Anasayfa Arşivler 2017 Kasım

Aylık ArşivKasım 2017

0 5.481 görüntüleme

İnsülin Kalemi İle Doğru Enjeksiyon Nasıl Yapılır?

Madde-1: Her enjeksiyon öncesinde ellerinizi ılık su ve sabunla yıkayın, durulayın ve dikkatle kurutun.

el yıkamak

 

 

 

 

 

Madde-2: Her enjeksiyondan önce enjeksiyon bölgenizi kontrol edin. Kullanacağınız bölgede kızarıklık, morarma, ödem, iltihaplanma, enfeksiyon, lipohipertrofi (yumru) ya da lipoatrofi (çöküntü) olmadığından emin olun. Eğer varsa lütfen tekrar sağlıklı haline dönene kadar bu bölgeye enjeksiyon yapmayın.

tip-1 diyabetli

 

 

 

 

 

 

 

 

Enjeksiyon yapacağınız bölgenin temiz olduğundan emin olun. Enfeksiyonların hızla yayılabileceği hastane ya da bakım evi dışında enjeksiyon yapılacak bölgenin dezenfektan ya da alkol ile temizlenmesi gerekli değildir.

Eğer alkol ya da dezenfektan uygulandıysa enjeksiyon ancak bölge tamamen kuruduktan sonra yapılmalıdır.

Madde-3: İlk yapmanız gereken öncelikle kalem üzerindeki tarihi kontrol etmek olmalıdır. Tarihi gecmiş insülinleri kullanmayın. İnsülin kaleminizi ve kalem iğnenizi hazırlayın. Eğer kartuş insülin kullanıyorsanız kartuşunuzu kalem içine yerleştirin.

insülin enjeksiyon rehberi 1

 

 

 

Madde-4: Karışım insülin kullanıyorsanız bu maddeyi dikkatle okuyun. Çünkü karışım insülinleri enjekte etmeden önce hafifçe hareket ettirip karışmasını sağlamak oldukça önemli.

İnsülininizi doğru şekilde karıştırmak için ilk olarak 10 kez hafifçe avuç içinde yuvarlamanız ve sonrasında 10 kez yukarı aşağı hafifçe hareket ettirmeniz gerekir. İnsülinin protein yapısı bozulacağından sert hareketlerden ve çalkalamaktan kaçınılmalıdır.

Son olarak görsel kontrol yaparak insülinin uygun şekilde karıştığından emin olun (eşit beyazlık).

insülin enjeksiyon rehberi 3

 

 

 

 

insülin enjeksiyonu rehberi 3

 

 

 

 

 

Madde-5: Enjeksiyon için kullanılacak bölgenin seçimi ve rotasyon oldukça önemlidir. Bildiğiniz gibi sürekli aynı yere ve/veya aynı bölgeye insülin yapmak insülin emilimini etkiler. Bu sebeple rotasyonu aman ihmal etmeyin.

insülin enjeksiyon rehberi 4

2 1.219 görüntüleme

Uzun Etkili İnsülin Lantus’u Alırken Fark Ödüyor Olacağız

Daha dün yazdığım yazıda tip-1 diyabetliler olarak bizlerin temel ihtiyaçları olan; insülin, strip ve glükometreye ulaşımın zor ve maliyetli olduğunu söylemiştim.

Ama bizlerin çoğu ve STK’lar halen  insülin pompa ve setlerinin % 100, sensör teknolojisinin ise kısmi ödenmesi konusunda çabalıyoruz.

Lantus gibi yıllardır sağlık raporumuzla ücretsiz aldığımız uzun etkili insülinden artık kutu başına 7,5 TL fark alınıyor olacak. Ki Lantus kullanan çoğu kişi fark vermeye başlamış.

Koçak İlaçları’nın ”Glarin” adındaki eşdeğer ve Lantus’a göre daha ucuz olan bu insülininden dolayı SGK Lantus’tan kutu başına bu farkı alıyor olacak.

Bu arada ilaç sektöründen de konunun sebebi olarak farklı bilgiler geliyor. Güncel haberler geldikçe sizlerle paylaşacağım. Ki aşağıda görüntüdeki eczane sisteminden detayları inceleyebilirsiniz.

Çocuk ya da yetişkin diyabetli fark etmiyor. Bu fark herkesten alınıyor.

Ülkemizde özellikle kronik yaşam şekilleri olan çoğu bireyler gibi biz tip-1 diyabetlilerin de hayatı gittikçe zorlaşıyor. Birşeylerin daha iyiye gitmesi için ara ara umutlanırken bizler için hayati önem arz eden uzun etkili Lantus’tan alınan bu fark hepimize ‘hayırlı olsun.’

 

2 755 görüntüleme

Diyabetimben.com Tip-1 Diyabet Yönetimine Daha İyi Rehber Nasıl Olabilir?

Bu aralar iş değişikliği sebebiyle yoğun bir tempoda iş hayatım devam ediyor. Ev taşıma sürecimiz ise daha başlamadı ama yarın taşınıyoruz 🙂 Ve biz daha evi kısmen toparladık. Bu akşam evin küçük eşyalarını toparlamak bize düşecek 🙂 🙂 🙂

Bir taraftan da 14 Kasım Dünya Diyabet Günü etkinlikleri devam ederken benim de uzun zamandır aklımı karıştıran ve ne yapabiliriz dediğimiz bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim.

Biliyorsunuz son yıllarda diyabet teknolojilerinin gelişimi müthiş hızlandı. Ve hatta Türkiye’ye de bir o kadar hızla bu teknolojiler geliyor. Buna ben de dahil giyilebilir diyabet teknolojilerine inanılmaz bir zaman ve bütçe ayırıyoruz. Bir taraftan da SGK görüşmeleri yapılıyor. Görüşmelerin ana konusu özellikle ‘sensör’ teknolojisinin geri ödeme kapsamına alınması!

Peki, Türkiye’de sensör teknolojisine kaç kişi ulaşabiliyoruz? Ya da insülin pompası teknolojisine? Daha da basite gelirsek ‘glükometre’ yani ‘kan şekeri ölçüm cihazlarına’ kim kolaylıkla ulaşıyor??? İnanın bol bol soru işareti koyasım var bu sorulara.

Tip-1 diyabet teknolojilerinin gelişmesi, Türkiye’ye gelmesi, bunları tecrübe etmek, paylaşmak, kullanmak oldukça önemli. Kendimi de katarak mutlaka ama mutlaka bu tecrübeleri kesintisiz paylaşma taraftarıyım. Ama ülkemizde daha “sosyal güvenlik sistemi” kötü iken ve daha glükometre ve strip geri ödeme sorunları çözülmemişken “sensör” ve “insülin pompası” gibi giyilebilir tip-1 diyabet teknolojilerinin geri ödemelerinin kısmi ya da tam olmasını beklemek bana adil ve haklı bir mücadele olarak gelmiyor.

Vakti zamanında hem diyabetimben.com‘da bireysel hem de birkaç aile ve sağlık profesyonelleri ile birlikte kurduğumuz ama şimdi varolmayan Tip1 Diyabetliler Derneği‘nde birlik olarak TBMM’ye, ilgili bakanlık ve müdürlüklere çok gittik. Pinpon topu duvara çarpıp nasıl geri döner ya! Öyle duvara çarptık çarptık döndük. Hatta bir görüşmeden sinirden ağlayarak çıkmıştım. Müthiş hazırlıklarla gittiğimiz ilgili kurumlarda “hak vermeyen” çıkmamıştı. Haklı bir mücadele ve mutlaka çözeceğiz demişlerdi. Yıllar geçti. Mevsimler geçti ama sonuç!

Bence doğru bir yerden konuya girilmiyor. Yani sanki her şey iyiymiş gibi daha birkaç yıldır Türkiye’de olan “sensör” teknolojisinin geri ödemesini beklemek, istemek anlamlı gelmiyor. Dün Ankara’dan tip-1 diyabetli Beril’in babası Mustafa Çağlar ile konuşurken dediğim gibi; “Sanki uzaya herkes çıkmış gibi Dünya’ya dışarıdan bakıp üzülüyoruz ve enteresan mücadelelere giriyoruz.”

Aynı zamanda “antrenman” yapıldığı düşüncesinde olduğum birçok etkinliğe ve toplantıya da katılmıyorum. Yıllardır yapılan toplantılar ve lobiler yıllardır yapılmaya devam edecek. Bunu unutmayalım. Ki bu toplantılardan somut bir sonuç duyan oldu mu bunu da düşünmek lazım.

Bu kafa karışıklığını da yaşadığım bu dönemde, diyabetimben.com olarak da 7. yılımıza girerken, diyabetimben.com‘da daha “önemli” bilgi paylaşımına devam edeceğiz. Çünkü biz tip-1 diyabet yönetiminin daha temel konularını tam anlamıyla bilmezken gerçekten sanki uzaya çıkmışız ve sorunlarımız yokmuş gibi davranıyoruz.

Doğru insülin enjeksiyonu nasıl yapılır?

Kan şekeri ölçümü yapmadan önce, yaparken ve sonra nelere dikkat edilmeli?

Tip-1 diyabetle yeni tanışanlar için ayrı bir bölüm.

Karbonhidrat sayım yöntemi ve diğer beslenme stilleri hakkında bilgilendirme.

Dışarıda ya da ev içinde yemek yerken neler yapılmalı?

Tip-1 diyabetin bireyi ve yakınlarını etkileyen psikolojik boyutu. vs vs…

Sizlerin de önerileri mutlaka olacaktır. Yorum olarak yazın olur mu?

8 903 görüntüleme

14 Kasım Dünya Diyabet Günü: Kadın ve Diyabet

Bugün ailesinde tip-1 diyabetli olan herkes sosyal medya üzerinden Dünya Diyabet Günü için paylaşımlarda bulunuyor. Bu paylaşımların çoğu ‘mavi’. Hep deriz ya mavi umut verir, içimizi açar. Ama bizler için “mavi” tip-1 diyabeti anlatır.

Aslında Dünya Diyabet Günü diğer popüler özel günlerden ‘Sevgililer Günü’, ‘Anneler Günü’, ‘Babalar Günü’ gibi sadece o gün hissedilmez ve hatırlanmaz. Çünkü tip-1 diyabetliyseniz hayatınızın her günü hem tip-1 diyabetli olan hem de yakınlarının tüm kalpleriyle hissettiği “kronik yaşam şeklidir”.

8 5.031 görüntüleme

İnsülin Enjeksiyonunda 4 mm İğne Boyu

İnsülin enjeksiyonu yaparken amacımız; insülin hormonunu dışarıdan ve enjeksiyon yardımıyla deri altımıza enjekte etmek, kan şekeri düzeyini istenen aralıkta tutmaktır.

Yaş, kilo vb sebeplerle 4 mm’den daha uzun iğne uçları kullanan tip-1 diyabetli bireyler kas içine enjeksiyon yapmamak için enjeksiyon esnasında deri kıvrımı yapmalıdır.

4 mm iğne uçları kullanan tip-1 diyabetliler insülin enjeksiyonu yaparken ciltlerini kaldırmadan ve dik bir şekilde enjeksiyonu yapabilirler.

Böylece deri kıvrımı yaratma çabası olmadan, tek elle enjeksiyon yapmanın rahatlığı olmakta. Aynı zamanda kas içi enjeksiyon riski de olmamaktadır. Kas içi enjeksiyonu ve buna bağlı hipoglisemileri önlenmiş olur.

Yapılan calışmalar 4 mm kalem iğnelerinin insülin enjeksiyonu için en güvenli uzunluk olduğunu ve tüm hasta tiplerinde (obez hastalar dahil) kullanılabileceğini göstermektedir.

Okuma Önerileri

İnsülin Enjeksiyon Rehberi