Anasayfa Arşivler 2016 Temmuz

Aylık ArşivTemmuz 2016

5 1.377 görüntüleme

Diyabetimben.com olarak insülin ihtiyaçlarına destek olmaya çalışıyoruz. İhtiyacı olanlar bir şekilde ulaşıyor.

Dün de Instagram üzerinden Hamit adında bir tip-1 diyabetli bana ulaştı. İstanbul/Eyüp’te yaşıyormuş. Az önce de telefonda konuşup tanıştık. En azından arayıp doğru kişi mi teyid etmeden de yazmak istemedim.

Hamit Bey şu anda çalışmıyor. Erkek tip-1 diyabetliler bildiğiniz gibi 18 yaşından sonra ailesinin SGK’sından çıkan erkek çocuklar SGK üzerinden maalesef insülin alamıyorlar. Ya üniversite öğrencisi olmaları ya da bir yerde iş bulmuş olmaları gerekiyor ki ilaçlarını SGK’dan alabilisinler.

Benzer durumu Hamit Bey de yaşıyor. Sizlerden ricam elinde Novorapid bulunan herkese Hamit Bey ile iletişime geçsin. Telefonu: 0537 481 44 20 Bir şekilde kendisine hızlıca Novorapid ulaştırmamız lazım. Ben de maalesef Novorapid yok. Ama kimseden ses çıkmazsa ben yine eczacımdan destek isteyeceğim.

İğne ucu ve Lantus’u varmış. Sadece Novorapid’e ihtiyaç var. Kendisiyle görüşüp destek olanlar lütfen bu yazının altına yorum yapsın ki sorunu çözüp çözmediğimizi bilelim.

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

6 2.765 görüntüleme

Diyabet Hastanesi tecrübelerimi sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Biraz uzun bir paylaşım ama lütfen bu yazının her cümlesini okuyun ve yazının en sonundaki videoları dikkatle izleyin. Diyabet ve göz muayenesi konusunda bugüne kadar bilmediğiniz çoğu konuyu öğreneceksiniz. Çünkü ben de bilmediğim birçok detayı bu muayene ile öğrendim 🙂

Göz Muayenesi için Opr. Dr. Tekin Münür ORMANCIOĞLU‘na gittim. Bugüne kadar geçirdiğim göz muayenelerimin en keyiflisi, en 10 numarasıydı 🙂 Birkaç video paylaşıyorum yazının en sonunda. Eminim sizler de benimle aynı fikirde olacaksınız.

2 2.406 görüntüleme

Biliyorsunuz ben 14 yıldır tip-1 diyabetliyim. İskenderun’da Yabancı dil ağırlıklı liseden mezun olduktan sonra lisans eğitimimde Jeoloji Mühendisliği bölümünü bitirdim. 2005 yılında ise profesyonel iş hayatım başladı. 2010 yılında ise çalışırken İnsan Kaynakları üzerine eğitimimi de tamamladım. 2008 yılından bu yana da İnsan Kaynakları profesyoneli olarak hem iş hayatım hem de diyabetimben.com’u devam ettiriyorum.

Beni çoğunuz tanıyor. Ara ara da kendimle ilgili bilgiler veriyorum ama neden mi böyle giriş yaptım? Çünkü ben tip-1 diyabetimi hiçbir zaman engel, sorun ya da hastalık olarak görmedim. Okurken ve iş hayatımda da bana bugüne kadar sorun yaratmadı. Hatta sıklıkla duyduğum şey; ‘Tip-1 diyabetin var ama hem diyabetini hem de işini yüksek performansla organize ediyorsun.’

Tip-1 Diyabeti Kabullenmeyi Nasıl Başarırsınız? yazısını da herkes için yazmaya karar verdim. Herkes tip-1 diyabetten sonra kendisini çoğunlukla toparlayamamış. tip-1 diyabetini kabul edememiş olduğu için de bu yazı umarım fayda sağlar.

Tip-1 diyabetli olmayı tercih etmesek de tip-1 diyabetliyiz. Neden ben, ne yaptım da tip-1 diyabetli oldum, çocuğuma neden böyle davrandım, beslenmeye dikkat mi etmedim gibi milyon tane soruyu sorup duruyoruzdur. Özellikle tip-1 diyabet tanısı yeni alanlar. Bu sorgulama dönemini elbette hepimiz yaşadık. Ama bazılarımız bu sorgulamayı yapıp kısa sürede kendini toparladı ve tip-1 diyabetini daha iyi nasıl yöneteceğini öğrenmeye başladı. Halen sorgulamaya devam edenler. Aslında sözüm sizlere; sorgulama yapmayın ve bence tip-1 diyabeti doktor, diyetisyen ve hemşire kıvamında öğrenmeye başlayın. Çünkü tip-1 diyabet bilginizi oluşturmazsanız sorunlarla boğuşmaktan öteye gidemezsiniz. Ve hatta şeker değerleri vs her şey bir düzene girmez.

Tip-1 diyabet bir hastalık. Bunun farkındayız. Ama bunu bir hastalık gibi görmek yerine bir yaşam şekli olarak görün. O yüzden ben hiçbir zaman kendime ben hastayım ya da şeker hastasıyım ya da tip-1 diyabet hastasıyım demedim. BEN TİP-1 DİYABETLİYİM. Kendinize bunu söyleyerek hastalık kafasından az da olsa çıkmış olursunuz.

İyi bir tip-1 diyabet ekibinizin olması lazım. Bu çok önemli. Endokrinoloji uzmanı, diyabet hemşiresi ve diyabet diyetisyeni. Ben şu anda Diyabet Hastanesi’ne gidiyorum. Çünkü bende bir şeyler tam anlamıyla yolunda gitmiyor. Yolunda gitmeyen bir şeyler gördüğümde hemen aksiyon alıyorum. Endokrin doktorum Sinan Tanyolaç, Diyetisyenim Mine Telek ve ben güzel bir ekip olacağız.

İnsüline bir ilaç gözüyle de bakmayın. İnsülin bir hormon. Ve o hormonu dışarıdan birilerinin vermesi gerekiyor. Uzun zamandır diyabetimben.com’da tip-1 diyabetin bir hormon eksikliği olduğunun vurgusunu da yapıyorum.

Kimseye muhtaç değilsiniz. Ama yoğun hipoglisemi anları dışında 🙂 🙂 Çünkü bazı hipoglisemi anlarında ben bile birine ihtiyaç duyuyorum. Bu nadir anların dışında her şeyi yapabilmekte özgürsünüz. Birilerinin size yardım etmesine gerek yok.

Dünya’da çok önemli konumlarda olan insanlar tip-1 diyabetli. Türkiye’de basketbolcu Alper Saruhan, Tiyatro Oyuncusu Derya Baykal, hatta İngiltere’nin yeni başbakanı Thresa May de tip-1 diyabetli. Halle Berry, Salme Hayek. Türkiye’de oldukça iyi bildiğimiz şirketlerin CEO’larının çocukları ya da üst düzey yöneticileri. Çok kişi sayabiliriz. Bu insanlar çoğu önemli başarı hikayeleri yazıyor. Tip-1 diyabetli olmalarına çok takılmadan hedefleri doğrultusunda ilerliyorlar. Hem tip-1 diyabetlerini iyi yönetiyor hem de profesyonel iş hayatlarında muhteşem başarılara imza atıyorlar. Unutmayın: Tip-1 diyabetli olsalar dahi bu başarıları sağlıyorlar.

Bizlerin onlardan ne farkı var ki? Biz neden başarılı olamayalım ki? Biz neden takılıp kalalım ki tip-1 diyabete.

İnternet ortamında ya da sosyal medyada da takip etmeye değer gördüğünüz site ya da sosyal medya gruplarını mutlaka takip edin. Özellikle sosyal medyada bazen sinir bozucu şeyler olsa da görmeyin. Takip edin. Kendinize birilerini yani tip-1 diyabetini başarılı yöneten kişileri örnek alın. İyi şeyleri örnek alın 🙂

Ama unutmayın; Tip-1 diyabet ne hayatınızın çok merkezinde olsun ne de merkezden çok uzakta. Belki bu yazı tip-1 diyabetli olduğundan dolayı motivasyonu olmayan ya da tip-1 diyabetini yıllardır iyi yönetemeyen birilerini harekete geçirmeye fayda sağlar.

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

 

6 2.300 görüntüleme

Merhabalar,

2001 yılı Şubat ayında tanıştım tip 1 diyabetle. 17 yaşındaydım ve sağlık meslek lisesi son sınıftaydim. Ankara Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde tedaviye başlansa da benim diyabeti kabul etmem pek o kadar kolay olmadı. Yıllarca insülin yapmak dışında  (o da mecburen) hiç bir alışkanlığımı değiştirmedim 🙁 Sizi bile saklı, uzaktan takip ettim ama pek aranıza girmedim.

2002 yılında insülin pompası takıldı. Türkiye’deki 6. pompa hastası olduğum söylendi o zamanlar. Ama o tarihte metal set ve tıkanma uyarısı olmadığından, artı ben gayet özgür yemek yediğimden sık sık hiperglisemi komasına girdiğim icin pompayı bıraktım.

2003 yılında bir devlet  hastanesinde ise başladım. Sağlık personeli olacaksın, bir de diye baslayan şeker hastası değilmişcesine özgür davranışlarımı eleştirip komplikasyonları anlatan herkese düşman oldum.

2008 yılında evlendim ve aynı yıl hamile kaldım. Hemoglobin a1c 11 di ve bebeğin büyük ihtimal organ gelişimi sağlayamayıp özürlü olacağı için kürtaj önerdiler. Kabul etmemem üzerine gene hastaneye yatırıldım ve tekrar insülin pompası takıldı. En azından silikon setler pompaya alışmamı sağladı. Karbonhidrat sayımı, şeker ölçümü, yasaklar. Bunların hiçbirine uymadan göz kararı pompa ve insülin kullandım.  Eminim su an okuduklarınıza inanamıyorsunuz.

Çok şükür oğlum sağlıklı doğdu. Hamilelik sürecinde kısa süreli bilinç kaybına varan hipoglisemi komalarım oldu. Hatta birinde uyandığım halde eşimi hatırlamıyordum 🙁

2012 Temmuz itibariyle tayin sebebinden Kayseri’deyiz. Eminim hepiniz şu an hayatımın dönüm noktasını bekliyorsunuz 🙂 🙂 Geçen ay Kayseri Erciyes Üniversitesi Hastanesi’nde 10 gün yattım. Karbonhidrat sayımı ve yanımda taşıdığım halde bir çok özelliğinden bi haber olduğum pompamı yeniden tanıdım. Doktorundan, diyetisyenine, diyabet eğitim hemşiresine, benim gibi inat, 16 yıla yakın zamandır bu hastalığı kabul edemeyen birisiyle bu kadar ilgilendikleri çok teşekkür ederim. Hemoglobin a1clerim 9’larda. Size çok görünse de bu bile benim için düşük. Ama daha da düşecek.

Artık biliyorum, ben bir şeker hastasıyım ve bunu inkar ederek yaşamanın bir sonu yok 🙁 Hastanede yattığım dönemde oğlumun; ‘sensiz hayat çok zor anne’ sözleri de sanırım hayatımı değiştirmem gerektiğini farkettiren en önemli şey 🙂 Ama hala bazı kader arkadaşlarım gibi; diyabeti, pompayı, insülini, cho sayımını seviyorum diyemeyeceğim 🙂

Artık diyebileceğim tek şey; ben yaşamayı seviyorum ve bu yüzden kendime dikkat etmem gerekiyor 🙂 🙂

Hatice Yslva

NOT: Yazıyı Facebook ya da Twitter gibi sosyal medya kanallarında paylaşın. Alttaki Facebook, Twitter, Google+ ya da Pinterest butonlarına tıklamanız yeterlidir.

4 2.434 görüntüleme

Medtronic’in bugüne kadar Minimed G1 ve Minimed G2 Link sensörlerini kullanmış biri olarak videosunu hiç çekememiştim. Bu konuda da sorular geliyordu ama yabancı videoları paylaşıyordum.

Sonunda Minimed G1 ve Minimed G2 Link sensörlerinin nasıl takıldığını anlatan bir videomuz olmuş oldu 🙂 Galiba Türkiye’de ilk kez bu video olmuş oldu. Yani ilk Türkçe videolar 🙂

Önemli bilgi: Medtronic’in sensörleri CGMs’dir. Yani sürekli glikoz ölçüm sistemlerindendir. Sensör ölçüm sonuçlarını görmek için ya sensörlü insülin pompanızın olması lazım. Sensörlü pompanız yoksa minik bir sensörlü pompa veriliyor Medtronic tarafından. Ya da sonuçları görmeyim bana sadece rapor versin diyorsanız pinpon topunun yarı büyüklüğünde sensör takılır size.

Medtronic’in sensörleri 6 günde 1 değişir. Her sensör 90 TL.