Tip-1 Diyabette Kök Hücre Nakli

T1D Hakkında Her ŞeyTip-1 Diyabette Kök Hücre Nakli

Tip-1 Diyabette Kök Hücre Nakli

Gelişen teknoloji ile birlikte tip-1 diyabet (şeker hastalığı) hastalarında vücutta hasar gömüş olan insülin üreten hücreleri yerine koymak amacıyla yeni tedavi biçimleri gündeme gelmiştir.

Untitled

Bu tedavi biçimleri genel olarak;

1) insulin üreten yetişkin adacık hücrelerinin hastalara doğrudan nakli veya

2) kök hücre tedavileridir.

Adacık hücresi nakilleri diyabet hastalarında günümüzde uygulanmaktadır. Bu uygulamalarda hastaya yapılan hücre tedavisi erişkin yani farklılaşmış hücrelerin bir vericiden alınıp hastaya aktarılması şeklindedir. Bu nakillerde diğer organ nakillerine benzer sorunlarla karşılaşılır. Bu sorunlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Uygun vericinin (donör) bulunması
  • Hücrelerin hazırlanması
  • Hastanın hazırlanması ve uygulama işlemi
  • Nakledilen hücrelerin vücut tarafından kabul edilmesi

khted21Hastaya nakil yapılabilmesi için donör dokularıyla uygunluk göstermesi gerekir. Ek olarak adacık hücresi nakilleri kadavradan yapıldığı için uygun donör bulmak böbrek nakilleri ile kıyaslandığında daha güçtür. Donörün yaşı ve sağlık durumu başarıda bir diğer önemli etkendir. Adacık hücreleri kadavradan alındıktan sonra özel laboratuarlarda hazırlanmaktadır. Bu hazırlık esnasında yeterli miktarda adacık hücresinin izole edilmesi olanağı her zaman yoktur. Laboratuarın başarısında kadavradan elde edilen pankreasın saklanma koşulları ve laboratuara ulaşana kadar geçen zaman önemli unsurlardır. Laboratuarın kendi deneyimi, koşulları ve kalitesi başarıdaki diğer önemli unsurlardır. Nakledilen adacık hücrelerinin bağışıklık sitemi tarafından reddedilmemesi için hastalara yüksek dozda kortizon gibi bağışıklık sitemlerini baskılayan ilaçlar uygulanır. Bu ilaçlar çeşitli yan etkiler yaratabilir ve hasta enfeksiyonlara karşı duyarlı hale gelir. Hastanın mikroplardan arındırılmış bir ortama alınması burada izlenmesi koşulu vardır. Uygulama işlemi için ise karaciğer toplardamarı kullanılır. Bu işlem bölgesel anestezi veya hasta uyutularak ameliyathane koşullarında yapılır. Dolayısıyla genel anestezi uygulanacaksa hasta gerek anestezi gerekse cerrahi işlemin yan etkilerine ait risklerle karşılaşır. Adacık nakillerinde genel olarak nakledilen tüm adacıkların ancak %10-15’i hastanın vücudunda tutunabilmektedir. Bu sayı klinik olarak istenilen sonucu almayı zorlaştırabilir. Dolayısıyla yapılan nakillerin başarılı olma şansı yüksek değildir. Bağışıklık siteminin yanıtı yapılan naklin vücut tarafından kabul edilmesinde bir diğer etken olarak karşımıza çıkmaktadır.

Adacık naklileri sınırlı merkezlerde ve akademik çatı altında yapılmaktadır. Adacık hücresi nakli çeşitli koşullara bağlı olması, uzun bir süreç gerektirmesi ve maliyeti göz önüne alındığında pratik bir yaklaşım değildir. Herşeye rağmen, adacık nakillerinde olumlu sonuç alan hastalar vardır ve bu genç diyabet hastaları insulin bağımlı olmaktan kurtulmuşlardır.

Adacık nakilleri konusundahttp://diabetes.niddk.nih.gov/dm/pubs/pancreaticislet sitesinde ayrıntılı bilgi bulabilir ve güncel gelişmeleri izleyebilirsiniz.

Adacık nakillerindeki bu sorunlar araştırmacıları genç diyabet tedavisinde günümüz teknolojisinin getirdiği avantajlardan yararlanmaya yöneltmiştir. Bu hastalarda kök hücrelerin kullanımı ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır.

Günümüzde kemik iliğinde bulunan kök hücrelerin pankreas adacık hücrelerine dönüştürülmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bu çalışmaların temel amacı hastalara kendi kök hücrelerinden yapılmış adacık hücreleri nakletme olanağı sağlamaktır. Bu durumda verici bulunması, hücre izolasyonunda karşılaşılan sorunlar ve hücrelerin reddedilmesi gibi sorunlar giderilmiş olacaktır. Hastaların bağışıklık sistemlerinin baskılanmasına da gerek kalmayacaktır. Sonuç olarak, Tip I diyabet için daha pratik ve başarılı bir hücre tedavisi tekniği elde edilebilecektir.

Tip-1 diyabet hastalarında adacık hücreleri hastanın kendi bağışıklık sitemi tarafından yok edilmektedir. Adacık hücrelerinin bağışıklık sitemi tarafından yok edilmesini önlemek için hastaya bir vericiden kemik iliği nakli yapılıp bağışıklık sitemi hücrelerinin değiştirilmesi düşünülmüştür. Hayvanlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalar tek başına yapılan kemik iliği nakillerinin Tip I diyabet tedavisinde etkili olmadığını göstermektedir. Ancak kemik iliği vericisinden aynı zamanda adacık nakli yapıldığında bu hücrelerin yaşama şansının arttığı bildirilmiştir.

Günümüzde yapılan temel araştırmalar kök hücrelerden insulin salgılayan hücreler üretilebileceğini göstermiştir. Hayvan modellerinde nakilden sonra bu hücrelerin işlev gördüğü bildirilmiştir. Henüz deneysel aşamada olan ve klinik pratiğe yansımamış olan bu çalışmalarda ileride Tip-1 diyabetin kök hücreler ile tedavi edilebileceği doğrultusunda önemli bulgular elde edilmiştir. (Kaynak: kokhucre.com ve wikipedia)

5 YORUMLAR

  1. Selamlat,
    Akdeniz üniversitesinde bu operasyonun 18 yaş üstü tip1 diyabetlilere uygulanıyormuş die biliyorum.inşallah bu alandaki kesin tedavi yöntemleri gelişir.

  2. Bi bilgi daha eklemeliyim sanırım, donörden pankreas nakillerinde tek kadavra maalesef bu işlem için yetersiz. 3 kadavra gerekiyor. Yani adacık nakli yerine 3 pankreas nakli yapılabilir, bu nedenle çok tercih edilemiyor.
    Akdeniz Üniversitesi’nde deneme amaçlı bir grup hastaya uygulandığı doğru ancak bu hastalar diyabet nedenli böbrek kaybu ya da başka hastalıklara dayalı diğer organ kayıpları yaşamış kişiler, zaten immunsupresif kullananlar yani.
    Kök hücre naklinde nakledilecek hücre yapısı hazırlandıktan sonra hastaya son aşama aşırı doz kemoterapi uygulanır. Bu doz bağışıklığı baskılamak için değil çökertmek için verilen bir doz yani baya bir aşırı. Yani nakil öncesi ve sonrasında oldukça riskli bir dönem yaşanır. Bu süreçte vücuda girecek en küçük bir mikrop bile ölümcül sonuçlar doğurabilmekte.
    Her iki tedavide de ihtiyaçlar ve alınacak riskler, diyabet doğru tedavi ile komplikasyonsuz yaşanabilen bir hayat olduğu için, yaygın uygulamayı imkansız kılıyor. Yapılan tüm çalışmalar henüz yanlızca araştırma. Akdeniz Üniversitesi’nde bu çalışmalarda bulunan bir hocamız bana “henüz adacık nakli olup da 5 yıldan uzun insülin kullanmayan yok” demişti. Demek ki hali hazırdaki immunsupresifler yetersiz kalabiliyo ancak tabii ki her bir yeni buluş, son amaca ulaşmada bir adımdır. Kendinizi o zamana kadar iyi korumanız dileğiyle

  3. Öyküm hanım;
    evet çok götürüsü var nakil tedavisnin ama bu kadar olumsuz olmamaktan yanayım.. nakil değil belki ama bu kök hücre tedavisnin muhakkak işe yarayacağı görüşündeyim.. yeni doğum yapan herkese de önereceğim bir şey var kordon kanlarını saklatsınlar.. kordon kanı bankaları var.. maliyeti herkese uygun olmayabilir ama araştırılıp değerlendirmeye değer bir yatırımdır bu sağlık için… çünkü bu kordon kanı sırf kök hücre ile dolu ve ileride çocuğunuz da yada kardeşlerinde çıkacak bir kanser yada başka henüz çözümü zor olan hastalıklar için ciddi bir çözüm önerisi olacaktır.. araştırmaya değer gerçekten.. ben kök hücreye çok inanıyorum.. bu bağışıklık sistem değişiminin de ilerletileceği düşüncesindeyim ki bu durum sanırım sorunu kökünden çözmek için en iyi yollardan biri…
    mutlu mutlu ANlar herkese…

  4. bi hata olmasın, ben sadece durumu anlatmak istedim. Nakillerin şu anki yapılma şekli bu. elbet kemoterapiden daha kolay bir bağışıklık sistemi çökertme methodu bulacaklardır ama şu an kemoterapi ile bu işın yapılışı böyle. Kök hücre konusunda hemfikiriz sadece çok yolun çok başında

  5. Bir sürü makale yabancı makale okudum hepside çok daha umut verici sonuçlardan bahsediyor. Şuanda FDA dan onay bekleyen bir tedavi şekli ama tabii ki hala geliştirme aşamasında bence önümüzdeki 5 yıl içinde bir devrim olabilir …

Bir yorum yapın.

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Diğer yazılar

%d blogcu bunu beğendi: