Anasayfa Genel Bilgiler Dr Eda Cengiz Röportajı

Dr Eda Cengiz Röportajı

11 5.975 görüntüleme
Yakinda hem diyabet tedavisinde hem de yapay pankreasda kullanilacak medikal alet

Yakinda hem diyabet tedavisinde hem de yapay pankreasda kullanilacak medikal alet

Dr Eda Cengiz Röportajı

Vatan Gazetesi muhabirlerinden Mert İnan’ın ricası ile Dr Eda Cengiz ile irtibata geçmiştim. Mert Bey yapay pankreas ile ilgili bir röportaj yapmak istediğini ve bazı soruları Eda Hanım’a iletmemde ve yanıt almada kendisine yardımcı olmamı istemişti.

Eda Hanım yoğunluğu arasında sorulara özenle yanıt vermiş ve bana kısa sürede göndermişti. Üzerine basa basa haberin aslına sadık kalınması konusunda ricalarda bulunmama rağmen bir işe yaramadığını bugünkü haberde gördüm.

Vatan Gazetesi’ndeki haberin linki: http://haber.gazetevatan.com/yapay-pankreas-seker-hastaligini-unutturacak/522781/41/saglik

Peki haberin aslı nasıl? Buyrun okumaya? 

Eda Cengiz çok kısa bir özgeçmişinizi bize anlatır mısınız?

TED Ankara Koleji ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra pediyatri ihtisasını ve endokrinoloji ve metabolizma üst ihtisaslarını Amerika Birleşik Devletleri’nde tamamladım. Masterımı Yale Üniversitesi’nde bitirdim. 2007 yılından beri Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediyatrik Endokrinoloji ve Diyabet bölümünde öğretim görevlisiyim ve diyabet ve tedavisi  üzerine bilimsel araştırmalar yürütmekteyim. Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü Pediyatrik Diyabet Tedavisi Grubu, Amerikan Diyabet Derneği Pediyatrik Diyabet Grubu, Juvenil Diyabet Organızasyonu Yapay Pankreas Konsorsiyumu üyesiyim. Aldığım  ödüller arasında Brown Üniversitesi Tıp Eğitiminde Mükemmellik Ödülü, Yale Üniversitesi 2010 yılı Genç Araştırmacı Ödülü ve Amerikan Araştırma ve Eğitim Kurulu 2011 Sunum Ödül’ü  sayılabilir. Yapay pankreas, diyabet teknolojisi ve insülin konusu üzerinde  birçok makalelerim yayınlandı  ve ABD ve diğer bir çok ülkede araştırma konularım üzerinde  konuşmalar yaptım. Şuana kadar Yale Üniversitesinde  yirminin  üstünde bilimsel projenin başında yer aldım ve halen aktif olarak onun üzerinde araştırmanın  başında bulunan bilim kadınıyım.

 

Yapay pankreas projesi nedir?

Yapay pankreas projesi çağımızın en önemlihastalıklarından biri olan şeker hastalığının  tamamen elektronik sistemler kullanılarak bir nevi biyonik bir pankreasla tedavisini amaçlıyor. Yapay pankreasın üç ana parçası var.  Bunlardan birincisi glukoz sensör, ikincisi insülin dozunu hesaplayan elektronik algoritma, üçüncüsü ise insülini vücüda otomatik olarak veren insülin pompası. Elektronik sensor cilt altında kan şekerini indirekt olarak ölçen bir sistem. Bizim kullandığımız sensör her dakika şekeri ölçüp bu bilgiyi elektronik alıcıya gönderiyor. Yani sürekli parmaktan kan şekeri bakma gibi bir durum yok. Alıcıdaki algoritma otomatik olarak ne kadar insülin gerektiğini hesaplıyor ve insülin pompasına gerekli dozu vermesi için sinyal gönderiyor. Bu mekanizma hasta hiçbirşey yapmadan sürekli, gece gündüz çalışıyor. Buarada kişi istediği şeyi yiyebiliyor çünkü sistem sistem gerekli insülini otomatik olarak veriyor. Aslında şeker hastası olmayan kişide vücuttaki pankreas organı bunu hergün, her an  hallediyor  biz farkına bile varmadan ama şeker hastası olunca pankreas iflas etmiş ya da vücudun salgıladığı insülin yetersiz olmuş olduğu için dışarıdan insülin enjeksyonu gerekiyor. Yapay pankreas hastanın  yetersiz hatta hiç çalışmayan pankreasının görevini üstleniyor.

 

Diyabet üzerine yapılan çalışmalar nelerdir?

Diyabet üzerine yapılan çalışmalar diyabeti önleme, geriye yani tamamen sağlıklı hale döndürme buarada da diyabet hastalarını en iyi şekilde tedavi etme ana gruplarında yapılıyor. Tip 2 diyabet kilo verme, egzersiz ile bazen  geri döndürülebilse de 1 diyabeti geriye döndürebilen ilaç malesef henüz bulunamadı ama araştırmalar sürüyor. Günümüzün en popüler araştırması ise teknolojiyi diyabet tedavisinde aktif hale getirip bir nevi biyonik pankreas yapmak ve yeni insülinler geliştirip  mükemmel kan şekeri kontrolü sağlayabilmek ki ancak bu sayede böbrek yetmezliği, körlük hatta erken ölümler gibi kötü sonuçlar önlensin.

 

ABD ile Türkiye’deki sağlık sektörünü kıyasladığınızda hangi noktada bulunuyoruz?

Türkiye’de doktorlarımız dünyadaki gelişmeleri çok iyi takip ediyorlar ve çok başarılılar. Ellerinden geldiğince de bilimsel araştırma yapmaya çalışıyorlar fakat araştırma fonları ve imkanları benim gözlemlediğim kadarıyla çok kısıtlı.  ABD sağlık sistemi dışarıdan nasıl görünüyor bilemiyorum ama kendi içinde major sorunları var ve sağlık ödemeleri yüzünden birçok kişiyi iflasa sürükleyebiliyor, yine de çok disiplinli ve düzenli hasta takibine dayanan bir sistem.

 

Yaptığınız çalışmaların ülke ve dünya açısından önemi nedir?

Yaptığım çalışmalar asrın hastalığı şeker hastalığını teknolojiyi de kullanarak yenmeyi amaçlıyor. Şeker hastalığı global bir hastalık ve dünyanın her yerinde hızla yayılarak her yıl daha fazla insanı etkileyen bir hastalık. Kontrol edilmezse erken dönemde şeker komasına uzun dönemde ise kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, körlük ve erken ölümlere yol açabiliyor. Yapay pankreas  ve çalışmalarını yaptığımız yeni insulin tedavileri başarılı olursa milyonlarca kişinin daha sağlıklı yaşamasını sağlayacak hatta hayatını kurtaracak ve kolaylaştıracak.

 

 

Yapay pankreas sistemlerınden birinin cep telefonunda görünen ekranı

Yapay pankreas sistemlerınden birinin cep telefonunda görünen ekranı

Yapay pankreas projesi hayata geçti mi geçmediyse geçtiğinde bize neler katacaktır?

Yapay pankreas hayata araştırma alanında geçti. Hayvan deneyleri çoktan başarıyla sona erdi ve birçok insan deneyinde de başarı ile çalıştığını ispatladı. Bu sistem yakın gelecekte şeker hastalığı tedavisine girecek ve  şeker hastalığının tedavisinde  devrim yaratabilecek potansiyele sahip. Şuandaki şeker hastalığının tedavi metodu her gün birçok kere kan şekeri ölçme, insulin enjekte etme, yediklerindeki şeker miktarını sürekli takip etme sistemine dayanıyor. Şeker hastalığının vücüda zararını en aza indirebilmek için bunlar şart. Şeker hastası olanlar ya da şeker hastası olan çocukların aileleri sürekli bu hastalıkla yaşamak zorunda, bir diğer deyişle şeker hastalığı gün boyunca kendini hiç unutturmuyor ve sürekli uğraşılması gereken bir hastalık. Tedaviyi unuttuğunuzda affetmiyor ve kişinin komaya girmseine yol açıyor.  Hem doktorları  olarak hem de aileler ve hastalarımızın kendileri  ne kadar uğraşırsa uğraşsın günümüzde elimizdeki tedavi metodları ile  mükemmel kan şekeri kontrolünü sağlayamıyoruz. Bunu son dönemde Amerika da yaptığımız bir araştırma ile de gösterdik. Yapay pankreas sistemini  insulin kullanan tüm şeker hastaları için ideal kontrolü bu kadar sıkıntıya girmeden, otomatik sistemle halledebileceği için gerçekleştirmek istiyoruz. Sistem gerçekleştiğinde hastanıza kol saati takar gibi bir elektronik alet takıp bu aletin tüm tedaviyi siz hiçbir şey yapmadan sağlaması mümkün olacak.Bir nevi şeker hastalığınız olduğunu bile unutacaksınız.

 

Bunun dışında sağlık alanında başka yaptığınız özel çalışmalar var mı?

Ben hem çocuk hastalıkları hem de endokrinoloji ihtisası yaptım. Endokrinolog olarak hormon hastalıklarının tanı ve tedavisini aktif olarak yapmaktayım. Diğer endokrin hastalıkları ile ilgili projelere de dahil olsam da araştırmalarımın ana konusu ise çok önemli bir hormon hastalığı olan şeker hastalığı. Şeker hastalığının önlenmesi, özellikle şeker hastalığında erken görülebilen kalp rahatsızlıklarının da  teşhisi ve önlenmesi gibi alanlarda da çalışmalarım var. Amerika çapında şeker hastalıklarını takip etmemizi sağlayan iki büyük bilgi bankası araştırmasının  da kurucu üyesiyim ve bu gurupları temsilen yayınlar yaptım. Ek olarak şeker hastalığı tedavisini  uygulamayı destekleyici psikolojik metodlarla ilgili, adolesan hasta grubu için uluslararası yaptıgım araştırmalar var.

Tıp öğrenciliği yıllarımdan beri uluslararası sağlık kurluşlarının çalışmalarına da katılıyorum. Geri kalmış ülkelerde insulin bulamayan şeker hastası çocuklarla ilgili projelere de destek veriyorum.

Türkiye ile de bağlantım kopmuş değil. Türkiye’deki 7 den 70 e diyabet hastalarını buluşturan www.diyabetimben.com grubu ile sürekli iletişim içindeyim. Onların 16 Şubat’da 1. Kuruluş yılı toplantılarına şahsen olmasa da internet aracılığı ile katılma fırsatım oldu. Benim için çok zevkli bir sohbet oldu, umarım onlar da keyif almışlardır.

 

Konuyla ilgili eksik kalan sorularım varsa lütfen sizde kendi çalışma ve görüşlerinizi ekleyiniz.

Ultra hızlı etkili insülinler üzerine yaptığım çalışmalar sürüyor. Geçen senelerde yaptığım ve başarılı sonuçlar aldığım yeni tedavi metodları şu anda FDA de gözden geçiriliyor. Eğer onay alırsa çok yakında diyabet tedavisni iyileştirmede hemen uygulamaya geçecek. Bu beni hem bilim insanı hem de doktor olarak çok mutlu ediyor.

Yakın gelecekte Türkiye’deki doktorlarla beraber çalışma yapmak  ve  Türk tıp öğrencilerine uluslararası  platformda bilimsel araştırma yapma konusundaki deneyimlerimi aktarabilmek en büyük dileğim.

 

 

 

  • Esra Hanım,
    Yapay pankreas tam da benim tahmin ettiğim gibi desem ukalalık olur ama hayal ettiğim gibi diyebilirim.Anladığım kadarıyla kısaca “Senin artık pankreasın yok, onun yerine pankreas cihazın var.”;)

    Hayatta iki meslek grubuna hiç güvenemedim ben.Biri gazeteciler, biri siyasetçiler.Sizinle işi bitene kadardır tüm iyiliği.Siz onun adına görüşmeyi ayarlayın,Dr.Eda CENGİZ kısıtlı zamanını ayırsın sonuç hüsran. 🙁
    En azından Mert İNAN yapay pankreas ve diyabet hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler.www.diyabetimben.com adresinde istediği bilgiye ulaşabilir ve paylaşabilir demeliydi yazısının sonunda bana göre.
    EEEEEEEE tabi bunu yapsaydı mülakatın aslını herkes görecekti.=D
    Dr.Eda CENGİZ’e, size ve http://www.diyabetimben.com yöneticilerine kolaylıklar diliyorum…
    Aydınlatmanız gereken daha ÇOKKKKKKKKKK insan var. 🙂

  • Esra hnm,
    Armut pişmiş mert inan ın miğdesine düşmüş ne diyelim,üzücü tabi bunca emek , vakit. , heyecanla bekleyiş…Mert İnan bey sizinle bir röportaj yapıp bunu telafi etmeli.
    Selamlar

  • Bende bugün yazıyı gördüğümde önce eski bir yazı olduğunu ve Esra’nın Eda Hanımla yaptığı röportajla alakalı olmadığını düşündüm sonra biraz daha inceleyince güzelim röportajın nasıl zayıflatılmış bir haber metnine dönüştürüldüğünü gördüm. Umarım bu röportajın tam metni daha uygun bir şekilde yayınlanır. Açıkcası bu güzel yazının bu şekilde kullanılması ve diyabetimben.com’un da buna alet edilmesi beni hayal kırıklığına uğrattı.

  • Bu kadar kesmek içinmi talep edilmiş bu röportaj.Bu Eda hanıma bloğumuza ve bence bu bilgiyi alcak olacak olan tüm diyabetli ve yakınlarına saygısızlık…

  • Esracan bence bu durumu başka bir tabii daha dürüst olabilecek !!! bir ciddi basın kanalı ile anlatmalısın, yapılan saygısızlığı ve de ropörtajın orjinalini…. Hakkaten terbiyesizliğin daniskası olmuş… Bence hem o gazeteci müsvettesini hem de ilgili gazeteyi şikayet edelim…Yani bir şeyler yapalım ay çok sinir oldum…Hem Eda Hnm.’a ve o değerli çalışmalarına çok büyük haksızlık ve de saygısızlık yapılmış. Ayıp yahu…E edep yahu…

  • Merhaba
    Bu röpörtaj ve sonrasında ortaya çıkan haber bana bir Nasrettin Hoca fıkrasını hatırlattı.Daha önce hiç duydunuz mu bilmem:Hani Nasrettin Hoca bir gün bir leylek görür, daha önce hiç görmemiştir; bilmez, tanımaz leyleği!Bakaaar bakar bişeye de benzetemez.Alır eline makası biraz kanatlarından, biraz ayaklarından biraz da güzelim gagasından keser ve karşısına geçip eserine bakarak:”Hah!Şimdi kuşa benzedin işte!” der ya……
    Sevgiler…

  • esra hanım merhaba buraya yazmayalı uzun zaman oldu bu projenin gelişip türkiye ye ulaşması ne kadar zaman alır bilmiyorum zannımca uzun bir süreç bizi bekliyor o zamana kadar elimden geldiğince şekerime dikkat edeceğim umarım bir an önce hayata geçer bu proje ve bir an önce türkiye ye de ulaşır çünkü bu hastalıkla baş etmek gerçekten zor özellikle bu yaşta daha zor. yine de böyle bir projenin varlığı bile güzel bir umut ışığı yaktı bizlere
    saygılar…

  • Cevap Bırak