Anasayfa Diyabetli Hakları Diyabetli Olarak Büyümek Zor; Erişkinliğe Geçiş ve İş Sahibi Olmak Kolay Mı?-Bölüm3

Diyabetli Olarak Büyümek Zor; Erişkinliğe Geçiş ve İş Sahibi Olmak Kolay Mı?-Bölüm3

0 2.583 görüntüleme

Tip 1 diyabette engellilik tanımlanması ve işe girme gibi sorunları

Ülkemizde son yıllarda “engelli” haklarında önemli ilerlemeler olmuş, bu kapsamda belirli bir oranın üzerinde “engelli” olduğu saptanan kişilere iş imkânı (engelli kontenjanı), emlak vergisi muafiyeti, toplu ulaşımlarda indirim, ücretsiz hızlı trene binme, ücretsiz otopark ve erken emeklilik gibi avantajlar sağlanmıştır. Bu haklar engelli raporu alınınca otomatik olarak sağlanmamakta, ilgili kurumlara başvuru gerekmektedir. Öte yandan engelli olarak işe girmenin emekli maaşının düşük olması ve toplumun bakışından “rahatsız olma” gibi dezavantajları da bulunmaktadır.

Komplikasyon gelişmemiş Tip 1 diyabet klasik engellik tanımına uymamakla birlikte, günde en az 4 kez kan şekeri ölçümü ve insülin tedavisi, kan şekeri oynamalarının getirdiği günlük hayat etkilenmeleri gibi faktörler Tip 1 diyabetlilerin yaşam boyu önemli zorluklar taşıdıklarını göstermektedir. Öte yandan iş sahipleri ve/veya firmaların insan kaynakları yetkilileri Tip 1 diyabetli olmayı o kişinin yeteneğinden bağımsız olarak “negatif” bir durum olarak görmekte ve bazı diyabetlilerin hak ettikleri işlere giremedikleri gözlenmektedir. Bu konu çalıştayda ayrıntılı olarak tartışılmış ve aşağıdaki belirlemeler yapılmıştır.

1- Engelli raporu olmadan verilen kronik hastalık raporu etkili değildir.

2- Engelli denilince akla kronik hastalar gelmemektedir. Engellilikle ilgili toplumsal algının değişmesi için farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.

3- Diyabetlilerin haklarının biliyor olması önemlidir. Bunun için çeşitli bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.

4- Engelliliğin bir hak olduğunu anlatmak ve bu anlamda farkındalık yaratmak gerekmektedir.

5- Toplumun engelli algısından dolayı diyabetlilerin bir kısmı engelli sayılmak istememekte, engelli raporu alınınca damgalanmaktan korkulmaktadır.

6- “Eksiklik” algısı nedeniyle engelli kadrosundan işe girilmiş olmasına rağmen bu kadrodan girildiğinin bilinmesi istenmemektedir.

7- Engelli kavramı altında bulunmak hem avantaj hem dezavantaj içermekte, engelliliğin toplumsal algısından çekinilmektedir.

8- Engelli kontenjanından işe girilmesi halinde bu kontenjanın diyabetliler tarafından doldurulup diğer engellilerin bu kontenjandan yararlanamayarak hak kaybına uğrayıp uğramayacakları da değerlendirilmesi gereken bir başka konudur.

9- İşverenlerin diyabetle ilgili olarak bilgilendirilmesi ihtiyacı vardır. Bu anlamda işverene bilgilendirme mektupları yazılabilir ve bu mektup engelli raporu ile birlikte işverene ulaştırılabilir.

10- Diyabetliler tarafından alınan engelli raporu onların normal bir bireyin yaptıklarını yapamadığı veya yapamayacağı anlamına gelmemektedir.

11- Diyabetliler engelli raporu aldıktan sonra mutlaka engelli kadrosundan işe başvurmak zorunda değildir. Engelli kadrosundan işe başvurmak, kişinin kendi isteğine bağlıdır.

Sonuç

Ülkemizin gelişmişlik düzeyi ve şimdiye kadar sağlanan haklar göz önüne alındığında az sayıdaki Tip 1 diyabetli çocuk ve gençlerin sorunlarını hızlı bir şekilde çözmek mümkündür. Bu konuda SGK ve Sağlık Bakanlığı yetkililerin çabaları ve konuyu sahiplenmeleri büyük bir memnuniyet yaratmaktadır. Önümüzdeki aylarda öncelikler belirlenerek somut adımlar atılmalı ve diyabetli çocuk ve gençlerin yaşam boyu bakımının iyileştirilmesi sağlanmalıdır. (Kaynak: Diyabetli olarak büyümek zor; erişkinliğe geçiş ve iş sahibi olmak kolay mı?)