Anasayfa Arşivler 2016 Şubat

Aylık ArşivŞubat 2016

2 1.477 görüntüleme

Herkese şimdiden iyi ve güzel bir hafta diliyoruz 🙂 Çabucak geçecek, keyifli, kan şekerlerinin düzgün gittiği bir hafta olursa eminiz ki tadından yenmez 🙂

Hafta sonu sosyal medyada denk gelince ben de sizlerle paylaşmak istedik. Konu ‘ kronik hastalık ‘ lar.

Onedio’nun esprili paylaşımları zaten çok hoşuma gidiyor. Tip-1 diyabet gibi kronik hastalık ları olan bizlerin, diğer insanlar tarafından bilinmesini çok istediğimiz bazı noktalarına değinilmiş 🙂

Her maddenin görseli büyük yer kapladığı için maalesef yükleyemedik 🙁 Bu sebeple yazının ana kaynağına gitmek için yazının sonundaki Onedio linkine tıklamanızı öneririz.

Buyrun okumaya biz kronik hastalık sahibi olanlar bizlerin bakış açısını okumaya 🙂

Kronik Hastalığı Olanların Bilmenizi Çok İstediği 16 Şey

Hayatı boyunca kurtulamayacağı, sürekli kontrol altında tutması gereken, sürekli ilaç alan, dönem dönem ataklar geçiren insanlar var aramızda farkındasınız değil mi? İşte onların size söyleyecekleri şeyler var.

1- Durumumuzu çok zaman önce kabullendik, artık değiştiremeyeceğimiz şeyler için kendimizi üzmüyoruz, bizim için üzülmeyi, vah vah demeyi siz de bırakabilirsiniz.

2- Hayır, abartmıyoruz, numara yapmıyoruz, olmayan bir şeyi varmış gibi göstermiyoruz, bazı günler kendimizi bok gibi hissetmemiz için illaki bir yerimizin ağrıması gerekmiyor.

3- Hasta olmak inanın hiç hoşumuza gitmiyor, ilgi budalası değiliz, dikkat çekmeye çalışmıyoruz.

4- Anlıyoruz, siz de nezle olmuşsunuz ama inanın bizim hastalığımız nezle veya grip gibi bir şey değil, keşke öyle olsa.

5- “Doktora gitmem lazım”, “çok yorgunum”, “hiç keyfim yok” gibi bahaneler aslında bahane değil, gerçekler.

6- Eczaneleri keyfimizden sevmiyoruz, nöbetçi eczaneleri bilmemiz tamamen koşullarımızdan kaynaklanıyor.

7- Hiç hasta gibi görünmüyor oluşumuz çok normal zira şeker hastalığını, migreni, hepatiti, vs. görmeniz pek olası değil.

8- Bir günümüz diğerini tutmuyor evet, çünkü vücudumuz sürekli bir değişim içerisinde, bundan biz de hoşnut değiliz.

9- Bu kadar parayı nereye harcıyorsun diye düşünüyor olabilirsiniz, 1- o kadar paramız yok, 2- sağlık harcamaları zannettiğinden daha yüksek.

10- Bunun bir çaresi yok mu? sorusunu soran bir milyonuncu kişisin, emin ol yok, olsa neden bu hastalıkla yaşama konusunda ısrarcı olalım?

11- Kaldı ki her gün hastalığımız hakkındaki gelişmeleri son derece yakından takip ediyoruz bize güvenebilirsin.

12- Önceliklerimizin değişmiş olması seni neden şaşırtıyor? Hayatımı bu hastalığa göre programlamam bana da çok keyif vermiyor inan.

13- Güçlü görünmeye çalışmamız tamamen kendimizi pozitif olarak motive etmek istememizden, yoksa seni kandırmıyorum.

14- Mız mız değiliz, bu hastalığa yakalanmış ilk kişi olmadığımızın da farkındayız, ama müsaade et en yakınlarımıza bari biraz naz yapabilelim.

15- “Hiç mi iyi yanı yok bu hastalığın?” var, bakış açımız değişti, artık hayata daha farklı bir gözle bakıyoruz, bu iyi bir şeyse, iyi yanı bu.

16- Geleceğimiz konusunda endişeli olmamız, ailemizi düşünmemiz, vb. gibi şeyler depresyonda olduğumuz için değil, mecbur olduğumuz için.

Biz de yeni kendimizi keşfetme sürecindeyiz, neleri yapıp neleri yapamayacağımızı biz de bilmiyoruz, zaten çok iyi insanlarsınız sadece biraz daha anlayış istiyoruz naçizane.

 

Kaynak: http://onedio.com/haber/kronik-hastaligi-olanlarin-bilmenizi-cok-istedigi

Görsel kaynak: thefeministwire.com

 

 

 

1 1.131 görüntüleme

Diyabet’in sadece yetişkinlerde ve yaşı ilerlemiş bireylerde olmadığını artık biliyoruz. Çünkü diyabet temel olarak birkaç çeşide (tip-1 diyabet, tip-2 diyabet, gestasyonel diyabet gibi) ayrılıyor. Aslında geçtiğimiz senelerde Coursera’dan ücretsiz olarak aldığım diyabet eğitiminde diyabetin bu kadar bile değil 40 tan fazla çeşidi de olduğu bilinmekte. Tip-1 diyabet ama hangi alt aileden gibi. Ya da özellikle yeni doğanlarda çıkan neonatal diyabet gibi.

Ben neonatal diyabeti Erva’nın babasından gelen yorum ile öğrenmiştim. Özellikle çocuğunuz doğduktan ilk altı ay içerisinde diyabet gibi bir teşhis konulursa bunun neonatal diyabet olup olmadığını doktorlarınızla birlikte araştırmanızı rica edeceğim.

Bizler yani diyabetimben.com’daki herkes çoğunlukla tip-1 diyabetli. Dünya’da ve Türkiye’de de tip-1 diyabetli ve hatta tip-2 diyabetli çocuk ve genç sayısı artmakta. Yani çocuklarda dahi tip-2 diyabet görülüyorsa sonumuz hayır değil.

Son yıllarda Sağlık Bakanlığı da diyabet ve obeziteye eğildi. Okullarda, sosyal hayatlarımızda bir şeylerin daha iyi farkına varmamız için bizlere uyarıcılar koyuyorlar. Geçenlerde bakanlıktan telefonlarımıza diyabetle ilgili mesajlar dahi geldi. SGK ve bakanlık diyabetli bireylerin ilaç, insülin, kan şekeri ölçüm ekipmanları alımına 10 lira para harcıyorsa, diyabetin komplikasyonlarına 100 lira para harcamaya başladı. Ki harcıyordu da. Ancak bunu tam tersine, yani diyabetli bireyin ilaç ve ekipmanlarına daha fazla bütçe ayırıp olası komplikasyon riskini ve maliyetini azaltmaya yönelik aksiyon almaları gerekiyor. Çünkü ekonomik bir tehdit var. Ancak bu tarz bir aksiyon alınmadığı için biz tip-1 diyabetliler temelinde söylemem gerekirse halen bir kutu kan şekeri ölçüm çubuğunun maliyetini, CGMs yani sürekli glükoz ölçüm sistemlerinin ve insülin pompası gibi maliyet kalemlerinin SGK geri ödeme sistemine girmesi ya da geri ödeme desteğinin arttırılması için umut ediyoruz.

Ancak hem sağlık uzmanları, hem devlet kademeleri hem de ekonomistler son dönemlerde özellikle diyabetin Türkiye için ekonomik anlamda en önemli stratejik tehdit olduğunu söylemekteler. Tekrar etmek ve vurgulamak gerekirse; ‘DİYABET, TÜRKİYE İÇİN EKONOMİK ANLAMDA EN ÖNEMLİ STRATEJİK ve EKONOMİK TEHDİT’ konumunda.

Aşağıdaki görselleri incelemenizi öneririm. Dünya geneline baktığımızda 2013 verilerine göre diyabetin görülme sıklığı araştırmasında Türkiye sekizinci sırada. Aynı zamanda 2012 yılı verilerine göre diyabetli bireylerin komplikasyonları devlete ilaç ve diğer maliyetlerden oldukça yüksek. Ve hatta 2008 yılından bu yana her maliyet kalemleri yükselişe geçiyor. Ve komplikasyon maliyetleri de ciddi anlamda artışta.

 

diyabetin maliyetleri

diyabetin maliyetleri

diyabetin maliyetleri

diyabetin maliyetleri

Paketli gıda tüketiminin hat safhada olduğu, dışarıda yemek yeme alışkanlığı ile kendimizi daha ‘farklı’ görmeye başladığımız, çocuklarımızı ‘mutlu’ etmek, ağlamasını susturmak, okulda başarılı öğrencilere şeker vererek ödüllendirmek adına onlara bol şekerli ‘besinler’ verdiğimiz ve en önemli Türkiye’de tarım ve hayvancılığın dışa bağımlı olması sebebiyle diyabet gibi kronik yaşam şekilleri ülkemizin peşini bırakmayacak.

Sevgiler,

Esra Avcı / 14 yıldır tip-1 diyabetli

 

3 2.433 görüntüleme

Diyabet Şeker Hastalığı Nedir?

Bağışıklık sisteminin insülin üreten beta hücrelerine saldırmasıyla tip-1 diyabet ortaya çıkıyor. Diyabet nedir sorusunun galiba en net ve basit cevabıdır ve belli diyabet belirtileri vardır. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin yüksek olması ile gösterir. Ama diyabet (şeker hastalığı) nedir sorunun halen net bir cevabı maalesef yok.

Tip-1 diyabet yönetimini en iyi şekilde yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak özellikle tip-1 diyabet (şeker hastalığı) ile yeni tanışan bireyler, çocuklar, aileler ve tip-1 diyabetli yakınları o ilk şaşkınlıkla ne yapacaklarını maalesef bilmiyor. En temel soru; tip-1 diyabet nedir ve neden tip-1 diyabetli oldum.

Bu yazı tip-1 diyabet ile yeni tanışanlara ve tip-1 diyabet yönetiminde eksikleri olanlara gelsin 🙂

Tip-1 diyabetin bilinen sebeplerine birkaç örnek daha vermek gerekirse; grip veya stresli bir olay, sağlıklı olmayan bir yaşam şekli ile birlikte yoğun çalışma saatleri, aile için önemli ya da büyük bir stresli olaydan sonra (örneğin ölüm) uykusuzluk bağışıklık sisteminin insülin üreten beta hücrelerine saldırısını meydana getirebilir. Çocuklarda ise tip-1 diyabetin sebeplerinin araştırması muazzam miktarda. Alel-1 adı verilen geni ihtiva inek sütü sebebiyle de tip-1 diyabetin ortaya çıktığı belirtilmekte, düşünülmekte.

Diyabet Şeker Hastalığı Tedavisi

Temel bilgi: Tip-1 diyabetin şimdilik kesin bir çözümü bulunmuyor. Doktorunuz tarafından size önerilen insülinlerle yaşamak zorundasınız. Ben hep söylerim; ‘tip-1 diyabet olmak için bizler hiçbir şey yapmadık.’ Ve ‘tip-1 diyabet bizler için bir hastalık değil zorunlu bir yaşam şekli.’

Etrafınızda aman insülin kullanma, bağımlılık yapar diyenler olacak. Gülüp geçin. Çünkü insülin olmazsa biz tip-1 diyabetlilerin yaşaması imkansız.

İnsülinlerinizi mümkün olduğunca zamanında yapmalı ve beslenmenize dikkat etmelisiniz. Bir diyetisyeniniz yoksa bir diyetisyen desteği almanızı öneririm. Klinik beslenme prensiplerini size en iyi diyetisyen anlatacaktır. Ve mümkünse karbonhidrat sayım yöntemini öğrenerek beslenmenizde büyük kısıtlamaların olmadığını görün. Çünkü maalesef tip-1 diyabetle tanıştığımızda hiçbir şey yiyemeyecekmiş gibi görüyoruz kendimizi.

Kan şekeri ölçümü ise diğer en önemli nokta. Açlık ve tokluk kan şekeri ölçümlerinizi yapmak ve onları not etmek yaşam prensibimiz olmalı.  Belli aralıklarla da gece 3:30’da kalkarak kan şekerimizi kontrol etmeliyiz. Kan şekerimizi ölçmek yapacağımız insülin miktarına doğru karar vermemizi sağlar. Ya da kan şekerimiz düşük veya yüksek ise nasıl müdahale edebileceğimizi görmemiz için önemli. Kan şekerimiz düşük yani hipoglisemik bir durum varsa Hipoglisemi Tedavisinde ’15 Kuralı’ başlıklı yazımızda da anlattığımız gibi kan şekerinizi düzenlemeniz gerekiyor. Hiperglisemi anındaysanız yani kan şekeriniz 200 mg/dL üzerindeyse de Hiperglisemi Esnasında Doğru Ek Doz İnsülin başlıklı yazımızda da anlattığımız gibi kan şekerinizi düzenlemeniz gerekmekte.

Yaptığınız insülin miktarlarınızı, yediklerinizi ve kan şekeri ölçüm sonuçlarınızı ise mutlaka tarih ve saatleri ile birlikte not edin. Doktor ve diyetisyeninize üç aylık periyotlarda ya da herhangi bir zamanda gittiğinizde bu notları göstermeniz gerekecek. İnsülin miktarlarınız ve beslenme şeklinizin doğru olup olmadığı bu notlarla anlaşılmakta. Bu sebeple bu notlar bi nevi bizlerin yarı yıl karnesi 🙂

Hep spordan da bahsediyoruz. Spor yapmak her bireyde olduğu gibi biz tip-1 diyabetliler için de önemli. Ama sporu kan şekerimizi düşürmek için değil her bireyde olduğu gibi daha sağlıklı olmak için yapmalıyız. Günün Önerisi / Spor ve İDF yazımız sizlere az da olsa rehber olabilir.

Bir de yıllık kontrollerimiz var. Göz, böbrek, kalp, sinirler ve ayakların sağlığı biz tip-1 diyabetlilerde oldukça önemli. Maalesef tip-1 diyabet yönetimi iyi olmayan bireylerde bu organ ve/veya uzuvlarda komplikasyon oluşabiliyor. Erken teşhis oldukça önemli. Bu sebeple yıllık kontrollerinizi ihmal etmeyin.

Evliyseniz eşinizin desteği, çocuksanız ailenizin, kardeşinizin, abiniz, ablanızın desteği, üniversite okuyorsanız ev ya da yurt arkadaşlarızın desteği çok önemli. Onlara tip-1 diyabeti anlatın. Öğretici olun. Ve olası hipoglisemi anlarında ne yapmaları gerektiğini öğretin. Özellikle hipoglisemi diyorum çünkü hipoglisemi anları hiperglisemilerden daha önemli.

Son olarak tip-1 diyabetli olduğunuzu öğrenenlerin % 100’ü, bakın % 50-70-80 demiyorum, size ‘geçmiş olsun’ diyecek 🙂 Buna bol bol kahkaha atın. Çünkü bu cümle bunu hakediyor bence 🙂

Tip-1 diyabet yönetiminizde kendinizi ve çevrenizi eğitmeyi, araştırma yapmayı aman unutmayın 🙂

Görsel kaynak: goldstarrx.com

8 2.686 görüntüleme

Diyabetimben.com ‘u geliştirmek, tip-1 diyabetli akranlarımız ve ailelerine daha faydalı olabilmek adına güzel projeler yapmaya devam ediyoruz.

Bu aralar gündemimizde Karbonhidrat Rehberi Projesi vardı. Ve projemizi başarıyla hayata geçirdik. Türkiye’de en doğru karbonhidrat detaylarına bu kaynaktan ulaşabileceğinize şüpheniz olmasın. Karbonhidrat Rehberi’nin ana sayfamızda ve sayfada aşağı doğru inerken eski usul kefeli terazinin olduğu alanda olduğunu unutmadan hatırlatmak isterim 🙂

Diyabetimben.com Hakkımızda sayfasında kendimizden de biraz bahsetmiştik. Yazımızın son satırları bizi gerçekten en iyi anlatana satırlar; “DiyabetimBen.com böylece dünyada gittikçe yaygınlaşan, tip-1 diyabet odağında ise Türkiye’de ilk ve en büyüğü olan bu sosyal platformda ‘e-hasta’ projesiyle tip-1 diyabetli bireylerin ve yakınlarının yalnız olmadıklarını hissettirirken, karşılaşacakları her türlü durum hakkında tecrübelerden yararlanarak bilgi verir. Böylece takipçiler tip-1 diyabetlerini daha ‘bilerek’, ‘daha fazla yalnız’ olmadıklarını düşünerek ve ‘korkmadan’ yaşarlar. Blogtan aldıkları bilgilerle daha bilgili hale gelerek doktorlarını da yönlendirme fırsatı elde ederken tip-1 diyabet tedavi süreçlerine olumlu katkılar sağlarlar.”

Kendimizi daha iyi anlatabilmek ve daha fazla kişiye temas edebilmek adına bir de white-board animasyon hazırlamak istiyorduk. Sonunda Diyabetimben.com’un Tanıtım Filmi’ni de başarıyla tamamladık.

Umarım kendimizi en iyi şekilde ifade etmişizdir ve umarım beğenirsiniz.

3 2.547 görüntüleme

Esra’nın Notu: Yetişkin bir tip-1 diyabetli olarak bile Bangkok kökenli tasarımcı Nattakong Jaengsem’nın ‘şeker hastalığı’ çalışması beni baya rahatsız etti.

Aslında kontrolsüzce yönetilen diyabetin nelere sebep olabileceği anlatılıyor ama haberin içinde ‘hastalık tedavi edilmezse’ gibi bir cümle koymuş haberi yapan kişi 🙂

Diyabette önemli gelişmelere eminim çok az kaldı. En kötü ihtimalle hayatımızı daha da konforlu hale getirecek teknolojiler kullanacağız. Ama o zamana kadar ne umudumuzu kaybetmemeliyiz ne de diyabetimizi iyi yönetmekten vazgeçmemeliyiz.

Şeker Yemeden Önce İyi Düşünün!

Bangkok kökenli tasarımcı Nattakong Jaengsem, diyabet (şeker hastalığı) hakkında insanların farkındalığını artırmak amacıyla tüyler ürpertici bir çalışma yarattı.

Sanatçı, çalışmasında, diyabet nedeniyle vücutta oluşan yaraları şekerler aracılığıyla hazırlamış. Koleksiyonda, ölümü hatırlatan yara ve enfeksiyonların, eğer hastalık tedavi edilmezse nasıl sonuçlanacağı yer alıyor. Dolayısıyla koleksiyonun isminin “Şeker Öldürür” olması pek de şaşırtıcı değil.

1.şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x915      2.şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x435

 

3.şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x915     4.-şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x435

 

5.-şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x915     6.-şeker-öldürür-diyabet-farkındalığı-kampanyası-610x435

Haber kaynak: http://www.campaigntr.com/2016/02/22/129857/seker-yemeden-once-iyi-dusunun/