinde olması nedeniyle doku uyuşmazlığı sorunun üstesinden gelinebileceği öngörülüyordu.
    Bilim adamlarının on yılı aşkın bir süre önce başlattıkları, klonlanmış insan embriyolarından kök hücre elde etme girişimleri, temelde embriyoların kök hücreleri oluşturmadan önce gelişimlerini durdurmaları nedeniyle şimdiye kadar başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
    Hwang Woo-suk adlı Güney Koreli bir bilim adamı, 2004 yılında bunu başardığını açıklasa da daha sonra açıklamanın gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı.

  • yapay pankreasın bu gün kullanımına başlansa ilerde sıkıntı olabileceğini düşünüyorum yapay pankreas bana hiç etkileyici ve kesin bi çözüm olarak göremiyorum.

    • Sezer Bey Merhaba,

      Sizinle aynı fikirde değilim. Her ne kadar tip-1 diyabeti sonladırmasa da en azından hayatımızı oldukça kolaylaştıracak.

      sevgiler

    Cevap Bırak