Anasayfa Tip-1'im 8 Gün Süren Tatilimiz ve Diyabetim – Bölüm 1

8 Gün Süren Tatilimiz ve Diyabetim – Bölüm 1

17 3.528 görüntüleme

13 Haziran Cuma günü Altunizade Capitol AVM’de doktorum Oğuzhan Bey ile tesadüfen karşılaştık. Tatile çıkacağımızı ve arabayla olacak bu seyahatte insülinleri nasıl koruyabileceğimi sordum. Soğutucu termosu buz kasetleri ile doldurup insülinlere zarar gelmeden taşıyabileceğimi söyledi. Zaten Arzular’da bagaja bir soğutucu termos koyacakları için endişem Oğuzhan Bey ile yaptığımız bu kısa sohbette kayboldu 🙂 .

14 Haziran Cumartesi günü İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Eşref ile sabah 06:20 uçağı ile Antalya’ya uçtuk.

Ancak tatile çıkmadan 2 gün önce durmaksızın süren bir hazırlık dönemi vardı. Eksik birkaç şey almak için alış-veriş yaptım. Eve gelince aman bir şey eksik olmasın diye kontroller derken biz bakmışız tatile çıkmışız 🙂 .

Bu arada tatile giderken yanıma aldığım en önemli şeyleri yazmam lazım;

Hayat Çok Değerli’den gelen soğuk tutan cüzdan. Bu cüzdan inanın çook işime yaradı. Derin dondurucuda dondurduğum jelleri bu cüzdana yerleştirdim. İçerisine de bir adet Humalog flakonu koydum. Bu flakon içerisindeki insülin beni 2 hafta kadar götürüyor.

 Kan şekeri ölçüm aletimi ve yanına bir yedek pilini aldım.

İnsülin pompamın setlerinden toplamda 5 adet aldım. Normalde 4 günde 1 kez değişim yapıyorum ama olası aksi durumları düşünerek fazladan 2 adet de almış oldum. Ki 14 Haziran Cumartesi günü Antalya’da set değişimi yapmam da lazımdı.

İnsülin pompam için 1 adet yedek Duracell 3A’lı pil aldım.

İnsülin pompamın cep telefonu kılıfına benzer kılıfını da aldım. Geçen sene pompam ile geçirdiğim ilk tatilimde ders almıştım. Denizden çıkınca pompa ıslanmasın diye çok çaba harcamıştım. Keşke yanımda kılıfı olsa demiştim. Bu sefer denize gitmeden pompamı kılıfına koydum. Denize girerken pompamı vücudumdan ayırdım. Çıkınca da kılıfında olan pompamı rahatça taktım. Ve böylece su değecek korkum da olmadı 🙂 .

1 kutu 50’lik Accu-chek Performa Nano aldım. Mevcut kullandığım kutu içerisinde 20 adet filan kalmıştı. Toplamda 70 adet yeter diye düşünmüştüm. Ama son gün yani dün sabah itibari ile 5 adet kalmıştı kutuda. Keşke yanıma 1 kutu da ek alsaydım.

Haşimato Troidim de olduğu için Euthyrox ta aldım yanıma.

Antalya Havalimanı’nda İzmir’den gelen arkadaşlarımız Arzu ve eşi Coşkun ile beraber bekar arkadaşımız Hüseyin karşıladı bizi. Arabanın bagajında soğutucu termos vardı büyük. Bu termosun içerisinde soğuk kartuşlar vardı. Ben de soğutucu cüzdanımı bu termosa koydum. Akşam konaklayacağımız yere kadar içerisindeki soğuk hava da yeterli geldi. Her konakladığımız yerde kartuşları dondurduk ve sabah yola çıkmadan tekrar termosa yerleştirdik.

Böylece de Arzuların arabası ile İzmir’e kadar olan yolculuğumuz başlamış oldu.

Öncelikle Kemer’e gittik. Kahvaltı yapacak yer bulmakta çok zorluk çektik. İnanın kahvaltı yapacak yer yok. Ancak tost ve çay bulduk.

Kemer’den sonra konaklayacağımız yer olan Adrasan’a gittik. 5 kişilik bir aile odasında hep beraber kaldık. Deniz cam gibi bir denizdi ama muhtemelen etraftaki küçük tesisler sebebiyle oluşan bir yağlanma vardı suda. Ama şunu önemle söylemem lazım ki denize girer girmez takipçilerimizden Selim Bey aklıma geldi. Selim Bey tatil için denize girerken ayağına bir şeyler batmasın diye özel bir ayakkabı almıştı. Hafif ve ıslanınca ayakta ağırlık yaratmayan bir ayakkabı bu. Fiyatı da çok uygun. Ayağımı denize bir attım her yer taş. Ve ayağımı tereddütlü atıyorum. Eşref’e dedim ki; ‘Keşke Selim Bey‘i dinleseydim 🙂 ‘ . Konakladığımız hemen hemen her yerde deniz taşlıydı. Ve ayağımı korumak adına çok çaba harcadım.

Adrasan sakin bir yer. 1 gün kaldık burada. Ama genel anlamda hepimiz pek memnun kalmadık.

Saat 12:00 gibi Ulupınar’a gittik. Buranın şelaleleri pek ünlüymüş. Girişteki birkaç yerde olan şelaleler bütün motivasyonumuzu götürdü. Çünkü az akıyorlardı. Ancak yolun biraz daha sonunda doğal bir park, alabalık yetiştirme tesisi ve yemek yenilebilecek yerler vardı. Altından su akan bir yere oturup çay içtik. Burası dinlenmek için iyi geldi.

Tekrar yola çıktık. Amacımız Fethiye’ye gitmekti. Ama yol üzerinde görmek istediğimiz yerler de vardı. Yol üzerinde Demre’ye uğradık. Demre’de Noel Baba’nın evi varmış. Müze haline getirilmiş. Girişi kişi başı 15 TL idi ama biz girmedik. Ben bu ülkenin vatandaşıysam neden bana bu kadar pahalı sorusu aklımıza geldi.

Burada yani Demre’de Gaziantep Kebapçısı vardı. Burada mükellef bir öğle yemeği yedik. 5 kişi 85 TL’ye karnımızı doyurduk. Ama inanın masada yok yoktu. Ben burada kan şekerimin yüksek gittiğini görünce bazal ayarlarımda değişiklik yaptım. Birkaç gündür yüksek gittiğinin farkındaydım. Bir de beyaz bir şapka aldım. Başıma güneş geçmesin diye. Ayrıca hava çok sıcak olduğu ve kan şekerim de yüksek gittiği için bolca su içmeye başladım. Seyahat halindeyken su içmeyi unuttuğumun da farkına varmış oldum.

Ardından Kaputaj Plajı’na gittik. Bu da yolumuz üzerinde bir yer. Buranın denizi de taşlıydı. Ama Adrasan’ın denizine göre daha temiz ve göz alıcıydı. Burada 1 saat filan kaldık. Buranın inişi çok farklı. Ana bir yol var önünde. Giriş kapısı yolun yanında ve uzunca bir merdivenden aşağı doğru plaja iniyorsunuz. İnerken Fethiye Adliyesi’nde çalışan Fatoş Hanım ve kızı ile tanıştık. Fotoğraflar çekildik. Sohbet esnasında Fethiye’de nerede kalabileceğimizi sorduk. Bize Sarı Konak adında bir apart oteli tavsiye etti. Ve istediğimiz zaman kendisini arayabileceğimizi söyledi. Ve inanın ne zaman mekan ve otel konusunda sıkıntı yaşasak elinden geldiğince yardımcı oldu. Kendisine tekrar buradan da teşekkür etmek isteriz.

Kaputaj Plajı’nın giriş kapısına yakın bir yerde 1962’li yıllarda bir yol yapım çalışması varmış. Oradaki kayalar patlatılırken bu çalışmada çalışan işçiler ölmüş. Ve onların anısına ölenlerin isimlerinin olduğu tabelalar yaptırılmış.

Ardından en uzun plajlardan olan Patara Plajı’na gittik yol üstünde. Kaş ilçesi sınırları içerisinde burası. Vardığımızda saat 19:00 gibiydi. Denizi tamamen kumdu. Ve sığdı. Ayaklarımı korumama gerek olacak bir durum yoktu ve bu durum beni oldukça mutlu etti 🙂 .

Patara’nın en önemli özelliği ise şu; Caretta Caretta Kaplumbağaları akşam 20:00 itibari ile kıyıya gelip yumurtlamaya başlıyorlar. Bu anlar bence nadiren görülebilecek anlar. Bence Patara Plajı ve etrafı tamamıyla koruma altına alınmalı. Etrafındaki tarihi kalıntılar dahi dudağınızı uçuklatabilir. Keşke burada 1 gün konaklasaydık 🙂 . Caretta Caretta Kaplumbağaları bir de İz Tuzu Plajı’nda varmış. Yani Türkiye’de sadece 2 yerde.

Artık saat 20:30 gibi oldu ve biz Fethiye’ye doğru yola çıktık.

Bu arada tüm yol boyunca ara öğünlerimi eksik etmedim. Yol arkadaşlarımız da benim sayemde ara öğüne alıştı 🙂 . Ana öğünlerimizi yediğimiz yerlerde ise aman ben diyabetliyim, şunu yiyebilirim bunu yiyemem diye bir ayrıma gitmedim. Ki zaten ben karbonhidrat saymayı biliyorum. Ara sıra gece yarısına doğru yemek yemek durumunda kaldım ama onların da keyfini çıkardım, abartmadan yedim 🙂 .

Tatil dosyamızın devamı ise yarın 🙂 …

Not: Bu yazının resmini Eşref Antalya’da çekti 🙂 .

  • Canım.ben ewe hoşgeldin dedim zaten 😀 sen elinden gelenin fazlasını yaptın biliyorumki ay çok incesin birde acıklama yapar 😀
    Arayın tabi gelin artıkın yaaa.Emre bey istanbu resimlerini atıyor facebokk a çatlattı beni o ne gezme öyle 😀
    Siz gelmezseiz ben gelcem artıkın 😀
    sevgiler canım

    • Emine Hanım,

      Emre Bey gelsin bize hesap sorarız beraber 🙂 .

      Kesin geleceğiz. Emre Bey bize gelsin de organize ederiz size gelmeyi.

      sevgiler

  • Merhaba ben sitenize yeni üye oldum…Eşim sayesinde öğrendim sitenizi…Gerçekten çok faydalı ve güzel bir site hazırlamışsınız Esra hanım teşekkürü borç bilirim…Ben 19 yıllık bir diyabet hastasıyım….İlk defa 13 yaşımda tanıştım şekerimle o gün bugündür birbirimizle iyi arkadaş olduk yaşayıp gidiyoruz çok şükür… Bu arada hoşgeldiniz…Daha sonra insülin pompaları ile ilgili size birkaç sorum olacak…Görüşmek üzere …Sevgiler 🙂

    • Kübra Hanım,

      Kocaman ailemize hoş geldiniz siz de 🙂 .

      Tatil sonrası daha bir zaman ayırmaya başladım bloğumuza. Hoş buldum dediğiniz gibi 🙂 .

      İstediğiniz zaman yazın ve sorun. Elimizden geldiğince yanıtlarız.

      sevgiler

  • hoşgeldiniz istanbula esra hanım 🙂 siz gelmeden ben biraz sildim süpürdüm ama memleket büyük artık yetiştiği kadar..bu arada emine hanım valla bu istanbulu yaşamanın keyfi insanı çatlatacak kadar hakikatten… 🙂

  • Merhaba Esra abla ben 12 yaşında tip 1 hastasıyım. 28 Kasım 2011 tarihinde tanıştım.Annemin sayesinde sizi tanıdım. Verdiğiniz bilgilerle bize çok yardımcı oluyorsunuz. Tatilden gelmişsiniz hoşgeldiniz. Bundan sonra size merak ettiklerimi sorabilirmiyim?. SAYGILAR

    • Mehmet Ali Merhaba,

      Teşekkürler. Guzel bir tatil İnan çok iyi geldi.

      Annenize selamlarımı iletin. İstediğiniz zaman sorularınızı sorabilirsiniz. Elimden geldiğince yanıtlarım 🙂 .

      Sevgiler

  • sevgili esra yazını okurken dikkatimi çekti accu check performa nano kullanıyorsun ben uzun bir süredir accu check go kullanıyordum ama bi ara ıme-dc fiyatı uygun oldugu ve az fark ödendiği için eczacı bi arkadasım tarafından verildi ama berbat bir cihaz kanı çok veirrsen çok ölçüyo az verirsen düşük çıkarıyo bende o yüzden accu check go ya döndüm ama uzun süredir şeker ölçüm aleti de almadım sanırım doktora yazdırıp raporumla alabiliyorum hangi makineyi tavsiye edersin ve ömrü ne kadardır mesela accu check go uzun süredir bende ömrü bitmiş midir acaba ? bir de aczaneler bayeri çok övuyo ama en güzel yorum kullananlardan gelecektir. konuyla ilgili paylaşımları olanlarda aydınlatırsa sevinirim

    • Vildan Hanım,

      Ben, Roche markası dışında hiç bir ürünü kullanmadım. Arada sadece bir kez IME DC’yi meraktan kullandım ama inanın çoook yanlış ölçüm yapıyor.

      0800 211 36 36 numaralı telefondan Roche ile irtibata geçin ve Accu-chek Performa Nano kullanmak istediğinizi söyleyin. Size numune ölçüm aleti ve ölçüm çubuğu gönderirler. Deneyip kararı siz verin lütfen.

      Şu an piyasada en güvenilir marka Roche’un Accu-chek Performa Nano’su. Az kan ile en doğru sonuca ulaşıyorsunuz.

      Bayer’i hiç denemedim ama bir fırsat bulur denerim. Deneyince yazarım mutlaka.

      sevgiler

      • Esra hanım roche un;
        accu check go
        accu check active
        accu check performa nano
        modelleri var özelliklerinden anladıgım kadarıyla nanonun artısı hba1c gibi 7,14,30,90 günlük açlık ve tokluk kan şekeri ortalamalarını hesaplaması.en son modeli nano ve stripleri en pahalı olanda nano. Bu cihazların ömürleri hakkına bilgin var mı mesela sen ne kadar sürede bir değiştiriyosun cihazını? ve kullandıysan go ve active le önerebileceğin farkları ne. teşekkürler

        • Vildan Hanım Merhaba,

          İdeali 2 yılda bir değişiklik. Ama ben 4-5 yıl kullandığım Active’de bir problem yaşamadım. Hatta evimde halen 7 yıllık Active duruyor. Ve sağlam.

          Nano pahalı elbette ama teknoloji ve cihazlar geliştikçe güvenilirlik bu tarz model ve markaların oluyor. Mesela benim için doğru ölçüm ve sonuç önemli. Cebimden çıkan para da önemli ama sağlığımı düşünerek karar verince para en geri planda oluyor.

          Nano benimle 1 yıldır var. 1-2 yıl sonra değiştirebilirim ama ben cihazda önemli bir sorun çıkmadıkça değiştirmem 🙂 . Gelenekçi davranıyorum galiba 🙂 .

          sevgiler

          • mehya da güzel isim 🙂 mehtap hanıma ulaşamıyorum ama,cevap yazmadı bana 🙁
            dediğine katılıyorum ama nano active ve go arasında şeker ölçümü bu daha doğru dediğimiz bi tanesi var mı ? yok o yüzden dedim yani nanoya koydugum kan değerini active yada go da veriyosa niye nano demek istedim. yani burda sağlığımıza tabiki ticaret karışıyo 🙂 yeni çıkan cep telefonu modelleri gibi yenisi çıktımı eski model ucuzluyo 🙂 dediğin gibi önemli olan doğru sonuç. benim için ölçümlerinden birinde evindeki active ve nano cihazını karşılaştırırmısın aynı kanla yaptıgın ölçümlerinde aynı sonucu mu veriyor sana..

            • Vildan Hanım,

              Mehtap Hanım yoğunluğundan dönüş yapamamıştır.

              Nano hem küçük, hem gece ışıksız ortamda ölçüm yapmayı sağlayan, az kan ile doğru ölçüm yapan bir cihaz. Active kullanırken stribe damlattığım kan ile Nano’ya damlattığım kan arasında ciddi fark var. Ayrıca ölçtüğünüz kan şekerini açlık, tokluk ya da kontrol amaçlı olarak işaretleyebiliyorsunuz. Bu verileri bir programa yükleyip 1-3-5 aylık açlık-tokluk ve genel ortalamalarınızı alabiliyorsunuz.

              Roche’un tüm ürünleri laboratuvar sonuçlarına en yakın değerleri verdiği için Active ya da Nano’yu ölçüm doğruluğu konusunda ayıramayacağım.

              Active ve Nano ile aynı anda ölçüm yapınca aynı değer elbette çıkıyor. Ama her ölçüm aleti gibi ufak sapmalar da olabiliyor. Ama bu sapmalar büyük değil.

              sevgiler

  • Cevap Bırak