Anasayfa T1D Hakkında Herşey İnsülin Bir İlaç Değil, Hormondur

İnsülin Bir İlaç Değil, Hormondur

3 2.433 görüntüleme

İnsülin Bir İlaç Değil, Hormondur

2015 senesinde sıklıkla kullandığım sloganımız; ‘insülin bir ilaç değil, hormondur.‘ idi. Aynı zamanda; ‘Biz bir tedavi yapmıyoruz. Yol arkadaşlarımızdan insülin ile hayatımıza devam ediyoruz.‘ demiştik 2015’te.

Pankreasın beta hücreleri ise işte bu insülin hormonunu salgılıyor. Ve kanda boş boş gezen kan şekerinin hücrelere geçişini ve bizim hayatta kalmamızı ve tüm organlarımızın çalışmasını sağlıyor. Yani kısaca; ‘insülin bizi hayatta tutuyor 🙂 ‘ Bu da sıklıkla kullandığım diğer bir slogan.

Diyabetli olunsun ya da olunmasın vücudumuzun iki tip insüline ihtiyacı vardır. Bazal insülin ve bolus insülin. Bazal insülin vücudumuzun kendi kendine ürettiği şekerin tolere edilmesini sağlar. Bolus insülin ise yemek yedikten sonra yükselişe geçen kan şekerimizi tolere eder. İnsülin kalemi kullananlar hem bazal hem de bolus insülini kalem yoluyla alır. İnsülin pompası kullanıcıları ise sadece bolus insülin kullanmaktadır. Çünkü insülin pompasında bazal ayarları bolus insülinle pompa hafızasına alınır.

Ve biz tip-1 diyabetliler bu her iki tip insülini farklı mantıklarda dışarıdan almak zorundayız. Diyabetli olmayan diğer bireylerden de tek farkımız bu. Ve maalesef insülinin yerini tamamıyla tutabilecek başka bir fırsatımız da yok.

Bu insülinlerin de desteği ile açlık kan şekeri değerlerimizin 70-110 mg , tokluk kan şekeri değerlerimizin ise 70-140 mg olmasını hedefleriz. Ancak tip-1 diyabette ve özellikle oynak tip-1 diyabette kan şekeri değerlerimiz her zaman hedeflenen aralıkta olmayabilir. Amerikan Diyabet Vakfı yani ADA’nın belirlemesine göre ise kan şekerimiz 200 mg/dL’nin üzerine sıklıkla çıkmadıkça ve HbA1c değerimiz de 7,5 üstü olmadıkça sinir, damar ve böbrek hasarı gibi durumlarla karşılaşma olasılığımız çok da yüksek olmuyor. Yani kan şekeriniz ara ara 200 ve üstünü gördüğünde hemen paniğe kapılmayın. Ancak sürekli ama sürekli yükselişleriniz oluyorsa o zaman oturup düşünmeniz gerekir.

Bu sebeple de; diyabet doktorunuz, rutin kontroller, diyabet diyetisyeniniz, klinik beslenme ve spor hayatınızın olmazsa olmazları olsun. Zira tip-1 diyabet yönetimini çok iyi bilseniz bile doktor ve diyetisyeniniz hayatınızdan çıkmamalı. Böbrek, göz, damar vb kontrolleri de ihmal etmemelisiniz.

Bu vesileyle haftanın bu ilk gününde güzel bir hafta geçirmenizi, tip-1 diyabet yönetiminizi harika bir şekilde götürmenizi dilerim 🙂 Ve yine unutmadan; ‘Kendinizi hasta hissetmeyin. Bizler tip-1 diyabetli bireyleriz. Ve tip-1 diyabetimizi iyi, yönettikçe hiç bir farkımız yok.

  • Cevap Bırak