Anasayfa Genel Bilgiler Diyabeti Anlatacak “10 Şeker Yönetmen” Aranıyor

Diyabeti Anlatacak “10 Şeker Yönetmen” Aranıyor

7 3.025 görüntüleme

Anadolu Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Türkiye Diyabet Vakfı ve Lilly İlaç, diyabet konusunda kamuoyunda farkındalığı artırmak ve tedavinin önemine dikkat çekmek amacıyla “10 Şeker Yönetmen Aranıyor” başlıklı kısa film yarışması düzenliyor.

10-seker-yonetmekİletişim Fakültesi öğrencilerine açık olan yarışmaya katılma hakkı kazanan 10 yönetmen adayı, Eskişehir’deki film kampına davet edilerek filmlerini çekme imkânı bulacak.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi, Türkiye Diyabet Vakfı ve Lilly İlaç’ın ortak girişimiyle Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen “10 Şeker Yönetmen Aranıyor” Kısa Film Yarışması, gençler aracılığıyla ülkemizin en önemli sağlık sorunlarından biri olan diyabete kamuoyunun dikkatini çekmeyi hedefliyor. 

“Kurmaca, Belgesel ve Kamu Spotu” başlıkları altında üç ayrı kategoride yapılacak Kısa Film Yarışması’na iletişim fakültesi ve güzel sanatlar fakültesi sinema televizyon bölümü öğrencileri 30 Ekim 2013 tarihine kadar info@10sekeryonetmen.com  adresine bir sayfalık diyabet konulu sinopsis göndererek başvuruda bulunabilirler. İletişim fakültesi öğretim üyeleri tarafından yapılacak ön elemenin ardından seçilen 10 aday yönetmen, 11-16 Kasım 2013 tarihleri arasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Kampüsü’nde eğitim ve çalıştaylar içeren kampa alınacak. Genç yönetmenler bu kamp süresince, sundukları sinopsisleri de maksimum 5 dakikalık bir kısa filme dönüştürme imkânı bulacak.

Birinciye 5 bin TL

Düzenlenecek yarışmada dereceye giren filmler Maltepe Üniversitesi’nde 29 Kasım 2013 tarihinde yapılacak ödül töreninde duyurulacak. Yarışmada birinciye 5 bin, ikinciye 3 bin 500 ve üçüncüye 2 bin TL ödül verilecek. Yarışmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için yönetmen adayları www.10sekeryonetmen.com sitesini ziyaret edebilir ve katılım koşulları hakkında daha fazla bilgi edinebilirler.

Türkiye’de diyabet alanında ilk kez böyle bir proje düzenlendiğine dikkat çeken Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Nezih Orhon, “Diyabet ve iletişim alanında, konusunda uzman ortaklarımızla ülkemizin önemli sağlık sorunlarından biri hakkında farkındalık yaratabilir, sorunun çözümüne katkı sağlayabilirsek ne mutlu bize“ diye konuştu. Orhon, “Gençlerin özellikle böyle önemli bir konuya dikkat çekmesi ve bu konuda duyarlılık oluşturma konusunda çalışmalar yapmasının ülkemiz için çok değerli bir çabayı ortaya koyacağını düşünüyorum” dedi.

Proje ortaklarından Lilly İlaç’ın Kurumsal İlişkiler Direktörü Nurgün Örgen de Lilly olarak ilk insülinin tıbbın hizmetine sunulması için verdikleri destekten bu yana, 90 yıldır, diyabet hastalarının kişisel ihtiyaçları doğrultusunda çok sayıda öncü tedaviyi hayata geçirdiklerini söyledi. Nurgün Örgen, “Bu projede bizi en çok heyecanlandıran, gençlerin gözünden ve onların enerjisiyle diyabet konusuna yaklaşmamızdır. Uygulamaya koyduğumuz tüm proje ve programlarımızda hedefimiz, hastalık yönetiminin en iyi şekilde yapılmasını sağlayarak ülkemizin sağlık politikalarına destek olmak ve daha sağlıklı bir toplum yaratmaktır” diye konuştu. Diyabetle mücadelenin çok yönlü ve uzun soluklu bir strateji gerektirdiğine dikkat çeken Örgen, “Bu projeyle, diyabetin hastaların, hasta yakınlarının ve sağlık mesleği mensuplarının hayatını nasıl etkilediği konusunda daha iyi bir anlayışa sahip olabileceğimize inanıyoruz” dedi.

Çağın salgını diyabet, 10 yılda yüzde 100 arttı

Diyabet, vücutta pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Organlarda hasara neden olan ve hayati sonuçlar doğuran diyabet, Türkiye’de son 10 yılda yüzde 100 arttı. Yaklaşık 7 milyon kişiyi etkileyen diyabet, günümüzün yaşam ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle tüm yaş gruplarında hızla yaygınlaşıyor. Diyabet, Dünya Sağlık Örgütü tarafından çağın salgın hastalığı olarak kabul ediliyor. (Haber kaynak: http://yurthaber.mynet.com)

Esra’nın Yorumu 

Sloganı pek hoşuma gitmese de güzel bir çalışma olacağını ümit ediyorum.

Ayrıca keşke sadece Sinema-Televizyon öğrencileri başvuruda bulunmasaydı. Bizler Sinema-TV mezunu olmasak da işin içerisinde olduğumuz için daha inovatif ve gerçekçi fikirler üretebiliriz diye düşünüyorum.

‘’Gerçi biraz geç kalınmış bir yarışma. Biz kısa filmimizi hazırladık. 26 Ekim’deki toplantımızda yayınlayacağız. Umarım beğenirsiniz 🙂

Ama tabii ki daha önceleri de söylediğimiz gibi kısa filmlerin çekilecek olması insanlarda farkındalık yaratılması için çok önemli ve desteklenmesi gerekir.’’

 

 

 

 

  • Merhaba,

    Keşke bizlerinde katılma imkanı olsaydı. Hazırladığımız kısa film’i yarışmaya sokardık. Kısmet değilmiş.

    Gençlere kolay gelsin.

  • AMA böyle de olmaz ki. 🙁
    Siteye bakınıyordum, neden sadece sinema-tv öğrencileri katılma koşulu aranıyor ki, diye düşünürken, sitenin tasarım, geçiş açısından neden sadece iletişim Fakültesi öğrencilerini aldıklarını anladım.
    Eşref abi sen boşver onları, onlar senin kabiliyetinin altında ezilirler. 😉
    Esma’ya bu habere az önce telefondan verdim.
    -Hemen hazırlıklara başla, gelince çekip göndericez dedi.
    -Hayır sen çekemezsin sadece iletişim fakültesi öğrencilerine özel dedim 😀
    aynen tahtagurusu gibi,
    -Bak şimdi hem sana, hem de bunu şart koşana diyorum ki ……………………………………… sen anla.
    Şimdi kalabalıktayım rahat konuşamıyorum, akşama devam edicem dedi.
    Çekenlere kolay gelsin.Allah çektirmesin 🙂

    • Hatice Hanım,

      Halen öğle yemeği masasındayım. Yorumunuzu okudum. Attığım kahkaha fenaydı. Dışarıdan duyulabilecek bir ses 🙂

      Aslında bu tarz bir projeye başlanmadan önce hedef kitlenin dışında ayrıca hedef kitleden de katılım alınmalı. Zaten içimizde bu işi iyi yapabilecek bir Esma, bir Hatice ve bir Eşref be beyin takımı var 🙂

      26 Ekim’deki kısa film 1 dakika. Beni çok sarstı. Birkaç görsel düzenlemesi olacak. Umarım o gün hepimiz izlemekten ‘acı’ duyarken farkındalığını arttıracağız.

      Zira diyabette bazı ünlü doktorlar ağlamalı çalışmalara onay vermiyormuş 🙂 Tip-1 diyabet bu kadar zorken nasıl halay çekilebilir ki?

      Sevgiler

  • Cevap Bırak