Anasayfa Tip-1'im Tip-1 Diyabetim, İşim, Beslenmem ve Son Hallerim

Tip-1 Diyabetim, İşim, Beslenmem ve Son Hallerim

15 2.185 görüntüleme

Diyabetimben.com’u kurduğumuz günden bu yana yazdıklarım ve gerçek hayatım oldukça tutarlıydı. Yani özellikle beslenme ve insülin dozlarıyla ilgili kendime oldukça dikkat ediyordum.

Farkettiniz mi bilmiyorum ama uzun zamandır çok fazla araştırma, kendimle ilgili ya da sizlerle ilgili pek bir yazı paylaşmıyorum. Bu durumun birkaç sebebi var. Hem iş yoğunluğum hem de tip-1 diyabetli hayatımda pek de başarılı olmayaşım.

Neler mi yapıyorum? Akşamdan kendime sandiviç hazırlıyorum. İki dilim çok tahıllı ekmek ve arasına ya cevizli ya da standart Ezine peyniri koyuyorum. Şirkete gelir gelmez de bu sandiviç güzel bir bitki çayıyla beraber tüketiliyor. en geç 09:30 gibi bu fasıl bitmiş oluyor.

Şirkette öğle yemeklerimiz 12:00-14:00 arasında yenilmekte. İstediğim zaman yemek yiyebilirim ama yemek yediğimiz alan bana çok karışık göründüğü için yemeğe inesim gelmiyor. İnersem iniyorum, inmezsem de beyaz peynirli tost yiyiyorum. Ya da dışarıda yemek yemeye gittiğimizde gelsin etler gitsin tatlılar modunda oluyorum 🙂 Özellikle saat 15:00 gibi bir açlık krizi doğal olarak başlıyor. Ve o anlar ne ben sizi ne de siz beni mümkünse görmeyin 🙂 Tatlı ne varsa yiyiyorum. Puding ve minik fındıklı baklava tercihim. Yoksa da kurabiye tarzı şeyleri yiyiyorum. Yetmiyor. Bir beyaz peynirli tost daha yiyiyorum 🙂 İnanın. Bunları ben yapıyorum. Akşam eve geldiğimde ise aç bir vaziyette yine yemek yeme faslı. Sonra bitmez bilmeyen meyve yemelerim.

Geçen gün bilincimiz gayet açıkken eve Nutella aldık. 180 gramlık minik kavanozdan. Eşref ile beraber 4 dilim ekmek kızarttık ve üzerine bolca Nutella. Ekmek sıcak olunca Nutella da kendinden geçiyor 🙂 Tadı daha bi güzel oluyor 🙂

Ama dün sabah yataktan kalkıp tartını üzerindeyken 64,9 kilo olduğumu görünce hayatımın hiç ama hiç iyi olmadığının farkına vardım. 61,2-62,4 gibi bir kilo aralığında dolaşan ben bu kiloya nasıl geldim diye kendime kızmaya başladım. Ye ve insülin yap modeli gayet işe yaramış ve kilo aldırmıştı. Bu hiç ama hiç iyi bir durum değil.

Dünden bu yanan kendime dikkat etmeye başladım. Kilodan değil, kilonun neden kaynakladığını bildiğim için sebepleri ortadan kaldırmam gerekiyor. Ortalama 7 aydır çalıştığım bu şirkete girdiğim günden bu yanan normale oranla günlük toplam insülin oranm % 50 arttı. Daha ne olsun. Şimdi farketmiyor da olabilirim ama her kan yükselişinde her organda oluşan minik hasarlara ne demeli.

Bu yazıyı yazarken günlerden Çarşamba ve saat 20:40. Bu yazıyı sizler Perşembe günü okuyacaksınız. Ve şu andaki günlük toplam insülin miktarım 32,60 ünite. Uzun zamandır görmediğim bir miktar. Ortalama 7 aydır bu oran 45 ünitelerde oluyor 🙂

Unutmadan. Tekrar yüzmeye başlıyorum. Bostancı’da bir otelin sağlık merkezine yazıldım. 6 Ocak’tan sonra fiziken başlıyor olacağım. Bu hafta işlerim yolunda giderse de belki bu hafta da başlayabilirim.

Yine bir akşam Eşref ile kendimizden geçerek yediğimiz anne yemekleri esnasında çektiğimiz bir fotoyu bu yazının fotosu yapıyorum 🙂 Herkese bu fotoğraf ile selam da göndermiş oluyoruz 🙂

Yazıyı bitiriyorum. Ben yaptım, siz yapmayın 🙂 🙂 🙂 Tip-1 diyabet yönetimi benim yaptığım gibi saçma sapan olmamalı. Her şeyden önce tip-1 diyabetinize dikkat edin.

  • Bak uyarıyım bizim insanımız şişmanlarla dalga geçmeyi destek sayar , o hale gelmeden önlem almana sevindim 🙂

    • Valla esra hanım her tip birin başına gelir diyeceğim benZira zaman zaman ben de bir bırakıyorum kendimi ki oooo toplayana aşkolsun 🙂 umarım en kısa zamanda gafletten çıkarsınız,kolay gele ….

    • Hacer Hanım Merhaba,

      Maalesef ara ara gelen o istek bu aralar gitmek bilmedi 🙂 Ama gitmesi için her türlü önlemi aldım.

      sevgiler

  • merhabalar Esra Hanim,
    uzun zamandir sitenizi ziyaret edemiyordum. Simdi sizi ve esinizi gördüm sevindim. Umarim budan sonra iyi takipciniz olacagim. sevgiler

  • Esra Hanım merhabalar,
    Evet dikkatimi çekti yakın zamanda AVCI home ait pek bir gelişmeyi takip edemiyoruz bloğumuzda. 🙂
    Benden biraz yorumlarıma ara verdim sarınırım istemeden.
    Başta siz olmak üzere, bazen hayranlarımı merak içinde bırakıyormuşum gibi geliyor sanki 😀
    Sandviç iyi tabi ara kahvaltı vazgeçilmezimdir.Şo konuda çok kıskandım şimdi 2 saat öğle arası nasıl bir moladır. 😮
    Kilonuza gelince aynı dert bende var ve artık kendimi ciddi anlamda dizginlemem gerekiyor.
    Uzatım galiba son olarak bende de AVCI home’a çok selamlar.

  • Merhabalar yaklaşık bir sene önce şiddetli ağız kuruluğu, aşırı yemek yemeye rağmen kilo verme şikayetiyle doktora gittim. Doktor şeker hastası olduğumu söyledi antigad testi yapıldı tip 2 olduğum söylendi ve ilaç verildi. İlaçlar ile birlikte diyet yapmaya başladım. İlaçların vücudumda verdiği rahatsızlık nedeniyle ilk teşhisi koyan doktora gittim. Doktor ilaçları azaltmamı söyledi. Fakat vücuduma ve iş hayatında zarar verdiği için ilaçları kestim. İlaçları kesip diyete devam ederken tüm yediğim yemekler öncesi ve sonrası kan şekeri ölçümleri yaparak vücuduma nasıl bir etki ettiğini ölçümledim. Kan şekerim ilaçları bıraktıktan sonra aynı şekilde devam etti açlık genelde 110 tokluk maksimum 170 çıktı.
    Bu işte bir terslik var diyerek üniversitede endokrinoloji profesöre gittim. Profesör ile yaptığımız görüşme sonrası 35 yaşımda tip 1 diyabet hastası olduğumu öğrendim. A1C değerlerimin 6,5 çıkmadı nedeniyle şu an için insülin kullanmama gerek olmadığını. Açlık şekerim 140 ı gördüğümde yanına gitmemi söyledi.
    Yaklaşık bir yıl geçti tüm yaşantımı değiştirdim. Bu siteyi severek yaklaşık 6 aydan beri takip etmekteyim. Rahatsızlığım sonrası yaptığım ve kensime göre uyguladığım diyet sonrası 70 kilodan 59 kiloya yaklaşık bir sene içerisinde düştüm.
    Uyguladığım diyette ekmeği tamamen kestim. Şeker türü her şeyi hayatımdan kestim. Tatlı ihtiyacım olduğunda sarelle ve tadelle diyabetikler için üretilen ürünleri kullanıyorum. Bu siteyi keşfettikten sonra karbonhidrat sayımı yaptığımı pratik olarak uyguladığımı gördüm. Açıkçası bu durum ne kadar sürer bilmiyorum. Ama diyabetle yaşamak gerçekten çok zor ve sağlam bir irade istiyor.
    Hayatımda vazgeçemediğim pirinçten vazgeçtim. Fakat yerine siyah pirinç buldum . Patatesten vaz geçtim tatlı patatesi buldum. En zor kısmı ise hastalığın özellikle bünyede yarattığı asabiyet.
    Bu süreçte eşim olmasaydı. Yaratıcılığını konuşturmasaydı sanırım yapamazdım. Onun yaptığı sağlık dostu yaratıcı çorba ve yemeklerin tarifini yakında burada paylaşacağım.

  • Cevap Bırak