Anasayfa Arşivler 2016 Ocak

Aylık ArşivOcak 2016

2 1.327 görüntüleme

Entegre Diyabet Hizmetleri’nin (IDS) sertifikalı diyabet eğitimcileri ve diyetisyenleri diyabet yönetimine ilişkin detaylı tavsiye ve koçluk sağlamaktadır ve öneriler sunmaktadır.

Online sistemlerden üzerinden diyabet yönetimi üzerine gelen her soruyu da detaylı bir şekilde cevaplandırmaktalar.

Bu sorulardan bir tanesi ve cevabını sizlerle paylaşmak istedim.

Soru: İnsülin kaleminde olduğu gibi insülin pompası infüzyon set değişimi yaparken bölge rotasyonu yapmak oldukça önemlidir. Çünkü insülin emilimini maksimum düzeyde tutmak ve cildimizde oluşabilecek komplikasyonları önlemek için rotasyonun önemi büyüktür. Rotasyon yaparken nelere dikkat edilmeli ve cildimizde oluşabilecek komplikasyonları önlemek adına nasıl destek alabiliriz?

Cevap: İnsülin kalemi ya da insülin pompası kullanıcıları mutlaka ama mutlaka bölge içi ve dışı rotasyonu mutlaka yapmalıdır. Vücudumuzda insülin yapabileceğimiz bir çok bölge vardır. Örneğin göbek bölgesini kullanacaksak bu bölgeyi kendi içerisinde alanlara ayırmalıyız.

Ekran Resmi 2016-01-29 14.22.47Göbek deliğimizin sağ ya da sol tarafından üç parmak mesafe bırakmamız gerekir. Karnın sol ve sağ tarafını da kendi içerisinde 9 farklı alana bölebiliriz. Belli bir sıralama yaparak her üç günde bir kez insülin pompası infüzyon setinin değişimini yaptığımızda insülin emiliminde ve ciltte komplikasyon yaşamadaki negatif olasılıklarımız azalır. Üç günde bir set değişimi yapmak önemlidir. Kendimden örnek vermem gerekirse set değişimini unuttuğum zamanlar seti çıkardığımda kanama ya da o bölgede oluşan yumrunun iyileşmesi daha da uzun olmakta.

Karın bölgesinde olduğu gibi kol, baldır, bel ve popo bölgelerinden de insülin yapılabildiği için bu bölgelerde de benzer rotasyonu yapabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için İnsülin Enjeksiyon Rehberi kategorisindeki yazılarımızı okumanızı öneririm.

İnsülin pompası set değişimi yaparken seti çıkardığınız eski alanı hijyen tutmak ve o alanın daha çabuk iyileşmesini sağlayabilmek adına Polysporin veya Neosporin içeren merhem kullanılması önerilmekte. Ben bu bilgiyi yeni öğrendim. Daha öncesinde maalesef bilmiyordum. Bu maddeleri içeren merhemler sayesinde 24 saat gibi kısa bir sürede infüzyon setini çıkardığımız bir önceki alanın iyileşmesi daha hızlı olacaktır.

Yardımcı kaynak: http://insulinnation.com/devices/pumps-cgm/

10 2.154 görüntüleme

Tip-1 diyabetle ilgili gelişmeler hız kesmeden devam ediyor. Özellikle Doug Melton’ın içerisinde olduğu araştırmalar benim oldukça ilgimi çekmekte. Çünkü Doug Melton’ın da oğlu Sam tip-1 diyabetli.  Diyabete Karşı Çok Büyük Bir Adım başlıklı yazısı sizlere konuyu biraz daha hatırlatacaktır.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Harvard Üniversitesi bilim insanları tarafından tip-1 diyabetin olası tedavisi için harika bir adım daha geldi.

Bu çalışma Pazartesi günü Nature Medicine ve Nature Biotechnology dergilerinde yayınlandı. Ana işlevi insülin üreten beta hücrelerini yaratmak ve saklamak, yani bağışıklık sisteminin saldırısından korumak ve aynı zamanda insülin salgılanmasını sorunsuz bir şekilde salgılatmak için bir teknoloji geliştirildi. Harvard Üniversitesi Kök Hücre Araştırma Merkezi’nde inşaa edilen bu çalışmanın birinci fazında fareler üzerinde başarılı olduğu görüldü. İlerleyen zamanlarda tip-1 diyabetli bireyler üzerinde de denenmesi hedefleniyor.

MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) ve Harvard Üniversitesi’ndeki bilim insanları ve araştırmacılar diğer üniversitelerdeki uzmanlar ile ortalama altı ay boyunca hız kesmeden çalıştı. Altı ay süresince; implante edilen ve insülin üretme görevi olan beta hücrelerinin bağışıklık sisteminin saldırısına karşı dayanabilmeleri için bir cihaz geliştirildi. Doğal yöntemlerle üretilen bu cihaz içerisine yerleştirilen beta hücreleri bağışıklık sisteminin saldırısından korundu.

Bu çalışmada oldukça önemli bilim insanları bulunmakta. Douglas Melton Harvard Xander Üniversitesi Profesörü ve Howard Hughes Medikal Araştırma Enstitüsü Kurucusu. Dan Anderson ve Bob Langer MIT’den, Gordon Weir Joslin Diyabet Merkezi ve Harvard Üniversitesi Kök Hücre Araştırma Merkezi’nden ve Dale Greiner ise Massachusetts Üniversitesi’nden.

Son zamanlarda özellikle bağışıklık sistemi saldırısını önleyebilmek adına alterantaif metodlar geliştiriliyor. Beta hücrelerini bir çeper içerisinde korumaya almak ve insülin salgısını da hayata geçirmek adına yapılan çalışmalar ise oldukça ilgi çekici. Eminimki bu ekipten de güzel sonuçlar çıkacaktır.

Unutmayın; halen hayvan deneylerinde. İnsan deneylerine geçmeden kesin oldu ve bitti diyemiyoruz.

3 1.222 görüntüleme

2016 Tüketici Elektroniği Fuarı’ndan (CES) / Geleceğin Diyabet Teknolojileri Bölüm-1 başlıklı yazımızda Geleceğin Diyabet Teknolojileri’nin ikisinden bahsetmiştik.

Bu bölümde de gıda alerjisi ve gluten duyarlılığı olan bireyler için düşünülen bir ürünle, nöropati tanısı için kullanılabilecek bir teknolojiden bahsedeceğiz.

Gıda Alerjisi ve Gluten Algılayıcı Teknolojisi ‘Nima

Nima6SensorLabs şirketinin bir ürünü olan Nima, masaya sabitlenebilen ya da yanımızda taşıyabileceğimiz, üçgen ve siyah renkli bir sensör. Ürünün üzerine harici olarak takılabilen bir tüp bulunmakta. Yenilecek yemekten küçük bir miktar besini tüpün içerisine koyarak test edebileceksiniz. Sonuç ise cihazın üzerinde ortaya çıkan gülen ya da somurtan surattan anlaşılabilmekte. Aynı zamanda bluetooth ile akıllı telefondaki uygulamaya da bilgi akışı sağlanabilmekte.

Başlangıç kitinin fiyatı 199 dolar. Bu kitin içinde; üç kapsül ya da başlangıç kiti bulunmakta. + 12 adet daha kapsül alınırsa maliyeti 247 dolar olmakta. Her bir kapsülün fiyatı ise 4 dolar olarak belirlenmiş.

Nima için şimdilik ön sipariş alınıyor. Ürünün bir yıl sonra satışa çıkarılması planlanmakta.

Nima hakkında daha fazla bilgi için https://nimasensor.com resmi internet sitesini inceleyebilirsiniz.

Diyabetik Nöropati İçin ‘Quell

quell for diabetes painMassachusetts şirketi NeuroMetrix’in ürettiği ve FDA’den ilk onayı aldığı giyilebilir teknoloji Quell diuyabetik nöropatisi olan bireylerin ağrılarını azaltmak için tasarlanmış.

Dizin altına klasik tansiyon ölçen aletlerin bandı gibi sarılabilen ve sarıldıktan 15 dakika içerisinde diyabetik nöropati ağrılarını azaltan bir cihaz. Herhangi bir ilaç vb içermiyor. Sadece diyabetik nöropatisi ve vücudunda siyatik gibi ağrıları olan bireylerin bu ürünün yaydığı sinyallerle sinirlerdeki ağrılarının azaltılmasını sağlıyor.

https://www.quellrelief.com resmi internet sitesinden daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Maliyetleri içinse https://store.quellrelief.com linkindeki satış mağazasından bilgi alabilirsiniz.

Tip-1 diyabetin daha iyi yönetilmesine dair teknolojiler geliştirilmeye çalışılırken, aynı zamanda tip-1 diyabetle birlikte ortaya çıkması kuvetle muhteleme çölyak ve diyabetik nöropati gibi komplikasyonların yönetimi için de çalışılıyor.

Enteresan giyilebilir teknolojilerle karşı karşıya kalacağımız günler çok uzak değil 🙂

7 1.532 görüntüleme

Her sene Ocak ayında iki önemli kongre yapılmaktadır. Elektronik (Tüketici Elektroniği Kongresi yani CES) ve sağlık (Dijital Sağlık Kongresi yani DHS) sektöründe gerçekleşen bu iki konferansta diyabet teknolojisi adına oldukça başarılı cihazların yakın gelecekte bizlere sunulacağını görebilmekteyiz.

Dijital Sağlık Kongresi ve Tüketici Elektroniği Konferansı’nın odağında sağlık sektörü olsa da diyabet her iki kongrenin de ana gündem maddesi.

Diyabetliler için sunulan ürünler oldukça ilginç ve umut verici. Bizlerin hayatını daha da kolaylaştıracak türden.

  • Vücudun bir limyası olarak nitelendirilen Biyo-Sensör

Lumee-2Tüketici Elektroniği Kongresi’nda San Francisco şirketi olan Profusa tarafından sunulan biyo-sensör Lumee, görünüm olarak Abbott FreeStyle Libre’ye benzemekte.

İnce bir sensör ile kan şekerini sürekli ve anlık olarak akıllı cep telefonundaki uygulamaya gönderen Lumee‘nin farklı maharetleri de var. Kişinin oksijen seviyesini, kalp hızını, solunum ve daha fazla dahil olmak üzere vücut kimyası istatistiklerini de sensör vasıyasıyla akıllı telefon uygulamasına göndermekte. Biyo-sensör ve akıllı jel sayesinde devamlı olarak oksijen, glikoz ve diğer biyolojik maddelerin kimyasal varlığı tespit edilerek, uygulama sayesinde tüm değerlerin takip edilmesi kolaylaşmaktadır.

Görünüşe göre bu sensör aynı zamanda diyabetik ülser, arter ve sinir hasarı, vücut içinde oksijen seviyesinin düşüklüğüne göre komplikasyonları kontrol etmek için de kullanılabilecek.

Lumee hakkında daha fazla bilgi almak için: http://profusa.com/technology/ ve http://profusa.com/lumee/ linklerine gidebilirsiniz.

DietSensorTip-1 Diyabetliler Olarak Yediğimiz Besinin İçeriğini Öğrenmek Mümkün Olabilecek başlıklı yazımızda bu üründen yani SCIO‘dan bahsetmiştik. DietSensor yani SCIO çocukları tip-1 diyabetli olan iki ebeveyn tarafından yapıldı ve geliştirildi. Tüketici Elektroniği Kongresi 2016’de ‘En Yenilikçi Ürün’ ödülünü aldılar.

Mucit ve D-baba Remy Bonnasse ve eşi Astrid’in 9 yaşındaki kızına tip-1 diyabet tanısı konuldu. Doğru dozda insülin ve karbonhidrat hesaplamasını yapabilmek için bir yol araştırırken, 2014 yılında bu ürünü geliştirmeye karar verdiler. Ele sığacak büyüklükteki bu cihazı yenilecek besinin üzerine tutuyorsunuz. Ürünü tarıyorsunuz. Ve bu tarama akıllı cihazlardaki uygulamaya gidiyor. Uygulamaya kayıtlı ürünle taradığınız ürün eşleşince size sonucu gösteriyor. Uygulamada 600.000 besinin verisi bulunmakta. Ve besin listesi her gün güncellenmekte.  Ancak şimdilik basit besinlerin taraması yapılabilmekte. Komplike besin taraması mümkün olmamakta.

SCIO 249 dolar. Aynı zamanda aylık 10 dolar bir abonelik ödemesi de yapılması gerekiyor. Şimdilik oldukça pahalı 🙂

SCIO hakkında daha fazla bilgi için https://www.consumerphysics.com/myscio/ linkini ziyaret edebilirsiniz.

Bu tarz ürünler uygun fiyata gelene kadar bizim ücretsiz olarak sunduğumuz Diyabetimben.com Karbonhidrat Rehberi her an yanınızda olmaya devam edecek 🙂 Bu arada biz Karbonhidrat Rehberi‘ni ücret karşılığında birine yaptırmış olsak da, ben günlerce içerik oluşturmak için uğraşmış olsam da tip-1 diyabetliler ve yakınları için her zaman kolay ulaşılabilecek bir noktada olacak.

Önümüzdeki günlerde DHS ve CES’de sunulan ve umut vaadeden diğer teknolojileri anlatacağız.

8 1.591 görüntüleme

Esra’nın Notları: Milli Eğitim Bakanlığı Tip-1 Diyabetli Çocukların Merkezi Sınavlardaki Durumları İle İlgili Diyabetli Çocuklar Derneği’nin Önerilerini Kabul Etti başlıklı yazımızda tip-1 diyabetli çocuklarımızın özellikle TEOG’da yaşadığı zorluklar sebebiyle bu zorlukların giderilmesi adına atılan adımlardan bahsetmiştik. Aşağıda gazete haberi yansımalarından da birini paylaşıyorum.

Aynı zamanda Prof Dr Şükrü Hatun’a konuyla ilgili bana gelen en temel soruyu da maille gönderdim. Özellikle insülin pompası ve/veya sensör kullanan çocuklarımızın durumu hakkında bir talep ve buna yönelik bir cevap olmadığını, çocuklarımızın bir sorunla karşılaşma ihtimallerinin olduğunu yazdım. Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği bu konudaki taleplerini belirtirken insülin pompası ya da insülin kalemi kullananlar şeklinde bir ayrıma gidilmemiş. Ya da sensör kullananlar gibi. Her ne kadar ayrıma gidilmemiş olsa bile yayınlanan bu tebliğ ile insülin pompası ve/veya sensör kullanan çocuklarımın sınava girerken en azından yanlarında pompa ve/veya sensör rapolarını da götürürlerse herhangi bir sorun yaşanılmayacağını belirtti. Yani kısacası hiçbir görevli rapor olmasına rağmen insülin pompanı, sensörünü çıkar diyemez ve dememeli de. Ola ki bir sorun yaşanırsa da Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği’ne rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ben de elimden geldiğince destek olurum.

Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği’nin girişimi üzerine tip 1 diyabetli (şeker hastası) çocukların TEOG sınavlarında şeker ölçüm cihazını kullanabilmesi ve insülin yapabilmesinin önü açıldı. 

MEB Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu, TEOG e-Kılavuzunda konuyla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.

Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler ile derneğin Diyabet Grubu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, geçen 27 Kasım’da, TEOG sınavıyla ilgili MEB’e, üniversite sınavlarıyla ilgili ise ÖSYM Başkanlığı’na birer yazı yazarak, tip 1 diyabet hastası çocuk ve gençlerle ilgili bazı düzenlemeler yapılması talebinde bulundu. İlk yanıt MEB’den geldi. Halen Okulda Diyabet Eğitimi Programı’nı da dernekle birlikte yürüten bakanlık, gerekli düzenlemeler için harekete geçti.

TUVALETE DE GİDEBİLECEK

Düzenlemeye göre, tip 1 diyabet hastası çocuklar insülin kalemi ve iğnesi, şeker ölçüm cihazlarını sınavda bina sınav sorumlusu yardımcısına teslim edecek ve ihtiyaç halinde kullanabilecek. Hipoglisemi (şeker düşmesi) durumunda ek gıda almak zorunda oldukları için kutu meyve suyu ve paket içinde karbonhidrat içeren gıdalar, adaylar tarafından getirilebilecek. Gıdaları diğer aparat ve cihazlarla bina sınav sorumlusu yardımcısına teslim edecekler. Bina sınav sorumlusu yardımcısı sınav başladıktan sonra salon başkanının masasına bunları koyacak. Uzun süren sınavda çocuk ihtiyaç duyarsa kullanabilecek. Hiperglisemi (şeker yükselmesi) durumunda ise adayın çok yoğun tuvalet ihtiyacı olacağı için salon gözetmeninin eşliğinde tuvalete gitmesine izin verilecek.
Ayrıca tip 1 diyabetli çocuklara insülin ve diğer tedavi malzemelerini alabilmeleri için verilen “ilaç raporu”, “Tip 1 diyabetli olduğunu gösterir” raporu olarak kabul edilecek. Ayrı rapor istenmeyecek. Tip 1 diyabetli çocukların “özürlü” kategorisinde ve farklı bir salonda sınava girmelerine gerek olmamakla birlikte bu haktan yararlanmak isteyenlere imkân sağlanmaya devam edilecek. Dernek ÖSYM Başkanlığı’ndan yanıt gelmesini bekliyor.

Yardımcı Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/diyabetli-cocuklara-teog-duzenlemesi

Görsel Kaynak: itanne.com