Anasayfa Tip-1'im CGMS Sonuçları Sonrasında Esra’nın Tip-1 Diyabeti

CGMS Sonuçları Sonrasında Esra’nın Tip-1 Diyabeti

2 2.599 görüntüleme

Bildiğiniz üzere CGMS sonuçları sonrasına gece uyurken farketmediğim hipoglisemiler olmuştu. Aynı zamanda gün içerisinde aniden yükselen ve bana göre sebepsiz kan şekeri değerleri vardı.

Bu süreçte hem doktorum Gökhan Özışık’tan hem de diyetisyenim Nesil Hanım’dan oldukça toparlayıcı destekler aldım.

Gece 02:00’dan sabah 07:00’a kadar olan bazalları 0,5’er ünite azalttık. Bu değişiklik kan şekeri değerlerimi oldukça toparladı.

Ki Nesil Hanım ile de yaptığımız ve ortalama 2 saat süren Skype görüşmesi sonrasında da beslenme stiline ve içeriğine karar verdik. Beraber karar verdiğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Nesil Hanım’ın şöyle bi üslubu yok; bunu şu saatte ve şu kadar yiyeceksin ve bunların dışına çıkmayacaksın gibi. Bu sebeple önce Nesil Hanım yaptığım hataları anlattı. Sonrasında da bana sordu neyi ne zaman ve nasıl yemek istiyorsunuz diye.

  • Hafta içi sabah kahvaltısını 09:00’da yapıyorum. Ve ben çok tahıllı 2 dilim ekmek ile (30 gr KH içerir. Tartı ağırlığı ise 50 gramdır.) ya tost yaparım ya da domatesle sandiviç. Sabah saat 10’da başlayan kan şekeri yüksekliklerinin sebebi acaba kullandığım peynirden mi kaynaklı diye de peyniri değiştirdik. Ki eski kaşar kullanıyordum. Ancak artık özel yapım beyaz peynir ile yapıyorum tostu ya da sandiviçi. Kan şekerlerim oldukça iyi öğlene kadar.
  • Kahvaltı ile öğle yemeği arasında ortalama 3,5 saatim var. Bu sebeple hiçbir zaman sabah ve öğle arasında ara öğün yapmadım. Ve yapmıyorum da.
  • Öğle yemeğinde ise genelde ya 20 ya 30 gr KH alırdım. Nesil Hanım 45 gr KH alalım, bak daha iyi olacak deyince kabul ettim. Öğle yemeğinde salata, KH ve et var. Ki günlük protein alımım 100 gr olmalı. 50 gramlık kısmını öğle yemeğinde alıyorum. Yanında bir de ya yoğurt ya da ayran.
  • Akşam yemeğini 20:00 gibi yaptığım içinse öğle yemeğinden sonra 2 ara öğünüm var. Her iki ara öğünde de meyve yiyiyorum. Bir ara öğünüm 15:00 gibi, diğeri ise 17:30’da.
  • Akşam yemeğimiz ise 20:00 gibi. Yine 45 gr KH almak gerekiyor. Kalan 50 gr proteimi bu öğünde almam gerekiyor. Yanında yine ayran ya da yoğurt, salata (yağ ekleyince sebze yemeği formatına geliyor.) ve 45 gr KH. Bu arada hep 45 gr kh olarak yazıyorum ama yoğurt ve salata da birer KH kaynağı. 45 gr kh derken yediklerimin içerisindeki KH miktarını düşünerek yazıyorum.
  • Saat 22:30-23:00 gibiyse bu sefer 20 gr KH. Genelde 1 porsiyon meyve ve 1 su bardağı süt içerim. Akşam ara öğünlerini 15 gr ve altında almamak lazım. Alırsak kan şekerimizin gece düşme olasılığını daha da arttırmış oluruz. 20 gr ve üstü aslında en risksiz olanı.

Nesil Hanım İDF oranımı da tekrar hesapladı. Normalde 45 mg/dL düşüş çin 1 üniteyken, 50 mg/dL düşüş çin 1 ünite olması gerektiğine karar verdik.

Ayrıca ortalama 4 gündür insülin pompamın bolus sihirbazı modülünü kapadım. Kan şekerim yüksekken de pompamın İDF oranıma göre ek doz bolus göndermesine artık izin vermiyorum. Ben uzun zamandır özellikle hiperglisemi durumundayken pompama kan şekerini girer ve İDF değerine göre yaptığı insülini dikkate alırdım. Ancak benim manuel hesaplamam ile pompanın hesapladığı hep farklı gelirdi. Ama yine de pompa ne hesaplamışsa gönderirdim. Ve hipoglisemiler kaçınılmaz olurdu. Ya da yemek yemeden önce gönderilen boluslarda da ufak sıkıntılar olduğunu görmüştüm. Şimdi bu bolus sihirbazını kapattıktan ve her şeyi ben hesaplayıp pompaya girince kan şekerlerim daha düzgün gitmeye başladı. Örneğin sabah 7 gram KH için 1 ünite insülin yapıyorum. 30 gr KH için 4,3 ünite. Bu değerli pompaya ben giriyorum. Ya da öğle ve akşam yemeklerinde 10 gram KH için 1 ünite insülin yapıyorum. 45 gr KH içinse 4,5 ünite. Bu değeri de ben pompama giriyorum. Ayrıca kan şekerim hedef aralıkta değil ve yüksekse onu 110 mg/dL olan hedef değerime düşürmek için hesaplıyorum. Ve pompadan göndereceğim düzeltme bolusunu ben pompaya giriyorum ve gönderiyorum. Ve böylece ortalama 4 gündür kan şekerlerinin eskiye oranla daha iyi gittiğini gördük.

Ayrıca yayma bolusu Nesil Hanım’ın ve Gökhan Bey’in dediği gibi uyguluyorum. Öğle yemeğinde aldığım total 45 gr KH için 4,5 ünite insülin yaparken, bu insülinin % 20’si olan 0,9 üniteyi ise 4,5 ünite pompadan gittikten hemen sonra protein ve yağ için 3 saate yayıyorum. Burada da böylece sorun kalmadı. Sadece birkaç uzman dokunuşu gerekecek. Onun için de ikinci CGMS sonuçlarını bekleyeceğiz.

Bir de Gökhan Hoca ile bulduğumuz bir durum var. CGMS’in takılı olduğu günler boyunca yiyip, içtiğimiz ve glükometreden çıkan kan şekeri değerlerini de not ediyoruz. Ancak benim notlarımda bir öğünde glükometrem ile ölçtüğüm kan şekerim 100 mg/dL iken CGMS 150 mg/dL ölçmüş. Tek bir nokta olsa olabilir diyeceğim ama birçok noktada bu tarz farklılıklar söz konusu. CGMS, glükometreye göre daha gelişmiş bir sistem. Ve ayrıca ben sizlerin de bildiği üzere ara ara glükometrelerin doğru sonuç vermediğini birçok kez yazmıştım blogta. Bence şu elimizdeki tüm glükometreler ara sıra çozutuyor. Markası, modeli ve yeni çıkıp çıkmadığı umrumda bile değil ama glükometre sonuçları bize bence doğru sonuçları veremiyor. Daha doğrusu bazen oldukça iyi çalışırken bazen hatalar çıkarıyor. Ama ne yapalım? Mecburen bu cihazları kullanmalıyız ve bu cihazlara güvenmeliyiz.

Unutmamalıyız ki tip-1 diyabeti tek başımıza yönetemiyoruz. Uzman dokunuşlarıyla puzzle daha rahat çözülüyor.

Şimdilik bu kadar. Gelişmelere oldukça sizleri bilgilendirmeye devam edeceğim 🙂 (Görsel kaynak: afs.org)

 

Cevap Bırak