Anasayfa Sizden Gelenler Dur Bakalım Şeker Kız. Sende Şeker Mi Var :)

Dur Bakalım Şeker Kız. Sende Şeker Mi Var :)

1 1.046 görüntüleme

Dur Bakalım Şeker Kız. Sende Şeker Mi Var 🙂

Diyabetle tanışıklığımız on yaşında oldu. Belirtileri sizin de biliceğiniz üzere klasik şeyler. Çok su içme vs. Ama benim hastaneye gidişimin nedeni çok halsiz hissetmemdi. Kansızlıktan şüphelendik derken idrar tahlili yaptılar.

Neyse. Annemle tam tahlili verdik evin yolunu tutucağız derken arkamdan seslendi hemşire; “Dur bakalım şeker kız. Sende şeker mi var 🙂 ” Emin olmak için kan tahlili yapıldı. Ve hastane serüveni başladı.

Hastanenin her günü ayrı bi atraksiyondu. Şimdi anlatırsam çok uzun sürer 🙂 Mesela bi abla vardı mutfağa mutlak diyen 🙂 Bi abla vardı evladı için o kadar uzun süre hastanelerde kalmış ki hastaneye soğan getirmiş. Düşündümde soğana hasret insanlar varmış.

Ama şunu da soylemeden edemiyeceğim bizim şaşkınlığımız filan bi yana hastaneye gittiğimde garanti bi yirmi kere kan almışlardır heralde. Kollarım morarmıştı resmen. Yani acıtasyon yapmış gibi olamayım da 🙂

Neyse hastaneye girdik çıktık. Ben de anladım ki şeker kızım artık. Benim asıl paylaşmak istediğim konuya gelince. Şu an yirmi yaşındayım ve bu zamana kadar şekerime toplasam bi sene dikkat etmişimdir. Yani sadece ilk sene mecburiyetten. Yani bakış açısı olarak “Madem bu dünyada istediğimi yiyip içemiycem ne tadı kaldı” muhabbetindeydim biraz.

Sonra lisede birine aşık oldum. Ergen olanından değil, gerçek, kalben samimi, cismen uzak ve ilk olanından 🙂 Sonra aşk denen şey de bazen acı oluyormuş 🙂 Sonra kendime dedim ki o yanımda yokken onu yesem ne bunu yesem ne. Ne farkeder? Onsuz zaten tadı yok. Dedim gidiyim hastaneye doktor bi ayar çeksin, düzene girsin artık. Velhasılı kelam lisedeki aşk muhabbetinden de artk geçtim. Gerçek aşka yöneldim.

Çok fazla konudan konuya atlamış gibi oldum ama idare edin. Benim en samimi duygularımla burdan iletmek istediğim tek şey bu hayatta başımıza her zaman bi zorluk sıkıntı gelebilir. Biz diyabetlilerin de geldi ve gelmeye de devam edicek. Önemli olan bakış açımızı her zaman pozitif düşünmeye yönlendirmek. Önemli olan bardağın boş tarafını kale almadan dolu tarafıyla ilgilenip hayata gülümseyebilmek, kısacası mutlu olabilmek…

Birdost 

Cevap Bırak