Anasayfa İnsülin Pompası Sensörlü Pompa Maceraları – Volume4

Sensörlü Pompa Maceraları – Volume4

7 4.020 görüntüleme

Sensörlü Pompa Maceraları – Volume4

20 Mart Çarşamba günü 2. kez insülin pompasının sensörünü yani iPro’yu değiştirdik Mine Hanım ile. Sensörlü pompa eğitimlerimi Mine Hanım verdiği için ismini mecburen yazıyorum.

Bu arada araya biraz bilgi girmem gerekiyor. Kan şekerlerim ortalama 2 haftadır düzensiz gidiyor. Bundan bir ara bahsetmiştim sizlere. Bazal oranlarımı, KH/İnsülin oranlarımı baya baya değiştirdim. Ve ancak düzene girdi. Bir de üzerine 3 gün önce başlayan adet dönemi eklenince her şey üst üste geldi. Geçtiğimiz cuma günü iş yerimdeyken toplantıya girmem ile çıkmam bir oldu. Midem bulandı ve tam kusmak üzereydim. Ama kısa sürede kendime geldim. Ki biz diyabet bireklerin her şeyi saniyelik hatta dakikalık değişiyor 🙂

Tekrar sensörlü pompa konusuna gelmek gerekirse 2. dönem daha iyi gidiyor. Bu arada daha ustalık dönemine filan gelmedim. Halen çaylağım. Ama kısa sürede bazı derslerini alarak bazı acil durumlarda neler yapılabileceğini öğrendim.

Örneğin sensör pompayı görmüyorsa. Banyoya girerken mutlaka duşakabine yakın olan klozetin üzerine koyuyorum pompayı. Sensörle zaten banyoya girebiliyoruz. Suya dayanıklı. Eğer ola ki pompa ve sensör ayrı ayrı odalarda kaldıysa sensörün pompayı görmesi biraz uzun bir zaman alıyor. Pompadaki sensör menüsüne girip eski sensörü bula bastığınızda sensör bulunamıyorsa pompa tarafında o zaman iPro hafifte olsa yerinden oynamıştır diyorsunuz. Sensörün üzerine hafiften masaj yapıp parmaklarla tekrar yerine oturmasını sağlıyorsunuz. Ama bunu yaparken en dikkat edilmesi gereken husus şu; iPro’nun kar beyazı bir aparatı var. Bu aparat vücudumuza pompanun yapışkanlı kısmını taktığımız yere benzer bir kısma takılıyor. Bu kısmın ucu saç teli inceliğinde. Kar beyazı kısmı bu kısma doğru da iteklemek gerekiyor. Belki aradaki bağlantı gevşemiştir diye. Bu çözüm de işe yaramadıysa o zaman kar beyazı kısmı yuvasından ayırıyoruz. Saç teli inceliğinde olan ve vücuda takılı kısmın üzerine yine parmaklar masaj yapıyoruz. Sonra iPronun kar beyazı kısmını takıyoruz. Sonra tekrar pompanın sensör menüsünden eski sensörü bulmaya çalışıyoruz. Yine mi bulamadı. Bu sefer yine iPro’nun kar beyazı kısmı ayırıp bize verilen şarj aparatına 5 dakika iPro’yu takıyoruz. Bu arada da saç teli kalınlığındaki kısma masaj devam ediyor. Şarj aletinde iPro’yu aldığımız üzerindeki yeşil ışık yanıp yanıp sönüyor. Tamamıyla söndükten sonra vücudumuzdaki kısım ile birleştiriyoruz. Bu birleşme ile beraber iPro’nun üzerinde yeşil ışık yanıp yanıp sönecek ve sonra tamamıyla sönecek. İşte bu noktadan sonra kendi kendine sensörün pompayı görmesi gerekiyor. Görmüyorsa yine pompanın sensör menüsünden eski sensörü buldurmaya çalışıyoruz. Bu sefer garanti bulması lazım 🙂 Bulmazsa da farklı bir çözüm önerisi yok. Yeni bir sensör takmak lazım. Ama inanın sensör sinyal değeri ne oldu?, pompa ve sensör birbirini görüyor mu?, verdiği sonuçlar gerçekten çok doğru mu? diye gel git yaşıyorsunuz.

Bu arada sensörün pompayı görmediğini pompamızın ekranından anlıyoruz. Pompanın sağ üst köşesinde pil ömrü var. Onun solunda kulaklık işareti varsa sensör pompayı görmüyor. Ama çubuk şeklinde bir işaret varsa sensör pompayı görüyor.

2. kez değiştirdiğimiz iPro ile ise 4 gündür her şey yolunda. 60 mg/dL’nin altına sadece dün yani cumartesi günü düştü kan şekerim. Bu durumda pompa uyarı veriyor kan şekerin düştü diye. 200 mg/dL’nin üstüne kan şekeri çıktığında ise kan şekeri yüksek uyarısı veriyor. Ama inanın geçtiğimiz çarşamba gününden bu yanan pompa ve sensör ile herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Alıştım galiba. Mesela bugün kalibrasyon için glükometreden kan şekerimi ölçtüm 114 mg/dL. Pompadan da baktım. Aynısı çıktı. Ama ben şunu unutuyorum ara sıra. Sensör anlık ölçüm vermiyor. 15-20 dk öncesinin deri altı sıvısının şeker değerini veriyor. Yani hem glükometre hem de sensörün aynı sonucu göstermesi pek de önemli değil. Keşke anlık ölçse 🙂 Ama özellikle kan şekeri çok oynak tip-1 diyabetlilerde 15-20 dakikada bile kan şekerinde önemli değişiklikler oluyor. Yetişkinler için sensörlü insülin pompası çok elzem mi derseniz diyemem.

Bir de şöyle bir endişem var. Yazın ne olacak? Şimdi pompa ile sensör odadan odaya bile birbirini kaybediyor. Pompa deniz kıyısında ben denizde olduğumda ikisi de birbirini kayıp edecek. Denizden çıktık. Tekrar sensörü bulma çabaları. Sensörü buldu. Ama o durumda da sensör şeker ölçümü yapmayacak. Minimum 2 saat boyunca kalibrasyon uyarısını pompanın vermesini bekleyeceğim. Bu durumda da glükometre ile daha sıkı fıkı olacağım. Bu konu yazıyı yazarken geldi aklıma. Bu bence önemli. Bu durumda yazın denize gitmişsem sensör kullanmamam lazım. Hele bir de birkaç sefer denize girip çıktığımı düşünün. Sensörü yani iPro’yu takmaya ne gerek var. Keşke şöyle olsa. Sensör ve pompa birbirini kaybetti. Tekrar buldurduk. Bulduktan sonra otomatik olarak tekrar şeker değerlerini ölçmeye başlasa. Kalibrasyon beklemese. Bu konuyu ne olur ne olmaz Mine Hanım’a soracağım.

Son olarak SGK konusunu anlatayım. Cumadan cumaya toplanan ve karar verene SGK’dan geçtiğimiz cuma da bir yanıt çıkmadı. Bir dahaki cumaları bekliyoruz. Medtronic hipoglisemi ve hipergliseminin farkına varamayan ve tip-1 diyabetli çocuklar için sensörlü pompanın 10.500 TL’lik tüm tutarının SGK tarafından ödenmesi teklifi vermiş. Ve yanı zamanda ayda 5 adet sensör yani iPro. Ama iPro’nun yüzde kaçı hastaya ödetilir bilemiyorlar. Sensörlü pompanın tamamı ödensin de gerisi bir şekilde halledilir diye düşünüyorum. Umarım bu cuma bir yanıt gelir 🙂

Not: Bu yazımızın resminden de görebileceğiniz gibi bu sefer pompa seti kolumda, iPro ise göbek deliğimin bana göre solunda.

  • Esra hanım 🙂 teşekkürler,
    Fikrim geldi, denizde iPro’nuzu kaybetmeyeceksiniz. Bu arada telif (teklif hakkımı isterim), Mine hanıma selamlar.
    Bilirsiniz, sualtı fotoğrafçılığında özel kılıfları vardır fotoğraf makinalarının. Amatör kullanıcılar için dahi ucuz suda kullanım aparatları vardır. Su geçirmez, neden pompada kullanılmasın ki ? Maliyeti 10-15 TL.
    Fikrim uzamaya başladı 🙂 Kılıflar ile dalgıçlar bile 20-25 metreye kadar pompa kullanmaya devam edebilirler.
    Mutluluklar 🙂

    • İlker Bey,

      Bu yaz için düşünmüştük böyle bir şey kullanmayı. Çünkü özellikle yazın denize girerken tak çıkar inanın ekstra özen istiyor. Hatta belime kemer gibi bağlayabileceğim bir sistem kuracağım. Su geçirmez özel kılıf ta ona bağlı olacak. Hareketimi böylece engellemez diye düşünüyorum.

      Bu arada kaliteden ve güvenlikten feragat etmemek lazım. Dünya para bu insülin pompaları. Bir su kaçtı mı biter işleri 🙂

      sevgiler

  • Esra hanım çok teşekkürler.

    Pompa konusundaki verdiğiniz bilgiler için.Umarım en yakın zamanda SGK da toplanan arkadaşlar insafa gelirde şu pompanın tüm tutarını öderler.oğlum Alper Taha (5 yaşında) her defasında bana ne zaman pompa alacaksın diye soruyor.Pompa takınca her şeyi yiyebilirim diye düşünüyorda:

    Sağlıklı günler

  • Esra Hanım,
    Sizden de en kısa zaman da bir icat gelecek ama ne ?. 🙂
    Düşündüğünüz her neyse yaptıklarınızı yapacaklarınızın teminatı olarak gördüğümden, şimdiden tebrikler…

  • merhaba,
    Biraz önce SGK’ya bir posta gönderdim, içeriğinin özeti ;
    “oğlum Eren’in şekerinin Britle (oynak) olmasından dolayı Doktorlarımızın şiddetle tavsiye ettiği Sensörlü Pompa konusunda SGK katkısının çok az olmasından dolayı alamamaktayız. Satış fiyatı 11000 TL olan pompada 3500 TLsı SGK tarafından ödenmekte geriye kalan 7000 TL ve ayda 600 TL sensör bedeli kişi tarafından karşılanmaktadır.
    Sensörlü pompada katkı paylarının mutlaka artırılması gerekmektedir,” şeklindedir.
    Pompa kullanıcıları ve uygulamayı bekleyenler olarak bizde birşeyler yapalım diye düşünüyorum. Biraz ağlamak lazım 🙂 yoksa pompa yok
    mutluluklar 🙂

  • Cevap Bırak