Anasayfa T1D Hakkında Herşey Tip-1 Diyabette 12 Yanlış İnanış

Tip-1 Diyabette 12 Yanlış İnanış

1 2.420 görüntüleme

Çocuğunu artık tip-1 diyabetli dendiğinde ya da size artık tip-1 diyabetli olduğunuz söylendiğinde; ‘O da ne?’, ‘Şimdi ne olacak?’ diye sorup durmuşsunuzdur/durmuşuzdur. Hatta grip gibi geçici bir rahatsızlık olarak görenimiz de vardır. Ya da bunun bir çözümü mutlaka olmalı diyerek de farklı yöntemler deneyenler de olmuştur.

Bu yazı tip-1 diyabetle ilgili yanlış bilinenleri ve doğrusu nediri anlatan bir yazı 🙂

Tip-1 Diyabette 12 Yanlış İnanış

Yanlış İnanış-1: Tip-1, Tip-2 Ve Gestasyonel Diyabetin Hepsi Aynıdır

Tip-1 diyabet erişkinlerde, ancak daha tipik olarak çocuklarda ve gençlerde bulunur. Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve pankreasta insülin üreten hücrelerin düşman gibi görülerek etkisiz hale getirilmesiyle olur. Tip-1 diyabetli bireyler insülini dışarıdan almak zorundadır. İnsülin enjektörü, insülin kalemi ya da insülin pompası gibi teknolojiler ile de tip-1 diyabetliler için hayat kurtarıcı olan insülin hormonunun alımı sağlanır.

Tip-2 diyabet ise daha sık erişkinlerde gelişir. Vücutları yetersiz insülin üreten veya insülin rezervi var ama kullanılamayan durumlarda olur. Gürbüz çocuklarda da az da olsa tip-2 diyabet gelişebilir. Egzersiz, sağlıklı beslenme, hap ya da insülin enjeksiyonu ile tedavi edilir.

Gestasyonel diyabet de gebelik sırasında geçici olarak oluşabilir. Bazen gebelik sonrasında kalıcı da olabilmekte. Hormonlar normal insülin üretimi yönetemez ve yüksek kan şekeri düzeyleri ortaya çıkar. Sonuç olarak, sağlıklı beslenme, egzersiz ve bazen de insüline ihtiyaç olunur.

Yanlış İnanış-2: Tip-1 Diyabet “Kötü” Bir Hastalıktır Ve Komplikasyon Yaşama İhtimalleri Yüksektir

Toronto Genel Araştırma Enstitüsü Diyabet Araştırmacısı Dr Bruce Perkins; ‘Diyabet türlerinden tip-2 diyabetin, tip-1 diyabete göre daha yaygın olduğunu söyledi. Tip-2 diyabetli bireylerde komplikasyon oluşma riski de daha fazla. Tip-1 diyabet yönetiminin eskiye göre daha iyi olduğunu belirtirken yeni teknolojilerle de tip-1 diyabetli bireylerin komplikasyon yaşama riski oldukça düşük olduğunu vurguladı.

Yanlış İnanış-3: Tip-1 Diyabetli Bireyler Kesinlikle Tatlı, Abur-Cubur Ya Da Çikolata Yiyemez Ya Da Alkol Tüketemez

40 yılı aşkın süredir diyabet eğitimcisi ve Charles H. Best Diyabet Merkezi’nin kurucusu olan Marlene Grass; “Tip-1 diyabetli olan bireyler aşırıya kaçmadan ve sürekli bu tarz besinler tüketmemeye dikkat ederek  tatlı, abur-cubur ya da çikolata yiyebilir ya da alkol tüketebilir.” dedi.

Kısacası biz tip-1 diyabetliler her şeyi, zamana, miktara ve alacağımız insülin dozuna dikkat ederek tüketebiliriz 🙂

Yanlış İnanış-4: Çok Fazla Şeker Yediyseniz Ve/Veya Aşırı Kilonuz Varsa Tip-1 Diyabetli Olursunuz

Tip-1 diyabette kimse suçlu değildir. Yaşam şekliniz ne olursa olsun tip-1 diyabetli olmanız için sebep değildir. Çünkü tip-1 diyabet bağışıklık sistemi hastalığıdır.

Yanlış İnanış-5: Tip-1 Diyabetli Çocuklar Yetişkin Olduklarında İnsülin Yerine Hap Kullanabilirler

Tip-1 diyabetli olan bireylerin yaşı ne olursa olsun, yaşamak için, sadece insüline ihtiyaçları vardır.

Yanlış İnanış-6: Tip-1 Diyabetli Bireyler Kan Şekeri Ölçümleri İçin Sadece Parmak Uçlarını Kullanmalıdır

Marlene Grass  der ki; ‘Parmakları delerken her parmaktan kan alınabilir. Sadece parmak uçları değil parmak kenarları da kan almak için iyi yerlerdir.’

Yanlış İnanış-7: Diyabetli Bireylerin Aktif Bir Yaşam Tarzı Olamaz

15 yaşındaki Aida’nin annesi Wendy Collins, Aida’nın 11 yıldır tip-1 diyabetli olduğunu söylüyor. Aida’nın halen hokey ve futbol oynadığını ve tip-1 diyabetin Aida’yı engellemediğini belirtti.

Aktif spor yapıldığı zaman gerekli insülin dozu önlemlerini alarak herhangi bir sorun olmadığını aktardı. Hatta Aida’nın antrenörü insülin pompasıyla spor hayatının daha iyi olacağını düşünerek insülin pompası taktırmalarını önermiş ve her şey daha da yoluna girmiş.

Dr Perkins tip-1 diyabetli bireylerin hayat içinde daha aktif ve başarılı olmak için çabaladıklarını da belirtiyor.

Esra’nın Notu: Ben kendimi hayal ediyorum. Bu kadar işi nasıl yaptığıma kendim de şaşırıyorum 🙂 Tip-1 diyabetim hayatımın hiçbir alanında bana ayak bağı olmuyor.

Yanlış İnanış-8: İnsülin Bir Çözümdür

İnsülin hayat kurtarıcı bir ilaç olmamakla birlikte çözüm de değil. Yani insülin yaptık ve tip-1 diyabet bir süre sonra bitecek gibi bir durum yok. Şu an hayatımızı sürdürmek için tek bir çare demek en doğrusu.

Yanlış İnanış-9: İnsülin Pompası İle Tip-1 Diyabet Yönetimi Çözülür

İnsülin pompası aslında kısmi olarak tip-1 diyabet yönetimine katkı sağlıyor. Ama tam anlamıyla tip-1 diyabeti unutmuyorsunuz. Çünkü tam otomatize bir sistem değil.

Guy, tip-1 diyabetli oğlu olan Jack’in kan şekerlerini daha iyi yönetmek, gündüz ve gece fazladan insülin enjeksiyonu yapmamak adına sensörlü insülin pompası kullanıyor. Her üç günde bir insülin pompa setini değiştirip, gün içinde de sensörün kalibrasyonu yapıyor. İnsülin miktarları Jack’in aldığı karbonhidrat miktarına göre ayarlandığı için de Jack her şeyi yiyebiliyor ama karbonhidrat sayımını da uyguluyor.

Yanlış İnanış-10: Tip-1 Diyabeti Yönetmek İçin Tek Bir Doğru Yol Vardır

Tip-1 diyabeti yönetmede iyi ayarlanmış insülin miktarı, dengeli bir klinik beslenme ve egzersiz olmazsa olmazdır. Ancak her bireyin insülin miktarı, beslenmesi ve egzersizi farklıdır. Aynı zamanda stres, hormonlar ve olası diğer hastalıklar sebebiyle de her bireyin tip-1 diyabet yönetimi ve diğer detayları farklıdır.

Tek beden, tek uyaran ve tek tedavi protokolü yoktur. (Bu cümleyi çok sevdim 🙂 )

Dr Perkins, kan şekeri yönetiminin karmaşık olduğunu, her tip-1 diyabetli birey için aynı tedavinin uygulanamayacağını ve hatta bir tip-1 diyabetlinin bir günüyle bir günün dahi aynı olmadığını belirtiyor.

Yanlış İnanış-11: Tip-1 Diyabet Geleneksel Tedavi Yöntemleri İle Çözülebilir

Tip-1 diyabetin şu an için bir kesin bir çözümü maalesef bulunmuyor. Yani bir hap alıp tip-1 diyabeti şu an için yok edemezsiniz. Şu an için ‘insülin hormonunu’ dışarıdan almak zorundasınız. Başka bir çareniz yok.

Yanlış İnanış-12: Tip-1 Diyabet Bulaşıcıdır

Tip-1 diyabet bulaşıcı değildir. Kan, idrar, ter gibi kanallarla bulaşan hastalıklar kategorisine kesinlikle girmez.

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

Cevap Bırak