Anasayfa Tip-1'im Çölyak ve Tip-1 Diyabet

Çölyak ve Tip-1 Diyabet

10 11.740 görüntüleme

Geçtiğimiz pazar günü özellikle Çölyak hastalarının yemek zorunda oldukları ve benim de merak ettiğim Glütensiz ekmekten aldım.

Aldığım ekmek 300 gr ağırlığında ve 5 TL idi. Fiyatı pahalı. Ki aynı zamanda Çölyak hastalığı olan bireylerin sadece ekmeklerine özen göstermeleri yetmediği için diğer besin maddelerinin getirdiği maddi yük ve zorlukları düşündükçe aklım beynimden çıkar gibi oluyor. Aynı zamanda bir de birey hem tip-1 diyabetli hem de Çölyak hastası ise. Daha bi kötü oluyorum.

Tadı normal beyaz ekmekten farksız. Ancak ekmek elinizde parçalanıyor. Çünkü glüten yapıştırıcı özelliği olan bir madde. Eeeee. Glüten olmayınca da ekmeğin dağılması çoook normal. Evimizdeki glütensiz ekmeğin fotoğrafını çekerek de bu yazının fotoğrafı yaptım.

Bugün biraz tip-1 diyabetli bireylerde sıkça görülebilen Çölyak hastalığını sizlere yararlandığım kaynaklar aracılığı ile anlatacağım. Aramızda Çölyak hastalığı olan bireyler ya da yakınları da varsa lütfen onlar da bize yazsınlar.

Ki halen Tip-1 Diyabet ve Getirdiği Diğer Hastalıklar başlıklı yazımızda bahsettiğm üzere tip-1 diyabetle beraber gelen hastalıkları ve komplikasyonları olan arkadaşlarımızdan da yaşadıklarını anlatmalarını beklediğimi belirtmek isterim.

Çölyak hastalığı bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Çölyak hastalığı olan insanlar; buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan bir protein olan ‘gluten’ e karşı hassasiyet gösterirler.

Ekmekten dondurmaya yağdan meyveye yüzlerce yiyecekten uzak durulması gereken bir hastalık Çölyak. Üstelik çok yaygın. Günümüzde her yüz kişiden birinin sorunu haline gelen çölyak hastalığının nedeni, yiyeceklerin içinde bulunan gluten maddesi. Vücudun gluteni tolere edememesiyle ortaya çıkan çölyak,  çok farklı belirtiler vermekte ve tedavi edilmediğinde ölüme bile neden olabilmektedir.

Sebepsiz yere şişkinlik, karın ağrısı, deri döküntüsü, mide bulantısı, kemik erimesi ya da gelişme geriliği… Birbirinden çok farklı olan bu belirtiler alakasız gibi dursalar da çölyak hastalığının habercisi olabiliyor. Bu şikayetlerden birinin bile yaşanıyor olması mutlaka çölyak açısından değerlendirilmeyi gerektiriyor. Çünkü hastalar çoğu zaman belirtilerin hepsini bir arada yaşamıyor. Tanı konulamadığı için gerekli tedavi yapılmadığı takdirde ise ölüme bile neden olabiliyor.

Çölyak hastalığına yol açan en önemli neden, pek çok yiyecekte bulunan gluten maddesinin vücut tarafından tolere edilememesi. Bu durum, basit bir kan tahlili ile anlaşılabiliyor. Kan tahlilinde bir takım antikorların pozitif çıkması durumunda ise bir sonraki aşama, endoskopi oluyor. Çölyak hastalığının kesin tanısı endoskopi sırasında alınan biyopsinin patolojiye gönderilmesi ile ortaya çıkıyor. Patoloji sonucunda çölyak hastası olduğu kesinleşen kişinin de tedavi için mutlaka glutensiz yaşama alışması gerekiyor.

100 KİŞİDEN BİRİ ÇÖLYAK HASTASI

10 yıl öncesine kadar 250 kişiden birinde rastlanan çölyak hastalığı günümüzde 100 kişiden birinde görülüyor.  Bu artışın en önemli sebebi ise hastalığın eskiye oranla çok daha iyi biliniyor ve doktorlar tarafından tanı koyulabiliyor olması.

Ayrıca bazı başka hastalıklarda da çölyak hastalığı sıklığının artmış olduğu gösterilmiştir. Bunların başında tip-1 diyabet ve genetik bir hastalık olan down sendromu gelmektedir. Tip-1 diyabetli hastalarda Çölyak hastalığına sık rastlanır. Bu birliktelik her iki hastalığın patogenezinin genetik-otoimmün genetik otoimmün temellere dayanmasından kaynaklanabilir.

GLUTEN MİKTARININ ARTMASI ÇÖLYAK HASTALIĞINI TETİKLEYEBİLİYOR

Genetik bir hastalık olan çölyak, her yaşta ortaya çıkabiliyor. Glutene karşı duyarlılığı olmadığını düşünen birinde çevresel faktörlerin etkisiyle aniden çölyak ortaya çıkabiliyor. Beslenme düzeni nedeniyle yoğun gluten almak bu hastalığın tetiklenmesinde çok önemli bir etken.

ÇOCUKLARDA TANI DAHA KOLAY KONULUYOR

Çölyak her yaşta ortaya çıkabilen bir hastalık. Ancak çocukluk çağında çölyak tanısı koymak çok daha kolay. Sebepsiz karın ağrısı, alerji, inatçı kusma, deri döküntüsü, tedaviye rağmen düzelmeyen kansızlık ve gelişme geriliği gibi belirtiler çölyak hastalığının göstergesi olabiliyor. Ancak erişkinlerde tanının koyulması çocuklardaki kadar kolay olmuyor. Çünkü yetişkinlerde bu belirtilerden sadece biri de görülebiliyor.

ANNE SÜTÜ ÇÖLYAK HASTALIĞINA KARŞI DA KORUYUCU

Bebeklerin ilk 6 ay mutlaka sadece anne sütüyle beslenmeleri, 1 yaşına kadar da kesinlikle inek sütü içmemeleri gerekiyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki anne sütüyle beslenmeyip erken dönemde inek sütüyle tanışan çocuklarda çölyak görülme riski çok daha fazla. Anne sütünde çölyak hastalığına karşı koruyucu maddeler bulunuyor. Bu nedenle ileriki nesillerin çölyak hastalığına yakalanma ihtimalini düşürmek için ilk 6 ay anne sütü vermek, unlu gıdalara mümkün olduğunca  6 aydan önce başlamamak, 6 ay sonrasında  ise anne sütü yeterli değilse ona en yakın olan keçi sütüyle bebeği beslemek gerekiyor. Bu sayede çocuklarda çölyak hastalığına karşı çok iyi bir bağışıklık sistemi oluşabiliyor.

LEZZETLİ OLAN HER GIDANIN İÇİNDE GLUTEN BULUNUYOR

Gluten başta buğday, yulaf, çavdar ve arpa olmak üzere birçok gıdada yer alıyor. Ayrıca kıvam artırıcı özelliği nedeniyle de pek çok ürünün içeriğine ekleniyor. Mayayı kabartıyor, yoğurda kıvam veriyor, ekmeğin bayatlamasını geciktiriyor, salçayı toklaştırıyor, sakıza yapıştırıcı özelliğini veriyor.

ÇÖLYAK HASTALIĞININ TEK TEDAVİSİ DİYET

Hastaların hayatından glutenli ürünler çıkartıldığında iki hafta içerisinde bağırsaklarda iyileşme görülmeye başlanıyor.  Ancak bu durum tüm çölyak hastalarında bu kadar hızlı olamayabiliyor. Bu hastalarda iyileşme diyete rağmen 1 yıla kadar uzayabiliyor. Ayrıca diyetin yanı sıra kansızlık veya vitamin eksikliği saptanan hastalara demir ve vitamin takviyeleri de birkaç ay yapılabiliyor. Çölyak hastası olanların mutlaka glutensiz ürünlerin tercih etmeleri gerekiyor. Çölyaklı çocukların da mutlaka anneleri ve öğretmenlerinin glutensiz hayatı öğrenmeleri ve bu durumu çocuğa aktarmaları gerekiyor.

ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA İLAÇLA TEDAVİ EDİLEBİLECEK

Çölyak hastalığının tedavisi için araştırma aşamasında olan bazı ilaçlar var. Önümüzdeki dönemde bu ilaçların etkinliği kanıtlandığı ve kullanılmaya başlandığı takdirde tedavi çok daha kolay hale gelebilecek. Hastalar bu ilaçları aldıklarında glutenli ürünleri yiyebilecek. Çünkü ilaç gluteni zararsız hale getirecek.

GLUTEN İÇERMEYEN  GÜVENİLİR YİYECEKLER

Mısır, Pirinç, Patates, Kestane unu, Nohut unu, Soya unu, üzüm çekirdeği unu, tapioka, Yumurta,Reçel, Bal, Baharat ve bitki içermeyen  sirke çeşitleri. meyve sirkesi, Balık, balık konserveleri (Una batırılmamış baharatlanmamış taze veya dondurulmuş balık. Kendi suyunda ya da  yağında  balık konserveleri, midye karides yengeç v.b (Una batırılmamış, daha önce unlu gıdalar kızartılmış yağda kızartılmamış)   Domates ve tuz içeren salça. Tüm işlenmemiş, kabuklu kuru yemiş türleri yer fıstığı ay çekirdeği kabak çekirdeği badem (Paketlenenler ve işlenmiş olan,tuzlanan kuruyemişler gluten içermektedir)

  • Kümes hayvanları etleri, sığır dana kuzu etleri (Una batırılmamış ve baharatlanmamış olmalıdır.)
  • Tüm Sebze çeşitleri.
  • Tüm Meyve çeşitleri.
  • Bakliyatların tüm çeşitleri. Kuru fasulye,mercimek, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek, barbunya, soya fasulyesi, börülce..gibi.
  • Tüm katı ve sıvı yağ çeşitleri,  Tüm şeker çeşitleri (Toz şeker, pudra şekeri, kahverengi şeker.)

KESİNLİKLE TÜKETİLMEMESİ GEREKEN (Gluten içerdiği için)  GIDA MADDELERİ:

  • Buğday, arpa , çavdar ve yulaf  katkılı her türlü ürün. (Un, bulgur, irmik, makarna, şehriye, kuskus kepek gibi.)
  • Galeta ununa, una batırılarak kızartılmış tavuk balık gibi et ürünleri.
  • Malt kullanılan içecekler, bira votka cin v.b.
  • Hazır çorbalar, pilav, köfte, pane harçları.
  • Gluten içeren çikolata ve sakızlar.

ÇÖLYAK HASTALIĞININ NEDEN OLDUĞU VEYA BİRLİKTE GÖRÜLEBİLDİĞİ RAHATSIZLIKLAR

Tiroid ve diyabet: Çölyak, bağışıklık sisteminin glutenli gıdalara verdiği aşırı tepki sonucu ortaya çıkıyor. Bu nedenle de bazı bağışıklık sistemi hastalıklarını da beraberinde getirebiliyor. Örneğin çölyak hastası olan birinde aynı zamanda tiroid ve diyabet gibi rahatsızlıklar da görülebiliyor.

Lenfoma:  Çölyak teşhisi zamanında koyulmayıp zaman geçtiği takdirde ise bağışıklık sisteminin aşırı çalışması ve antikorların hızlı bir şekilde üremesi nedeniyle lenfoma (özellikle de bağırsak lenfoması) oluşabiliyor.

Siroz:  Nadir de olsa çölyak hastalarında siroz gelişebiliyor. Karaciğerin aşırı yorulması sonucu siroza neden olabiliyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kısa bir süre önceye kadar sebebi yok diye düşünülen birçok siroz vakasının altında çölyak yer alıyor.

Dermatitis Herpetiformis: Bu cilt hastalığı olanların çoğunda çölyak hastalığı da bulunur. Çölyak hastalarının ise yüzde 2-3’nde de bu sorun görülüyor. Bu cilt hastalığında, dizler, dirsekler, saçlı deri ve koltuk altları bölgelerinde yoğunlaşmış, genelde simetrik yerleşimler gösteren kaşıntılı, ciltte pütürlenme yapan, içi su dolu  lezyonlar oluşuyor. Kronik bir hastalık olduğu biliniyor.

Çölyak ayrıca kan problemlerine, sebepsiz düşüklere ve damar tıkanıklıklarına da neden olabiliyor. Tanısı konulamayan her hastalığın altında çölyak yatabiliyor. Çünkü çölyak her hastalığı taklit edebiliyor.

Glutensiz ürünlerin artması ve çölyak derneklerinin gelişmesi bu hastaların hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Çölyak hastası olan herkesin mutlaka derneklere üye olması ve her türlü gelişmeden bu şekilde haberdar olmaları yaşam şartlarının iyileşmesi açısından büyük önem taşıyor.

Önemli Bilgiler

Gluten içermesi ihtimali olan yiyeceklerin Glutensiz gıda maddeleri ile aynı yerde bulunmaması önemlidir.  Glutenli gıdaların glutensiz gıdalara temas etmemesi için bu maddeleri hemen ayırın.
Yemek hazırlığı sırasında glutenli gıdalara değmiş, bulaşmış çatal kaşık süzgeç tabak v.s gereçler kesinlikle Çölyaklı kişilerin gıdalarına dokundurulmamalıdır.

İnce bağırsakta tahribata yol açarak hastalıklara neden olabilmesi için bir çay kaşığı un, buğday ya da bulgurun sekizde biri yeterli olmaktadır. Yani bu miktar bile zararlıdır. (Kaynak: acibadem.com.tr; hurriyet.com.tr; colyak.org.tr)

 

  • Esra hnm merhaba

    Duyarlılığınız için çok teşekkürler

    Su an gorev nedeniyle sehir dışında olduğumdan dolayı uzun uzun yazamıyorum. bu konu hakkındaki duygularım çok derin

    Inşallah en kısa zamanda size duygu ve düşüncelerimi aktarmaya çalışıcam.

    tip 1 ve çölyaklı çocuklarda ortak paylaşımların olması birçok insana ılac gjbı gelıcektır eminim.

    En derın tesekkur ve sevgılerımle…

  • merhaba esra hanım,

    çok faydalı bir paylaşımdı teşekkürler.

    benim oğluma da tip 1 teşhisi konulduğunda çölyak şüphesiyle endoskopi yapılmıştı daha 2,5 yaşındaydı ve çok zor oldu tek tesellisi patoloji sonucunun iyi çıkmasıydı.

    ayrıca benim size sormak istediğim bişey var oğlum şuan 3,5 yaşında insülin olarak humulin n ( NPH) kullanıyoruz doktorumuza karbonhidrat sayımını sorduğumda daha küçük olduğunu yapamayacağımızı söyledi ama beni tatmin etmedi

    konuyla ilgili dönerseniz sevinirim şimdiden teşekkür ederim sağlıklı günler diliyorum

  • Nazlı hanım, merhaba… benim oğluma diyabet teşhisi konduğunda 27 aylıktı biz de 3 yaşına kadar nph kullandık ama nph ile diyabet takibi zordu şeker düzeyleri çok düzensizdi. Ancak 3 yaşında nph ı bıraktık ve karbonhidrat saymayı öğrendik ve hba1c miz ilk ölçümde 6,9 çıktı. yani süper fayda gördük. karbonhidrat saymak çocuğun hem psikolojisini düzeltiyor hem de yiyeceklerini sınırlandırmıyor, istediği her şeyi yediriyorum karbonhidratı çok iyi sayıyorum ona göre insülin hesaplıyorum. sizin yerinizde olsam karbonhidrat saymayı öğrenirim ya doktorunuzla ya da başka bir doktorla…sevgiler…

  • Arkadaşlar öncelikle herkese geçmiş olsun ben size şu anlatmak istiyorum küçüklüğümden beri hep zayıfım şuan 22yaşındayım ve psikolojik olarak zayıflıgım beni çok etkiliyor aşırı sinirli huzursuzum yaptıgım hiç bişeyden tat almıyorum neyse gelelim çölyak hastalığına ben zayıflığımın nedenini öğrenmek için bir çok kez doktora gittim ve sonunda kan tahlilinde çölyak hastası olduğum söylendi ve bunun netleşmesi için gastroskopi yapılması söylendi yaptırdım sonuçun da temiz çıktı. Tabi aklımda soru işaretleri kaldı kan testinde çıktı hasta olduğum ama digerinde çıkmadı şimdi ben ne yapmam gerek anlamadım beni resmen başından savdı doktorlar. Neyse bi kez daha gittim başka hastaneye o doktora çok teşekkür ediyorum benmle çık ilgilendi ve bana testi tekrar yaptrmamı ve byça uzak durmalı bende çölyagın tipleri olabileceğini söyledi. Bende çolyak hastası olduğuma inanıyorum çoğu belirliter var asıl buyuk sorun testlerin diğer sonucuna göre ailem benim çolyak hastası olduguma inanmıyor ve bu çok sinir bozucu diyeti uygulamaya çalışıyorm ama yapabildigim kadar. Ancak lütfen bana yardımcı olun şimdiden teşekkürler.

    • Sayın Esrarengiz,

      Çölyak teşhisi tam anlamıyla konmadan neden çölyak olduğunuzu düşünüyorsunuz ki? Önce en doğru teşhisi koydurup ona göre tedavi sürecinizi yönetmeniz gerekli.

      Çölyaklı bireyler süt tüketemiyorlar. Ama dediğim gibi lütfen önce doğru teşhis koydurun.

      sevgiler

  • Merhabalar benim 3.5 yaşında bir oğlum var10 ay önce tip 1 diyabet teşhisi koyuldu ve colyak tan hep korktum daha iki ay önce kan tahlilleri tnegatif çıktı tam ohh demişken şimdi tam 11 gündür ishal tam ishalde deil ama sümüklü sarı biraz daha civik normal halinden ve çok sık yapıyor genelde yemekten sonra çok korkuyorum 2 ay oldu ama tekrar yaptirmalimiyjm

    • Kader Hanım Merhaba,

      Çölyak belirtileri ağır basıyorsa elbette bir doktora götürmenizde fayda olur.

      sevgiler

    Cevap Bırak