Anasayfa Komplikasyonlar Diyabette Göz Komplikasyonları

Diyabette Göz Komplikasyonları

21 5.436 görüntüleme

Diyabetli bireyler diyabette göz komplikasyonları bakımından diyabetli olmayan insanlara göre daha fazla risk altındadır.

Düzenli kontroller ile küçük sorunları kontrol altında tutabiliriz. Eğer büyük bir sorun ile karşı karşıya kalırsak bu sorunları giderebilecek tedavilere hemen başlamak gerekecektir. Ki tedavi yöntemleri gün geçtikçe de ilerleme göstermekte.

Glokom

Diyabetli bireylerin diyabetli olmayan bireylere göre Glokom’a yakalanma riski % 40 daha fazladır. Risk yaş ve kan şekeri düzensizlikleriyle birlikte de artar.

Teorik olarak göz basıncı artmasıyla Glokom oluşur. Bu basınç retina ve optik sinirlere kan taşıyan kan damarlarını kıstırır. Retina ve sinir hasarı nedeniyle de görme yavaş yavaş kaybolur.

Glokom için çeşitli tedaviler vardır. Bazı ilaçlar ile de göz basıncının azaltılması sağlanmaktadır.

Katarakt

Diyabetli bireylerin katarak olma olasılığı % 60 daha fazladır. Genç yaştaki diyabetlilerin katarakt olma olasılığı ve daha hızlı ilerlemesi gibi bir durum söz konusudur.

Katarakt ameliyatları uygulanmakta olan önemli bir tedavi sürecidir.

Retinopati

Diyabetik retinopati, şeker hastalığının neden olduğu retina hastalıkları için genel bir terimdir.

Diyabetik retinopatiyi tek başına bir göz hastalığı olarak düşünürsek hata yaparız. Diyabetik retinopati vücutta kanlanması olan hemen hemen  tüm organları etkileyen diyabetin gözdeki bulgusudur. Ağ tabakada küçük damarlardaki tıkanıklıklar ve damar duvarı geçirgenliğinin artması sonucu beslenme bozukluğu gelişir. Bu beslenme bozukluğunun ağırlığına ve yaygınlığına bağlı olarak hastanın görmesi de etkilenir.

Retinopatinin başlıca iki tipi vardır; Daha erken evre olan nonproliferatif diyabetik retinopati (NPDR) ve de daha ileri evre olan proliferatif diyabetik retinopati (PDR).
Nonproliferatif retinopati
Retinopati en sık görülen formu Nonproliferatif retinopati’dir. Ve her diyabetlinin mutlaka karşılaşacağı bir retinopati formudur.

Proliferatif retinopati
Bazı kişilerde, retinopati, proliferatif retinopati denilen daha ciddi bir formu birkaç yıl sonra ilerler.

Daha tehlikeli olan Proliferatif retinopatide insanlar bazen hiç belirti görülmez. Bu nedenle gözlerimiz bir göz doktoru tarafından düzenli olarak muayene olmalıdır.

Retinopati İçin Riskler Nelerdir?

Çeşitli faktörler retinopati olma olasılığını tetikler;

  • Kan şekeri kontrolü
  • Kan basıncı seviyeleri
  • Diyabetli olmak ve özellikle kaç yıldır diyabetli olduğumuz
  • Genler

Retinopati Belirtileri

Diyabetik retinopati en erken evrelerde hiçbir şikayete yol açmaz. Hatta ileri evrelere kadar hastanın görme şikayeti olmayabilir veya görme kaybı yavaş yavaş ilerlediğinden kişi günlük yaşamını etkileyecek derecede görme bozukluğu gelişene kadar farkına varmayabilir.

Şikayetler genellikle görme bulanıklığı, ani görme kaybı, gözünün önünde uçuşmalardır.

Bir şeyi çok net vurgulamamız lazım, görmeyi etkileyecek derecede diyabetik retinopati bugünden yarına gelişmez.

Tip 1 diyabeti olan hemen herkes mutlaka günün birinde nonproliferatif retinopatiyle tanışacak J Fakat proliferatif retinopatiye yakalanma riski çok daha az olacak.

Bu sebeple özellikle ideal kan şekeri seviyesine en yakın kan şekeri seviyesinde kan şekerimi tutmamız gerekli.

Nasıl tedavi edilir?

Diyabetik retinopatide bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır.

Özellikle diyabetik retinopati tedavisinde büyük adımlar atılmıştır. Lazer ile tedavi yöntemleri de oldukça önemlidir.

Lazerle yapılan tedavi yönteminde kanayan damarlar mühürlenerek kanaması durdurulur.

Önemli : Hiçbir şikayetimiz yoksa bile yılda 1 kez göz dibi muayenesi yaptıralım. Yaptırmayanları uyaralım. (Kaynak: Amerika Diyabet Vakfı ve Türkiye Diyabet Vakfı)

  • eyüp bey merhaba kızım sıla 6 yaşında ve yaklaşık 8 aydır tip 1 diyabetli hastaneden taburcu olduğumuzdan beri balık yağı ve b vitamini hapı kullanıyoruz dr tavsiyesiyle her defasında soruyorum kullanalımmı diye zararı yok kullanın diyor ileride bir zararı olurmu bu vitaminlerin.kan şekerimiz genelde iyi ama bazaen okul grip vs 140 ları hatta 200 leri görüyoruz nadirde olsa ama çocuk bu kurmalı saat gibi olmuyor yani sonuçta organın yapamadığını biz dışardan yapmaya çalışıyoruz birde tüm yorumlarınız genelemi yoksa yaşı büyük diyabetlileremi hitap ediyor bizim gibi yaşı küçük çocuk diyabetlilere tavsiyelerinizi ayrıca rica ediyorum.
    saygılarımla hoşçakalın.

  • Dursun Bey merhaba;

    Öncelikle Sıla kardeşimize geçmiş olsun diyorum..Tabiiki hiçbirşey pankreas organının yerini tutmaz ancak alınacak basit önlemlerle kan şekerindeki oynamaların önüne geçilebilir..Mesela Sıla’nın günlük beslenmesindeki karbonhidratları sadece sebze, meyve, kuruyemiş ve fermante süt ürünlerinden almasını sağlarsanız, bu türden ”sağlıklı karbonhidratlar” kan şekerinde fazla oynamalara yol açmazlar ve kan şekerini fazla yükseltmezler..Unlu ve şekerli gıdalar yani ekmek, pasta, börek, çörek, çikolata ve dondurma gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar ise kan şekerinde fazla miktarda oynama yapabilir ve kan şekerini gereğinden fazla yükseltebilirler..O yüzden bu türden ”sağlıksız karbonhidratlara” dikkat edin..Sıla’nın yediği her öğünde protein de bulunmasına dikkat edin..Kırmızı et, sakatat, köy tavuğu, hindi, balık,yumurta, kefir ve yoğurt gibi doğal protein kaynakları ile beslenmesini sağlayın..Bol sebze ve az şekerli meyve yemesini sağlayın..Sıla’nın beslenmesindeki karbonhidrat ve protein oranı eşit olsun..% 50 protein, % 50 karbonhidrat yani..Bu şekilde Sıla kardeşimiz kan şekerini stabil halde tutabilir..

    Ayrıca balıkyağından muhakkak istifade etmelidir..Balıkyağını aktif maddesi 1000 mg olacak şekilde tüketmeli..Yani EPA + DHEA = 1000 mg olacak..Ayrıca yazın düzenli olarak güneşe çıkmalı, kışın ise günde 1000 IU D vitamini takviyesi almalıdır..Eğer tadını yadırgamazsa, zerdeçalden de büyük fayda görür..

    Ayrıca şunu da belirtmemde fayda var:

    ** Çocuklarda genelde diyabetik komplikasyonlar gelişmez..Bunun nedeni çocuk metabolizmasının daha hızlı çalışması ve damar endotel tabakasının sürekli kendini yenilemesidir..

    ** Kadınlarda diyabetik komplikasyonlar erkeklere göre daha az görülür..Bunun nedeni kadınlık hormonu Östrojen’in antioksidan etkisi ile damarları koruması ve Diyabet’in yol açabileceği hasar riskini azaltmasıdır..

  • Ayrıca eklemeyi unutmuşum..Sıla kardeşimiz eğer İnsülin Pompası kullanmıyorsa muhakkak insülin pompasına geçmelidir..İnsülin pompası bu kardeşimizi hem rahatlatacak hemde kan şekeri oynamalarını ve hipoglisemi-hiperglisemi riskini iyice azaltacaktır..Öte yandan daha az iğne acısı yaşamasına yol açacak ve daha konforlu ve de özgür bir yaşam sunacaktır..

    Sağlıcakla Kalın…

  • Eyup bey sakatat diyabet hastalarina kesinlikle onerilmiyo diye biliyorum ama bu yanlis mi,ben kokorec vs cok severim sirf bu yuzden yemiyorum.bu konuda ne diyceksiniz..

  • Alp Bey merhaba;

    Sakatat deyince kokoreci mi anlıyorsunuz ? Hayır..Böbrek, yürek ve ciğer gibi iç organları kastediyorum..Hayvanın en vitaminli, proteinli ve aminoasitli bölgeleri buralarıdır..Pirzola, biftek falan da iyidir ama organ etleri çok daha faydalıdır..

    Dikkat ederseniz aslan, sırtlan vb etobur hayvanları avı yakaladıkları zaman önce karın bölgesine hücum ederler..Çünkü besinsel değeri en yüksek et orada bulunur..

    Kokoreci ben de yemiyorum..Hiçbir suretle de tavsiye etmiyorum..Çünkü kokoreç ateş karşısında yanarak pişiyor..Yanan herşey kanserojendir..Kokoreç hayvanın yağlı bağırsağından yapıldığı için ve direkt ateşe maruz bırakıldığı için daha çok kanserojendir..O yüzden uzak durmakta fayda var..

    Hayvani gıdalar yenirken daima haşlama, turbo fırın, tavada pişirme gibi direkt ateşe maruz kalmayan pişirme yöntemleri tercih edilebilir..Öbür türlü direkt ateşe maruz kalan etlerde nitratlar ve nitritler türerki, bu kimyasal maddeler sadede diyabetli kişilere değil herkese zararlıdır..

  • doktor Eyüp bey birşey soracaktım.Ben 38 yaşında taksi şöförüyüm bi süre önce yaşadığım halsizlik tatlı düşkünlüğü uykuya meyil gibi şikayetlerden dolayı şeker yükleme testi yaptırdım. 75 gr yüklendi ve limonata gibi içirildi. Sonuçlarım şöyle 0.saat 89 mg 1.saat 217 mg 2.saat 141 mg 3.saat 58 mg/ OGTT 75 gram İnsülin Değerleri İnsülin O.saat 6,11 u 1.saat 29 u 2.saat 81 u 3.saat 3,63 u. Hastanedeki doktorlara gösteremedim barkod almadan bakmıyorlar daha yeni aldım sonuçları çıktı olarak.En erken randevu 13 gün sonrasna. Şunu bi yorumlarsanız süper olur benim için. Genelde dürüm döner sosisli sandivüç yiyorum gün içinde sabahları normal kahvaltı edemediğim zaman poğaça yiyorum akşamları kimizaman hamur işi kimizaman pilav yiyorum. Gece yemek yediğimde çok oluyo. Neyapmam lazım boyum 170 kilom 89.

  • Merhaba eyup bey,kokorec vs yazmistim yani iste ciger bobrek yurek vs sakatat kokorec pisme anlaminda sagliksiz olabilir benim asil merak ettigim hadi sizinde gonlunuz olsun madem ciger yurek bobrek yani sakatat diyabetlilere yasak midir ?anladigim kadariyla yasak degilmis ilginize tesekkurler..

  • Hasan Bey Merhaba;

    Öncelikle geçmiş olsun..OGTT sonuçlarınızda erken faz insülin cevabında bozulma var.. Yani 2.saatteki insülin değeri, esasında 1.saatte olmalıymış. Sizde tam tersi olmuş. Teşhis belli : Diabetes Mellitus..Yani Şeker Hastasısınız..Açlık şekeriniz kaç olursa olsun 1.saatteki 200 mg/dl üstü değer bu teşhisi doğruluyor..Bunun hiç tartışmaya açık bir tarafı yok..

    Yüksek bir ihtimalle Diyabetinizin türü Tip-2 Diyabet..Ancak gene de kanda IAA, ICA, Anti-GAD, IA2A, ZnT8, Anti-TPO, Anti-TG gibi otoantikorlara baktırmak ve Kortizol, ACTH, Adrenalin, Growth Hormon, TSH, T3, T4,Total Testosteron, Serbest Testosteron, FSH, LH, Androstenedion, DHEA, DHEA-S, Estradiol vb gibi hormonların tümüne bakmak gerekir.. Sekonder Diyabet ve LADA diyabet ihtimalini ekarte etmek gerekir..Eğer imkanınız varsa ve bu testlerde bir bulgu bulunamazsa MODY Diyabet yönünden genetik tarama yaptırmanızı da tavsiye ederim..Ayrıca C-Peptit, HbA1C, Rutin Biyokimya, Hemogram, 25 OH Vitamin D3, Vitamin B12 gibi testlerin çalışılması ve Tam Batın USG, Tiroid USG gibi görüntüleme tetkiklerinin de uygulanması lazım..Bunların hepsi 2 saat içinde sonlandırılacak basit işlemlerdir.

    Başka hekimler bu tür tahlilleri gereksiz bulabilir ve standart bir tedavi verebilirler..Ancak ben o görüşe katılamıyorum..Diyabetin türü çok önemli..50 çeşit Diyabet türü var..Mesela LADA diyabetin ilk zamanlarında Tip-2’e diyabete benzer bir tablo ortaya çıkıyor..Kişi, genç yaşta ve aşırı kilolu olmamasına rağmen garip bir biçimde C-peptit düzeyleri azalıyor ve Glukoz intoleransı başlıyor..Bu durumdayken şüphelenip otoantikorlara baktırmak çok önemli..Bazen otoantikorlar negatif gözüküp ileride pozitifleşebiliyor..O yüzden senede bir baktırmak lazım 3 sene boyunca..Hangi tür bir diyabete sahip olduğunuzu bilirsek hem hastalığın prognozu hakkında net tahminlerde bulunabiliriz hem en uygun tedavi protokolünü seçeriz. Mesela LADA türü diyabete sahip olanlara direkt olarak İnsülin Tedavisi başlanmalıdır.. O yüzden ayırıcı tanıya gitmek çok önemli.. Böyle yaparsak sizin çocuklarınızın risk altında olup olmadığını biliriz..Ona göre önlemimizi alırız..Çocuklarınızın güneşlenmesine ve beslenmesine özel olarak dikkat ederiz..

    Size dönecek olursak…Şu anda hiçbir medikal tedavi gerekmiyor..1 sene boyunca sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapıp; OGTT testini tekrar etmelisiniz.

    Bunun dışında yapmanız gerekenler:

    ** Göbek çevresini 90 cm’in altına indirmek : Yani santral obeziteden kesinlikle kurtulmak gerekiyor..Santral obezite dolayısı ile karın bölgesinde biriken yağlar zamanla pankreas ve karaciğer üzerinde çok toksik bir etki gösteriyorlar..Bu durum en başta diyabet olmak üzere bir dünya metabolik soruna yol açıyor..

    ** Sağlıklı Şekilde Beslenmek: Diyetinizden unlu ve şekerli mamülleri yavaş yavaş çıkartmak..Bu türden gıdalara olan bağımlılıktan kurtulmak..Karbonhidrat ihtiyacınızı sadece sebze, meyve, kuruyemiş, fermante süt ürünleri gibi sağlıklı karbonhidratlardan karşılamalısınız..Ayrıca zaman içinde diyette protein-karbonhidrat oranını yüzde 50- yüzde 50 seviyesine getirmelisiniz..Kırmızı et, sakatat(kokoreç hariç), köy tavuğu, balık, yumurta gibi gıdalar sağlıklı protein kaynaklarıdır..

    ** Günde en az 10,000 adım atmalısınız..Yani tempolu yürüyüş yapmalısınız..Bunun için ”zaman bulamamayı” bahane etmemeli ve gerekirse sabah erken kalkarak işe gitmeden önce bu yürüyüşleri yapmayı alışkanlık haline getirmelisiniz..İlk başlarda zor gelse de zamanla alışacaksınız..Zaten sağlığınız için başka çareniz yok..

    ** Gece uyuyup, gündüz kalkmak : Eğer gece vardiyasında çalışıyorsanız ya çalışma saatlerinizi değiştirin yada başka bir işe geçiniz..Çünkü gece çalışıp gündüz uyuyanlarda Melatonin-Kortizol balansı bozuluyor. Kortizol’ün miktarı artıyor..Kortizol miktarının artması ile insülin direnci ve insülin sekresyon bozuklukları yani Tip-2 Diyabet ortaya çıkabilmektedir..O manada çok dikkat etmek gerekir.

    ** Gece yemek yememek : Asla geceleyin saat 20:00’den sonra yemek yemeyin..Çünkü gece yemek yediğiniz zaman bu durum hem beta hücrelerinde yorulmaya, daha yüksek tokluk şekeri değerlerine, glukoz toksikasyonuna vs yol açacak ve beta hücre rezervini zamanla azaltacaktır..Bu durum Tip-2 Diyabet için ciddi risk faktörü oluşturacaktır..

    ** Üst Üste Yemek Yememek : Ne yerseniz onu öğün içinde yemelisiniz..Asla üst üste yemek yememelisiniz..Saat 08:00’de kahvaltı edip saat 09:00’da bir çikolata yememelisiniz..Böyle yaptığınız zaman hem beta hücrelerini yormakta, hem kapasitelerini azaltmakta hemde insülin sekresyon dinamiği kontrolden çıkmaktadır zamanla…

    Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar..Sakın uzun yazdığım için söylediklerimi uygulamak çok zor gelmesin..Ben bile bu önerileri yaşam tarzı haline getirdim..İlk başlarda zorlanırsınız ama sonradan alışırsınız..İlk 3-5 aylık uyum süreci önemli..

    Genelde Tip-2 diyabetli insanlarda ”Bir ilaç yutayım..Diyet ve spor yapmayayım” düşüncesi vardır..Bu düşünce tamamen yanlıştır..Hiçbir ilaç diyet ve sporun yerini tutamaz..Sağlıklı beslenme ilkelerinin yerini tutamaz..

    Sonuçlarınızı alınca yazarsınız…

    İyi günler..

  • Alp Bey merhaba;

    Kokoreç haricindeki sakatatlarda sorun yok..Yeterki düzgün pişirilmesin ve direkt ateşe maruz kalmasın..Turbo fırın, düdüklü tencere, tava gibi direkt ateşe maruz kalmayan pişirme yöntemleriyle pişirilsin yeterki..

    Yürek, Böbrek, Ciğer, Uykuluk vb gibi sakatat ürünleri düzgün pişirildiği ve sebzeyle kombine edilerek tüketildiği takdirde çok faydalı besinlerdir..Dİyabet hastaları da rahatlıkla tüketebilir..

    Ama dediğim gibi iyi bir salata çok önemli..Bir porsiyon ete karşılık 3 porsiyon salata yiyorum ben mesela..3 değişik türden salatayı doğrayıp, bir kaseye koyup bol zeytinyağı ve limon sıkarsanız; hem yediğiniz yemeğin lezzetini arttırırsınız, hem salatadan ek vitamin alırsınız hemde daha çabuk doyarsınız..

    Ama kokoreci tavsiye edemeyeceğim..Hem dışarıda satılması, hem direkt ateşte pişmesi hem hangi hayvanın ürünü olduğunun belli olmaması hemde satılamadığı zaman bekletilmesi çok negatif olaylar..Tavsiye etmem kokoreci..

  • eyüp bey benim oğlum 5,5 yaşında ve 2,5 aylık tip diyabetli. antikor testi negatif çıktı. yani pankreasın beta hücrelerine saldıran antikorlar kanda bulunamadı. doktor tip 1 diyabetlilerin yüzde 15 inde bu durumun gözlendiğini söyledi. sekonder diyabet olabilir mi ?

  • Tesekkurler eyup bey yalniz ben 178 cm boyunda ve 58 kiloda 29 yasindayim..bana hep hakli olarak sikayet ettiginiz gibi once biri endokrin digeri ic hastaliklari uzmani olmak uzere sirayla mody ve tip 2 teshisleri koyuldu ve 2×1000 mg metformin teavisine basladilar ,hatta 3. Doktor bana metformin kilo verdirmez diye iddalarda bulundu..ben artik kilo falan alamiyorum beyaz ekmek yememege calisuyorum pirinc pilavi keza oyle ,vucut kitle indexim 18 lerde ve acikcasi bu beni cok rahatsiz ediyo ,acik soylemem gerekirse diyetisyenlerede pek itimadim yok tabiki istisnalar vardir ,o yuzden ben doner kokokec ciger vs yiyorum ,metformin gercekten iyi bi ilac sisman olsam inanin devam ederim,en son gittigim g prof bana simdilik 12 unite gunde bir kez insulin verdi levemir,aclik sekerim stabil 80 90 civarinda ,metformine simdilik yine devam max tokluk 150 civari ,birde devit 3 gunde 10 damla balik yagi verdi gunde 1 gr ama hala zayifim ne yapi cam doktir bey bu konuda baya bi kafam karisik..ne onerirsiniz..tesekkurler

  • Eyup bey bu arada aclik;insulin 5.30,Gada;111,25 OH vitamin D;13.10,SI 32.75 (referan degerlerinin cok altinda).c peptit;0.94,SI 0.31 (ref. Degerleri icinde),anti tiroglobulin;<10,anti tpo ;12 bu degerlere gore sizce bu lada diyabetmidir ?tesekkurler…

  • Servet Bey;

    Geçmiş olsun..Sizin çocuğunuzda hangi otoantikorlara bakıldı ? Normalde bizim bazı hastaneler sadece Anti-GAD otoantikoruna bakıyorlarki bu çok yanlış..Otoimmun diyabetlerde IAA, ICA, Anti-GAD, IA2A ve ZNT8’e bakılmalıdır..Bunlardan birinin pozitif olması bile otoimmun diyabetin lehine bir bulgudur ve Tip-1 Diyabet tanısını destekler..

    Ancak bazen kimi tip-1 diyabetli hastalarda otonatikorlar negatif görülebilmektedir..Ancak otoantikorların negatif olması Tip-1 Diyabet’i ekarte etmez..C-peptit düzeyi 0,3 ng/ml seviyesinin altındaysa yüksek ihtimalle Tip-1 Diyabet yada LADA diyabet durumu sözkonusu olur..Zaten sizin çocuğunuzun yaşı çok ufak..O yaşta genelde Tip-1 Diyabet olur..

    Sekonder diyabet ise başka bir hormonal hastalığın kan şekeri regülasyonunu bozması ile ortaya çıkar..Patoloji ortadan kalkınca diyabet de ortadan kalkar..Akut yada Kronik Pankreatit, Kistik Fibroz, Grade-3 ve üzeri Karaciğer yağlanması, Pankreas Kanseri, Hipofiz bezi tümörleri, Cushing Sendromu, Akromegali, Hipertiroid, Paratriod bezi hastalıkları gibi hormonal hastalıklar sıklıkla sekonder diyabete yol açabilirler..Ancak sekonder diyabette klinik tablo daha çok Tip-2 Diyabete benzer..

    Tüm bunların kararını ancak Endokrinoloji servisi verir..İyi bir hastanenin endokrinoloji servisine başvurursanız gerekli alakayı gösterirler..Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız Samatya Hastanesi yani İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni öneririm..Biraz kalabalıktır ama çok kapsamlı testleri ücretsiz olarak yapabilmekteler bu hastanede..

    Öte yandan çocuğunuzun Tip-1 Diyabet olduğu kanıtlanırsa, sağlıklı bir beslenme biçimi uygulamasını ve İnsülin Pompasına geçmesini şiddetle tavsiye ederim..İnsülin Pompası diyabetin en iyi ve en yanetkisiz tedavisidir..

  • Alp Bey merhaba..

    Açıkçası durumunuz biraz karmaşık..Ne tür bir diyabete sahip olduğunuzu kestirmek zor..C-Peptit düzeyiniz biraz azalmış gibi sanki..Normalde minimum 1,00 ng/ml olması arzulanır..Bence siz bir araştırma hastanesinde Anti-GAD, IAA, ICA, IA2A ve ZnT8 gibi otoantikorlara bir baktırın..Ayrıca tokluk insülin değerleriniz kaç ? Bu çok önemli bir bilgi..Çok ama çok kilit bir bilgi bu..Mesela 6-7 dilim beyaz ekmek, reçel, kesme şekerli çay, peynir ile bol karbonhidratlı bir yemek yiyip 1.ve 2.saat tokluk insülin değerlerinize baktırırsanız çok değerli bilgiler elde edersiniz..Yada daha pratik olması açısından 75 gramlık bir OGTT yaptırım 0,1,2 ve 3.saatlerde Glukoz ve İnsülin değerlerine baktırabilirsiniz..

    Tokluk insülin değeri açlıktan daha önemlidir..Açlık insülini klinikte çok değerli bilgi vermez çünkü endojen insülinin yarılanma ömrü maksimum 15 dakikadır..C-Peptit’in 30 dakika civarıdır..Dolayısı ile sadece bazal değerlere bakıp bir yorumda bulunmak mümkün değil..

    Bence siz bu testleri yaptırıp durumunuz varsa endokrinoloji uzmanı Prof.Dr.Hasan İlkova’ya bir muayene olun..Kendisi uluslararası arenada çok iyi tanınan, Diyabet konusunda dünya çapında çalışmalara imza atmış, değerli bir bilimadamımızdır..Size çok faydası dokunur..

    Ama ilk etapta Ant-GAD, IAA, ICA, IA2A, ZnT8, Anti-TPO, Anti-TG gibi otoantikorlara, tokluk insülin değerlerine, rutin biyokimya testine, hemograma, hormon testlerine, HbA1C ve C-Peptit düzeyine baktırmanız gerekecek..Özellikle de tokluk insülin seviyeleriniz çok önemli..

  • Eyup bey 9 ay once anti gad degerim 16.5 idi suanda 111 olmus bunun sebebi cipralex diye bi ilactir onu bana seker hastasi olmami soylememe ragmen veren doktora hakkimi helal etmiyorum

  • Bu arda anti tpo ve anti tg normal degerler arasinda gozukuyo 8 ay once c peptid duzeyim 1.9 idi,cumartesi gunu samsun 19 mayis universitesinden bi profla randevum var ama onunda cok bisey soyleyecegini tahmin edemiyorum cok tesekkurler bilgileriniz icin..

  • Alp Bey;

    Siz tahlillerinizi yaptırıp sonuçlarını alarak iyi bir endokrin uzmanına muayene olun..Ben Prof.Dr.Hasan İlkova’yı öneririm çünkü durumunuz fazlası ile karmaşık..Standart bir endokrin uzmanı işin içinden çıkamayabilir..

  • Cok tesekkurler doktor bey,dediginiz doktoru arastirdim ancak durumumun iyi olmasini gerektiren doktorlari pek tercih etmekten yana degilim,kocaeli ankara ve samsun olmak uzere 3 tane proftan randevu aldim,dediginiz tahlilleri yaptirip hepsinede gosterecegim,degerli bilgilerinizi paylastiginiz icin cok tesekkur ederim cok sagolun .

  • Cevap Bırak