Anasayfa T1D Hakkında Herşey İnsülin Direnci ve Hipoglisemi

İnsülin Direnci ve Hipoglisemi

5 7.026 görüntüleme

İnsülin Direnci ve Hipoglisemi

İnsülin Direnci Nedir?

Kilo vermek ve sağlıklı yaşamak isteyenlerin sıkça karşılaştığı kavramların başında ‘insülin direnci’ ve ‘reaktif hipoglisemi’ (yemekten sonra kan şekerinin düşürmesi) gelmektedir. Yükselen kan şekerini normale indirmek insülin hormonunun birçok görevinden sadece bir tanesidir. Diğer taraftan, düşen kan şekerini yükseltmek için ise; vücutta en az 4 tane hormon vardır. Kan şekerinin kritik bir seviyenin altına düşmesi önemsenmesi ve müdahale edilmesi gereken bir durumdur.

Yanlış Beslenmenin Zararları

Yanlış beslenme ve aşırı şeker alımı durumunda metabolizmanın tek savunma mekanizması insülin düzeylerini giderek yükseltmektir. Ancak bu da bir noktadan sonra istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. İştah artışı (tatlı ya da tuzlu atıştırma krizlerine kadar varabilen), kilo alma, kilo verememe, geçmeyen baş ağrıları, bulantılar, yemekten sonra fenalık hissi, odaklanamama, çarpıntı, tahammülde azalma, öfke kontrolünde güçlük, ödem, ciltte yağlanma, sivilcelenme ve tüylenme bunlardan sadece birkaçıdır. Bu yakınmaların bir veya birkaçı varsa ya da hiçbiri olmadığı halde kilonuzu korumak, sağlıklı ve uzun yaşamak istiyorsanız (araştırmalar uzun ömürlü insanlarda insülinin düşük olduğunu göstermektedir.); ilk yapmanız gereken şeylerden biri hekiminizden insülin direnci veya hipoglisemiye meyiliniz olup olmadığını belirlenmesini istemek olmalıdır.

(Bir ipucu: Egzersiz yaparken yağlarını eritmek isteyenlerin insülinin kanda yüksek olmadığı zamanları tercih etmesi gerekiyor; çünkü yüksek insülin depo yağların enerji için yakılmasının karşısındaki en büyük engeldir.)

Teşhis İçin Yapılan Testler

Şeker yükleme testi, gizli şeker tanısında tüm dünyada yaygın olarak kullanılan standart yöntemdir. Ancak 10-12 saatlik bir açlıktan sonra pudra şekerli bir bardak su içmeyi ve yemek yemeden 2-3 saat daha aç kalmayı gerektirdiğinden hastalar için güç bir işlemdir. Kan şekeri ve insülindeki dalgalanmayı net olarak gösterememesi nedeniyle de teşhis süresince de hekimleri alternatif arayışlara yöneltmektedir.

Normal bir öğündekilere benzer içerikte bir test yemeği yenmesine dayanan ve yarılanma ömrü 6 ila 10 dk olan (yani kan seviyesi oldukça hızlı değişebilen) insülin hormonu hakkında daha fizyolojik bilgi sağlayan bir diğer test de bulunmaktadır. Bu test sabah ya da öğlen yapılabilmektedir. Aç karna gelen hastaya standart şeker yüklemesinde verilen kaloriye eşdeğer bir yemek yedirilerek bu yemekten hemen önce ve ilk lokmadan sonra belirli aralıklarla hem şeker hem de insülin düzeylerini ölçmek için kan numunesi alınmaktadır. Bu test duruma göre 4 hatta 5. saate kadar uzatılabilmektedir. Ölçüm değerlerine göre hastanın kanında insülinin ne zaman fazla olduğunu, şekerini yemekten ne kadar sonra ve kaça kadar düştüğünü çok daha objektif bir şekilde anlaşılmış olmaktadır.

Tercih edilen menü yenmeden yani sıfırıncı dakikada kan şekeri damardan alınan kan ile ölçülür. Sonrasında yani menü yendikten 15., 30., 60., 120., 180. dakikalarda yine kan alınır ve gerekli ölçümleri yapılır.

Kişiye günlük programından bir süre ayrı kalmak dışında bir sıkıntı vermeyen, aç kalmayı gerektirmeyen bu testin hipertansiyon, bazı tür ritim bozukluğu, migren, panik atak veya polikistik over sendromlu hastalarda yaptırılması önerilmektedir. (Kaynak: Memorial Hastanesi, Doç Dr Gökhan Özışık)

  • Diyetin ilk ayında kendimi halsiz ve yorgun hissettiğim anlar oldu. Fakat sonra alıştım. Diyet değilde ramazan ayında oruçta çok zorlandım. Çocukluğumdan beri hiç aksatmadan tutardım orucumu. Fakat geçtiğmiz ramazanda 1 hafta sonra pes ettim. Özellikle iftardan sonra her aldığım lokmayla kan şekerimin milim milim yükseldiğini hissediyordum sonrasında nakavt olmuş bi boksör gibi bi köşeye yığılıp kalıyordum. Doktor zaten tutmama mı tavsiye etmişti ben de gerçekten olmuyormuş diyip bıraktım. Fakat karatay diyetinde çok olumsuz bi durumla karşılaşmadım ama hızlı kilo verince biraz endişelendim hastalıktan mı yoksa diyetden mi kaynaklanıyor diye. Bu yüzden diyeti biraz yumuşattım tekrar üç kilo aldım.

    • reaktif hipoglisemi hastasıyım doktorum oruç tutarken dikkat etmem gereken şeyleri bana anlattı sıkıntısız tutuyorum. Sahurda glisemik endeksi düşük yiyecekler yiyiyorum tatlı kesinlikle yasak (kahvaltı peynir tereyağ zeytin yumurta süt) iftarda çorba ile başlıyorum ani su içmiyorum ve akşam namazı kılıyorum daha sonra yavaş yavaş yemeye devam ediyorum hamur işi yok iftar en az 45 dk sürüyor. Ardından kesinlikle dışarıda yürüyüş (camiye gidip teravih benim tercihim). Çok rahat oluyor. ancak ramazanda 2-5 kilo kaybım oluyor. 3 yıldır bu şekilde bir sıkıntı yaşamadım. Ondan öncesinde hastalığımı bilmediğimden iftardan sonra yığılıp uyuyakalıyordum sahurda ancak uyanabiliyordum.

    Cevap Bırak