Anasayfa Haberler&Gelişmeler Kök Hücre Çalışması

Kök Hücre Çalışması

27 5.465 görüntüleme

Kök Hücre Çalışması

Dün sizinle Tip-1 Diyabet ve Kök Hücre Tedavisinde Son Gelişme başlıklı yazımızda Türk basının da çokça söz edilen bir haberi yayınlamıştık. Takipçlerimizden Akın Erol’dan bu konuyla ilgili Harvard Gazete’deki İngilizce yayını hızlıca çevirmesini rica etmiştim. Çeviri gelir gelmez de sizlerle paylaşıyorum.

Diyabete Karşı Çok Büyük Bir Adım

Gelişmemiş kök hücre üretimi araştırmacıları tedavinin daha hızlı bulunmasına itecek.

Harvard kök hücre çalışması yapan araştırmacıları bugün tip-1 diyabet tedavisinde gerçek bir etki yaratacak çok büyük bir adımı gerçekleştirdiklerini açıkladılar. Halen Amerika’da yaklaşık 3 milyon kişinin diyabetten etkilendiği ve bunun masrafının yıllık 15 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.

Bilim insanları, insana ait gelişmemiş kök hücrelerini başlangıç alarak, ilk kez hücre transplantasyonu ve tıbbi amaçlarda kullanılma amaçlı ihtiyaç duyulan büyük miktarlardaki normal fonksiyonlu beta hücrelerine eşdeğer insülin üreten insan hücreleri üretmeyi başardı.

Melton_BDColen_605Çalışmayı yürüten ekibin başı olan Doug Melton birkaç yıl içinde insanlarda transplantasyon denemelerinin başlayacağını umduğunu söyledi. 23 yıl önce oğlu Sam’e bebeklik çağında tip-1 diyabet tanısı konulduğunda, Melton kariyerini bu hastalığın tedavisinin bulunmasına adadı.

Kızı Emma’da tip-1 diyabetli olan Melton yaptığı açıklamada bitiş çizgisinin bir adım gerisinde bulunduklarını belitti. Bu çalışma hakkındaki rapor bugün Cell dergisinde yayınlandı.

Nasıl Büyüyorlar

Kırmızı kültüre edilmiş ortam, hücre ve manyetik karıştırıcı çubuk ihtiva eden şişe bir manyetik karıştırıcının üstüne yerleştiriliyor. Buyütülmüş resimler tek bir hücrenin ne kadar hızlı bir şekilde kümelere dönüştüğünü gösteriyor.

Harvard Xander Üniversitesi Profesörü ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü Araştırmacısı olan Melton, bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını kesin olarak bilmek için  birçok farklı yoldan test edilmesinin gerektiğini söyledi. “Bu hücreleri farelerde glükoz ile 3 farklı sınamada test ettik ve uygun şekilde davrandılar. Bu gerçekten heyecan vericiydi.”

“Biz daima bunun mümkün olabileceğini düşünüyorduk ve bunu gerçekleştirdiğimizi bilmek tatmin edici bir duygu. Ancak birçek kişi bunun işlemeyeceğini düşünüyordu. Eğer bunun olabileceğini gösteremeseydik tüm bu yaklaşımından vazgeçmiş olacaktık.  Şimdi kendimi gerçekten çok enerjik hissediyorum.”

Melton kök hücrelerden beta hücre üretilmesinin hayvan modelleri ile primatlar üzerinde  test edilmeye başlandığını söyledi.

Başkan Drew Faust yaptığı açıklamada Doug Melton ve arkadaşlarının yaptığı olağanüstü çalışmaların kök hücre bilimini ileri doğru taşıdığını belirtti. Bu elde edilen başarının 10 yıl öncesinde hiçbirimiz tarafından tahmin bile edilemediğini ve nereye gittiğini görmenin kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.

Bu çalışmada yer almayan Rockfeller Üniversitesi Rebecca C. Lancefield’te profesör ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü araştırmacısı olan Elaine Fuchs bu başarıyı bugüne kadarki kök hücre sahasındaki en önemli gelişme olarak tanımladı. “Arkadaşlarımın bu muhteşem başarısını ben dahil tüm dünya alkışlamaktadır.”

“On yıllar boyunca araştırmacılar insan pankreasının beta hücrelerinin kültüre edilerek uzun dönemli yaşamasını ve insülin üretebilmesini gerçekleştirmeye çalıştılar. Melton ve arkadaşları bu sorunun üstesinden gelerek diyabetlilerde transplantasyon tedavisi ve ilaç geliştirilmesinin kapısını araladılar”

Şikago İllionis Üniversitesi’nde endokrinoloji, diyabet ve biomühendislik konularında yardımcı profesör olan, organ ve pankreas nakli bölüm başkanı Jose Oberholzer yaptığı açıklamada bu çalışmanın diyabet tarihi açısından bir çentik/dönüm noktası oluşturduğunu belirtti. “Doug Melton insan hücrelerinin üretimini bularak bir ömür boyu süren zorlu bir çalışmayı sonunda bir tüpe sığdırdı.” Bu müthiş bir başarıdır.

Melton bu olayı kızı ile oğluna söylediğinde onların bunu çok sakin karşıladıkları söyledi. Gülerek “zannedersem her çocuk gibi eğer bir şeyi yapacağımı söylediysem o işi gerçekten yapacağımı tahmin ediyorlardı zaten” dedi.

Tip-1 diyabet vücutta glükozun dengelenmesini için gereken insülini üreten beta hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından harap edilmesi sonucu ortaya çıkan bir durum. Bu nedenle tedavinin bir önceki adımı 150 milyon hücrenin naklinin yapılacağı hastada bağışıklık sisteminin saldırısından korunmasının geliştirilmesini içeriyor. Melton bir çalışma ekibi ile işbirliği içinde hücreleri koruyacak bir implementasyon cihazı üzerinde çalışıyor.

Melton bu ekipteki Anderson ve MIT’deki (Massachusetts Institute of Technology) çalışma arkadaşlarının fareler üzerindeki testlerinde implamante edilen beta hücrelerinin aylardır korunduğunu tespit ettiklerini ve halen bu hücrelerin insülin üretimini sürdürdüklerini söyledi.

Hücre transplantasyonu diyabetliler için bir tedavi şekli olarak esasında deneysel aşamada. Hücreler kadavralardan alınıyor ve ancak sınırlı sayıda insanda yapılıyor. Ayrıca transplantasyon sonrası çok güçlü bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara ihtiyaç duyuluyor.

Anderson yaptığı açıklamada Melton’nun laboratuarının yaptığı bu yeni çalışmanın diyabetliler için çok olağanüstü bir ilerleme olduğunu belirtti. “Kök hücrelerinden kontrollü ortamlarda insüline duyarlı beta hücreleri üretebilme kesinlikle yeni tedavilerin geliştirilmesini hızlandıracaktır. Özellikle bu gelişme hücre tedavisi bekleyen diyabet hastaları için sınırsız hücre üretebilmenin kapısını açacaktır”

Melton’un çalışmasını finans desteği sağlayan JDRF (Juvenile Diabetes Research Foundation) Bilim Bölümü Başkanı Richard A. Inse yaptığı açıklamada, JDRF’in Dr. Melton ve ekibinin büyük miktarlarda fonksiyonel beta hücresi üretilebilmesine olanak sağlayan bu çalışmasından çok heyecanlandığını söyledi. Bu büyük başarı tip-1 diyabetlilerde organ yenilemesinde hücre kaynağı olarak kullanılabilmesi bakımından büyük bir potansiyel sunmaktadır. Ayrıca beta hücrelerinin yeniden üretilmesi yada yaşamasının sağlanması için gerekli beta hücre tedavilerinin keşfedilmesinde bir kaynak olacaktır. Ve hastalığın her aşamasında beta hücrelerinin durumunun izlenmesi için gerekli biomarkerler geliştirilerek tedavi stratejilerinin geliştirilmesinde yol gösterici olacaktır.

Helmsley Charitable Trust tip-1 diyabet program yöneticisi Eliot Brenner yaptığı açıklamada kurum olarak Dr. Melton ve ekibinin bu büyük başarısından dolayı verdikleri destekten ötürün memnun olduklarını belirtti. “İnsülin üreten beta hücreleri oluşturmak klinik olarak çok büyük bir potansiye sahip olmakla beraber, tip-1 diyabetin anlaşılması ve uygun tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi bakımından araştırmacılar için çok önemli yeni yollar açacaktır.”

Melton, JDRF ve Helmsley Charitable Trust vedikleri destek için şükranlarını sunarken onların yaptığı bu çok önemli desteğin süregeldiğini ve devam ettiğini belirtti. Aynı zamanda Howard ve Stella Hefrron (araştırma destekçileri) teşekkür ederken onların desteklerinin bu noktaya gelmelerine yardımcı olduğunu belirtti.

Diyabetliler glükoz metabolizma kontrolünü büyük oranda günde birkaç kez yaptıkları iğne ile kontrol altında tutmaya çalışmakta ancak bu gerekli hassas mtabolizma kontrolünü tam olarak sağlayamadıkları için uzun dönemde körlük yada böbrek kaybına neden olabilecek komplikasyonara maruz kalabilmektedirler..

Yaklaşık 26 milyon Amerikalı insülin injeksiyonuna bağımlı tip 2 diyabet ile yaşamakta ve beta hücre transplantasyonu için muhtemel aday olmaktadır.

Melton yaptığı açıklamada şunları söyledi.“Kök hücreden beta hücresi üretmeye çalışan başka laboratuarlar olduğu bilinmektedir. Başka hiçbir grup hastalar için uygun üretime hazır olgun beta hücresi üretmeyi başaramadı. En büyük engel beta hücreleri için glükozun algılanmasıydı. Ve bizim grubumuz bunu başardı”

Burada belirtilen kurumların dışında bu çalışma Harvard Kök Hücre Enstitüsü, Ulusal Sağlık Enstitüsü ve JPB vakfı tarafından finanse edilmiştir. (Kaynak: http://news.harvard.edu/gazette/story/2014/10/giant-leap-against-diabetes/)

 

    • Arzu Hanım, Ayşe Hanım Merhaba,

      Zaten bu yazı sorduğunuz soru ile ilgili. Benim ne düşünüp ne düşüneceğimden ziyade hayata geçebilme olasılığının yüksek olup olmadığını değerlendirmek gerekli.

      Çalışmayla ilgili anlatılan farelerde yapılan deneyin başarılı olduğu anahtar kelime. Hayvan deneyleri aşaması bu işin oldukça başında olunduğunun göstergesi. Bu sebeple 1-2 ay ya da 1-2 yıl sonra tip-1 diyabet bu vesile ile bitecek demenin yanlış olacağını düşünüyorum. Olursa güzel tarafı ise bağışıklık sisteminin saldırısına yönelik de çözüm üretme çabaları da var.

      Bu tarz haberler ise oldukça heyecan verici olmakla beraber yıllardır tip-1 diyabete kesin çözüm bulundu haberlerinin halen hayata geçmemiş olması üzücü. Umarım bu çalışma 5-10 yıl sonra hayata geçer.

      sevgiler

      • mrb ben t1 diyabetliyım.accucheck performa kullanıyorum 8 kutu strip için 120 lira fark ödüyorum bana yardımcı olun

        • Yeşim hanım devletin karşıladığı bir cihaza geçin bence.Ama illa accucheck kullanacaksınız temsilcisi ile görüşerek kutu başı 5 tl fark ödeyebilirsiniz.

          • Yeşim Hanım Merhaba,

            Tekin Bey’in yorumuna ek bir yorum yapmak isterim. SGK’nın karşıladığı cihaz ve stripler piyasada elbette var. Ancak bugüne kadar SGK tarafından % 100 ödenen ve ölçüm sonuçlarında sorun çıkmayan cihaz maalesef duymadım. Bir ara ebsensor iyi diyorlardı. Galiba % 100 ödeniyor. Ama naçizane önerim her zaman bilinen ve doğru sonuç veren markaların cihazlarını kullanmak.

            sevgiler,

        • yeşim hanım merhabalar, ben performans nanoyu 17tl fark vererk alıyorum. aldığınız yeri öğrenebilirsem bende alırım tsşk.

  • 29 yaşında bir yıllık tip 1 diyabetli olarak bu gelişmeleri duymak gerçekten çok umut verici oluyor. Bu çalışmalar konusundaki gelişmeleri bizlerin bilgisine sunduğunuz için de ayrica teşekkür ederim.

  • gerçekten böyle haberleri görmeye ihtiyacım vardı umarım kısa zaman içerisinde insanlar üzerinde denenir ve başarılı olunur tek umudumuz kısa zaman ıcerısınde bu hastalıktan kurtulmak

  • bu günlerde güzel haberler çıkıyor ama kafamdaki soru işaretleride artıyor . Bir sorum olcaktı nereye soracağımı bilemedim bu günlerde hep aynı şeyleri yememe rağmen mesele sabah kahvaltımda 2 dilim tam buğday ekmeği yer iken 3 ünite insülin yapıyordum . buna rağmen bazen 80 90 şeker seviyeleri görüyordum . şuan bire bir aynı şeyleri yememe rağmen 4 ünite insülin bile yetmiyor . ekmeği azalttım yine 4 ünite yaptım bugün 148 çıktı tokluk şekerim sabah ise 77 idi açlık şekerim . gerçekten anlam veremiyorum hiç insülini arttırsam sanki herşey kötü olcak gibime geliyor artırmak istemiyorumda . demekki tip-1 sadece duruma alışmakla stabil kalmıyomuş.

    • pompamı kullanıyorsun hasan? ben o sorunu cok yasadım her gun yedıklerım sabıt olmasına rağmen gün günü tutmuyor malesef

        • havalardan dolayı-hormonlardan dolayı olabiliyor yedıklerını 3 4 gun not altına al tabı seker olcumlerınıde hıcbırseyı atlama ayarlarız ben o sorunu cok sukur aştım

          • sevindim senin adına sıra bende bakalım (= çok dikkat ediyorum her zaman zaten baya standart yaşıyorum

            • bazen elımızde olmayan sebeplerden dolayı inişli-çıkışlı olabiliyor yapacağımız tek şey umudumuzu kaybetmemek 🙂 mesela ben bu aralar çok sık tıkanma yaşıyorum pompada yatay sete geçmeyi düşünüyorum

  • hasanmera arkadaşım, gün günü tutmaması normal tip 1 böle bi hastalık onun için sık takip etmak gerek günaydın sana

  • ben bu tür haberlerin inandırıcılığına inanmıyorum. bazen google’a da yazıyorum tip 1 diyabet tedavisi falan diye 5 yıl 10 yıl sonra tamamen yok olacak şeklinde 5 yıl öncesinin haberlerini okuyorum. bence çok da fazla hatta hiç umutlanmayalım.

  • Aslında bu tür haberler bizleri hem umutlandırıyor hem de yıpratıyor.Bende duyunca inanmıyorum bu tür haberlere.Ama şu var ki ,belki dikkatinizi çektimi bilemiyorum bu işle ilgilenen bilim adamının hem kızı hem de oğlu bebeklikten tip 1 diyabetmiş.Bu yüzden benim bunda birazcık umudum var.Bizleri anlar ,bu tür durumda olanların neler yaşadiğinı,neyin içinde olduğunu bilir,düşünür.Bizzat kendi de çocuklarından dolayı işin içinde çünkü.Lütfen çıkmasına engel olanlar da rahat bıraksınlar.Çünkü onlara o kadar kötü beddua ediyorum ki…………

  • ben 17 snedr diyabetliyim ve bazı organların daha az zarar görmesi için bazı ılaclar kullanıyorum ama ılac sayısı 1 yada 2 değil. delix,cozaar,levatron,rocaltrol,thioctacid, alatab….. herkes bu şekılde ılaclar kullanıyormu acaba

  • Herkese merhabalar…
    Ya benim kafama takılan eğer bu yöntemden tamamen olumlu sonuç alınırsa tedavi süreci tam olarak nasıl olacak o hücreleri bize nasıl yerleştirecekler amelayatla falan mı yazıyı iki defa okudum ama bununla ilgili bir şey göremedim..:)

  • Merhabalar,
    Esra Hanım’ın Tweette yazdığında yazdığım cevabı tekrarlamak istiyorum; Ben 2005 yılında Tip1 Diyabet Rahatsızlığına yakalandığımda birçok araştırma yapmıştım ve bu araştırmalarda şuan ki yazılanlardan hiçbir farkı yoktu yani süreç 2005 yılında neredeyse şuanda da aynı yerde bence biraz gerçekçi olmakta fayda var milyar $’lık ilaç sektörüne balta vurarak bu hastalığa çare bulunması çok zor, ama tabiki umut dünyasında yaşıyoruz inşallah çare olur diyelim. Bence şuanda tip 1 diyabetli olarak hayatımızı nasıl daha kolaylaştırabiliriz ve bu rahatsızlıkla beraber hayattan daha fazla nasıl zevk alabiliriz , nasıl sağlıklı kalabiliriz birbirimize bunların tüyolarını verelim çare bulunursa ne ala…. :))))

    • Talha Bey Merhaba,

      Ben de yıllardır diyabete çözüm bulundu haberlerini okuyup yine mi diyenlerdenim. Dediğiniz katılıyorum. Hayatımızı kolaylaştıracak ürünlerin çıkması daha önemli. Çözülürse ne ala.

      Ancak tip-1 diyabetle ilgili asparagas olmayan her türlü bilimsel çalışmayı takip etmeli ve yayınlamalıyız da.

      sevgiler

  • […] Diyabete Karşı Çok Büyük Bir Adım yazımızdan daha iyi hatırlarsınız belki. Doug Melton, Harvard Xander Üniversitesi Profesörü ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü Araştırmacısı. Özellikle hem Türkiye’de hem de yurt dışında önemli bir kürsüsü olan Prof Dr Erdal Karaöz ile yaptığım görüşmede Doug Melton’ın araştırmalarının oldukça önemli olduğu ve kök hücre spesifiğinde heyecan verici sonuçlar olacağını söylemişti. Ki birbirini tanıyan iki önemli doktor. […]

  • Cevap Bırak